Duygu Oyunları

oyuncak95-001

Biz duygusal bir toplumuz. Ancak genelde, duyguları sadece yaşar, konuşmaz, anlatmaz, anlamaya çalışmayız. Ben bu yaşımda hala duygularımı ifade etmek, onları anlamlandırmak konusunda sıkıntı yaşıyorum. Yağız böyle olmasın, biz birlikte böyle olmayalım derdiyle çabalıyorum kendi çapımda. Bu arayış beni bu oyunlara götürdü. Her ne kadar fazlaca oynama fırsatı bulamasak da, oynaması keyifli. En azından birlikte zaman geçirme fırsatı yaratıyor bize. Pek çoğu çanta boyutunda olduğundan, uzun yolculuklarda arabada oynamak için idealler. Biz en çok sahilde oynadık bu oyunları 🙂

Psikologlar tarafından hazırlanmış olan bu oyunlar hem terapide hem de evde kullanılabilecek yapıdalar. Macera Ormanı ve Tam Zamanında oyunları, oyunların  yaratıcıları Uzm. Dr. Özlem SÜRÜCÜ ve Prof. Dr. Ferhunde ÖKTEM tarafından, tüm hakları Dikkat Eksikliği Hiperaktivite ve Öğrenme Güçlüğü Derneğine bırakılmış. Oyunları oradan temin etmek mümkün. Diğer oyunlar ise Uzman Psikolog Ayben Ertem tarafından hazırlanmış ve kendi sitesi olan Ayben ile Terapötik Etkinlikler‘de satılmakta.

oyuncak861- Macera Ormanı: Bu oyun çocuğun duygularını tanımlaması, harekete geçmeden önce durup düşünmesi, komutlara uyması ve sakinleşme becerileri kazanması için tasarlanmış. 2-6 kişiyle oynanabilen bu oyunun, bir oyun kartonu, 6 hayvan figürü, pullar ve kartlardan oluşuyor. Oyunda Duygular Vadisi, Bataklık (Ayağın Kaydı), Çıkmaz Yol,
Söyleneni Yap Yolu, Dur, Sıkıntı Ormanı, Gevşeme Yolu, Düşünme Tepesi ve Karmaşa Mağarası (Kafan Karıştı) bölümleri bulunuyor. Örneğin zarı atan oyuncu Duygular Vadisine gelince bu bölümden bir kart çeker.

“Odan karmakarışık ve “düzeltmek uzun zaman alacak” diye düşünüyorsun.”

Bu kartı çeken oyuncu bu durumdaki duygusunun ne olacağını söyler. Dur kartı çekmesi gerektiğinde, yanındaki oyuncu dur diyene kadar kartta belirtileni yapması gerekir:

“Odanın çevresinde parmak uçlarına basarak dolaşın.”

Gevşeme yoluna geldiğinde, talimatları yapması gerekir:

“Komik bir şey yap ya da söyle”, “3 kere derin nefes al” gibi.

Düşünme Tepesi’nin sorularından bir örnekte şu şekilde:

“Eğer biri seni incitmeye çalışırsa buna karşı neler yapabilirsin?”

Oyunda bir de tuzaklar var.

Çıkmaz Yol: Oyuncu o gün yaşadığı bir duygu hakkında konuşur.

Bataklık: Oyuncu kendini iyi hissetmediği bir konu ya da durumu anlatır. Sonra da kendisini daha iyi hissedebilmesi için neler yapabileceğini söyler.

Sıkıntı Ormanı: Oyuncu geçen hafta içinde strese girdiği, sıkıntı hissettiği bir anı anlatır.

Karmaşa Mağarası : Oyuncu kafasının karıştığı, şaşkınlık duyduğu bir anını anlatır. Bu durumu değiştirmesine yardımcı olacak bir şeyi düşünür.

Yağız bu oyunu çok sevdi. Her ne kadar tüm sorulara uygun cevapları veremese de çabaladı. Özellikle birkaç kişi ile oynamak ona daha keyifli geldi. 6-12 yaş olarak belirtilmiş yaş grubu.

oyuncak87

2. Tam Zamanında: Zamanı doğru kullanma üzerine bir oyun olan Tam Zamanında, Ne Önerirsin, Bil Bakalım, Tam Zamanında, Zamanında Yaptın ve Zamanında Yapamadın bölümlerinden oluşuyor. 2-4 kişi ile oynanabilen oyunun bölümlerinden örnekler vereyim.

Ne Önerirsin? bölümünde çocukların sık karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin kartlar yer alıyor:

“Arkadaşın derste konuşmadan duramadığını söylüyor. Ne önerirsin?”

Bil Bakalım kartlarında ise, görsel bellek, dikkat ve zaman kavramına duyarlılık içeren sorular var:

“Hangi yıldayız? Bil bakalım.”

