26 Ay…

Bir önceki yazımda belirttiğim sebepten ötürü, bu ay ki yazım gecikti biraz. Her şeye rağmen hayat devam ediyor. Ve böyle durumlarda, eğer yanınızda bir çocuk varsa hayata daha çabuk bağlanabiliyorsunuz.

Sonbahar artık iyiden iyiye hissettirmeye başladı kendini. Havalar iyice soğumadan olabildiğince sık dışarıda olmaya çalıştık oğlumla. Parktaysak salıncakta sallanmaktan çok keyif aldı. Ama en çok etrafındaki çocukları izlemekten hoşlandı. Piknik alanındaysak da top, saklambaç oynamaktan, çimlerin üzerinde koşmaktan ve böcekleri incelemekten mutlu oldu.

Bu ay Yağız’la pek çok yeni oyunumuz oldu. Mutfağa merak sardı en başta. Benim önlüğümü takarak ahçı olmak, barbunya, fasulye ayıklamak çok hoşuna gitti. Sonra o garson oldu, bana servis yaptı. “Ne alıyşınış” diye sordu ve elindekileri sıraladı. “Çooba, piyav, makayon, mekik, aaayan ….” 🙂 Sonra o oyuncakçı oldu, ben de müşteri. Oğlum için araba sattı bana. Sonra kendisi oldu ve aldığım hediyeye çok sevindi 🙂 Bir de çadır kurduk ona minderlerden. El fenerini ve oyuncaklarını alarak içine girmek çok hoşuna gitti. Bir keresinde ise birlikte girmemizi istedi, kucağıma yattı, şarkı söyle dedi ve bir de baktım uyuyuvermiş. Melek gibiydi. Ne öpmeye ne yerine yatırmaya kıyamadım.

Yeni öğrendiği kelimeleri cümle içinde kullanmak için uygun ortamlar yaratmaya çalışıyor Yağız oğlan. Geçenlerde düşüyormuş gibi yaptı ve “az kalsın düşecektim” dedi. Bir de “falan, filanı” nerede kullanacağını araştırıyor bu günlerde 🙂 Hiç ummadığımız kelimelerle çıkıveriyor karşımıza. Çoğul ekleri ile problemi var ama henüz. Mesela “kutup ayıları” diyeceğine “kutup ayısıları” diyor 🙂 Ses düşmeleri üzerine çalışması lazım biraz 🙂 Bir de “bana ve sana” kelimeleriyle problemimiz var. Israrla “bene ve sene” diyor. Örneğin “bene bir elma verir misin?” ya da “sene hediye getirdim” gibi. Sahi ben, -i eki alınca neden “beni” oluyor da -e eki alınca “bene” yerine “bana” oluyor ki 🙂 (Her durumda evladını haklı çıkarmaya çalışan anne sendromu :-)) Ama böyleyken öyle sevimli oluyor ki, hemen çok düzgün konuşuvermesini istemiyorum.

Herşeyi konuştura konuştura öyle alıştırmışım ki, Yağız eline bir oyuncak alıp geliyor ve anne benimle konuşsun diyor. Sonra başlıyoruz konuşmaya 🙂 Bazende kendi kendine iki oyuncağını konuştururken yakalıyorum. Mesela kamyonla ambulans konuşuyorlar, farklı ses tonlarıyla. Geçenlerde ise yer fıstığı konuşmuş oğlumla 🙂 Dolabı açıp yer fıstığı paketini görünce yanıma geldi ve “Annecim dolapta yerfıstığı varmış. Beni ye dedi, tabağa koy ye dedi” 🙂 Bir kez daha anlıyorum ki çocuklar herşeyi görerek, izleyerek öğreniyorlar. Onları şekillendirmek adına elimizde çok büyük bir güç var. Ama biz yetişkinler her zaman doğru örnekler olmayı başaramayabiliyoruz ne yazık ki.

