Duyulmak İstiyorum

Duyu bütünleme kavramını ilk duyduğum kişi, bu kitabın yazarı olan Ebru Albayrak Sidar. Kendisini uzun zamandır gerek facebook gerek instagram hesaplarından takip ediyorum. Nam-ı diğer @therapist.mom. İşte bu kitapta, o hesapta anlatılanların ete kemiğe bürünmüş hali. Bir fizyoterapist olan yazar, almış olduğu duyu bütünleme eğitimlerinden sonra bu alana yönelmiş. Şuan İstanbul, Ankara ve Londra’da klinik çalışmalarını sürdürmekte ve bu konuda eğitimler vermektedir.

Gelelim kitabı anlatmaya. Açıkçası bu konuda ne kadar başarılı olabilirim bilemiyorum. Kitapta o kadar çok latince kelime var ki, bende hepsine vakıf olamadım. Belki özetlerken yeniden göz attığımda, kafamda yerli yerine oturur bilgiler. Kitabın arkasında da, tüm bu kelimeler için bir sözlük mevut. Çok işe yaradığını söylemeliyim.

Yazar kitaba başlarken, değişen epigenetiğimizden bahsediyor. Beslenme, yaşam şekli, fiziksel aktivite seviyesi, stres gibi çevresel faktörlerin, “epigenetik faktörler” olarak, insan biyolojisi üzerinde DNA dizilimini ve yapısını değiştirmeden, DNA’daki milyonlarca genden hangisinin aktif veya pasif olacağını etkileyebildiğini ve değiştirebildiğini açıklayan bilimsel görüşlere yer veriyor. Bununla birlikte, aktif ya da pasif olmasını sağladığımız özelliklerimizi, bizden sonraki kuşaklara da aktardığımız belirtiliyor. Bu değişen ve aktardığımız ekranlar şu ana başlıklar altında anlatılmış: Doğa, Fiziksel Aktivite, Ekran, Uyku, Beslenme. Bu ana başlıklarla ilgili bir-iki örnek vererek geçeyim.

Okumaya devam et
Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | 4 Yorum

Aslanyürekli Kardeşler

Bu kitabı böyle bir günde yayınlamak için özetlememiştim. Ama öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, güzel şeyler için uygun zaman bulmak zor. Deprem, savaş, kendi kişisel sağlığımız ve şimdi de Korona. “Öyle bir dönemine düşmüşüz ki dünyanın” diye başlayan kelimeler kurasım geliyor. Ama belki de her dönem kendi acılarını barındırıyor ve insan unutuyor. Şimdilerde evdeyiz. Sürekli kötü haberlerle yoğrulmak çok yorucu. O yüzden sık sık podcast dinliyor, kitap okuyor ve gündemden biraz soyutlamaya çalışıyorum kendimi. Blogla uğraşmakta bunlardan biri. Gerçi bu yazıyı yeni yazmadım ama yayınlamak bu güne kısmetmiş. Bu günlerde yeni kitap arayışı olanların ilgisini çeker belki.

Bu kitap, öyle hüzünlü bir girişle başlıyor ki, çocuğunuzun gözlerinden yaş gelebileceği konusunda sizi uyarmalıyım. Hatta sizin bile 😦 Ancak gene de öylesine sıcak ve öylesine sevgi dolu bir kitap ki, hiçbir çocuk da mahrum kalmamalı diye düşünüyorum. Kadim zamanlardan kalma masallar gibi…

Kitabın anlatıcısı Karl Aslan, yani küçük kardeş. Abisi Jonathan Aslan’ın nasıl Jonathan Aslanyürekli’ye dönüştüğünü anlatıyor. Karl yataktan çıkamayan ve yakında öleceğini bilen bir çocuk. Bundan çok korkuyor ama abisi ona korkmamasını söylüyor. Öldüğünde gideceği Nangijala’yı anlatıyor. Masallar ve kamp ateşlerinin diyarını. O gittikten bir süre sonra da kendisinin geleceğinden bahsediyor. Cesur, iyi kalpli, çalışkan ve bir prens kadar yakışıklı olan, üstelik kardeşini çok seven Jonathan.

Ama işler düşündüğü gibi olmaz. Bir gece çıkan yangında, Jonathan kardeşini kurtarmak için eve girip, sırtında kardeşiyle camdan atladığında, artık bir Aslanyürekli olarak Nangijala’ya ilk o gitmiştir. Karl (ya da abisinin taktığı adıyla Çörek) günler boyu ağlar ama bir gece abisi bir güvercin kılığında gelir. Ona Nangijala’daki evlerinden bahseder ve bir an önce gelmesini beklediğini söyler.

Okumaya devam et
Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Yetişin Çocuklar

Bu kitap, daha önce ebeveyn kitaplarıyla çok ilgilenmemiş okuyucuların anlayabileceği basitlikte hazırlanmış. Bana biraz hafif gelmekle beraber, daha fazla kişinin okuyabileceği bir başlangıç kitabı olarak değerlendirildiğinde iyi bir seçim. Üstelik Türk eğitim sistemi ve aile yapısını bilen biri tarafından yazılmış olması da artı bir puan. Yazar da kitabın amacını, anne baba ve eğitimcilerin işine yarayabilecek pratik bir kuramsal çerçeve çizmek, olarak açıklamış.

