Ronja-Haydut Kızı

Oğlumla okuduğumuz ilk Astrid Lindgren kitabı Ronja idi. Bizde farklı bir yeri var o sebeple. Nasıl desem, çok lezzetli bir kitap bu. Kendimi sinestezik hissetmeme neden oluyor 🙂

Film tadında bir kitap Ronja. Okurken tüm sahneler gözlerinizin önünde canlanıyor. Bir de çok eski zamanlara, kadim dönemlere uzanıyor gibi. İçerisinde fantastik öğeler içeriyor. Üstelik olabildiğince masum bir dostluk barındırıyor.

Ronja, Mattis Ormanı’nın bütün tuhaf yaratıklarının dehşet içinde deliklerine kaçtıkları fırtınalı bir gecede, Haydut Mattis ve Lovis’in kızları olarak dünyaya geldi. Doğduğu Mattis Şatosu’nda onlarla birlikte oniki haydut yaşıyordu. Doğduğu gece şato, yıldırım düşmesi sonucunda ikiye ayrıldı.

Ronja Mattis Şatosu’nda bir sevgi çemberinde büyüdü. Ta ki bir gün babası Mattis’in, artık Mattis Ormanı’nda yaşamayı öğrenmesi gerektiğine karar verinceye kadar. Canı nereye gitmek isterse oraya gitmesini söylerken bir kaç uyarıda da bulundu Mattis:

“Kanatlı cadılara, gri cücelere ve Borka haydutlarına dikkat et” dedi.

“Kanatlı cadıları, gri cüceleri ve Borka haydutlarını nasıl tanıyacağım peki?” diye sordu Ronja.

“Görünce tanırsın” dedi Mattis.

“İyi o zaman” dedi Ronja.

“Sonra ormanda yolunu kaybetmemeye dikkat et” dedi Mattis.

“Ormanda yolumu kaybedersem ne yapacağım?” diye sordu Ronja.

“Doğru patikayı arayacaksın”, dedi Mattis.

“İyi o zaman” dedi Ronja.

….

Böylece Ronja ormanı keşfetti. Ve de dağı. Sonra korktu, korkuyu keşfetti. Sonra korkusuyla savaşmayı öğrendi. Sonunda cehennem çukuruyla mücadele etmeyi denerken bir çocuk gördü ilk kez. Kendisi gibi ama büyüdüğünde Mattis olacak bir çocuk. Ama o bir Borka idi. Adı ise Birk ve şimdi şatonun kuzeyini işgal etmişlerdi.

Birk ve Ronja öfke ile, doğduğu gece yıldırım düşmesi sonucu oluşan cehennem çukurundan defalarca atladılar ve sonunda Birk’in ayağı kaydı. Ronja onu kurtarınca, Birk ona borçlandı. Mattis ise Borka ve haydutlarının şatosuna yerleştiğini duyunca öfkesi korkunç oldu.

Sonraki günler, Mattis’in Borka’yı şatosundan atma planlarıyla, Ronja ile Birk’in düşmanlıklarının dostluğa dönüşme aşamalarıyla geçti. Karlı bir akşam, Ronja’nın kızağı ayağından fırlayıp, ayağı yer cücelerinin yuvasına dalınca, onların konuşmalarını okumak bizim en eğlendiğimiz kısım oldu:

Genelde yer cüceleri iyi kalpli ve barışçıydılar. Kimseye bir zarar vermezlerdi. Ama şimdi karşısında durmuş, bön bön Ronja’ya bakan cücelerin canlarının sıkkın olduğu belliydi. Homurdanıyor, içlerini çekiyorlardı. İçlerinden biri üzgün bir ifadeyle:

“Ama neyden bu böyle yapıyoy ki?” dedi.

Ötekiler de hemen ona katıldılar.

“Neyden bu böyle yapıyoy? Çatımızı deviydi. Neyden ama neyden?”

Sonunda oyuktan Ronja’yı Birk kurtardı. Kış boyu Ronja, Birk ile gizli gizli buluştu ve ona açlıktan ölmemesi için yiyecek getirdi. Çünkü Borka Şatosu’nda kıtlık vardı.

Bahar geldiğinde yeniden ormanda buluşmaya başladılar ama bir gün Mattis Birk’i yakaladı ve onu Borka’ya karşı kullanmaya karar verdi. Borka Şatosu’nu terk etmeleri durumunda Birk’i bırakacağını söyledi. Ama Ronja buna izin veremezdi ve o da gidip Borka’lara tutsak oldu. Sonunda çocuklar bırakıldı ama Mattis artık bir kızı olmadığını söyledi. Evdeki bu olumsuzluklara katlanamayan Birk ve Ronja ormanda yaşamaya karar verdiler ve kendilerine ev olarak Ayı Mağarası’nı seçtiler. Bahar ve yaz ayları, doğa ile mücadeleyle, kendilerine at evcilleştirmekte, yiyecek bulmakla, kanatlı cadılardan kaçmakla ve tüm bunlara rağmen mutlulukla geçti. Bu arada Lovis bir kere, haydutlardan biriyle ekmek ve tuz gönderdi Ronja’ya ve eve dönmesini istedi. Sonbaharda ise kendisi geldi. Ama Ronja Mattis istemediği sürece dönmeyeceğini söyledi. Günler geçiyor ve kış yaklaşıyordu ve bir gün Mattis geldi. Gözyaşları içinde yeniden baba-kız oldular. Ancak Ronja Birk’i bırakıp gitmek istemiyordu ve bir mucize oldu. Mattis, Birk’e de kendileriyle gelmesini söyledi. Birk buna kuşkuyla yaklaşsa da Ronja onu ikna etti. Birk ise, istediği zaman görebilme sözü alarak, Borkaların yanına döndü. Yeniden evde olmak çok güzeldi 🙂

Sonraki günlerde, askerler kontrolleri iyice sıklaştırdıkları için, haydutların işi zorlaşmıştı. Kelkafa Per ise Mattis ve Borka’nın birlik olmasını istiyordu. Sonunda düello yaptılar ve Mattis kazandı. Artık haydutların reisi Mattis olmuştu. O gün tüm haydutlara, Mattis şatosunda ziyafet verildi ve şato kahkahalarla inledi.

İlerleyen günlerde işler iyi gitti. Ama bir gün iyice yaşlanan Kelkafa Per öldü. Mattis’in kendini toparlaması uzun sürdü. Ama yeniden bahar geldi. Her şey yoluna girdi ve bir daha ki sonbahara kadar Ronja ve Birk yeniden Ayı Mağarası’nda yaşamaya başladılar. Hayat güzeldi…

Şuraya da bir animasyon ekleyeyim 🙂

Kitabın Künyesi: 
Ronja-Haydut Kızı
Yazan : Astrid Lindgren
Resimleyen : Ilon Wikland
Çeviren : Deniz Canefe
İthaki Yayıncılık
8+

İlgili Yazılar :

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Ronja-Haydut Kızı

  1. Geri bildirim: İlkokul Kitaplarına Başlarken… | Oğlumu Büyütürken

  2. Eren dedi ki:

    Fatoş hanım MSA-C hakkında sizinle görüşmek istiyorum @ernsrn adlı hesaptan twitterdan takip ettim rica etsem geri dönüş sağlar mısınız

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s