Kışın yaklaşmasıyla çıkan sebzeleri korkarak denettim oğluma. İlk yıl pancar ve kerevizi çok sevmesine rağmen geçen sene hiçbir şeyi iştahla yememişti. Şimdi ise yeniden pancar ve kerevizi çok severek yedi 🙂 Belki de tat hafızası denen şey gerçekten vardır.

Diş temizliği konusunda problem yaşıyoruz maalesef. Ne gazlı bezle temizlememize izin verdi şimdiye kadar, ne de diş fırçasını ağzına aldı. Diş doktoru ağlatarak da olsa mutlaka fırçalamamız gerektiğini söylese de, ona böyle birşey yapmak içime sinmiyor. Zaten istesem de bu pek mümkün görünmüyor. Onu diş fırçalamaya nasıl alıştıracağımı bulamıyorum ne yazık ki..

Geçen ay ki kadar sık şarkı söylemese de, bu ayda bol bol müzik dinleyip dans etti oğluşum. Bir de sürekli resim yaptı ve yaptırdı. Çocuklarda sanat üzerine okuduğum yazılarda bazı doğru bildiğimiz şeylerin yanlış olduğunu farkettim. Mesela çocuklar için resim yapmak doğru değilmiş. Ama Yağız o kadar ısrarla çizmemizi istiyor ki, karşı koymak pek mümkün olmuyor. Sonra boyama kitapları hiç tavsiye edilmiyormuş. Henüz almamıştık ama almayı düşünüyordum. Çocukların yaptığı şekilleri bir şeye benzetmek, düzeltmek, benzememiş demek yaratıcılıklarını engelliyormuş. Bunun gibi pek çok şey okudum. Bu konuda almayı istediğim ama erken olduğunu düşündüğüm bir kitap vardı. Sanırım onu alma vakti geldi.

Akşam yemeklerinden sonra babasının yanına uzanıp “bana masal anlatıymısın” diyor son günlerde Yağız. Sonra da nasıl masal istediğini söylüyor. Kutup ayılı, otobüslü, ahtapotlu, kurtlu vs. Ardından dayanamayıp masala müdahale ediyor. “Uzaktan bişey parlıyomuşşş” diyor en gizemli sesiyle. Babası da masalın gidişatını ona göre değiştiriyor. Biraz sonra “geyiklerin boynuzu parlıyomuşşş” diye yeniden bir müdahale geliyor 🙂 Şaka maka babasının masal anlatma kabiliyeti epey arttı böylece. Gün içinde de bu masalları bana tekrar ediyor heyecanla.

Böylece bir ay daha büyüdü oğlum. Ağlayarak, gülerek, eğlenerek, öğrenerek….

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Ay Ay Gelişim, bebek gelişimi içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

8 Responses to 26 Ay…

  1. Ayça dedi ki:

    Zaman hızla akıyor benim için. Senin aylık gelişim yazılarını her okuyuşumda yeniden hatırlıyorum. Bu arada dün annem söyledi, nerde duymuşsa artık, çocukların dişlerini balla fırçalamaları çok sağlıklı diye. Hoş şu an diş macunu kullanacak değiliz de öyle bilgi paylaşımı olsun dedim:)

    Maşallah Yağız’a diyor ve gelecek ayki gelişimini merakla bekliyorum.

    • yagizlahayat dedi ki:

      Zaman gerçekten çok hızlı geçiyor. Bende iyi ki yazıyorum diyorum eskileri okurken. Çünkü çoktan unutmuş oluyorum bazı şeyler. Balla fırçalamak iyi fikirmiş. Belki böylece fırçayı ağzına vermeyi başarabiliriz, denemek lazım 🙂

  2. Geri bildirim: 27 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: 28 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  4. Geri bildirim: 28 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  5. Geri bildirim: 29 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  6. Geri bildirim: 30 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  7. Geri bildirim: 31 Ay… | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s