Mamutlu Börek

Uzun zamandır Yağız’la, Bir Dolap Kitap’ta yayınlanan kitaplara birlikte bakıyoruz. Bu yüzden elimizde olmayan kitaplar hakkında da fikri oluyor. Genel hatlarıyla konusunu biliyor ve oyunlarımıza dahil ediyor. Hayali olarak kitapçıya gidip onları alıyoruz ya da kargocu amca getiriyor. Sonra da Yağız çok sevinerek sayfalarını (tabi gene hayali olarak) açıp okuyor. Kitapçıya gittiğimizde ise o kitapları bulup getiriyor. “Anne bak yataktan düşen ayıcık burdaymış” gibi.

Mamutlu Börek’te bu kitaplardan biri. Ancak yaşı 5-8 olarak belirtildiğinden henüz almayı düşünmediklerimden. Yani öyleydi. Ama oğlum o kadar ısrarla istedi ki, tüm oyunlarına alet etti 🙂 Üzerimde psikolojik baskı kurdu anlayacağınız. Eh bizde daha fazla dayanamayıp aldık. Ve hiç olmayan bir şey oldu. Alışveriş merkezindeki kitapçıdan çıkıp bir banka oturduk. Kitabı çıkarıp okumamı istedi ve hiç müdahale etmeden ardarda iki kere okuttu. Normalde elimden almaya çalışması, sayfalarını çevirmek istemesi, alıp kaçması gerekirdi 🙂 Gerek resimler gerek metinler olarak bence tam iki yaşa hitap ediyor. Kitabın üzerindeki 5-8 yaş sınırlamasına aldanıp da mahrum kalmayın derim ben 🙂 Ayrıca aynı gün aldığımız filine de “Mamutlu Börek” adını verdi ki ne kadar sevmiş olduğu tescillendi 🙂

Aslında kitabı açıp da ilk sayfasını okumaya başladığımız da “eyvah, hiç bana uygun bir kitap değilmiş” diye düşündüm. Çünkü ilk sayfadaki mağara adamı Og, mamuta bakarak:

Bir mağara adamının et yemesi gerekir

diyordu 🙂 Mamutsa mağara adamını pek ciddiye almadı.

Beni nasıl yakalayacağını görmek isterdim.

Çok zayıf ve tek başına.

O kadar büyüğüm ki, üstüne otursam dümdüz olur.

Üstelik beni vurmak için mızrağı yok.

Beni yakalamak için tuzağı yok.

Beni koymak için çömleği yok.

Beni pişirmek için ateşi yok.

Asla beni yakalayıp bir böreğin içine koyamayacak.

Burada mağara adamının cesaretine karşın mamutun temkinli yaklaşımı göze çarpıveriyor. Ardından Og tüm eski arkadaşlarını ziyaret ederek, mamutun belirttiği eksiklikleri tamamlıyor. Arkadaşlarının hepsiyle geçen diyalog tekrarı, kitabı  Yağız için çok keyifli hale getiriyor.

Og: Bana bir mızrak yap.

Ug : Neden? Benim bu işten kazancım ne olacak?

Og : Bir dilim mamutlu börek.

Ug : Et yemem gerek.

Yani karşılıksız dostluklar henüz ortaya çıkmamış o devirde 🙂

Tüm eksiklikleri tamamlayan Og, arkadaşları Ug, Bog, Nog, Gog ve Mog ile birlikte mamutu yakalamak üzere yola çıkar. Ancak mamut, sadece gücüne güvenmemiş ve önlemini almıştır. Dağın öte yanından annesi, babası, kardeşi ve 60 öfkeli mamut “GÜM GÜM” sesleriyle beliriverir.  Og ve arkadaşları kaçarken, Yağız’ın aklı, kurduğu tuzağa düşen Gog’ta kalır. Arkadaşlarının tekrar dönüp onu kurtaracaklarını söyleyen annenin ise, mamutu yiyemedikleri için keyfi yerine gelmiştir 🙂

Kitabın çizimleri bir çocuğun elinden çıkmış gibi. Çok sevdiğim suluboyayla yapılmış. Defermasyonlar çok başarılı. Kocaman el ve ayaklar çizimlere karikatür tadı vermiş.  Ayrıca Ug’un mızrak yaparken yanında bulunan bir fincan çay ve pasta ise çok sevimli bir ayrıntı olmuş. Eh bunlar varsa ne gerek var ki mamutlu börek yemeye 🙂

Kitabı bir de Bir Dolap Kitap yazarlarının keyifli anlatımlarıyla okuduktan sonra, kendinizi hemen bir kitapçıya atmaktan nasıl alıkoyacaksınız bilemiyorum 🙂

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

11 Responses to Mamutlu Börek

  1. kadriye dedi ki:

    bu kadar güzel anlatmayı nasıl beceriyorsun? bence kitap yazmayı denemelisin. yağızın kitapları sevmesinin nedeni de sanırım senin harika anlatımın. oğlumun kitapları çok sevmemesini biz iyi örnek değiliz alıştırmayı beceremedik diye düşünürken bugün birden şimşekler çaktı sanırım ben okumasını beceremiyorum:( yani yine suçluyum:)) okuma dersi alabilirmiyim:)) ‘bir dolap kitap ta herkes kitap okumalı mı’ başlıklı yazı teselli olmuştu, ama şimdi tekrar başa döndüm;(

    • yagizlahayat dedi ki:

      Yeniden yorum yazabildiğine sevindim 🙂 Anlatımı mı beğenmene de 🙂 Eminim senin bu gayretlerinle Baturalp’de eninde sonunda sevecektir kitapları. Keşke bir yerde toplanıp kitap okuma saatleri düzenleyebilsek ne iyi olur. İşyerinin kreşine bir el atmamız lazım bizim:-)

  2. Geri bildirim: Karda Ayak İzleri | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: Pırtık Tekir | Oğlumu Büyütürken

  4. Geri bildirim: Bir Kar Masalı | Oğlumu Büyütürken

  5. Geri bildirim: Kim Korkar Kırmızı Başlıklı Kız’dan? | Oğlumu Büyütürken

  6. Geri bildirim: Kirpi ile Kestane & Maymun Kral | Oğlumu Büyütürken

  7. Geri bildirim: Kütüphanedeki Aslan | Oğlumu Büyütürken

  8. Geri bildirim: Çilli & Çikolata | Oğlumu Büyütürken

  9. Geri bildirim: Mağara Bebeği | Oğlumu Büyütürken

  10. Geri bildirim: 3,5 Yaşında Yağız Nelerle Oynar? | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s