Yazarı Selçuk Şirin, yurt dışında yaşayan ancak Türkiye’deki -özellikle imkanları yetersiz olan- çocukların eğitimlerini dert edinmiş bir isim. Sosyal medyayı aktif kullanıyor ve güzel projeler yapıyor. Okula hazırlık amaçlı “Şirin Proje Setleri” ve evinde kitap bulunmayan 1 milyon çocuğu kitapla buluşturmayı hedefleyen 1 Milyon Kitap projesinin yaratıcısı. Anlayacağınız Türk çocuklarının eğitimi üzerine kafa yormuş ve hayal kurmuş birisi. Bu ön bilgilerle kitabı okumakta yarar var.

Okumaya devam et
Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Güney Çayırı

Astrid Lindgren kitaplarına başlamışken, evdekilerin hepsini sırayla yazmak istiyorum. Belki böylece kendimi daha iyi organize edebilirim.

Güney Çayırı, basımı en güzel olan Lindgren kitabı bence. Ama hüzünlü bir kitap baştan söyleyeyim. Zaten Lindgren kitapları bana göre ikiye ayrılıyor. Neşeli kitaplar (Pippi Uzunçorap, Şamatalı Köy, Yaramaz Emil) ve macera-fantastik ve biraz hüzünlü kitaplar (Aslanyürekli Kardeşler, Mio, Benim Mio’m, Ronja). Bu kitap ikinci türe giriyor. Büyülü, fantastik tarafı var .

Çizimlerde kullanılan renkler, hüznü de, neşeyi de çok güzel ifade etmiş. Büyük boy, ciltli bir kitap bu. Yani tam benim sevdiğim gibi 🙂 Hüznü bir yana bırakırsak, yazı boyutu ve metnin uzunluğu göz önüne alındığında daha erken yaş grupları içinde ideal.

Okumaya devam et
Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Çocuğunuzun Beynine Hoş Geldiniz

Beyinle ilgili kitaplar okumak hoşuma gidiyor bir süredir. Hem beynin gücünü görmek şaşırtıcı, hem de bazı şeylerin elimizde olmadığını anlamak için sakinleştirici. Her durumda muazzam bir organ ve hala bilinmezliklerle dolu. İşin içine bir de çocuk beyni girince, okumasam olmazdı bu kitabı.

Kitabın nörobilimci ve aynı zamanda ebeveyn olan iki yazarı var. Sandra Aaamodt ve Samuel Wang.

Kitap, derin bir nefes alıp rahatlayın talimatıyla başlıyor:

Endişe ettiğiniz şeyler, çocuğunuzun iyiliği için sizin sandığınızdan çok daha küçük etkenler. Çoğu modern anne baba, çocukların kişiliğinin ve yetişkinlikteki davranışlarının aslen yetiştirilme ile şekillendiğine inansa da araştırmalar çok farklı bir tablo çiziyor.

Psikoloji araştırmalarının, çocukların çoğunun, en azından ihmal ya da istismar etmeyen yeterince iyi ebeveynler tarafından büyütüldüklerinde, çevresel koşullardan çok fazla etkilenmeyen “papatya çocuk” sınıfına dahil olduklarının söylendiği kitapta, evrimsel açıdan bunun gerekçeleri anlatılmış. Çocuğun beynini kendi kendine inşa edeceği vurgulanmış. Çocukların beyninin, ihtiyaç duydukları şeyleri dünyadan nasıl alacaklarını doğal olarak bildikleri, bu yüzden kusursuz bir bakıcıya gerek olmadığı söylenmiş. Bir yaşına gelmeden önce sahip oldukları özellikler sıralanmış:

Okumaya devam et
Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Ronja-Haydut Kızı

Oğlumla okuduğumuz ilk Astrid Lindgren kitabı Ronja idi. Bizde farklı bir yeri var o sebeple. Nasıl desem, çok lezzetli bir kitap bu. Kendimi sinestezik hissetmeme neden oluyor 🙂

Film tadında bir kitap Ronja. Okurken tüm sahneler gözlerinizin önünde canlanıyor. Bir de çok eski zamanlara, kadim dönemlere uzanıyor gibi. İçerisinde fantastik öğeler içeriyor. Üstelik olabildiğince masum bir dostluk barındırıyor.

Ronja, Mattis Ormanı’nın bütün tuhaf yaratıklarının dehşet içinde deliklerine kaçtıkları fırtınalı bir gecede, Haydut Mattis ve Lovis’in kızları olarak dünyaya geldi. Doğduğu Mattis Şatosu’nda onlarla birlikte oniki haydut yaşıyordu. Doğduğu gece şato, yıldırım düşmesi sonucunda ikiye ayrıldı.

Okumaya devam et
Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | 4 Yorum

Şamatalı Köy

Şamatalı Köy, Astrid Lindgren’in en eğlenceli kitaplarından biri. Üç çiftlikten oluşan bir köyde geçen, o köyde olmayı çok seven altı çocuğun komik maceralarından oluşan bu setin anlatıcısı, çocuklardan biri olan Lisa. Lisa ve kardeşleri Bosse ve Lasse Orta Çiftik’te yaşıyorlar. Güney Çiftliği’nde Olle, Kuzey Çiftliği’nde ise Britta ve Anna yaşıyor. Yaşları 7 ve 9 arasında değişen bu altı çocuk, bazen kavga etseler de birlikte çok eğleniyorlar.

Okumaya devam et
Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | 3 Yorum