Aydede

Kitap222

“Anlatsam inanmazlar oğul masal derler,

Masala inanmazlar, masalı yalnızca dinlerler.

Sanki hakikati bilirmiş gibi,

Sanki hakikatin sırrına ermiş gibi.

Masala inanmayan gerçeğe inanır mı?”

Efsaneleri, masalları sever misiniz? Noel Baba’ya inanmış olmayı istediniz mi mesela hiç. Ya da diş perisinin gece gerçekten gelmesini? Ya Hobbit’ler, Harry Potter? Eğer siz de benim gibi masalların büyülü dünyasını seviyorsanız “Çocukların Koruyucuları” tam size göre. Eh çocuğunuzda seviyorsa ne ala. Yoksa gidip bulun ve okuyun 🙂

Ben bu seriye ba-yıl-dım. Şiddetle devamının yayınlanmasını istiyorum. Aslında ilk aldığımda, Yağız’ın korkacağını düşünüp vermeyi istememiştim. Ama o buldu 🙂 Ve çok sevdi. Sanırım 4 yaşının başlarındaydı ve günlerce her gece okuduk. Her çocukta aynı etkiyi yapmayabilir. İçindeki kabus çizimleri ürkütücü bir hayli. Özellikle korkuyu bilmeyen bir çocuğun aklına düşürmek sakıncalı olabilir belki. Ama bizde bunlar yaşanmadı. Eh Hobbit’i de birlikte okuduğumuza göre, sanırım oğlumda benim gibi masal sevdalısı.

Muhakkak ki çocukların koruyucularını biliyorsunuzdur. Onları kendinizi bildiniz bileli tanıyorsunuz ve yaşlı birer tonton olacağınız güne dek de unutamayacaksınız. Kimden söz ettiğimizi biliyorsunuz değil mi? Noel Baba, Diş Perisi, Uyku Perisi, Paskalya Tavşanı ve diğerleri. Tabi hepsinden önemlisi Aydede’yi unutmamalısınız.

diyerek giriş yapılıyor kitaba. Altın Çağ diye bilinen bir çağda başlıyor Aydede’nin öyküsü. Ailesi ile birlikte, geceleri aya dönüşen Ay Yelkenlisi ile, bir gezegenden diğerine gittikleri huzur dolu bir çağ Altın Çağ. Babasının teleskopla uzayın derinliklerini gösterdiği, annesinin Gezegenler El Kitabını okuduğu, Aybot mürettabatı, Ay fareleri, yıldız kurtları, ay güveleri ve en iyi dostu Pırıltı’nın olduğu harika bir dönem o.

Pırıltı geceleri Ade’nin üzerine rüya tozlarını serperken şu ninniyi söyler hep:

Pırıltılı parlak ışıklar,

Sunacağım sana tatlı rüyalar.

Tüm gece boyu, iyi uykular,

Parıldayacağım ben sonsuza kadar.

Pırıltı onu koruduğu için kabuslar hiç yanına yaklaşamaz. Ancak her hikayede olduğu gibi, bunda da mutluluktan hoşlanmayan biri vardır: Kabuslar Hükümdarı Karagölge. Hiç kabus görmeyen bir çocuğun varlığından son derece rahatsız olan Karagölge, onu Kabuslar Prensi yapacağına yemin eder. Sonunda Karagölge’nin Kabuslar Kalyonu ile karşılaşmak zorunda kalan anne ve babası, Ade’yı Işıltı’ya emanet ederken yemin ettirirler :

Çocuğumuza göz kulak ol. Onu her türlü kötülükten koru.

Yüreğinin neşeyle açmasını,

Ruhunun cesaretle dolmasını,

Yanaklarının her zaman gül gibi olmasını sağla.

Hayatın boyunca umutlarını ve rüyalarını koru.

Çünkü sahip olduğumuz her şey,

Sahip olduğumuz tek şey o,

Ve o yaşadıkça biz de ebediyen var olacağız.

Kitap223Şiddetli çatışma başladığında Pırıltı, yelkenlinin gizli odalarından birinde Ade’yi saklarken, Ade’nin gözünden bir damla yaş düşer avucuna ve bu hançerden keskin parlak bir elmasa dönüşür. “Rüyalarında beni hatırla” diyerek Ade’yi orada bırakan Pırıltı, galaksinin gördüğü en şiddetli savaşta, hançeri Karagölge’nin göğsüne saplamayı başarır. Büyük bir patlama olur ve her şey biter. Ade emekleyerek dışarı çıktığında ortada ne Karagölge vardır, ne anne babası, ne de Pırıltı. Ay Yelkenlisinin de gövdesi parçalanmış ve ay olarak kalmıştır. Gökyüzüne baktığında, parıldayan yeni bir yıldız kümesi görür. Anne ve babası oradadır. Bundan sonra ona, sağlam kalan Aybotlar, ay fareleri ve dev yıldız kurtları bakacaktır.

