Kemal’in Roma Günlüğü

Kitap670Kemal’in Şehir Günlükleri serisinin Londra Günlüğü‘nü sevince, Roma’yı da aldık ardından. Yazarın oğluyla gezdiği yerleri kitaplaştırması düşüncesi çerçevesinde hazırlanan bu seri, çocuk gözünden bir şehrin nasıl göründüğünü gösterirken, bir yandan da, o şehirleri gezmek için iyi bir rehber niteliğinde. Bu sefer aralara fotoğrafta serpiştirilerek, tam bir anı kitap olması sağlanmış.

Kitap, Roma ile ilgili seyahat kitabı alınmasıyla başlıyor. Kemal, bavulunu hazırlıyor ve uçakta babasıyla gidecekleri yerlerle ilgili sohbet ediyor. Ardından Roma seyahati ilk olarak Kolezyum ile başlıyor.

Roma’da ilk gördüğümüz yer Kolezyum oldu. Burası gerçekten çok büyük bir amfi tiyatroydu. Babam beni omzuna aldı ve kemerli girişlerin birinden içeri girdik. Şimdi tüm tiyatroyu görebiliyordum. Tiyatroyu gezme işini bitirdikten sonra Defne’ye göstermek için, kapıda duran gladyatörlerle birlikte bir hatıra fotoğrafı çektirdim.

Okumaya devam et

Reklamlar
Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Duygusal Zekası Yüksek Çocuklar Yetiştirmek

DSC05634-001Son zamanlarda okuduğum kitaplar, çocukları eğitmek, onlar üzerinde otorite kurmak yerine, onların duygularına kulak vermenin öneminden bahsediyor hep. Böyle olunca otorite figürü ortadan kalksa bile, çocuğun davranışlarında geri adımlar olmadığı vurgulanmak isteniyor. Sanırım bu akımın kurucusu Haim Ginott. Bu kitap da, Haim Ginott’un “Anne Baba Çocuk Arasında” kitabından yola çıkarak, orada bahsedilenlerle ilgili araştırma sonuçları üzerine hazırlanmış iyi bir rehber niteliğinde.

Kitap, çoğu ebeveynin çocuklarına adalet, saygı ve sabırla muamele etmek istediklerinden, ancak istemekle başarabilmek için gerekli donanıma sahip olmanın farklı şeyler olduğundan bahsederek başlıyor. İyi ebeveynin duygudan yararlandığını söylerken, Duygu Koçu ebeveyni şöyle tanımlıyor:

Çocukların öfke, üzüntü veya korku ifadelerine itiraz etmezler. Onları görmezden gelmeyi de seçmezler. Daha ziyade, olumsuz duyguları yaşamın bir gerçeği olarak kabullenirler ve duyguların ön plana çıktığı anları da önemli yaşam dersleri verme ve daha yakın ilişkiler kurma fırsatı olarak kullanırlar.

Okumaya devam et

Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | 3 Yorum

Küçüklere Masallar

Kitap651Italo Calvino’nun derlediği masallar, Yağız’ın hep çok sevdiği kitaplar oldu. Bir ara her akşam okur olmuştuk. Efsunlu Hayvan Masalları ve Deniz Masalları‘ndan bahsetmiştim daha önce. Bu kitap onlardan biraz daha küçüklere de uygun geldi bana. Masallar daha anlaşılır. Ancak anlam arayışına girersek çok da anlamlı gelmedi masallar. Ha bu arayışa girmek lazım mı ondan da emin değilim.

Bu kitap beş tane İtalyan Masalı içeriyor.

  • Kristal Horoz (Marche Masalı): Dünyayı dolaşmaya çıkan horoz yolda bir mektup bulmuş:

Kristal Horoz, Billur Tavuk, Kontes Kaz, Yönetici Ördek, Minik Saka Kuşu, haydi hep birlikte Parmak Çocuk’un  düğününe gidelim.

İlerledikçe mektupta adı geçenlerle karşılaşmış ve hep birlikte düşmüşler yollara. Giderken bir kurda rastlamışlar ve o da gelmek istemiş. Mektupta adı olmasa da itiraz edememişler. Ama giderken acıktığını söyleyerek tek tek yemiş hayvanları ta ki sadece kuş kalana kadar. Kuş kurdu iyice yormuş ve sonra karşıdan gelen kadının sepetine karşılık hayatını bağışlamasını istemiş. Kuş sayesinde sepettekilere kavuşup onları yiyen kurdu kötü bir sürpriz bekliyormuş. Kadının bağırması üzerine gelen ekinciler kurdu döve döve öldürmüş ve karnından hayvanları çıkarmışlar. Onlarda hep beraber Parmak Çocuk’un düğününe gitmişler 🙂 Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Kemal’in Londra Günlüğü

Kitap640 Kemal’in Şehir Günlükleri serisinin ilk kitabı olarak basılan bu kitap, yazarın oğlunun adını taşıyor. Yazarın, oğluyla seyahat ettiği her yere ilişkin kitap yazma hayalinin olduğundan bahsedilmiş tanıtımında 🙂 Bizde henüz olmasa da, Brüksel ve Roma’da yayınlanmış bu arada.

