Melek Oğlum :-)

Bu fotoğrafın üzerinden ne kadar uzun zaman geçmiş. Meleğim büyümüş, küçük adam olmuş…

Elbette ki tüm iki yaşındaki çocuklar gibi, Yağız’da öfke nöbetleri geçiriyor son günlerde. Kendine ya da bize vurduğu anlar, huysuzlandığı, mızmızlandığı, sabrımızı zorladığı zamanlar oluyor. Ama bu yazının konusu bunlar değil. Ben, istenmeyen davranışları, üzerinde fazla durmadan yaşının gereği olarak görmek, olumlu davranışlarını ise öne çıkartmak gerektiğini düşünüyorum. Yetişkin olarak bizlerde böyle değil miyiz? Olumsuz davranışlarımızdan bahsedildiğinde sinirlenip, aynı şeyleri daha fazla yapma eğiliminde olmuyor muyuz? En azından ben böyleyim.

Arada böyle çılgın zamanları olsa da genel olarak Yağız uyumlu bir çocuk. Onun bizi zorlamadığı için minnettar olduğumuz yönleri var. Bu yazının konusu da işte bu davranışlar.

Çok iştahlı bir çocuk olmamasına rağmen, mama sandalyesine oturmayı hep sevdi Yağız oğlan. Yemek zamanı olmasa da, eğer ben mutfaktaysam oyuncaklarını getirip mama sandalyesine çıkmak istiyor genelde. Kendince orada oynanabilecek oyuncakları var. Küçük hayvanlar, kartlar, boya kalemleri vs.

Oto koltuğunda iken, ilk zamanlar kucağıma gelmek istediği anlar olmuştur. Ama artık orada oturması gerektiğini biliyor ve hiç itiraz etmeden tadını çıkarıyor.

Puseti içinde aynı şey geçerli. Orada oturarak dolaşmak hoşuna gidiyor. Öyle keyifli geziyor ki imreniyoruz 🙂 Uykusu geldiğinde içinde uyuyor.

Onu parka götürüp, artık gitme vaktinin geldiğini söylediğimizde, biraz daha sallanmak istese de, genelde itiraz etmeden bizimle geliyor.

Evde olmaktan hoşlanıyor. Babası giderken arkasından ağlamıyor ve dışarı çıkmak için çabalamıyor.

Daha önce de bahsettiğim gibi, oyuncakçılarda dolaşmak çok keyifli Yağız’la. İstediği oyuncağı gösteriyor. Biraz inceleyip yerine bırakıyor. Hiçbir şey almamızı talep etmediği gibi, aldığımızı görürse de itiraz ediyor 🙂

Kitaplarına isteyerek zarar vermiyor. Bazen açarken eli takılıp yırtıldığı olsa da hemen yapıştırıyoruz. Büyüdükçe bu da azalıyor.

Boya kalemlerini sadece mama sandalyesinde ya da odasındaki masasında kullanması gerektiğini biliyor ve alır almaz oralara gidiyor.

Uyku saatlerine dikkat edildiği sürece, “haydi uyuyalım” dediğimde itirazsız kabul ediyor ve kısa sürede uykuya geçiyor.

Banyo yapmayı çok seviyor. Eğer çok geç kalmamışsak ve uykusu bastırmamışsa, sonunda tekrar giyinmekten hoşlanmasa da keyifle banyosunu yapıyor. Başından su dökülürken de çok sevimli oluyor 🙂

Biraz destekle oyuncaklarını topluyor. Hepsini ait oldukları yerlere koyuyor. Eğer bir oyuncak  ya da kart yanlış yere konmuşsa, “bu karışmış” diye çıkarıyor.

Annecim, babacım, filcim, aslancım” diye konuşuyor sürekli 🙂 Bir kelimesini düzelttiğimizde, örneğin “ver değil verir misin” dediğimizde inat etmeden tekrarlıyor.

Evde Yağız’dan dolayı hiçbir düzenleme yapmadık. Biblolar hala yerlerinde duruyorlar. Ne bir örtü çekmişliği var şimdiye kadar, ne benim bir kitabıma dokunmuşluğu, ne de babasının saatlerini karıştırmışlığı. Onun olmayan ya da dokunmasını istemediğimizi söylediğimiz şeylerden uzak duruyor.

Eh 2 yaşında bir küçük adamdan daha ne bekleyebiliriz ki. Melek oğlum benim…

Maaşallah deyin, nazar değmesin 🙂

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı bebek gelişimi, Yağız özel içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

8 Responses to Melek Oğlum :-)

  1. cadsiz dedi ki:

    maşallah 🙂 biz de evde düzenleme yapmadan durmak imkansız.. heryere eli kolu uzanıyor, şimdi ne afancanlık yapsam diye gözleri parlıyor 🙂

  2. Ayça dedi ki:

    Maşallah maşallah Yağız’a. Rüzgar da Yağız’ın tam tersi desem:) Adrenalin, aksiyon bizim evden eksik olmuyor. Doğduğu günü hatırlıyorum. Dr ilk muayenesine geldiğinde aaa ne kadar hareketli bir bebek böyle demişti. Hep hatırlarım bu cümleyi. Hep kalbim dışarda dolanıyorum peşinde. Tehlike nerede, bizimki orada. Tek tesellim mızmız, sürekli ağlayan, sinirli bir çocuk olmaması.

    Puset mesela, kaldıralı 1 seneyi geçmiştir herhalde. Sadece 1 kere pusetinde uyumuşluğu vardır. Ahh ahh… Ben de içimde kalanlar başlıklı bir yazı yazacağım yakında.

  3. hacew dedi ki:

    maşallah , o kadar olacak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s