Etkili Anne-Baba Eğitimi

img_5547-001Artık çocuk eğitiminde farklı bir fikir okumam diye düşündüğümde, hep başka fikirler çıkıyor karşıma. En doğru denebilecek bir yöntem yok sanırım. Ancak kişiye en uygun yöntemden bahsedilebilir. Bu da ancak o kişi “işte budur” dediğinde olur. Tabi sonrasında uygulanıp uygulanamayacağı da başka bir bilinç gerektiriyor.

Bu kitap bana bir başka açıdan bakmam gerektiğini gösterdi. Uygulayabilir miyim bilemiyorum. Bir kere de yazarak tekrar etmek istedim. Bu yöntemi kullanabilirsem daha huzurlu olacağımızı düşünüyorum. Ancak kendimden emin olamıyorum 🙂

Bu kitap, ebeveynlere çocukların, kendi sorunlarına kendi çözümlerini bulmak için onlara sorumluluk almayı özendirmenin, öğrenilmesi kolay metotlarını sunar ve evde ebeveynlerin bu yöntemleri nasıl kullanacaklarını anlatır.

diye tariflenen bu kitabın, evdeki çatışmaları engelleyerek, ebeveyn ve çocukların birbirlerine muhalif gruplar yerine daha yakın olmalarını sağlayan bir yöntem olduğu söylenmiş. Okumaya devam et

Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , , , , | Yorum bırakın

Öfkemle Nasıl Başa Çıkabilirim?

kitap569Öfke, son zamanlarda üzerine en çok düşündüğüm, en çok okuduğum konu. Öfkeli halimden hoşlanmıyorum ve bunu yenmek istiyorum. Ancak bu süreçte öğrendim ki, öfkeyi yok etmek diye bir durum söz konusu değil. Zaten mümkün olsa da, bastırmak sağlıklı değil. Öfkeyi dönüştürmek gerekiyor. Ben hala bunu nasıl yapacağımı çok oturtabilmiş değilim kafamda. Yağız’ın da, öfkesini kontrol altına alması gerektiği durumlar oluyor. Bu kitap, öfkeye dışarıdan bakmamızı sağlıyor.

Sen de bazen öfkeli oluyor musun?

sorusuyla başlıyor kitap. Sonra da kitaptaki çocuk, çizimlerle de destekleyerek bu durumda, bağırmak, parçalamak, tekme atmak, birine vurmak istediğini söylüyor. Ardından vücudundaki değişikliklerden bahsediyor. Kalbinin hızlı atması, vücudunu ateş basması, bedeninin kaskatı kesilip, yüzünün duvar gibi beyaz olması, yumruklarının buz gibi olması bunlardan bazıları. Ardından hissettiklerini anlatıyor. Öfkenin vücuduna yavaşça yayıldığını, kızgınlığının giderek öfkeye dönüştüğünü söylüyor.  Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , | Yorum bırakın

7,5 Yaş…

87-90-ay5Şu yandaki resme baktıkça inanamıyorum. Gözlerimin önünde hangi ara bu kadar büyüdü benim küçük oğlum. O bugün 7.5 yaşını doldurdu. Giderek yüzü oturuyor ve günden güne çocukluktan sıyrılıyor gibi.

Oysa ben ona doyamıyorum. Onunla geçirebildiğim vakit o kadar az ki. Onlarda hep bir yapılması gereken işler listesiyle geçiyor. Ödevlerini kontrol et, yemeğini hazırla, banyosunu ayarla. Tüm bunlardan bize kalan sadece uyku öncesi kitap okuma ritüelimiz. Bazen insan her şeyi sorguluyor. Neleri nelere tercih ediyoruz acaba? Bir bakacağım ki koca adam olmuş. Elimizde biriken bir avuç anı, birkaç fotoğraf karesi.

Gene karamsarlığım üzerimde görüldüğü üzere 🙂 Neyse, biz gelelim oğlum son altı ayda neler yapmış. Aslında pek çoğundan bahsettim. Doğumgününü, tatilimizi, oyunlarını yazmışım. Kitaplarını da yazıyorum ara ara ama onları dönemsel olarak yazmaya yetişemiyorum. Son altı aydır okuduklarına sıra gelmedi daha. Artık uzun soluklu kitaplar okuyoruz. Ama hala ben okuyorum 🙂 Okumaya devam et

Ay Ay Gelişim, bebek gelişimi, Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , , , , | Yorum bırakın

Bil Bakalım Seni Ne Kadar Seviyorum

kitap566Biliyorum bu kitap için Yağız çok büyüdü. Ama son zamanlarda sürekli sevgisini ifade edecek kelimeler aradığından bahsedince, bir arkadaşım bu kitabın bizde olup olmadığını sormuştu. Bende hemen aldım tabi. Bloğu izleyen küçük bebek sahibi okuyucular olabilir diye de yazmak istedim. 1-2 yaş için gayet güzel bir kitap bu.

