Charlie’nin Çikolata Fabrikası

Kitap673

Bu kitabın baskısı bir ha-ri-ka 🙂 Ben alalı birkaç yıl oldu. Ne yazık ki şuan sadece Nadir kitapta, fahiş fiyatlarla satılıyor. Biraz özendirmiş gibi olacağım sizleri anlatmakla ama umarım kısa zamanda yeniden basılır. Ya da sizde benim gibi kitabın peşine düşenlerdenseniz, yayınevini e-posta yağmuruna tutabilirsiniz 🙂

Bu demek değil ki bu hikayeden mahrum kalacaksınız. Normal basımı mevcut neyse ki. Gerçi çoğu kişinin bildiği bir hikaye bunu. Roald Dahl’ın en tanınmış kitabı sanırım. Bunda filminin de olması etkin tabi.

Gelelim hikayeye. Charlie, iki dedesi, iki ninesi, anne ve babası ile birlikte küçücük ahşap bir kulübede yaşayan oldukça fakir bir çocuk. Tek yiyebildikleri patates ve lahana. Hayallerini ise çikolata süslüyor. İşin kötüsü evlerinin yakınında, kocaman bir çikolata fabrikası var. Fabrikanın sahibi Willy Wonka bir gün, fabrikanın kapılarını beş çocuğa açmaya karar verir. Çikolataların içerisine beş altın bilet saklar ve bulan talihlileri fabrikanın tüm sırlarını ve sihirlerini öğrenmeye davet eder. Okumaya devam et

Reklamlar
Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Çocuklar Nasıl Başarır?

DSC05629Bu kitap, yurt dışında yapılmış başarı ile ilgili pek çok araştırmanın derlemesi ve değerlendirmesi niteliğinde. Bir çocuğu kapasitesindeki en yüksek başarı noktasına nasıl ulaştırabiliriz sorusunun cevabını arıyor.

Kitap, efsane koç John Wooden tarafından oğluna yazılmış bir mektupla başlıyor. Mektup şöyle bitiyor:

Elbette kazanmak eğlencelidir ancak mesele kazanmak değildir. Mesele, kazanmayı istemektir. Mesele, vazgeçmemektir. Mesele, yaptığından asla tatmin olmamaktır. Mesele, gevşememektir. Mesele, kimseyi kırmamaktır.

Elbette kazanmak için oyna ancak bir şampiyon gibi kaybet! Çünkü önemli olan kazanmak değildir. Önemli olan, kendine bir şans vermektir.

Kitapta, esas olanın, çocuğun gerçek ilgisinin neye olduğunun farkedilmesi olduğu söyleniyor. Başarılı çocuk yetiştirme sürecinde neyi desteklemek ve neyi sınırlamak gerektiğini bilmenin çok kritik bir karar olduğu belirtilirken, başarı beklentisinin başarıyı, başarısızlık beklentisinin başarısızlığı çoğalttığı vurgulanıyor. Hele ki öğretmenin öğrencisinden başarı beklentisini yüksek tutmasının, eğittiği çocukların daha başarılı olmasıyla sonuçlandığı vurgulanıyor. Okumaya devam et

Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İlk Ansiklopedim Larousse Nasıl Yapılır?

Kitap706Yağız daha küçükken, okul öncesi dönemde, ansiklopedik bilgi veren kitaplara karşı çok ilgiliydi. Keşfedin serisini elimizden düşürmüyorduk. Ancak okulla birlikte bu tarz kitaplara ilgisi zamanla azalmaya başladı. Ama ben daha önceki öngörüyle bir süre daha almaya devam ettim. Bu da o kitaplardan biri. Basımı, çizimleri, kısa ve öz anlatımı ve cilt yapısı ile gerçekten çok güzel hazırlanmış olan bu kitaba çok ilgi göstermedi Yağız. Gene de bu kitapların zamansız kitaplar olduğunu düşünürsek, illaki ilgisini çekeceği bir zaman olacaktır diye teselli buluyorum 🙂

Kitap yedi ana konuya ayrılmış. Besinler, Giysiler, Ev Eşyaları, Ev, Ulaşım ve Enerji, Günlük Hayat, Dünyamız ve Canlılar.

Örneğin besinler başlığının altında, un ve ekmek bölümünde, tarladan başlayarak fırına kadar geçen süreç anlatılıyor. Ayrıca “Biliyor musun?” diye bir bölümde, bu konuda ilginç bilgiler veriliyor. Un ve ekmek için yazılan şöyle:

Antik Yunan Tanrıçası Demeter, buğday tanrıçasıydı. Bir gün ölüm tanrısı, Demeter’in kızı Persephone’yi kaçırır ve yeraltında hapseder. Bunun üzerine Demeter, buğday üretmeyi durdurur; açlık başlar. Neyse ki tanrılar tanrısı Zeus, Demeter’e kızının geri verilmesini sağlar da, açlık sona erer…

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kutu Oyunları 2

Kolajlar50.JPG

Oğlumun hayatında artık, oyun denilince aklına gelen ya kutu oyunları, ya da dışarı da top oynamak. Arada bir legolarıyla da oynuyor ama eskiye oranla süresi belirgin şekilde azaldı. Tabi bir de bilgisayar oyunları var ki, bu konuya girmek bile istemiyorum 😦

Daha önce de çeşitli yazılarla evdeki kutu oyunlarından bahsetmiştim. Son zamanlarda aldıklarımız ya da hediye gelenleri de bir yazıyla anlatayım istedim. Videoları da kendimiz çekmek isterdim ama Yağız buna pek yanaşmıyor 🙂 Okumaya devam et

oyun, Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Beni de Bedenimi de Seviyorum!