Aydede’nin yeni hayatında da sayısız güzellikler vardır. Ay güveleri uyumadan önce onu sırtlarına alıp anne babasının takım yıldızını gösterir, rüyasında Pırıltı’yı ve Altın Çsğ’ı görür. Onun için ay, dev bir oyun alanı gibidir ve gün sonunda muhteşem yemekler onu beklemektedir.

Birgün babasının ay teleskobunu bulur ve Dünya’da kendisi gibi çocuklar olduğunu görür. Yıllar geçer. Bu arada çocukların kaybettikleri balonlar aya ulaşır ve Aydede onları dinleyerek, çocukların kaybettikleri umutlarını ve rüyalarını duyabildiğini farkeder. Bunları duydukça, dünyadaki çocukların korkularını gidermek için Pırıltı gibi bir arkadaş bulmayı diler. Bu düşüncelerle ay yüzeyinde dolaşıp, taşları tekmelerken, alttan parlak bir yüzeyin çıktığını farkeder ve heyecanla devam eder. Sonra oradaki herkes yardıma gelir ve parlak kum ortaya çıktığında, aydede pırıl pırıl olur. Artık aydede dünyadaki çocukların koruyucusu olabilecektir. Yardıma gelen yaşlı oyuncakçı, tavşan, peri, uykucu ve masalcı, yıllar önce Pırıltı’nın ettiği yemine benzer bir yemin ederler çocukları koruyacaklarına dair.

Böylece çocukların koruyuculuğu başlamıştır…

Kitap224

Ayrıntılı çizimleri olan bu kitabı incelemek de bir hayli zevkli. Kitap sizi büyülü bir film gibi içine çekiveriyor. Ay güvelerinin kanatlarına binip uçmak istiyorsunuz. Biz günlerce bu masalın içinde yaşadık, Karagölge’yle savaştık, adamlarını yok ettik 🙂

Kitap bir yandan da ölümle başetmeyi vermiş arka planda. Ölüm sözü hiç geçmemiş ama Ade’nin anne ve babası yıldız kümesine dönüşmüşler mesela ve Ade iyi bir şey yaptığında daha da parlamaya başlamışlar. Ve Ade sahip olduğu şeylerin mutluluğunu duyan bir çocuk olmuş hep.  Mesela “Ade daha bir bebek, anne ve babasız ne yapar” fikri hiç verilmemiş. Yani kabuslar olsa da, bunu ancak mutlulukla yenebileceği inancı işlenmiş.

Masala inanan bir çocuğunuz varsa ve korkularını tanıyorsanız, kaçırmayın. Sahi masal sevmeyen çocuk olur mu ki?

Aydede, Bir Dolap Kitap’ın radyo yayınında da yerini almış. Dinlemek için bir TIK lütfen…

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

11 Responses to Aydede

  1. Nurgül dedi ki:

    Yabancı kitap çevirilerini birebir yapmak güzel tabi. Ama ben noel baba görmekten bıktım ve cocuğuma noel baba vs kendi kültürümüzde olmayan bir öğe içeren kitapları küçük yaşlarda hiç göstermemeyi düşünüyorum.
    Bu arada blogunu severek takip ediyorum. Sevgiler

    • yagizlahayat dedi ki:

      Ben hep Noel Baba’ya inanıyor olmak istediğimden, çok seviyorum sanırım bu tarz kitapları 🙂 Keşke bizde de böyle güzel kitaplar olabilse. Gerçi son zamanlarda çok güzel Türkçe kitaplarda var ama yetersiz. Bloğumu takip edenlerin ses vermesi çok güzel benim için. Teşekkür ederim yorumunuza.

  2. Geri bildirim: Uyku Perisi | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: Bay Morris Lessmore’un Uçan Kitapları | Oğlumu Büyütürken

  4. Geri bildirim: Korkuluğun Kalbi | Oğlumu Büyütürken

  5. Geri bildirim: Mantova’nın Cüceleri | Oğlumu Büyütürken

  6. Geri bildirim: Kelebeğini Arayan Ayşe | Oğlumu Büyütürken

  7. Geri bildirim: Kayıp Diyar | Oğlumu Büyütürken

  8. Geri bildirim: Hobbit | Oğlumu Büyütürken

  9. Geri bildirim: Ormanda Uyuyan Ay | Oğlumu Büyütürken

  10. Geri bildirim: Fantastik Dünya | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s