Bach-Şatoda Üç Saat

Kitap251Klasik Müzik Masalları, Bay Majör’ün anlatımıyla ve çocuklar aracılığıyla, ünlü müzisyenlerin tanıtıldığı bir seri. Daha önce Mozart ve Vivaldi‘den bahsetmiştim. Şimdi sırada Bach var :-)

Bu sefer ki çocuk kahramanlarımız Bora ve Ela. Bora’nın evine arkadaşı Ela ve annesi gelir. Ela, Bora’ya kocaman bir şato hediye getirmiştir. Bora ise en sevdiği müzikli kitaplardan olan Bach’ın cd sini çalmaktadır. Şatoyla ne yapacaklarını bir süre düşündükten sonra, parlak şekerlerden yiyerek küçülmeye ve şatonun içine girmeye karar verirler. Küçüldüklerinde şatonun içine girerler ve büyük bir kapının önünde durduklarında, içeride org çalan beyaz peruklu birini görürler. Müzik bittiğinde adam çocukların yanına gelir :

“Bakışlarınızdan benim kim olduğumu merak ettiğiniz belli oluyor” dedi. İkisi de başlarını “Evet” anlamında salladı. “O zaman sizi daha fazla merakta bırakmayayım. Benim adım Johann Sebastian Bach.”

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , | 2 Yorum

Hatıra Biriktirmek…

FOTOKİTAP47Yağız’a hazırladığım son fotokitap hakkındaki yazım üzerine, Lukapu’dan Şebnem Hanım, Lukapu Dergi için de bir yazı yazıp yazamayacağımı sordu bana. Bende neden fotokitap hazırladığıma dair bir yazı yazıp gönderdim kendisine. Yayınlanmış. Bende buraya ekleyeyim linkini ve unutmayayım bir gün bir yerlerde yazdığım satırları dedim :-)

http://lukapu.com/lukapu-dergi/yagizla-hayat-hatira-biriktirmek.html

Hatıra Biriktirmek…

2009 yılının Ağustos ayında bir oğlum oldu benim. Uzun zamandır beklediğim… Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız özel içinde yayınlandı | Tagged , , , | Yorum bırakın

Anneler ve Oğulları İçin Bir Fincan Huzur

DSC02477-001Bu kitap, Yağız daha bebekken, bir alışveriş merkezinde hediye olarak verilmişti bana. Yıllar oldu. Ancak okuyabildim.

İçinde anne ve oğullarına yönelik elli hikaye var. İçi ısıtan, gözleri yaşartan cinsten öyküler bunlar. Eskiden de bu kadar sulugöz müydüm hatırlamıyorum. Ama anne olduktan sonra, biraz ağlak oldum sanırım :-)

Bu hikayeler, bir kız çocuğu olarak büyüyen bizler için, erkek çocuğumuz olduğunda, bilmediğimiz bir dünyaya adım atmamız nedeniyle, kendimizi ne kadar yabancı hissettiğimiz konusunda yalnız olmadığımızı gösteriyor. Bir de ilerde bugünleri ne çok özleyeceğimiz hususunda farkındalık yaşamamızı sağlıyor :-)

Tüm hikayelerden bahsetmek zor. Ama birkaçını anlatmak isterim. Okumaya devam et

Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , , | 2 Yorum

Şaşırtıcı Araçlar

Kitap254Yağız’a yengesinin hediyesi olan bu kitap, uzun zamandır kitaplığında. Ancak bir türlü anlatmaya sıra gelmedi. Kısmet bugüneymiş :-)

Ercan Öğretmen ve öğrencileri, çeşitli araçları incelemek için gezintiye çıkarlar. Önce tren istasyonuna giderler ve trene binmeden önce, binecekleri tren hakkında konuşurlar.

Ardından trene biner ve havaalanına giderler. Orada bir jete binerler ve sırada ne olduğunu beklerler heyecanla. İndiklerinde onları bir limuzin beklemektedir. Oradan bir kamyonu ve sonrada itfaiye arabasını incelemeye giderler. Ardından bir traktöre binerek gezilerini sonlandırırlar. Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , , , , , | Yorum bırakın

Büyük Sözcük Fabrikası

Kitap248Bazı kitaplar var ki, bir çocuk bundan ne anlayacak diye düşünmeden edemiyorum. Yağız ilgi gösteriyor mu, gösteriyor. Peki ne anlıyor, bende bilmiyorum. Fazlasıyla derin kitaplar bunlar. Borulardaki Ayı örneğin…

Büyük Sözcük Fabrikası’da öyle bir kitap. İçinde biraz yoksunluk barındırıyor, biraz hüzün ama bir de tertemiz bir sevda. Çocukların masum aşkları elbette çok güzel. Ama bir çocuk kitabında bunun tanımlanması, bu yaşta kız-erkek ilişkilerinin sınırlı bir çizgiye hapsedilmesi ne kadar doğru bilemiyorum. Belki de ben biraz ön yargılıyım ki bu kitabı Yağız’a oldukça zor verdim :-) Neyse ki fazla üstünde durmadı o ilk öpücüğün :-)

Kitap çok güçlü. Çizimler etkileyici. Kullanılan az renk, özellikle kırmızı, kitabı çok dikkat çekici kılıyor. Elinize aldığınız an seviyorsunuz onu. Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , | Yorum bırakın

Fotokitap-5

FOTOKİTAP4

Bloğumu takip edenler bilir, fotokitapları çok severim :-) Doğduğundan beri de her yıl için bir kitap hazırladım oğluma. Beşinci ise pek bir hızlı oldu. Dördüncüyü hazırlayalı fazla bir zaman geçmediğinden, daha birkaç ay uğraşmak istemiyordum ama Lukapu online sisteme geçtiğini ve bir ay içinde kullanmam halinde %45 indirimli alabileceğimi söyleyince fırsatı kaçırmak istemedim.

Henüz demo halinde olduklarından eksikleri var haliyle. Zaten bu yüzden de denememizi istemiş olmalılar. Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız özel içinde yayınlandı | Tagged , , , , | 3 Yorum

Mantova’nın Cüceleri

Kitap245Bir kitabı Yağız’a vermeden önce, o kitaba onu hazırlamanın, kitaba olan ilgisini gözle görülür şekilde artırdığı bir gerçek. Aldığımda okuyup, günlerce masal niyetine anlattım Yağız’a bu kitabı. Bazı noktaları ise merakına bıraktım. Kitabı verdiğimde ise günlerce okuttu. Masal tadında, çok güzel bir hikayesi var Mantova’nın Cüceleri’nin. Ayrıca dili akıcı ve de şiirsel. Başlayınca bırakamıyorsunuz bitmeden.

Gonzaga Hanedanlığı’nın hüküm sürdüğü Mantova Düklük Sarayı’nda, çocuklar yaşasın diye düşünülüp yapılmışa benzeyen tuhaf bir kat varmış. Bu katın odaları ufacık, salonları küçücük, koridorları miniminnacık, oyuncak gibiymiş.

Ama burası, çocuklar için değil, o zamanki efendilerin ve mimarların şımarıklığı yüzünden, sarayın cüceleri için yapılan katmış.

Günün birinde buraya bir grup çocuk ve bir yazar gelmiş. İçinde insanların ve devlerin de bulunduğu bir cüce hikayesi düşünmüşler. Oturup yazmışlar ve bir güzel resimlemişler.

diye başlıyor hikaye. Eski zamanlardaki hikaye anlatıcılarının lezzeti var satırlarda, biraz nesir biraz şiir… Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | Tagged , , , | Yorum bırakın