Kitap küçük tavşanın annesine sevgisini ifade etme çabalarını içeriyor. Ancak ne yaparsa yapsın annesinin ölçülerini geçemiyor.

“Bil bakalım seni ne kadar seviyorum?” diye sordu.

“Bunu bilmem çok zor” diye yanıtladı Büyük Tavşan.

Küçük Tavşan kollarını iki yana kocaman açarak, “İşte bu kadar!” dedi.

Büyük Tavşan’ın kolları daha da uzundu. O da kollarını iki yana açtı:

“Ben seni bu kadaaar seviyorum” dedi.

“Vayyy… Amma da çok!” diye düşündü Küçük Tavşan.

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , | Yorum bırakın

Vee Karne :-)

87-90-ay1Bir çocuğunuz varsa, her an başka duygular yaşarsınız. Zamanla beklentileriniz değişir, yüklediğiniz anlamlar anlamsızlaşır. Sonra yeni anlamlar oluşturursunuz.

Bazen ne umutlarla başladığınız yerler hayal kırıklıkları olur. Siz dökülürsünüz, anlamlarınız dökülür.

Sonra bir yerden yeniden başlama gücü bulursunuz. Çocuğunuz varsa bu gücü bulmaya mecbursunuzdur zaten.

O ara anlarsınız, oturduğu sıranın, kullandığı ekipmanın, öğrendiği bilginin aslolan olmadığını.

Aslolanın hissettiği sevgi, içindeki kıpırtı, gözlerindeki ışıltı olduğunu.

İlerde akademik anlamda nasıl bir yerde olur bilemiyorum Yağız oğlan. Bu önemli değil demiyorum elbet. Ama en önemli değil kesinlikle.  Okumaya devam et

Okul, Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , , | Yorum bırakın

Kitap Mührü

muhur3

Yeni bir kitap aldığımda ilk yaptığım şey, hemen ilk sayfasına adımı yazmaktır. Artık o kitabın benim olduğu tescillenmiş olur böylece 🙂 Şimdi, ben onu daha da güzelleştirecek bir seçenek buldum. Birkaç kişiye de hediye olarak yaptırdım ve herkesin çok hoşuna gitti. Bende mühür hediye etmeyi çok sevdim. Kendimi de unutmadım tabi. Ve tabi ki Yağız’ı da 🙂 Okumaya devam et

Kenar | Posted on by | Tagged , , , | 2 Yorum

Duygular Nedir?

kitap562Duygular hakkında konuşmak her zaman zordur. Son zamanlarda Yağız’la bunu yapmaya çalışıyoruz. Güya onun duyguları hakkında konuşmasını sağlamaya çalışırken, aslında bunun benim için de zor olduğunu fark ediyorum. Duyguları adlandıramadıktan sonra anlamak, farkında olmak  imkansız. Yağız’ı büyütürken kendimi de tanımaya çalışıyorum bir anlamda.

Bu seri sayesinde daha kolay oluyor anlamlandırmak. Konu başlıklarına gelirsek; sevginin kanıtı, kıskançlık, çatışma, aşk, dostluk ve utangaçlık.

Annenin ve babanın seni sevdiklerini nasıl anlıyorsun? sorusuyla başlıyor kitap.

Beni öpmelerinden…

Evet, ama…

Öpüşen insanlar birbirlerini seviyor mu demektir?

Seni seven her insan sürekli seni öpüyor mu?

Peki ya sen, seni öpen herkesi seviyor musun?

Karnımı doyurmalarından ve hasta olduğumda beni doktora götürmelerinden.

Evet, ama…

Annen ve baban bunları yapmak zorunda mı?

Anneler ve babalar her zaman çocuklarını doyuracak imkanlara sahip midir?

Ya çocuklarını doyurma imkanı olmayanlar? Onlar çocuklarını sevmiyorlar mı?

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , , | 3 Yorum