Korkuluğun Kalbi

Kitap236Bu kitabı, bloğumu takip eden ve oğullarımızın kitap ve oyuncak seçimleri birbirine benzeyen Burçin’in tavsiyesi üzerine aldım.

Öncelikle kitap tasarımını çok beğendim. Kalın cildi, karton sayfaları ve kurdelasıyla,  hediye etmeye çok uygun bir kitap. Karton oluşu sayesinde ise çok daha küçük çocukların da rahatlıkla sayfalarını çevirebileceği cinsten.

İlk kez bundan 20 yıl önce Avusturya’da basılan kitap, yazarı Türk olmasına rağmen, bundan 5 yıl sonra ancak çevrilebilmiş Türkçeye.

Hava çok soğuktu. O kalın ceketi olmasa, belkide soğuktan donabilirdi korkuluk. Üstelik de kar, sabahtan beri durmadan yağıyordu. O uzun kar tarlaları arasında korkuluktan başka kimsecikler yoktu.

diye başlıyor kitap. Oysa o kış, karların arasında kalmış biri daha vardı. Yavru Sığırcık. Karlar arasında uçmaya çalışıyor ama bir türlü beceremiyordu. Korkuluktan biraz da çekinen Sığırcık, korka korka koluna konduğunda, korkuluk ona merhaba deyince epey şaşırmıştı. Karı merak ettiğinden kaldığını, sonra göç etmek istediğini ancak başaramadığını anlattı korkuluğa. Korkuluksa kışı beraber geçirebileceklerini, iç cebinde ona yetecek kadar yem bulunduğunu söyledi. Korkuluğun cebine giren Sığırcık hemen uyuyunca, kalbinin üzerinde ilk kez bir sıcaklık hissetti korkuluk. Sanki kalbi varmış gibiydi.

Kitap237Bir gece, Sığırcığın kokusunu alan kurtların saldırısını, korkuluğun cebinde atlatan Sığırcık, başka birgün karganın kaptığı korkuluğun şapkasını zorluklarla bulup getirdi, yerleştirdi yerine. Böylece bütün kışı birbirlerine yoldaş olarak geçirdiler.

Göçmen kuşlar dönmeye başladığında, ikisini de garip bir hüzün kapladı. Sığırcık artık annesinin yolunu gözlemeye başlamıştı.

Bir sabah çiftçi amca çıkageldi. Korkuluğun üzerindeki tozları silkelerken Sığırcık hala cebindeydi. Çiftçi amca bunu anlasa da, Sığırcığı korkutmamak için ses etmedi. O sırada gökyüzünde sığırcıkların sesi duyulunca, yavru Sığırcık hızla gökyüzüne doğru uçtu. Çiftçi amca ise korkuluğa:

“Anladın mı şimdi sevgili korkuluk, yazın giderken neden ceplerine buğday taneleri koyduğumu?” dedi gülerek…

Çiftçi uzaklaşınca, Sığırcık iki sap kır çiçeğiyle geldi ve onları korkuluğun mendil cebine yerleştirdi. Korkuluğun gözleri doldu ve ardından:

“Güle güle kalbim” diyebildi…

Kitap238Çizimleri de çok sevimli olan bu kitabın sıcacık bir öyküsü var. Dostluk ve sevgi üzerine…

Yağız’a gelince, bu kitabı birkaç kez okuduk ancak, o şuan daha heyecanlı hikayeler peşinde. Bu biraz naif geldi ona 🙂 Daha küçük yaştaki çocukların ilgisini daha fazla çekecektir sanırım.

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

11 Responses to Korkuluğun Kalbi

  1. Melek dedi ki:

    Kitap çok güzele benziyor. Sayenizde bu güzel kitaptan haberim oldu. Bende oğlum için almak istiyorum ama internette bulamadım. Tükenmiş gözüküyor. Acaba nereden aldınız? Yakın zamanda mı aldınız?

  2. Geri bildirim: Mantova’nın Cüceleri | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: Bulutunu Arayan Su Damlası | Oğlumu Büyütürken

  4. Hümeyra Çil dedi ki:

    bu kitabı bende arıyorum ama hiç bir internet sitesinde bulamadım okul öncesi öğrettmenliği okuyorum ve kitabın resimlerinden slayt yapmam lazım rica etsem sizde varsa resimlerini çekermisniz 😦

  5. Geri bildirim: Rüzgarın Üzerindeki Şehir | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s