Ejderhalar Pişirilmez

kitap550Son zamanlarda okuduğumuz kitapların çoğunda kahramanlar hep kız çocuğu. Bir oğlan annesi olarak isyan edesim geliyor ama öyle tatlılar ki bir şey diyemiyorum 🙂 Neyse ki Yağız’da hiç takılmıyor bu duruma.

Bu kitabın kahramanı da Prenses Kunigunde. Kalesinin adı Patırtı, Kralın adı Fındıkıdık, ejderhalarının adı ise Jaromir. Bir gün bir devenin sırtında bir haberci gelir kaleye. Kral, dostu Pastanya Kralı’ndan kendisine geldiğini düşünmüştür ama mektup Jaromir’edir.

Pastanya Kalesinin ejderhası -aynı zamanda Jaromir’in bilmediği kuzeni- Barnabas’tandır mektup.

Sevgili büyük kuzenim Jaromir,

Sana çok zor durumda yazıyorum. Duyduğuma göre sen çok güçlüymüşsün. Aşçı beni pişirmek istiyor. Kral da beni yemek istiyor. Çabuk gel imdat!

Küçük kuzenin, Barnabas.

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , , | Yorum bırakın

Bir Kurbağa Gibi Sakin ve Dikkatli

dsc04849Bir süredir öfke kontrolü üzerine okumalar yapıyorum. Bunu yaparken de yolum sürekli farkındalıkla kesişiyor. Bunu kendim daha tam oturtamamışken, Yağız’a nasıl uygulatırım bilemiyorum ama bu kitapta güzel öneriler mevcut. Ayrıca bir meditasyon cd si de var içerisinde.

“Farkındalık” basitçe ifade etmek gerekirse, açık ve sevgi dolu bir tutumla yaşadığımız anın içinde neler olduğunu bilinçli bir şekilde anlama halidir. Yargılamadan, olup biteni reddetmeden, kendini gündelik hayatın hızına kaptırmadan burada, bu anın içinde olmaktır. Şimdi olup bitenler üzerinde düşünmek değil ama şimdide ve burada olmaktır. 

şeklinde tanımlanmış. Ayrıca her anın içinde sevgiyle var olmak demek olduğu söylenen bu kitap 5-12 yaş arası çocuklar için hazırlanmış. Farkındalık alıştırmalarının çocuklara, durmayı, nefesinin farkına varmayı öğrettiği ve ihtiyaçları olan şeyin şimdiki zamanda olduğunu hissettireceği; böylece otomatik pilottan çıkıp içgüdülerini idrak ederek, hayatta hoş olmayan şeylerinde olabileceğini kabul etmeyi öğreteceği ifade edilmiş.

Denizi kontrol edemezsiniz. Dalgaları engelleyemezsiniz ama sörf yapmayı öğrenebilirsiniz.

diyen yazar, aslında her şeyi bu cümle ile özetlemiş. Okumaya devam et

Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , , , | Yorum bırakın

Vesta-Linnea Ayışığında- #5

kitap585Vesta Linnea’nın son kitabı olan Vesta Linnea Ayışığında’da bir önceki kitapta olduğu gibi göl evinde geçiyor. Yani muhteşem bir görsel şölen sizi bekliyor 🙂 Bu sefer ki kitapta Vesta Linnea üzüntü hakkında düşünüyor ve nasıl başa çıkabileceğini keşfediyor.

Vesta Linnea o sabah yatağından çıkmayı hiç istemiyor. Neden böyle hissettiğini anlamasa da, kendini çok güçsüz hissediyor. Onunla oynamak isteyen Wendia, onu kaldırmaya çalışırken, annesi ve kardeşleri bahçenin tadını çıkarıyor. Sonunda Wendia ona paskalyadan beri sakladığı yumurtayı verince, kalkmak o kadar da zor gelmiyor ve birlikte ağaç evlerine gidiyorlar. Wendia, neden bazı günler ablasının böyle üzgün olduğunu anlayamadığını söylerken, Vesta Linnea’da öyle anlarda içinde hissettiği boşluğu düşünüyor. Akşam küçükler yatınca bunu Paul-Axel’e soruyor:

“İnsan ne kadar üzülebilir?” diye sordu Vesta Linnea. Paul-Axel omuzlarını silkti. “Bir sınırı yok sanırım” dedi. “Sinirleri bozulur, üzülür. Hasta olduğunda üzülür. Sonra biri destek olmazsa da neşesi yerine gelmez. Ama birisi destek olursa eski haline döner.”

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , , | 4 Yorum

Vesta-Linnea Çok Üzgün- #4

kitap579Vesta-Linnea’nın dördüncü kitabı, “Vesta-Linnea Çok Üzgün” duygular üzerine tasarlanmış. İnsanın içini ışıtan çizimleri, bu kitapla kendini daha da aşmış. Öykü göl kenarındaki göl evinde geçince, manzara da eklenince harika bir kitap çıkmış ortaya.

