Çok Çok Büyük Bir Dinozor

Kitap346Bu kitap da, “Bu Kitap Ay-Ay’a Aittir” kitabı gibi, hediye vermek üzere alıp da, kıyamadıklarımdan :-)

Oldukça basit ama sevimli bir kitap bu. Çok çok büyük bir dinozor, büyük bir dinozor ve küçük bir dinozorun öyküsü.

Seçilen renkleri, kalın kontürlü çizimleri, arka fondaki flu manzaralarıyla, küçük çocukların çok seveceği tarz bir kitap bu.

Küçük dinozor Bonbon, şekerlerini arkadaşıyla paylaşırken, birden büyük bir dinozor gelir yanına. Bonbon tüm iyi niyetiyle ona da teklif etse de büyük dinozor hepsini istemektedir.

“Ah, ama sana hepsini veremem,” dedi Bonbon. “Bunların bir kısmı arkadaşıma ait.”

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , | Yorum bırakın

Minik Tohum

Kitap349Çocuk kitaplarına ilgi duyup da, Eric Carle’ı duymayan, Aç Tırtıl‘ı bilmeyen yoktur sanırım. Türkçe basım kalitesini beğenmesem de, olabildiğine sadelikle çok şey anlatan bir kitap.

İşte Minik Tohum’da aynı yazarın diğer bir kitabı. Zaten kitabın yazarına bakmadan, çizimlerinden bunu anlamak mümkün. Canlı renkler, net çizimler ve sıcacık bir öykü. Minik bir tohumun yolculuğu…

Sonbaharla başlar hikaye. Güçlü bir rüzgar tohumları uçurur. İçlerinden biri hepsinden küçüktür.

Bir tohum biraz yüksekten uçar ve güneş ışıkları onu yakıp yok eder. Bir başkası buzlu dağ tepesine konar ve orada büyüyemez. Okyanusun üzerinden geçerken suya düşüverir biri. Bir diğeri ise çölün sıcağında kavrulur. Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , | Yorum bırakın

Bu Kitap Ay-Ay’a Aittir

Kitap340Bu kitabı çok sevince, hediye etmek üzere almıştım. Öyle ya, Yağız büyümüştü artık. Ama öyle sevimli geldi ki çizimleri, hemen kendime bir bahane buldum. Seneye okumaya başladığında, az yazılı kitaplar lazım olacak dedim ve veriverdim Yağız oğlana :-) Tabi ki onu benim kadar heyecanlandırmadı :-) Ne de olsa içinde aksiyon yok. Gene de evdeki kitaplarında Ay-Ay’ı arayıp bulduk ve bir kez daha okuduk.

Gelelim hikayemize: Bayan Geyik’in Resimli Kitap Kahramanları okuluna giden Ay-Ay’ın hayatta en çok istediği şey, bir resimli kitapta olmaktır. Ancak sınıf arkadaşları olan ikiz tavşanlar, onun bir kitap kahramanı olması için hayli tuhaf olduğunu düşünmektedirler.

Tavşan İkizler Ay-Ay’ı işaret edip kıkırdaştılar:

“Bir Ay-Ay’ın resimli kitaplarda çıktığını kim duymuş? Sen ne pofuduksun ne de şirin!”

Bayan Geyik, o hafta en yardımsever olan hayvanın özel bir ödül kazanacağını duyurur. Tavşan ikizler ödülü kendileri kazanacağından emindirler. Ay-Ay ise sincabın kitaplarını toplamasına, sincap ve ördeğin önlüklerini takmasına, fare, kurbağa, sincap ve ördeğin su şişelerini doldurmasına, farenin kurdelesini takmasına yardım eder hafta boyunca.  Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , | 1 Yorum

Hobbit

Kitap337İki yaz önceydi. Yağız henüz 4 yaşında idi. Foça‘da, kum deniz olayını hiç sevmeyince, şezlongda oturmaktan sıkıldı ve tatil için yanıma aldığım Hobbit’i ona da okumamı istedi. Başlarda yaşına çok uygun olmadığını düşündüğümden tedirgin oldum ama Yağız öyle çok sevdi ki, tüm kitabı birlikte okuduk. Arada ben okurken uykuya daldığı oluyordu. Uyanınca hemen o uykudayken okuduğum sayfaları anlatmamı istiyordu. Kitabı öyle heyecanla dinliyor ve her bölümden sonra canlandırmasını yapıyordu ki, tatil dönüşü çocuklar için hazırlanan Hobbit’i almaya karar verdim.

