Kitap Mührü

muhur3

Yeni bir kitap aldığımda ilk yaptığım şey, hemen ilk sayfasına adımı yazmaktır. Artık o kitabın benim olduğu tescillenmiş olur böylece 🙂 Şimdi, ben onu daha da güzelleştirecek bir seçenek buldum. Birkaç kişiye de hediye olarak yaptırdım ve herkesin çok hoşuna gitti. Bende mühür hediye etmeyi çok sevdim. Kendimi de unutmadım tabi. Ve tabi ki Yağız’ı da 🙂 Okumaya devam et

Kenar | Posted on by | Tagged , , , | Yorum bırakın

Duygular Nedir?

kitap562Duygular hakkında konuşmak her zaman zordur. Son zamanlarda Yağız’la bunu yapmaya çalışıyoruz. Güya onun duyguları hakkında konuşmasını sağlamaya çalışırken, aslında bunun benim için de zor olduğunu fark ediyorum. Duyguları adlandıramadıktan sonra anlamak, farkında olmak  imkansız. Yağız’ı büyütürken kendimi de tanımaya çalışıyorum bir anlamda.

Bu seri sayesinde daha kolay oluyor anlamlandırmak. Konu başlıklarına gelirsek; sevginin kanıtı, kıskançlık, çatışma, aşk, dostluk ve utangaçlık.

Annenin ve babanın seni sevdiklerini nasıl anlıyorsun? sorusuyla başlıyor kitap.

Beni öpmelerinden…

Evet, ama…

Öpüşen insanlar birbirlerini seviyor mu demektir?

Seni seven her insan sürekli seni öpüyor mu?

Peki ya sen, seni öpen herkesi seviyor musun?

Karnımı doyurmalarından ve hasta olduğumda beni doktora götürmelerinden.

Evet, ama…

Annen ve baban bunları yapmak zorunda mı?

Anneler ve babalar her zaman çocuklarını doyuracak imkanlara sahip midir?

Ya çocuklarını doyurma imkanı olmayanlar? Onlar çocuklarını sevmiyorlar mı?

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , , | 3 Yorum

Özgürlük Nedir?

kitap559Filozof Çocuk serisinin bizdeki bir diğer kitabı da “Özgürlük Nedir?”

Aslında hep bildiğimizi düşündüğümüz, ama bir çocuğa nasıl açıklayacağımızı bilemediğimiz kavramlar bunlar. Hiç üzerine düşünmemişiz sadece kabullenmişiz, cümle içinde kullanmışız ama gerçekten ne demek olduğunu sorgulamamışız pek çok şeyi.

Yağız’la birlikte bende öğreniyorum soru sormayı, sorgulamayı.

Gelelim bu kitabın konu başlıklarına.  İstekler, Başkaları, Büyümek, Mahkum, Haklar ve Yararlılık.

İlk sorusu ise şöyle :

İstediğin her şeyi yapabilir misin?

Soruların her birine birden fazla evet ve hayırlı cevaplar verilmiş. Ben sadece birer örnek vermekle yetineceğim:  Okumaya devam et

Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , , , | 3 Yorum

İyi ve Kötü Nedir?

kitap556Felsefe, bizim çok da hayatımızda olmayan, ne olduğu üzerine pek de düşünmediğimiz bir alan. Lise de gördüğümüz, üzerinde fazlaca durmadığımız bir ders. Oysa ki felsefe hayatın kendisi. Doğru sorular sormak, cevabı olmasa da üzerinde düşünmek, sorgulamak benim biraz geç keşfettiğim bir alan. Çocukluğun temelinde yer alan sorgulama güdüsünü beslemek için, bu kitaplar tam bir rehber.

Bu kitabın konu başlıkları, Yasa, Nezaket, İtaat, Konuşma, Özgürlük ve Cömertlik.

Kitabın ilk sorusu şöyle:

Aç kalmamak için çalmaya hakkın var mı?

Hayır, çünkü çalmak kötü bir şeydir.

Evet ama…

Çalmanın kötü bir şey olduğunu kim söyledi?

İyi ve kötü hakkında farklı fikirlerimiz olamaz mı?

Neden kötü bir şey yapmayasın?

Hayat hep iyi şeyler yapmamıza mı izin verir?

Eğer benim yemeğim başkalarının yemeğinden azsa, evet.

