Bütün-Beyinli Çocuk

DSC04444Bir yerlerde çocuk gelişimi kitapları okumayı bırakmak istiyorum. Ama öyle bir kitap geçiyor ki elime, okumazsam çok şeyin farkına varmayacakmışım gibi geliyor 🙂 Ve ben kendimi satırların altını çizerken buluyorum.

Bu kitap beynin yapısıyla birlikte, anlattığı şeyleri fiziksel bir temele dayandırdığından, yapılması gerekenleri daha gerekçeleri ile birlikte sunuyor. Böyle olunca acabaları en alt seviyeye indiriyorsunuz.

Beynin işleyişiyle ilgili birkaç basit ve kolay anlaşılır temel ilkeyi tanıyarak, çocuğunuzu daha iyi anlayabilecek, güç durumlara daha etkili çareler bulabilecek ve onun sosyal, duygusal ve zihinsel sağlığı için sağlam temeller oluşturabileceksiniz.

diye başlıyor kitap. Beynimizin farklı görevlere sahip bölümleri olduğundan bahseden yazar, mantıklı davranmamıza ve düşüncelerimizi cümleler haline getirmemize yardım eden sol taraf, duygular yaşamamızı ve sözel olmayan işaretleri algılamamızı sağlayan sağ taraf, sezgisel olarak hareket etmemizi ve hayatta kalabilmek için acil kararlar veren bir sürüngen beyin ve bir de bizi bağlantı ve ilişkilere sürükleyen memeli beyine sahip olduğumuz ifade edilmiş. Başarılı olabilmek için tüm bu alanların entegre olarak çalışabilmesi gerekiyor ve bu da kitabın konusunu oluşturuyor. Okumaya devam et

Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

1,2,3 Hooop! Meksika’da

Kitap600

1,2,3 Hooop! Geldik sonunda serinin son kitabına. BrezilyaÇin ve Mısır‘dan sonra şimdi de sıra Meksika’da.

Kitabın kahramanı Martin adında bir çocuk. Bir gezgin olan büyükbabası, 8 yaşına geldiğinde Martin’e, gizli deposunun anahtarını verir. Depoda, albümler, haritalar, ve de ilginç bir kolye vardır. Kolyenin üzerinde ise bir talimat yazar.

Deponun anahtarını kolyeye bağla. Kolyeyi boynuna tak. Gözlerini kapat. Gitmek istediğin yerin adını yüksek sesle söyle.

Martin böylece yolculuklarına başlar. Bir gece rüyasında Jaguar görünce, Meksika’ya gitmeye karar verir. Meksika der ve kendini eski Meksika’nin en büyük kentlerinden biri olan Teotihuacan’da bulur. Burada üç büyük piramit vardır. Güneş Piramidi, Ay Piramidi ve Tüylü Yılan Tapınağı. Orada kendi yaşlarında bir çocuk vardır ve onunla piramitlere tırmanır. Çocuğun adı B’alam’dır ve Maya dilinde jaguar demektir. Ama çocuk birden gözden kaybolur. Martin,  ejderhası Bul-Beni ile otobüse binerek Meksico City’ye gider. Geçit töreninin ortasında kalarak yere düşer. Ona kalkması için yardım eden Pedro, büyükbabasının eski bir arkadaşıdır. Pedro onu yöresel yemekler yapan bir dükkana götürdüğünde eşi ve oğlu Diego’da oradadır. Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | 3 Yorum

1,2,3 Hooop! Mısır’da

Kitap6031,2,3 Hooop! Ülkeleri tanımak için çok güzel bir seri. Brezilya ve Çin‘den sonra şimdi de sıra Mısır’da.

Kitabın kahramanı Martin adında bir çocuk. Bir gezgin olan büyükbabası, 8 yaşına geldiğinde Martin’e, gizli deposunun anahtarını verir. Depoda, albümler, haritalar, ve de ilginç bir kolye vardır. Kolyenin üzerinde ise bir talimat yazar.

Deponun anahtarını kolyeye bağla. Kolyeyi boynuna tak. Gözlerini kapat. Gitmek istediğin yerin adını yüksek sesle söyle.

