30 Ay…

Bu ay, mevsimin gereği karlı ve buzlu geçti. Oturduğumuz sokakta ki yokuştan arabayı nasıl indireceğimizin telaşıyla, karın yağışına sevinemiyorum yıllardır. Buzda kaymadan, düşmeden işe gidebilecek miyiz diye endişeleniyorum. Biz böyle düşünürken, Yağız kaya kaya indiğine ya da karları ezdiğine sevinerek yürümeye çalışıyor yanımızda. Çocuk olmak böyle birşey  sanırım. Bense içindeki çocuğu büyütemeyenlerden olmadığımdan olsa gerek, karla arama mesafe koymuşum. Kim bilir belki içimdeki çocuk canlanıverir Yağız’la birlikte birgün…

Oğlum’la yeterince vakit geçiremiyor olmanın sızısı düşüyor içime son günlerde. Bunda onun hareketlerinin de etkisi var tabi. İşten döndüğümde sürekli benimle oynamak istiyor ama benim yapmam gereken şeyler oluyor hep. O zamanda hırçınlaşıyor oğlum. Geçenlerde anneme “annem benimle hiç oynamıyor, hep işim var diyor” demiş. Neden hayatta hep birşeyleri tercih etmek zorunda kalıyoruz ki? Hele ayın ilk günlerinde onu hastayken evden çıkarmak zorunda kalmak ve ilk kez “işe gitme” diye ağlarken bırakmak ağır geldi. Çalışan anne olmak ne demek anladım o zaman. İlk defa ben gelmeden bir köşede sızdığını gördüğümde boğazıma bir yumru düğümlendi. O orada halsiz yatarken, ben yanında olamadığım için suçladım kendimi. Belki gene büyütüyorum yaşadıklarımı ama hissettiklerim bunlar…

Neyse ki şimdi iyi. İştahı yerine geldi. Tabi neşesi de. Bu arada boyu 96 cm. kilosu 13.4 kg. olmuş doktorun söylediğine göre. Kilosu bana çok inandırıcı gelmese de, öyle olduğunu düşünmek güzel 🙂

Kendi kendine arkadaş edinmeye de başladı oğluşum. Lokanta da birlikte akvaryuma bakarken konuşmaya başladıkları çocukla birlikte oyun parkına girmeye karar verdiler. Gerçi kısa bir süre sonra çocuk başkalarıyla oynamaya dalınca “benimle ilgilenmiyooo” diye bozulduysa da sonrasında güzelce oynadılar. Oyun parkından ayrılırken arkadaşına adını sormadığını farkeden Yağız “Senin adın kim” diye seslendi birkaç kez. Çocuk duymayınca daha yüksek sesle bağırdı: “Senin adın kim, seni yaramaz seni” 🙂

İlk kez “ve” bağlacını kullanmaya başladı bu ay Yağız. Açıkçası kullanana kadar kullanmadığını farketmemiştim. Oysa bir bağlaç cümleyi ne kadar da düzenli hale sokuyormuş. Bir sabah heyecanla geldi ve “Annecim her yere kar yağmış. Çatılara, arabalara ve dağlara” dedi. Sanki o bağlaç cümleyi ezberlenmiş halden çıkarıp, Yağız’ın kendi cümlesi yapıverdi 🙂 Bu arada dağlar ve orada yaşayan hayvanlar da ilgisini çekiyor uzun zamandır. Dün sabah arabanın camından gördüğü Kaletepe’yi işarat ederek, “Burada dağ keçisi var mıdır? Burası dağ olduğu için diyorum” tarzında bir cümle kurdu. Sorusunun bir mantığı olduğunu da açıklıyor bizlere bıcırık 🙂

Bir, iki derken, oğlum 2.5 yaşını doldurdu bugün. Öylesine hızlı büyüyor ki tutamıyorum zamanı…

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Ay Ay Gelişim, bebek gelişimi, Uncategorized içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

14 Responses to 30 Ay…

  1. Maide dedi ki:

    Hiç üzülmene gerek yok teyzecim. Sen müthiş bir annesin ve elinden geleni yapıyorsun. Benim için de mükemmel bir teyze oldun hep. Gerisi acımasız hayat şartları. Hem her kötü gördüğümüz, üzüldüğümüz olaylardan güzel sonuçlar çıkmıyor mu? 🙂

  2. Çalışan anne olma kavramını en yoğun olarak sorguladığım zamanlar, oğlumun hasta olduğu günler… Diğer zamanlarda kendimi daha kolay ikna edebiliyorum çalışarak herkese (ve kendime) daha faydalı olduğuma 🙂

  3. Çalışıpta bunu sorgulamayan anne yok sanırım.Benim oğlum da daha küçük ama çocuklar kreşe ya da okula başladıkları zaman bu sıkıntılar bıraz daha azalıyormuş.Tecrübe edenler öyle söylüyor.

    • yagizlahayat dedi ki:

      Hayata bu kadar erken başlamak zorunda kalmalarına üzülüyorum ama aslında onlar bizden daha güçlü sanırım.

    • Özlem, gerçekten öyle… Hele bir de okulunu severse, evde arkanda bırakıp gitmektense arkadaşlarıyla eğleneceğini bilerek işe gelmek daha rahatlatıcı bir durum. Biz sabahları birlikte çıkıyoruz mesela, bilerek eve yakın bir okul seçtik, sohbet ede ede gidiyoruz, ben bırakıyorum okula, o da bir nevi bize özel zaman oluyor.

  4. pelin dedi ki:

    merhaba, benim oğlumun adı da yağız ve 27.07.2009 doğumlu. çalışan anne olunca sık sık düşüyor o sızı içime benimde. hatta bazen çok fazla oluyor üstüne yağızda anne işe gitme dedimi amannn çok fena.. bu 30. ay bana çokkeyifli geçiyor arakaş gibi herşeyi konuşuyoruz bıdı bıdı anlatıyor sürekli. zaman çabuk geçiyor büyüyorlar sanırım.
    sevgiler…

  5. Geri bildirim: 31 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  6. Geri bildirim: 32 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  7. Geri bildirim: 33 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  8. Geri bildirim: 34 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  9. Geri bildirim: 35 Ay… | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s