Evet ama…

Sana yatacak kadar yemeğin varsa daha fazlasını neden istiyorsun?

Hepimiz aynı şeylere sahip olabilir miyiz?

Neden dünyadaki herkes aynı şeylere sahip olmak zorunda olsun?

Okumaya devam et

Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , , , , | 3 Yorum

Asla Neden Diye Sorma

kitap553Bu kitabı anlatmak biraz zor. Anlamak da öyle. Aslında belki de kitabı inceleyen herkes bir başka şey anlayacak bu kitaptan. En azından bizim evde öyle oldu 🙂

Benim hissettiğimse kitapta bir karanlık olduğu. Okurken içimi ürperttiği. İçinde bir gizem varmış hissi uyandırdığı.

Kitap yazısız kitap gibi neredeyse. Her sayfada bir cümle var ama asıl etkileyici olan şey resimleri.

Bu yaz şunları öğrendim:

diye başlayarak, her sayfada bir cümle ile öğrenilen şey ifade edilmiş. Kelimelerin resimlerle çok da ilgisi yok gibi.

Sakın çamaşır ipinde kırmızı çorap bırakayım deme.

cümlesinin karşısındaki resim, koskocaman kırmızı bir tavşan ve ondan korkarak kıyıya büzüşmüş iki küçük çocuk. Bu arada çamaşır ipinde kırmızı bir çorap teki ve çocuklara gözünü dikmiş bir karga var. Diğer resimlerde bu iki çocuğu gösteren çizimler. Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , | 2 Yorum

Babamı İki Japon Balığı İle Değiş Tokuş Ettiğim Gün

kitap540Bu kitap beni çizimleriyle kendine çekti. İsmi de dikkatimi çekmedi değil 🙂 Yağız’a gelince anlam veremedi yazılanlara. İnsan niye değiştirmek istesin ki en değerlisini 🙂

Kitap, evde gazete okumaktan başka bir şeyle ilgilenmeyen bir babanın, çeşitli nesnelerle değiştirilmesini içeriyor. Ha varlığı ha yokluğu misali 🙂

Bir annenin, oğlunu ve ondan küçük olan kızını evde babalarıyla bırakıp alışverişe gitmesiyle başlıyor kitap. O sırada eve gelen arkadaşı Nathan’ın elinde iki japon balığı vardır ve isterse değiş tokuş edebileceğini söyler. Ancak değişim için önerdiği hiçbir şeyi kabul etmez Nathan. Sonunda ona babasını teklif eder. Çok memnun olmasa da kabul eder arkadaşı ve babasını alıp gider. Anne eve döndüğünde babayı sorar ama o sürekli oyalamaya çalışır. Bu arada söylemesin diye kardeşini de bağlamıştır. Sonunda anne, kız kardeşi bulur ve olanları öğrenir. Çok sinirlenen anne (sinirlendiği ona genç adam demesinden bellidir) hemen fanusu ellerine tutuşturur ve çocukları babalarını geri almaları için gönderir. Ancak babaları artık Nathan’da değildir. Okumaya devam et

Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , , , , , | Yorum bırakın

Darwin ile Yolculuk

kitap547Bilim Çocuk dergisinde yer alan Bilim İnsanı Öyküleri’ni çok sever Yağız. Bu kitap da o öykülerin genişletilmiş hali gibi. Darwin’in ilk yıllarından başlayarak, sıkmadan anlatıyor bilim serüvenini.

Kitap Darwin’in kendi ağzından yazılmış. 1809 yılında doğduğunu, 8 yaşında iken annesini kaybettiğini, sürekli sıçan kovaladığı için babası tarafından azarlandığını söyleyerek başlıyor. Dedesi Erasmus Darwin’in de hem doktor, hem doğa bilimci hemde evrim hakkında yazılar yazan bir şair olduğundan bahsediyor.

Babası tarafından Edinburgh Üniversitesi’ne doktor olmak üzere gönderilen Darwin, açık ameliyatları izlemeye dayanamaz ve doktor olmaktan vazgeçer. Kitabın bu sahnesi bol kanlı olduğu için çocuklarında rahatsız olması muhtemel. Darwin burada ileride sıkça kullanacağı tahnit (mumyalama) sanatını öğrenir. Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , , | Yorum bırakın