Bu sefer sıradaki ülke Mısır’dır. Mısır’a vardığında, karşısında büyükbabasının arkadaşı Halid’in yeğeni Tarık vardır ve tam bir kum fırtınasının içine, Büyük Sfenks ve Büyük Piramit’in yanına düşmüştür. Bu Sfenks 4500 yaşında ve dünyanın tek bir kaya parçasından oyulmuş en büyük heykelidir. Tarık piramitler hakkında bilgi verir Martin’e. Bir ara koridorda Bul-Beni ile kaybolurlar ama gizemli bir şekilde, büyükbabasının kolyesi sayesinde önünde bir kapı açılır. Papirüslerle dolu bir odaya çıkar. Sonra çıkışı bulur ama elinde bir papirüs tomarı kalmıştır.  Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | 3 Yorum

1,2,3 Hooop! Çin’de

Kitap597Daha önce Brezilya kitabını aldığımız bu seriyi sonunda tamamladık. Hatta iki tanesini bulamamıştık da Yağız okula gelen kitap satışından bulup aldı 🙂 Ülkeleri tanımak açısından çok başarılı bir seri bu.

Kitabın kahramanı Martin adında bir çocuk. Bir gezgin olan büyükbabası, 8 yaşına geldiğinde Martin’e, gizli deposunun anahtarını verir. Depoda, albümler, haritalar, ve de ilginç bir kolye vardır. Kolyenin üzerinde ise bir talimat yazar.

Deponun anahtarını kolyeye bağla. Kolyeyi boynuna tak. Gözlerini kapat. Gitmek istediğin yerin adını yüksek sesle söyle.

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | 3 Yorum

Yağız Anıtkabir’de…

93-96 AY

Bu kadar yakında olmamıza rağmen, bir türlü fırsat bulup götürememiştik Yağız’ı Anıtkabir’e. Okulla gittiklerinde de katılamamıştı oğlum ve çok istiyordu görmeyi. Yol boyunca Zülfü Livaneli’nin “Arkadaşıma Veda” kitabını okuyarak gelmemizin de etkisinden olsa gerek, Yağız’a “Anıtkabir’e gitmek ister misin?” dediğimizde çok mutlu oldu. Biz de rotamızı çevirdik Atamızın huzuruna. Okumaya devam et

Gezi, Uncategorized içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Beni Ödülle Cezalandırma

img_9046-001Köşe yazılarını düzenli olarak takip ettiğim Özgür BOLAT’ın bu kitabını alırken, aslında bildiğimden farklı bir şey okuyacağımı düşünmüyordum. Elimde basılı olarak kalsın diyerek almıştım. Her ne kadar yazılanlar bana yabancı olmasa da, tekrar okumak ve örnekleri görmek, düşüncelerimi toparlamak adına iyi geldi bana. Ödül ve cezayı kullanırken, işin kolayına kaçmanın yanında, vermiş olduğum zararı da farketmeme neden oldu.

Kitap sadece çocuk eğitimi üzerine değil, işçi ve işveren ilişkilerinde de ödül ve ceza durumlarını irdelemiş. Bir objeyi ödül yapanın, ona ulaşmanın bir koşula bağlı olmasıdır diyen yazar tamamen içinizden geldiği için alınan tabletin hediye olacağı, ancak sınıfını geçince alınanın ödül olacağını söylemiş. Bunun yanında en doğru seçeneğin ise, emek verilerek, kendi parasını biriktirmesi sonucunda almasının olacağını belirtmiş.

Ödül verilerek bir çocuk motive edilse de, ödül ortadan kalkınca işinde yapılmayacağı, ödülü sürekli artırmak gerekeceği, ödüle alıştıktan sonra ise artık zevk vermediğinden farklılaştırmak gerekeceği ve sorumluluğuna giren işleri bile ödül karşılığında yapmayı isteyeceğini söyleyen Bolat şöyle ifade etmiş:

Çocuğa dışarıdan sürekli ödül (dış motivasyon) verilirse, isteği (iç motivasyon) azalır. Bir süre sonra kendi başına karar verme ve harekete geçme (motive etme) becerisini de kaybeder. Dahası aynı seviyede motivasyon üretmek için sizinde ödülü mütemadiyen artırmanız gerekir.

Okumaya devam et

Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Bugün Bir Kova Doldurdun mu?

Kitap588Bazı kitaplar var ki, Yağız için küçük olduğunu düşünsem de almadan edemiyorum. Bu da onlardan biri. Mutluluğun, birilerini mutlu etmenin aslında ne kadar kolay olduğunu gösteren, gündelik mutluluğu öğretmek üzere yazılmış bir kitap bu. Anlatım kolaylığı için de bir sembol belirlenmiş. Kova doldurma.

Kitapta herkesin görünmez bir kova taşıdığı söylenmiş.

Kova tek bir amaca hizmet eder. Bu amaç kendin hakkındaki iyi duygularını ve düşüncelerini içinde tutmaktır. Kovan doluysa kendini çok mutlu ve iyi hissedersin. Başkaları da aynı şekilde hisseder.

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın