29 Ay…

Bu aya korkularla başlamıştık. Ayrı geçireceğimiz zamana nasıl bir başlangıç yapacağımızı merak ediyorduk doğrusu. Ancak, Yağız bizi şaşırtarak, mükemmel bir uyum gösterdi. Böylece biz de korkularımızı geride bırakmayı başarabildik.

Artık eskisi kadar birlikte vakit geçiremediğimizden, onu yeterince izleyebileceğim konusunda kuşkuluyum. Günün büyük bir kısmında ayrı olduğumuz için yaptıklarını sadece anlatılanlardan biliyorum.  Ama duyduğum kadarıyla çok eğleniyormuş bensiz 🙂 Bize yeterince hayvanlar üzerine eğitim verdikten sonra, şimdi de anneannesini kendine kurban seçmiş durumda. Akşam ayrılırken “yarın gene kitap okuruz” diye hain hain gülümsüyor anneme 🙂 Sabahları da “ben geldim, şimdi oyun oynucaaaazz” diyor, Freddy’nin kabusu gibi 🙂 Ben de oğlumu, annemin sevgi dolu kollarına emanet etmenin huzurunu yaşıyorum. Annem, iyi ki varsın…

Bu ay ailemize iki yeni bebek katıldı. Kuzenimin kızı Öykü ve ağabeyimin kızı Çağıl. İki yeni can, iki yeni umut. İyi ki doğdular. Şuan, Yağız’la aralarındaki fark çok görünse de, büyüdüklerinde iyi dostlar olurlar umarım.

Konuşma konusunda sanırım kitaplar bizden daha etkili Yağız’ın üzerinde. Biz, “yapıcam, gidicem” diye konuşurken, o “yapacayım, gideceyim” diyor. Bazen de hiç ondan bekleyemeyeceğimiz kelimeler kuruyor. İngilizce kelime hazinesi de giderek artıyor. “r” harfini henüz tam söyleyememesi, ingilizce kelimeleri telaffuz ederken ona avantaj sağlıyor ve çok doğru sesler çıkarabiliyor. Bu ilgisini nasıl sıcak tutar ve geliştirmesine yardımcı olabilirim diye düşünüyorum henüz.

Oyuncak ebatları küçüldü son zamanlarda Yağız’ın. Arabaların, hayvanların küçükleriyle oynamayı tercih ediyor. Son günlerde keşfettiğimiz küçük hayvanlar serisi ise bu ay en çok oynadığı şey oldu. Akşam “hayvanlarım beni özlemiştir” diye giriyor eve, sabahsa “güle güle hayvanlarım” diye vedalaşıyor onlarla. Koleksiyonu giderek çeşitlenirken, o kadar hayvanın ismini nasıl aklında tuttuğuna şaşırıyoruz bizde.

Bu ay ilk kez şehirlerarası otobüse ve ardından metroya bindi oğlum. Tübitak’ın Yeraltında kitabından sonra çok merak ediyordu metroyu. İkisini de çok sevdi, çok eğlendi. Hatta arabamızın arıza yaptığı bir gün bindiğimiz taksi de bulunan, peluş kaplanla öyle bir muhabbete koyuldu ki, bir daha bineceği zamanı heyecanla bekliyor 🙂 Sanırım arabasız hayat Yağız’ı çok eğlendiriyor.

Bir insanın büyüdüğüne tanık olmak gerçekten büyüleyici bir durum. Yağız’ın gözlerimizin önündeki değişimi inanılmaz. Hala o bebek kokusunu duysam da, bebeklikten çıktı oğlum. Yüz hatları oturdu, vücudu şekillendi. Artık onun çocukluk serüveni başladı. Kah elimizden tutarak, kah bizi arkada bırakarak geçirecek bu zamanı da. Hatırlayamayacağı bebeklik zamanlarından sonra, umarım çocukluğundan güzel hatıralar verebiliriz ona. Dilerim, onu sahiplenmeden, sadece yanında olarak hayata hazırlamayı başarabiliriz. Biliyorum, bu sözcüklere döküldüğü kadar kolay olmayacak. Ama zorluklar değil midir hayatı değerli kılan? Ve hayat denen, zorlu bir yolculuktan başka nedir ki zaten…

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Ay Ay Gelişim, bebek gelişimi, Uncategorized içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

11 Responses to 29 Ay…

  1. Belli ki, mutlu bir çocuk Yağız… Hep sürsün mutluluğu.

  2. nil dedi ki:

    29 ay…Ne güzel,ben de sayardım ayları. zaman geçtikçe, aylarla konuşmamaya başladım,hep derlerdi, zaman çabuk geçiyor,uzun süre bir an evvel büyüsün,konuşsun isteğindeydim, ne kadar yanlışmış şimdi anlıyorum. O bebek kokusu hiç gitmeyecek, gerçek olan bazen ayakları bile koksa da 🙂 anneye kokmuyor işte:) hep bebek kokuyor. Kreşte,kurum sahibi, “bağımlı değil, bağlı olsun” buna garet edip yetiştirmeli demişti, ne güzel dilemişsiniz,onu sahiplenmeden sadece yanında olmayı, umarım siz de, ben de başarabiliriz,harbiden o küçücük görünen ama herşeyi değiştirebilen çizginin doğru tarafında oluruz.

    • yagizlahayat dedi ki:

      Her geçen ayda hem seviniyoruz, hem de “tüh bir ay daha büyüdü” diye üzülüyoruz. Bir bakacağız elimizden uçup gitmişler. Her anlarının tadını çıkarmak, hiç keşke bırakmamak gayretimiz.

  3. Geri bildirim: 30 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  4. Geri bildirim: 31 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  5. Geri bildirim: 32 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  6. Geri bildirim: 33 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  7. Geri bildirim: 34 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  8. Sinem Kayacan dedi ki:

    Çok tatlı bir çocuk, Allah yüzünden gülücükleri eksik etmesin 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s