Anne ve çocuklar tatil için göl kenarına gelmişler. En küçük kardeş olan Freja, birazcık büyümüş ve oyun oynanacak çağa gelmiş. Vesta Linnea onunla oynamaya bayılıyor çünkü Freja, onun prenses olmasına hiç itiraz etmediği gibi, prensesin köpeği olmaya da itiraz etmiyor. Ancak Wendia’da oynamak isteyince olanlar oluyor. Annesi onu da oyuna almasını söyleyince ve Wendia’da prenses olmayı isteyince, Vesta-Linnea oyunu bırakıp göl kenarına gidiyor. Kardeşine karşı hissettiklerini annesine söylemek üzere geri döndüğünde, Wendia’nın onun yerine geçerek ve onun eşyalarını kullanarak aynı oyunu oynadığını görünce kendine hakim olamıyor ve büyükannesinin ona hediye ettiği Binbir Gece Tülü’nü çekip alıyor ve annesinin konuşmasını beklemeden göl kenarındaki özel kayasına gidiyor. Ortanca çocuk olarak ailenin en şanssızı olduğunu düşünüyor ve kendini dışlanmış hissediyor. Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , , | 4 Yorum

Vesta-Linnea ve Sevgili Köpeği-#3

kitap582Vesta-Linnea’nın bu üçüncü kitabı da, diğerleri gibi ışıl ışıl. Aile bir kişi daha kalabalıklaşmış. Bir kız kardeş daha eklenmiş. Adi Freja.

Bu sefer annesinin çocukken sahip olduğu köpeğinin resimlerine bakınca, bir köpek istiyor Vesta-Linnea. Abisi de onu destekliyor ve anneleri ve Viktor’u razı etmeye çalışıyorlar. Annesi ona köpek bakımının zorluklarından bahsetse de, Vesta-Linnea’nın ne kadar istediğini gördüğünden, bir deneme yapmaya karar veriyorlar. Böylece bir arkadaşlarının köpeği olan Bella’ya bir süre bakmak için misafir ediyorlar.

Sorunsuzca bir hafta geçirdikten sonra, hep beraber bir köpek çiftliğine gidip yavru bir köpek alıyorlar:

Vesta-Linnea yavruyu kucağına aldığında yavru köpeğin kalp atışlarıyla kendi kalbinin sesinin nasıl birbirine karıştığını hissetti. Hiç bu kadar mutlu olmamıştı.  Yavrunun kadife gibi başını öptü. Mutluluktan havalara uçuyordu.

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , , | 4 Yorum

Uyu Artık Vesta-Linnea!-#2

kitap577Vesta Linnea ile tanışma hikayemizi, ilk kitabın tanıtımında anlatmıştım. Kitap birbirinden bağımsız hikayelerden bahsederken, arka planda bir de süregelen bir devamlılık söz konusu. İlk kitapta, Vesta Linnea, annesi, abisi Paul Axel, annesinin eşi Viktor ve kız kardeşi Wendia yer alırken, ikinci de annesi yeniden hamile.

Kitap, Vesta Linnea’nın bir türlü uyuyamamasıyla başlıyor. İçeriden gelen kahkaha sesleriyle haksızlığa uğradığını düşünen Vesta Linnea, annesinin yanına giderek gürültüden uyuyamadığını söyler ve annesi sessiz olacağı sözü vererek onu yeniden yatağına gönderir. Gene uyuyamayan Vesta Linnea, bu sefer ses gelmemesiyle korkuya kapılarak evde yalnız olduğunu düşünür ve yeniden kalkar. Annesi yeniden yatağa gönderir. Bu sefer uyur ama rüyasında köydeki Kuyu Cadısı’nı görür. Korkuyla yatağından kalkarak, artık uyumuş olan annesinin yanına kıvrılıp güzel bir uyku çeker. Ancak rahat uyuyamayan annenin bu pek hoşuna gitmemiştir. Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , , , | 4 Yorum

Vesta-Linnea ve Canavar Anne-#1

kitap574Ve Yağız büyümüştü. Ama annenin aklı hala resimli kitaplardaydı. Vesta Linea’yı görünce mutlaka benim (pardon Yağız’ın :-)) olmalı diye düşündü. Tereddütlü de olsa attı sepete. Neyse ki Yağız da çok sevmişti. Hemen devamı da alınmalydı 🙂

İşte Vesta Linea bize böyle geldi 🙂 Sanırım Yağız’ın büyüyor olmasının en sarsıcı yanılarından biri benim için, resimli kitaplara veda ediyor olmamız. Neyse ki arada özledim diye getiriyor onlardan da, seviniyorum 🙂

Bu kitabın çizimlerine tek kelimeyle ba-yıl-dım. Konuları da çeşitli duygu durumlarını içeriyor. Mükemmel olmadan, hepimizin başına gelen, gelebilecek olan durumlar bunlar. Kumkurdu’nun daha küçükler için yazılmış versiyonu gibi.  Bir Finlandiya Edebiyatı olması da, almam da etkin oldu elbet 🙂

Serinin ilk kitabı Vesta Linnea ve Canavar Anne. Kitap bir isyanla başlıyor.

“Hayııııırrrrr! İstemiyorum!”

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , | 6 Yorum