Annie’nin Planı

Kitap643Bu kitap, düzen ve dikkat konusunda sorun yaşayan çocuklar için hazırlanmış. Ancak ebeveynlere de hatırı sayılır bir bölüm ayrılmış.

Kitabın kahramanı Annie adında bir kız. Oldukça zeki olan Annie, pek çok şeye aynı anda ilgi gösteriyor, böylece dikkati dağılıveriyor:

Bayan Boyer bulutları anlatıyordu ve bulutlar Annie’ye ejderha dumanlarını hatırlatmıştı. Yepyeni boya kalemlerini kullanarak güzel pulları olan ve ateş üfleyen bir ejderha resmi yaptı.

Öğretmeni hergün okul çıkışında “yarın yeni bir gün” diyerek cesaretlendirmeye çalışıyor Annie’yi.  Okumaya devam et

Reklamlar
Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Dünyanın En Büyük Çiçeği

Kitap646Jose Saramago sever misiniz? Ben tanışalı çok olmadı. Hem elinizden bırakamıyor hemde sinir oluyorsunuz romanlarına. En azından bende öyle oldu 🙂 Bir de çocuk kitabının olduğunu görünce merak ettim, acaba çocuklar da tarzı farklı mıdır diye? Bir de tabi kitaptaki muhteşem çizimler cezbetti beni.

Yazar, romanlarında olduğu gibi, bu kitapta da anlatıcı pozisyonunda eklemiş kendini kitaba. Sürekli okuyucu ile sohbet halinde.

Kitap tam da benim endişelendiğim şekilde başlamış 🙂

Çocuk öyküleri basit sözcüklerle yazılmalıdır, çünkü çocuklar yaşça küçük olduklarından az sayıda sözcük bilirler ve karmaşık sözcüklerden pek hoşlanmazlar. Bende böyle öyküler yazabilmeyi çok isterdim ama ne yazık ki bunu bir türlü öğrenemedim. Bu öyküleri yazarken hem sözcükleri doğru seçebilmek hem de açık ve yalın bir anlatım tarzı ile büyük bir sabır da gereklidir – bense sabır açısından biraz sorunluyum, bundan dolayı özür dilerim.

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Akdeniz Efsaneleri

Kitap627Bu kitap, yaşadığımız coğrafyanın efsanelerini, yaşları 5-12 arasında değişen çocukların çizimleri ile yeniden derlemiş. Ve ortaya içimizi ısıtan bir kitap çıkmış.

Kitabın ilk efsanesi VENÜS. İnsanların barış içinde yaşadıkları bir ada olan Kıbrıs’ta, dalgaların kıyıya vurduğu bir günde, istridyeden güzeller güzeli bir kız çıkmış. Adı Venüs.

Öyle güzelmiş ki Venüs

Doğadaki her canlı hayran kalmış ona

O kadar sevgi doluymuş ki yüreği

Adadaki her canlıyı bir mutluluk seli almış

Hora adlı zaman perileri kıza hayran olmuş ve onu süsleyip püsleyerek bulutların zirvesinde bir ağaca götürmüşler. Tanrıların da, insanların da sevgisini kazanan Venüs, yaşadığı dağdan her mart ayında inip doğayı uyandırırmış. Her gittiği yere sevgi ve güzellik götürürmüş. Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Beyoğlu Macerası

Kitap620Bu kitap, çizimlerine bayıldığım Ayşe İnan Alican tarafından resimlenmiş. Her zaman ki gibi bir görsel şölen. Yazarı da Sara Şahinkanat olunca almasak olmazdı.

Kitapta iki grup var. Gizem çözmeye bayılan Bilgi Avcıları ve onların peşine düşen Şifre Korsanları.

Birbirlerini rozetlerinden tanıyan, her yaşta insanın olduğu bir gruptur Bilgi Avcıları. O gün Sinan’a gizli bir görev gelir.

“Tık, tık, tıkıtık!”

Kapıyı mutlaka ben açmalıyım.

Neyse ki annem mutfakta. Bize kek hazırlıyor.

Müziğin sesini de sonuna kadar açmış.

Kapının vurulduğunu işitmiyor bile.

Kapıyı açtım, kimse yok.

O da ne?

Paspasın üzerine bir zarf bırakılmış!

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Mıstık, Seni Anlamıyoruz!

Kitap633Bu kitabı alalı uzun zaman oldu. Geçen gece Yağız, sınav heyecanı ile noktalama işaretleri konusunda sıkıntısı olduğunu söyleyince, bu kitabı yeniden okumayı önerdim. Yağız’da hemen kabul etti.

Bu kitap, noktalama işaretlerinin öyküsü. Mıstık, yazmaya sevdalı bir çocuk. Bulduğu her yere yazılar yazıyor ama okuyanlar ne yazdığını bir türlü anlayamıyor. Ancak Mıstık’ın keyfi yerinde. O zaten anlaşılmak istemiyor.

Ancak noktalama işaretleri, davetsiz misafir misali gelip tek tek Mıstık’ın sözcüklerinin arasına yerleşiyor ve onları okunur kılıyor. Sonra da ne işe yaradığını açıklıyor:

Çünkü Nokta böyle bir şeydir; ara ara karşımıza çıkar ve bize “Dur!” der. Böylece bir cümleyi bitirip dinlenmemizi, dinlendikten sonra yeni cümleye başlamamızı sağlar. Nasıl yemek yerken her noktayı çiğner, bitirir, yutarız ve ardından bir sonraki lokmayı alırız, işte Nokta da her cümleyi ayrı bir lokma gibi bitirmemizi ve sonra yeni cümleye başlamamızı sağlar. Yoksa lokmalar da cümlelerde birbirine karışır. Ne yemenin ne de konuşmanın tadı kalır.

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Duygu Oyunları

oyuncak95-001

Biz duygusal bir toplumuz. Ancak genelde, duyguları sadece yaşar, konuşmaz, anlatmaz, anlamaya çalışmayız. Ben bu yaşımda hala duygularımı ifade etmek, onları anlamlandırmak konusunda sıkıntı yaşıyorum. Yağız böyle olmasın, biz birlikte böyle olmayalım derdiyle çabalıyorum kendi çapımda. Bu arayış beni bu oyunlara götürdü. Her ne kadar fazlaca oynama fırsatı bulamasak da, oynaması keyifli. En azından birlikte zaman geçirme fırsatı yaratıyor bize. Pek çoğu çanta boyutunda olduğundan, uzun yolculuklarda arabada oynamak için idealler. Biz en çok sahilde oynadık bu oyunları 🙂 Okumaya devam et

oyun, Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Virginia Woolf: Görünmeyenin Yazarı

Kitap590Bu kitap Virginia Woolf’un hayatının hikayesi.

Kardeşleriyle oynamayı çok seven ama üç yaşına kadar konuşamayan Virginia, birden bire konuşmaya başlar. Sonrasında da bir daha hiç susmaz. Kardeşlerine her akşam öyküler anlatır. En sevdiği yer babasının kitaplığıdır. Birgün babası tüm kitaplığı Ginia’ya verir. O günden sonra elinden kitap düşmez ve yazar olmaya karar verir:

Virginia, ağaçlar gibi büyüyordu. Sözlerin içine gömülmüştü. Bu sözleri; saydam, ipekten bir ağ ile, onlar tam kaybolmak üzereyken yakalıyordu. Irmaklardan, bulutlardan, dalgalardan sözler topluyordu: Hiç söylenmeyen, odalarda dolanıp duran, kaybolmuş kişiler gibi sokaklarda dolaşan sözler.

Virginia sessizliğin içinde sözlerini ararken, dışarıdan gelen seslerle sık sık dikkati dağılır. Böylece kendine ait bir odası olması gerektiğine inanır ancak o zamanlar da böyle bir istek anlamsızdır. Kızlardan tek istenilen evlenmeleridir. Bunun haksızlık olduğunu düşüne Virginia, kendine ait bir odası olur olmaz “Kendine Ait Bir Oda” yı yazar. Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | 1 Yorum