IMG_9042-001Kadınlar, bebek sahibi olduklarında, sırayla pek çok kaygıya sahip oluyorlar. En azından benim ve etrafımdaki kadınların böyle oldu. İlk önce nasıl emecek, sonra gazı nasıl çıkacak, nasıl uyuyacak, ne yiyecek, nasıl yiyecek, nasıl tuvalete alışacak, okula nasıl gidecek, hangi okul seçilecek, ödevler nasıl yapılacak, ödevler yapılmalı mı :-)… Her yaşta yeni kaygılar yükleniyor omuzlarımıza. Daha da önümüzde pek çoğu var.

Ama şimdi buradayız işte. Cinsel eğitim nasıl, ne zaman ve kim tarafından verilecek? Vermesek olmaz mı? Bu cinsellik hakkında pek konuşulmayan, ancak kulaktan kulağa öğrenilebilen bir toplum için bir hayli hassas bir konu aslında. Kendisiyle konuşulmayan bir nesil olarak bizim içinde konuşması zor bir konu bu haliyle. Ama neyse ki bizi yönlendirebilecek kitaplar var. Daha önce taciz ekseninde okuduğum ve burada bahsettiğim bir takım kitaplar oldu. Çocuğun Cinsel Eğitimi ve Tacizden Korunma Rehberi bunlardan biri. Bedenim Bana Ait! ve Sır Versem Saklar mısın? bu konuda güzel çocuk kitaplarından. Henüz bahsetmediğim ve soru sormadığı için Yağız’a henüz okumadığımÇocuklar İçin Cinsel Eğitim Öyküleri” kitabı da bu konudaki aydınlatıcı kitaplardan. Ayrıca anatomi bilgisi içeren “İnsan Vücudu Tiyatrosu” tarzı kitaplarda mevcut. Okumaya devam et

Okumalarım, Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kaygı Kuşu

Kitap638Bu kitap, kaygılı bir çocuk olan Deniz’in, kaygılarından kurtulma öyküsü.

O sabah gene her şey ters başlamışken, birden Japonya’dan bir paket gelir Deniz’e. Okuldan sonra en yakın arkadaşı Arda ile birlikte açarlar paketi. İçinden bir mektup, el becerisi kitabı ve bir sürü renkli kağıt çıkar. Ama Japonca olduğu için birşey anlayamazlar. Paketi merak eden ve sabah ki gerginliği yumuşatmak isteyen anne ve babasının konuşması üzerine, Deniz onlara şöyle der:

“Hayal ettiğiniz çocuk olmadığımı biliyorum. Babam gibi matematikte harikalar yaratan bir çocuk değilim ve onun aksine ben, berbat futbol oynuyorum. Annemin virtüöz kemancı hayalinin yanına bile yaklaşamadım. Ayrıca sizin gibi okulun popüler çocuğu olamadım, hatta tam tersiyim. Serviste, okulda tüm çocuklar benimle alay ediyor. Kesinlikle haklısınız hiçbir konuda iyi değilim. Öyle ki bilgisayar oyunlarında bile kötüyüm. İşte bu yüzden bu zarfı sakın sormayın. Bu, bilmeden de olsa iyi yaptığım bir şeyler olduğunu hissettiriyor bana. Bu hissi kaybetmektense, bu zarfı sonsuza dek saklamayı tercih ederim” deyince annemin zaten nemli olan gözleri, yaşlara boğuldu. Bunu ikisi de beklemiyordu sanırım. Ben ise kendimi acayip ferahlamış hissediyordum.

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kemal’in Brüksel Günlüğü

Kitap700Kemal’in Şehir Günlükleri serisine başlamışken, Yağız hepsini almamı istedi. Böylece basılmış olan son kitabı da elimize geçti.

Bu sefer ki seyahat Brüksel’e. Ancak bir farkla. Bu seyahate yalnız çıkmıyor Kemal. Arkadaşı Defne ve ailesi de onlara katılıyor.

Uçakta Defne ile Brüksel gezi rehberine bakarak vakit geçirirler. Brüksel’de otele yerleştikten sonra ilk gittikleri yer Büyük Meydan’dır. Her iki yılda bir Ağustos ayında 1800 metrekarelik çiçekli halı ile kaplanan bu meydanı görmek onlar için şaşırtıcı olur. Belçika’nın geleneksel yemekleri olan midye ve patates kızartmasının tadına bakarlar. Sonrasında Brüksel’in sembollerinden olan İşeyen Çocuk- Manneken Pis ‘i görürler. Ardından St.Hubert Kraliyet Galerisine giderler. Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | 2 Yorum