Tam Zamanında da, çocuklara zamanı iyi kullanma ve programa bağlı kalma konusunda bilinçlendirmeye yönelik sorular yer alıyor:

“Ödev yapmaya uygun ve belirli bir zamanda başlamak önemlidir. Neden?”

Ayrıca Zamanında Yaptım bölümünde o gün zamanında yaptığı bir işi, Zamanında Yapmadım bölümünde ise o gün zamanında yapamadığı bir şeyi söyleyerek, bu işi zamanında yapabilmesi için bir plan yapması beklenir.

Yağız’ın zaman kullanımıyla ilgili sıkıntıları olduğundan belki, bu oyunu çok sevmedi. Ancak düzenli oynandığında etkili olabileceğini düşünüyorum. Bu oyunda 6-12 yaş aralığı olarak belirlenmiş.

oyuncak893. Bekle ve Sabret: Bu oyun, sabretmeyi ve beklemeyi bilmeyen çocuklar için tasarlanmış. Yani tam günümüz çocukları için. Herşeyi çabuk elde etmeleri ve dijital dünyanın hızına alışmış çocuklar için, beklemek, sıkılmak gerçekten zor. Sadece bir oyunla bu sorunu çözmek mümkün olmasa da, en azından bir yol gösterici olduğu muhakkak. Piyon, zar, zaman ölçer ve pullarla oynanan bu oyunun üç farklı kart grubu mevcut.

Sabretme Konuları: Bir şeyde çok iyi olmadığın için hayal kırıklığına uğradığın oldu mu? Ne yaptın? Anlat!

Sabrını Test Et: 1 dakika boyunca yavaşça nefes al! Nefesini tutma, yalnızca yavaşça nefes al! Yavaşça nefes ver!

Kazandın!: Ailecek bir restoranta gittiniz ve sen çok açsın. Çok kalabalık ve servis biraz yavaş. Yemeklerinizi söyleyeli onbeş dakika oldu ve sen dayanamayacağını hissediyorsun. Sabırsızlanıp sinirlenmek yerine beklerken hep beraber kelime bulma oyunu oynadınız.

Başa gelebilecek çeşitli durumlar için, önceden düşünülüp konuşulmuş olması, farkındalık yaratması için güzel bir oyun. Ama Yağız özellikle Sabrını Test Et sorularında çok sıkıldı. Boş boş bir dakika beklemek ona işkence gibi 🙂 Aslında bu da, tam bu oyuna ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Terapötik oyunlar grubundan olan bu oyun 3+ olarak gruplanmış ama 3 yaşındaki çocuk bu sabrı gösterir mi bilemedim 🙂

oyuncak884. Duygu Kartları: 63 tane duygu durumu içeren karttan oluşan bu set, çocuklara duyguları anlatmak için çeşitli oyun seçenekleri içeriyor. Mesela “sence bu köpek kendini nasıl hissediyor?”, “sence neden böyle hissediyor olabilir?”, “sen böyle hissettiğinde ne yaparsın?”, “seni üzen bir şey söyle” gibi yönlendirmeli sorularla, duygular hakkında farkındalık yaratma sağlanır. Ancak kartların hepsi çok kolay anlaşılabilir değil. Birbirine yakın duyguları ayırmak zor. Mutsuz, yıkılmış, perişan olmuş duygularını ayırmak benim için bile çok kolay değil. Ancak her durumda, duygular hakkında konuşabilme imkanı sağladığından seviyorum bu kartları. Terapötik oyunlardan olan duygu kartları 2+ olarak belirlenmiş. Ancak o yaşta sadece temel duygular verilebilir sanırım. Tüm kartların kullanılması için 8+ denilebilir.

oyuncak915. Az Lakırtı Bol İletişim: Her an birlikte olduğumuz aile üyelerini hatta kendimizi acaba ne kadar tanıyoruz? Bu oyun hem kendimizi hem de aile üyelerini tanımak, daha iyi anlamak için güzel ve de eğlenceli bir oyun. Yenmek ya da yenilmek yok. Bir kart çekiyor ve üzerindeki soruyu cevaplıyorsunuz. Israr yok. Cevaplamak istemezseniz kartı değiştirebilirsiniz. Yolculukta oynamak için de ideal bir oyun. Bir kaç soru örneği yazayım:

Şuan yanında oturan kişiden ne duymak istersin onu söyle!

Gözlerini kapat ve derin bir nefes al!

Geniş ailen de dahil kimin özellikleri sende olsun isterdin?

Aileni bir cümleyle tanımlasan ne söylersin?

Kızgın olduğunda bedeninde neler oluyor?

İhtiyacın olan herhangi bir şeyi sesli söyle!

Oyun bu şekilde 110 karttan oluşuyor. Terapotik oyunlar serisinden olan bu oyun 6+ olarak belirtilmiş. Biz birkaç kez oynama fırsatı bulduk ailecek ve çok güldük.