Kemal ve ailesinin Londra seyahatinin anlatıldığı bu kitap, hazırlıklarla başlıyor. Uçak yolculuğunun ardından, gün gün gezdikleri yerler anlatılmış. İki katlı kırmızı otobüslere binip şehir turu yaparken, bir yandan da Kemal’in gözünden şehir hakkında bilgiler verilmiş.

Otobüsle saat kulesinin önünden geçerken, babam “İşte Big Ben” dedi. Gerçekten de söylendiği gibi kocaman bir şeydi. Acaba bu saat kulesi, İstanbul’un yedi tepesinden birinde olsa nasıl görünürdü, diye düşünüp kendi kendime gülümsedim. Sanırım Galata Kulesi’yle yarışırdı.

Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

İlkokul Kitaplarına Başlarken…

Kitap657

Yağız’a uzun soluklu kitaplar okumaya tam olarak ne zaman başladım bilemiyorum. Sanırım 4 yaşındayken kendim için okuduğum Hobbit’i dinlemek istediğinde başlamıştık. Okulla birlikte ise resimli kitapların yerini almaya başladılar iyiden iyiye. Arada birkaç tane yazdığım olsa da, evdeki resimli kitapların anlatımını bir türlü bitiremediğimden, tam olarak geçemedim sevdiklerimizi yazmaya. Öyle ya, resimlilerin albenisinden kurtulmak mümkün değil. Şöyle bir Julia Donaldson, bir Sven Nordqvistbir Tülin Kozikoğlu alırsın eline, için kıpır kıpır olur. Hemen bir gülümseme kaplar yüzünü. İçin ısınıverir ve yazmadan duramazsın. Ama bu siyah beyaz bol yazılı kitaplar öyle değil. Okudukça aşka düşüyorsun, yudum yudum seviyorsun 🙂 Okumaya devam et

Eğitim, Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

8,5 Yaş…

8-8,5 YAŞ5Yağız’la ilgili yazılara başlarken hep zorlanıyorum. O ilk cümle var ya, gelmiyor bir türlü. Kendimi tekrar etmekten endişe ediyorum bir yandan, diğer yandan hala yazmam doğru mu diyorum. Ne de olsa Yağız artık büyüdü. Yazacaklarımın hoşuna gitmeyeceği bir yaşa doğru ilerliyor. Hani kötü bir şey yazdığımdan değil de, bilinir olmaktan hoşlanmayacağı ihtimaline karşı endişem. Sırf bu sebeple 8 Yaş yazısını şifrelemiştim. Ama o da çok keyif vermedi bana.

Bir yandan da, geriye dönüp okuduğumda sıcacık oluyor içim. Unuttuğum ayrıntıları hatırlıyorum. İyi ki yazmışım diyorum.

Öyle işte, kafam hala karışık bu hususta. Bu sefer de tutayım notumu, bir sonrakine yeni bir muhakemeye girer, yüreğimin götürdüğünü yaparım gene 🙂 Okumaya devam et

Ay Ay Gelişim, Uncategorized içinde yayınlandı | , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Hatalar Kitabı

Kitap654Birkaç yıldır hayatımıza, renksiz, bol yazılı kitaplar girdi. Okumaya başlayınca elbette onlarda çok keyifli ama şöyle eline alınca içinde kelebekler uçuşmuyor işte 🙂 Ama bazı kitaplar var ki, her ne kadar 3+ olsalar da gene de aldırtıyorlar bana kendilerini 🙂 Gerçi ben de bir hata sonucu aldım bu kitabı. Aklımda tam adı kalmamış, bilim insanı hatalarını içeren bir kitaptı alacağım. Ama postadan bu çıktı. İyi ki çıktı 🙂

Eğer mükemmelliyetçi bir çocuğunuz varsa bu kitap ona iyi gelecek. Hatta belki de size.

Hataları görmek ve dönüştürmek üzere…

demiş alt başlığında. Tam da böyle bir kitap.

Gelelim kitabımıza. Tam bir kafa çizerken bir gözü büyük oluveriyor. Diğerini ona eşitleyeyim derken o daha da büyük olmaz mı? Bunu ancak bir gözlük kurtarır. Hay aksi! Bu seferde boyun ve dirsek uzun olmuş. Onu da bir yaka ve bir yama kurtarıverir. Böylece hatalar silsilesi devam eder: Okumaya devam et

Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum