Kemal’in Londra Günlüğü

Kitap640 Kemal’in Şehir Günlükleri serisinin ilk kitabı olarak basılan bu kitap, yazarın oğlunun adını taşıyor. Yazarın, oğluyla seyahat ettiği her yere ilişkin kitap yazma hayalinin olduğundan bahsedilmiş tanıtımında 🙂 Bizde henüz olmasa da, Brüksel ve Roma’da yayınlanmış bu arada.

Kemal ve ailesinin Londra seyahatinin anlatıldığı bu kitap, hazırlıklarla başlıyor. Uçak yolculuğunun ardından, gün gün gezdikleri yerler anlatılmış. İki katlı kırmızı otobüslere binip şehir turu yaparken, bir yandan da Kemal’in gözünden şehir hakkında bilgiler verilmiş.

Otobüsle saat kulesinin önünden geçerken, babam “İşte Big Ben” dedi. Gerçekten de söylendiği gibi kocaman bir şeydi. Acaba bu saat kulesi, İstanbul’un yedi tepesinden birinde olsa nasıl görünürdü, diye düşünüp kendi kendime gülümsedim. Sanırım Galata Kulesi’yle yarışırdı.

Okumaya devam et

Reklamlar
Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İlkokul Kitaplarına Başlarken…

Kitap657

Yağız’a uzun soluklu kitaplar okumaya tam olarak ne zaman başladım bilemiyorum. Sanırım 4 yaşındayken kendim için okuduğum Hobbit’i dinlemek istediğinde başlamıştık. Okulla birlikte ise resimli kitapların yerini almaya başladılar iyiden iyiye. Arada birkaç tane yazdığım olsa da, evdeki resimli kitapların anlatımını bir türlü bitiremediğimden, tam olarak geçemedim sevdiklerimizi yazmaya. Öyle ya, resimlilerin albenisinden kurtulmak mümkün değil. Şöyle bir Julia Donaldson, bir Sven Nordqvistbir Tülin Kozikoğlu alırsın eline, için kıpır kıpır olur. Hemen bir gülümseme kaplar yüzünü. İçin ısınıverir ve yazmadan duramazsın. Ama bu siyah beyaz bol yazılı kitaplar öyle değil. Okudukça aşka düşüyorsun, yudum yudum seviyorsun 🙂 Okumaya devam et

Eğitim, Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

8,5 Yaş…

8-8,5 YAŞ5Yağız’la ilgili yazılara başlarken hep zorlanıyorum. O ilk cümle var ya, gelmiyor bir türlü. Kendimi tekrar etmekten endişe ediyorum bir yandan, diğer yandan hala yazmam doğru mu diyorum. Ne de olsa Yağız artık büyüdü. Yazacaklarımın hoşuna gitmeyeceği bir yaşa doğru ilerliyor. Hani kötü bir şey yazdığımdan değil de, bilinir olmaktan hoşlanmayacağı ihtimaline karşı endişem. Sırf bu sebeple 8 Yaş yazısını şifrelemiştim. Ama o da çok keyif vermedi bana.

Bir yandan da, geriye dönüp okuduğumda sıcacık oluyor içim. Unuttuğum ayrıntıları hatırlıyorum. İyi ki yazmışım diyorum.

Öyle işte, kafam hala karışık bu hususta. Bu sefer de tutayım notumu, bir sonrakine yeni bir muhakemeye girer, yüreğimin götürdüğünü yaparım gene 🙂 Okumaya devam et

Ay Ay Gelişim, Uncategorized içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hatalar Kitabı

Kitap654Birkaç yıldır hayatımıza, renksiz, bol yazılı kitaplar girdi. Okumaya başlayınca elbette onlarda çok keyifli ama şöyle eline alınca içinde kelebekler uçuşmuyor işte 🙂 Ama bazı kitaplar var ki, her ne kadar 3+ olsalar da gene de aldırtıyorlar bana kendilerini 🙂 Gerçi ben de bir hata sonucu aldım bu kitabı. Aklımda tam adı kalmamış, bilim insanı hatalarını içeren bir kitaptı alacağım. Ama postadan bu çıktı. İyi ki çıktı 🙂

Eğer mükemmelliyetçi bir çocuğunuz varsa bu kitap ona iyi gelecek. Hatta belki de size.

Hataları görmek ve dönüştürmek üzere…

demiş alt başlığında. Tam da böyle bir kitap.