Ha unutmadan oyunun en önemli kuralı, konuşan kişiye kötü, iyi, yanlış gibi müdahalelerde bulunmadan dikkatlice dinlemek, tabi başarabilirsek 🙂

oyuncak906. Bu Senin Seçimin: Hepimiz çocukların yaptıklarının sonuçlarını almaları gerektiğine inanırız. Ama her zaman bunu sakinlikle söylemeyi beceremeyiz. Bu ise çocuğumuzla karşı karşıya gelmemize neden olur. Bu oyunda olaylar ve sonuçlarını içeren 70 kart bulunmakta. Çocukların bunları eşleştirmesini isteyerek, olay ve sonucu kendi bulması sağlanabilir ve durum oyunlaştırılarak öğretilebilir. Bir de bir olayın birden fazla sonucu olduğu gösterilebilir. Birkaç kart örneği vereyim:

Arkadaşıyla oyuncağı için kavga etti- Arkadaşı onunla konuşmadı

Çamaşır sepetine kirlileri koyması- Temiz çamaşır bulamadı.

Yemek masasına gelmedi- Aç kaldı.

Bisikletini tehlikeli kullandı- Kolunu incitti.

Terapotik oyunlar serisinden olan bu oyun 3+ olarak belirtilmiş. Çizimleri sayesinde okuma bilmeyen çocukların da rahatlıkla oynayabileceği şekilde hazırlanmış. Çantada taşımaya ve her yerde oynamaya müsait.

oyuncak947. Çiz Bul Anlat: Bu oyun 5 farklı şekilde oynanabilecek şekilde tasarlanmış. Basit çizimlerden karmaşıklara 112 kart içeriyor.

Kopyalama ve isimlendirme: Çocuklardan daha basit olanları kopyalaması istenir ve sonra da bu çizimin ne olduğu hakkında konuşulur.

Tahmin etme: Çocuklardan biri bir kart çeker. Diğerleri sorular sorarak ne olduğunu anlamaya çalışır. Ya da resmin her seferinde bir parçasını çizerek diğerlerinin anlamaları beklenir.

Anlatma: Kartların arasında 10 adet konulu resim mevcut. Çocuğun bu resimler hakkında konuşması istenir. Merak edilen resimde gördüklerini tek tek isimlendirerek mi yoksa hikayeleştirerek mi anlattığıdır.

Hafıza oyunu: 10 adet konulu resmin 1 tanesi 30 saniye gösterilip kapatılır ve resim hakkında sorular sorulur. Örneğin resimde kaç kişi var gibi.

Eşleyerek hikaye oluşturma: Birbiriyle ilişkili olan kartları bulması istenir ve ne bakımdan benzedikleri konuşulur. Bunlara başka kartlarda eklenerek hikayeleştirmesi istenir.

Bu kartlar da Terapotik oyunlar serisinden ve 3+ olarak belirtilmiş. Çanta da taşımaya ve arabada, sahilde oynamaya elverişli.

oyuncak928. Hikayeni Sen Oluştur: Her renkten 40 ar tane olmak üzere toplam 160 karttan oluşan bu set, bir nevi hikaye zarları niteliğinde. Her renk bir kart grubunu oluşturuyor.

Sarı kartlar: Hikaye kurgu kartları

Mavi kartlar: Yer, zaman, durum kartları

Yeşil kartlar: İnsan, hayvan, doğa kartları

Eflatun kartlar: Sıfat, eylem ve duygu kartları.

Her oyuncu biri sarı olmak üzere en az üç farklı renk kart çeker. Üçüne bakıp isterse dördüncü renkten de seçip hikayesini oluşturabilir. Hikayeyi oluşturunca 1 pul kazanır. Eğer anlattığı hikayeyi çizebilirse 2 pul kazanır. Bir kaç kart örneği vereyim:

Sarı: Hikayende herşeye “hayır” diyen biri olsun

Mavi: Park

Yeşil: Ayak sesleri

Eflatun: Sihir

Terapötik oyunlar serisinden olan bu oyun 6+ olarak belirtilmiş. Biz bu sene yolculukta bol bol oynadık. Zaten Yağız’la küçüklüğünden beri en çok oynadığımız oyun hikaye oluşturmadır sanırım. Daha küçükken 3 kelime verir hikaye oluştururduk ya da hikayeye birimiz başlar diğeri devam ederdi. Sonrasında Hikaye Zarları favorimiz oldu. O yüzden bunu da severek oynadık.

Bu oyunların hepsi de çok güzel oyunlar. Ama yeterince zaman bulmak zor oluyor bizim için. O yüzden gerektiği kadar oynayamıyor ve sonuç olarak yeterince faydalanamıyoruz. Bir sistematiğe oturtmak lazım sanırım. Her hafta bir oyunu seçip, tüm hafta fırsat buldukça o oyunu mu oynasak ne yapsak 🙂

Bu oyunlardan Blogcu Anne sayesinde haberim olmuştu. Onun tanıtımına göz atmak için TIK TIK

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı oyun, Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s