Benim kitabımı okurken en sevdiği karakterler ejderha ve Gollum idi :-) Onların kötü olduğunu kabullenemiyor, sürekli yaptıklarına bahaneler buluyordu. Ancak çizgi romanını aldığımda, Gollum çizimlerinden ürktü ve o sayfaları atlamak istedi. Belki de karakterleri hayalinde canlandırması daha keyifliydi Yağız için.

Fantastik edebiyata bayılırım ben. Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi ise en sevdiklerimdendir. Eh malum uzun soluklu bir kitap bu. Önce bir özet geçeyim sonra ise çizgi romanı ile ilgili fikirlerimden bahsedeyim. Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , , , , , | Yorum bırakın

Amir Yolunu Kaybediyor

Kitap330Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen Çocuk Hakları Bildirisi’nin ilkeleri üzerine hazırlanmış bir seriden bu kitap. Oğluma öğretmeninin hediyesi :-)

Daha önce aynı seriden olan “Minik Korsanlar” dan bahsetmiştim. Bu kitap ise, “Çocuğun doğduğu andan itibaren bir isme ve vatandaşlığa sahip olma hakkı vardır” ilkesi üzerine yazılmış.

Beş yaşındaki Amir, hayalci ve birazda dalgın bir erkek çocuğudur. Yıldızları, hayvanları ve onların davranışlarını hiç sıkılmadan izler. Taka-taka adlı göçebe bir Afrika kabilesinin üyesi olan Amir, göç sırasında herşeye dalıp gittiğinden annesi tarafından, kaybolduğunda adının Amir olduğu ve Akida topraklarında yaşadığını unutmaması konusunda uyarılır. Yağmur fırtınası çıktığı bir gün korkulan olur ve Amir kaybolur. Yardım aramak için ormana gider ve maymunlardan yardım ister: Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , | Yorum bırakın

Kayıp Diyar

Kitap333Masalları sever misiniz? Cevabınız evet ise bu kitap tam size göre.

Çocukluğumda dinlediğim ya da okuduğum masalları Yağız’a anlatmaktan çekindim çoğu zaman. Bir yetişkin gözüyle baktığımda hepsinde korkutucu bir yan buldum. Mesela Hansel ile Gratel nasıl anlatılır ki bir çocuğa terkedilme korkusu yaşatmadan :-P Belki de benim ki fazla bir hassasiyettir ama içime sinmemişti işte.

Ama bu kitapla, o masalların nasıl da çocukluğuma ait olduğunu hissettim. Elimde tuttuğum kitap nasıl da heyecanlandırdı, tanıdık karakterleri görmek nasıl da mutlu etti beni. Ayrıntılarını unuttuğum masallar nasıl da beynimin çekmecelerinden çıkıp ta üşüştüler başıma. Bir masal karnavalının içine düştüm adeta. Sonra o çok sevdiğim dizelerini hatırladım Murathan Mungan’ın :

Anlatsam inanmazlar oğul masal derler

Masala inanmazlar, masalı yalnızca dinlerler.

Sanki hakikati bilirmiş gibi

Sanki hakikatin sırrına ermiş gibi

Masala inanmayan gerçeğe inanır mı?

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , , , , | 1 Yorum

Eski Şeyler Okulu

Kitap327Güzel bir kitabevinde dolaşmayalı aylar oldu. Bu kitabı ise, Ankara’ya son gittiğimizde D&R’dan almıştık. Pek kitabevinden kitap alma alışkanlığımız yok aslında :-) Genelde gidince bir tane alıyor ve sonrasında internetten sipariş edebilmek için beğendiklerimizi not ediyoruz.

Bu kitap, 6 yaşındaki Anti ve onun komşusu Jonny hakkında. Jonny bir eski eşya koleksiyoncusu. Anti’de bir koleksiyoncu olmak istiyor ama neyi biriktireceğine bir türlü karar veremiyor. Aklına gelen her şeyi, Jonny zaten biriktirdiğinden, koleksiyon yapacak bir şey bulamıyor.

Jonny bir gün Anti’ye:

“Aslında senin eğitime ihtiyacın var,” dedi. “Eski Şeyler Okulu’ndan diploma almadan işin zor.”

Anti eski eşya toplamanın inceliklerinin öğretildiği bu okula gitmeyi çok istiyordu. O gün şanslı günüydü. Çünkü dersin başlamasına yalnızca beş dakika vardı.

“Ama bu eğitim sana beş rulo tuvalet kağıdına patlar” dedi Jonny.

“Kabul” dedi Anti.

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , | 2 Yorum