Gelelim kitabımıza. Tam bir kafa çizerken bir gözü büyük oluveriyor. Diğerini ona eşitleyeyim derken o daha da büyük olmaz mı? Bunu ancak bir gözlük kurtarır. Hay aksi! Bu seferde boyun ve dirsek uzun olmuş. Onu da bir yaka ve bir yama kurtarıverir. Böylece hatalar silsilesi devam eder: Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bidigago-Bir Dünya Fikir

Kitap649.jpgBidigago, olabildiğine farklı, zihin açıcı ve interaktif bir yapıda hazırlanmış, bolca eğlence içeren bir günlük. Çocukları, yaratıcı düşünmeye, farklı açılardan bakmaya yönlendiriyor.

Fikirlerin yazılacağı bu günlük, okulda öğretmenle de tutulmaya devam ediliyor. Mesela Yaratıcı Düşünme dersinde, öğretmen sıraların arasında dolaşıp herkese bir soru yazıyor. “Yaratıcılık nedir” diye yazıyor mesela. Çocuk hem öğretmenin yazdığı hakkında fikrini hem de cevabını yazıyor. Örneğin “Bilmiyorum” 🙂

Herkesin verdiği farklı cevaplar üzerine konuşuluyor. Kitap, okuyucunun da cevap verip yazabileceği şekilde ayarlanmış. Örneğin öğretmen dört farklı hayvan söyleyip ortak ve farklı özelliklerini soruyor ve herkes düşüncelerini söylüyor. Önemli olan ise hiç yanlış olmaması. Resim parçalarının tamamını tahmin etme, onlar hakkında hikaye yazma, resim tamamlama, neşeli, gürültülü, sıcak, korkunç vs. kelimeleri bulma gibi pek çok etkinliği barındırıyor kitap. Yazı dili için bir parça örnek vereyim: Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Ebeveynlerle Sohbet

dsc04798-001Bu kitap uzun zamandır kitaplığımda bekliyordu. Çocuğum büyümeden okusam iyi olur diyerek sonunda elime aldım 🙂 Aslında kısa ve kolay okunan bir kitapmış.

Kitap bir hayli eski. Aslen çocuk hekimi olan ama sonradan psikanalize yönelen Winnicott’un, 1955 yılından itibaren, ebeveynlik üzerine yaptığı radyo konuşmalarından ve bu konuda yazdığı makalelerden derlenerek hazırlanmış. Bunca yılın ardından değişen ebeveynlik tanımlamaları üzerine çok demode kaçacağını düşünerek başlamış olsam da, esas olarak içgüdüleri dinleme yönünde bir eğilimi olduğundan, zamanlar ötesi olarak değerlendirilebilir.

Yazar esasen, bir radyo programında sağlık açısından bir düşünceyi aşılamanın doğru olmadığı fikrinde. Bunun yerine insanların yaptıkları sıradan şeyleri ele alarak, bunları neden yaptıklarını anlamalarını sağlamanın doğru olacağını düşünüyor.

Şaşırtıcı ama, annelerin evdeki çocuğun idaresiyle ilgili anlattıklarını tekrar tekrar dinlediğinizde hiç kimsenin bu ebeveynlere ne yapacaklarını söyleyemeyeceğine ikna oluruz. Yalnızca benzer koşullarda bizimde aynısını, hatta daha kötüsünü yapabileceğimizi farkederiz. 

Okumaya devam et

Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Basketbol:1, Problem:0

Kitap635Bu kitap, basketbol etrafında dönmekle birlikte, esasen baskıyla, stresle başetme ve kendi kendine koçluk yapmakla ilgili.

Hikaye Tuck adlı çocuğun, anne babasının ayrılması üzerine şehir değiştirmek zorunda kalmasıyla, hem babasından ayrı kalmak, hem de çok sevdiği basketbol oynamaktan mahrum olması ve tüm bunlarla baş etmeye çalışmasının hikayesi. Ancak yeni şehir, ona çok da iyi davranmıyor ve antrenman yapacak ortam bulamıyor.

Her bölümün sonunda tahlile gidilmiş kitapta. İlk bölümde stresten bahsedilmiş. Stres nedir, nasıl anlaşılır, baş etmek için ne yapmak gerekir?

Ancak zihninin ve vücudunun sinyallerini anlamaya çalışarak stresini azaltabilirsin. Kendini dinle. Dikkat et. İçinde ve etrafında olup bitenlere konsantre ol. Biraz dur ve ne kadar çok çabaladığını fark et. Kendini takdir et. Kendine karşı anlayışlı ve sabırlı bir dost gibi ol.

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın