Bizim Okul Bi’Acaip :-)

Kitap705

Bu seri tartışmasız Yağız’ın en sevdiği kitapları barındırıyor. Kaç kere okuduğumuzu hatırlamıyorum ve her defasında çok gülüyoruz. Hatta bazen Koray’da geliyor dinlemeye ve o bizden daha çok gülüyor 🙂

Kitabı okumaya başladığımız tarih ilginç oldu. Yağız 2. sınıfa yeni başlamıştı ve bu kitap da 2. sınıfta geçiyor. 12. yi okuduğumuzda 2. sınıfın son haftasıydı ve kitapta da 2. sınıfın bitimiydi 🙂 Planlasak böyle okuyamazdık 🙂

Anlatıcının A.J. adında okuldan nefret eden bir erkek çocuğu olduğu bu kitapta, Michael, Ryan, Andrea Young ve Emily, hikayenin baş kahramanları. Bayan Daisy sınıf öğretmenleri ve Bay Klutz ise okul müdürü. Bu kitabın en sevdiğim yanı öğretmen tutumları. Hepsi de çok eğlenceli ve farklı bir bakış açıları var.

Her kitapta iki hikaye mevcut. Hepsi de birbirinden eğlenceli. Şimdi kısa kısa bahsedeyim:

Kitap692

  1. Öğretmenler Çıldırdı: Bu kitabın ilk hikayesi “Bayan Daisy Çılgının Teki“. Bu hikaye 2. sınıfın ilk gününden başlıyor. Tanışırlarken, okuldan nefret ettiğini söyleyen A.J., öğretmenleri Bayan Daisy’nin de okuldan nefret ettiğini duyunca, bunun müthiş olduğunu düşünür. Üstelik Bayan Daisy matematikten de hiç anlamaz ama bunu müdür Klutz’a söylememelerini ister. Bu yüzden çocuklar ona öğretmek için sıraya girerler. Ben bayıldım bu yönteme 🙂

Okul kurallarını anlatmak için sınıfa gelen Bay Klutz’un saçının olmayışı ilgi odağı olur. Kendiyle barışık olan Klutz, tüm sınıfa, kel kafasına dokunma izni verir 🙂

Çocuklar kantinde öğretmenleri hakkında konuşurlar:

“Bayan Daisy çılgının teki” dedi Ryan.

“Gördüğüm en acayip öğretmen” dedi Emiliy. “Okuma bilmiyor, yazma bilmiyor, matematikten bile anlamıyor. Nasıl bir öğretmen bu?”

“Kötü bir öğretmen” dedim.

“Hey aklıma bir şey geldi” dedi Michael Robinson, ağzı fıstık ezmeli sandviçle dolu olduğu halde. “Belki de Bayan Daisy gerçekten öğretmen değildir?”

“Ne demek istiyorsun?” diye sordu Ryan.

“Belki de numaracıdır” dedi Andrea.

“Numaracı mı? O da ne?” diye sordum.

Numaracı, olduğundan farklı davranan insandır?” iye açıkladı Andrea. “Sahte bir öğretmende olabilir.”

“Belki de Bayan Daisy aslında bir mücevher hırsızı ya da banka soyguncusu filandır” diye tahminde bulundum. “Belki de okula gizlice girdi ve polis onu bulmasın diye saklanıyor.”

“Bence çılgın olan sensin!” diye kıkırdadı Andrea, sütü boğazına kaçınca az kalsın boğuluyordu.

Kitapta Bayan Daisy’nin çocukların her fikrini müthiş bulup tartıştırması ve en iyi öğrenme yöntemi olarak öğretmeyi kullanması müthiş. Buna okulu bilgisayar oyunu alanına çevirmek istemeleri de dahil 🙂

Okul hemşiresi Bayan Cooney ile tanışmaları da ilk kitabın konularından biri.

Çocuklar okulu satın alıp bilgisayar oyunları okuluna dönüştürmek istediklerinde bunu Müdür Klutz ile konuşurlar. O da okulu satamayacağını ama bir geceliğine kiralayabileceğini söyler. Karşılığı ise bir milyon sayfa kitap okumaktır. Üstelik bunu başarırlarsa, müdür de o geceye goril kıyafetiyle katılacaktır. A.J.. ablasının yardımıyla afişler hazırlar ve tüm okula asarlar. Herkes çılgın gibi kitap okumaya başlar ve Bayan Daisy’nin koridora çizdiği termometre üzerinde okudukları sayfaları işaretlerler. Rekabete dayanmadan kitap okutmak için bundan güzel yöntem olamazdı sanırım 🙂

Çok fazla serisi olduğu için kısa kısa tanıtmak niyetindeyim ama yazmadan duramıyorum. Kitap öyle güzel ki 🙂

Okulu sevmeyen A.J.’in futbolcu olmak istediğini söylemesi üzerine, Bayan Daisy derse bir futbolcu ile gelir. Üstelik gelen kişi A.J.’in kahramanıdır. Bayan Daisy’nin, futbolcuların saftirik olup olmadığını sorması üzerine, okula gitmeseydi asla futbolcu olamayacağını, hatta kariyeri bittikten sonra tekrar okula dönüp doktor olmak istediğinden bahsetti ve onlara bir kitap okudu.

Bir milyon sayfayı tamamladıklarında, bilgisayar oyunu gecesi düzenlenir ve müdür de goril kıyafetiyle katılır. Çocuklar harika bir gece geçirirler.

Kitap693Kitabın ikinci hikayesi “Bay Klutz ile İddiaya Giriyoruz“. Bay Klutz farklı bir müdür. Okula kaykay, paten ya da motosikletle gelen, odasında spor malzemeleri bulunan büyümüş bir çocuk gibi. Bu yüzden Bayan Daisy ödevini yapmadığı ve de futbol oynarken arkadaşına çarptığı için A.J.’i müdür odasına gönderdiğinde, önce başına geleceklerden korksa da, ödevini getirme sözüne karşın bir paket çikolata ile çıktı Klutz’un yanından. Diğer çocuklar bunu kıskançlıkla karşılayınca, Müdür Klutz, bir milyon matematik sorusu çözmelerine karşılık, çikolata partisi sözü verdi. Üstelik bir de domuzu dudaklarından öpecekti 🙂 Herkesin katılımıyla bir milyon problem tamamlandığında parti yapıldı ve bay Klutz bir domuzu dudaklarından öptü 🙂

Bay Klutz iddiaya girmeye doymuyordu. Bu seferde Amerika’daki Seçim gününe kadar, herkesin seçimin ne anlama geldiğini anlatan bir yazı yazması durumunda bayrak direğine tırmanacağını söyler. Üstelik yazılanları da başkana gönderecektir. Sonunda bayrak direğine tırmanır ama ayağı ipe takılınca başaşağı düşüverir. Onu bir bayrak gibi indiren Bayan Daisy olur 🙂

Bir sonraki iddia, mektuplar yazılırken yapılan imla hataları üzerine oldu. Şükran gününe kadar yüzbin kelimelik bir liste yapmaları halinde, hindi kostümü giyip, ana caddede zıplama sırığıyla gezme sözü oldu.

Giderek artan iddialar ve Bay Klutz’un kendisini sürekli tehlikeye atması, çocukları endişendirir ve bir çözüm ararlar. Sonunda ona, aileleriyle bir milyon sayfa kitap okumayı kabul ettiklerini, ancak karşılığında çatıdan atlamamasını istediklerini söylerler. Bay Klutz’da okudukları takdirde onları su parkına götürmeye söz verir. Su parkına gittiklerinde müdürün aklı hala tehlikeli oyunlardadır :

Galiba Bay Klutz’u çılgınca şeyler yapmaktan vazgeçirmek için epey çaba harcamamız gerekecek. ğer okul olarak hep beraber gayret edersek, belki temmuz ayına kadar Bay Klutz’u iyileştirebiliriz.

Ama hiç kolay olmayacak.

Kitap6982. Dersimiz Şamata: Bu kitabın ilk hikayesi “Kandıramazsın Bizi Bayan Roopy“. Bayan Roopy okulun kütüphanecisi ve çocuklara kitapları sevdirmek için ilginç methodlar kullanıyor. Okulun yenilenen kütüphanesinin içinde koca bir ağaç vardır. Bayan Roopy ilk olarak George Washington olmak üzere, pek çok kılığa girer ve çocukları o kişi olduğuna inandırmaya çalışır. Bu arada Bayan Roopy, çocuklara kendi kahramanı olan Melvil Dewey’den bahseder. Ünlü bir kütüphaneci olan Dewey’in, tüm dünyada kullanılan “Dewey Ondalık Sistemi”nden bahseder. Hatta onun için yazdığı şarkıyı söyler:

Melvil Dewey bebekken

İlk sözleri şunlarmış.

“Kitapları yerden alayım

Raflarına koyayım.”

Bayan Roopy, 1800’lü yıllarda kasaba kasaba dolaşıp elma eken Jonny Appleseed ve ardından astronot Neil Amstrong kılığına girdikten sonra uyak haftası kutlamalarını başlatır. Bu arada A.J. ve arkadaşları, Bayan Roopy’nin parmak izini almaya çalışmaktadırlar ki, kılık değiştirdiğini kanıtlayabilsinler 🙂 Sonunda Bayan Roopy’nin odasına girerler ve kostümleri bulurlar. Ancak Bayan Roopy inkar etmenin bir yolunu bulur.

Başka bir gün, Yumurta Rita kılığına girdiğinde ise düşerek yaralanır. Bir türlü A.J.e kitapları sevdiremeyen Bayan Roopy pes etmez. Sonunda profesyonel bisikletçi kılığında gelir ve yanında bisiklet kitapları getirir. A.J., Ryan ve Micheal bisiklet kitaplarını kapışırlar ve Bayan Roopy mutlu mesut uzaklaşır 🙂

Bir çocuğa kitap sevdirmek için bunca uğraşan birinin olması rüya gibi bir şey 🙂

Kitap699

Kitabın ikinci hikayesi “Boyalarla Bayan Hannah“. Bu seferde çılgın bir resim öğretmeni söz konusu olan. Tencere tutacaklarından elbise yapan, öğrencileri de yaratıcılıklarını konuşturmak konusunda cesaretlendirmeye çalışan, üstelik hiçbir şeyi çöpe atmayan bir öğretmen Bayan Hannah. Bu hikaye hem güldürürken hem de çocuklara sanatın pek çok dalından bahsediyor. Ve tabi çocukların, başta A.J. olmak üzere, bunlara nasıl yaklaştıklarından 🙂

Bu hikayede de hepsinde olduğu gibi, Andrea’nın psikolog annesinden öğrendikleri devreye girer ve eşyalarını atamayan kişilerin bir sorunları olduğunu söyleyerek, Bayan Hannah için endişelerini bildirir. Böylece onun sorununu çözmeye çalışacaklardır. Ama bu hiç kolay olmayacak 🙂

Kitap6763. Eğlenmek Bizim de Hakkımız: Bu kitabın ilk hikayesi “Bayan Small Yerinde Duramıyor” Konusu Beden Eğitimi öğretmeni Bayan Small. Beden eğitimi dersi alacağını öğrenen erkekler çok sevinirken, Bayan Small ile tanıştıklarında, durumun pek de umdukları gibi olmadığını görürler. Onlar top oynayacakları hayalini kurarlar ancak onları bekleyen kültür fizik hareketleri, denge oyunu ve dans etmek gibi şeylerdir. Bir gün derste öğrencilerden saklanmak için ağaca tırmanan Bayan Small, ağaçtan düşerek bacağını kırar. Tüm çocuklar çok üzülür ama Bayan Small ertesi derse ayağı alçılı olarak tekrar katılır. Çocuklar onun yaşında birinin ki henüz 25 yaşındadır, bu kadar hareketli olmasından endişelenirler. Onun da diğer yetişkinler gibi oturarak birşeyler yapması gerektiğini düşünürler. Ancak spor salonuna girdiklerinde tüm öğretmenlerin çılgınca eğlendiğini görürler. Şu yetişkinler de bir acayip diyerek hepsi için endişelenmeye başlarlar 🙂

Kitap677

İkinci hikaye “Bay Hynde İle Eğlence“. Sıkıcı ve yaşlı müzik öğretmenleri Bay Loring’i beklerken, birden karşılarına başkası çıkıverir:

İhtiyar Bay Loring yorulduğunu söyledi

Okul da ona biraz dinlen dedi

Benim adım Hynde, kendimi tanıtayım

Yaptıklarımı görünce sakın ha şaşırmayın

Müzik öğretmeni demek yetmez bana

Müzik doğuştan var benim kanımda

Babam da müzisyenmiş ama ünlü olamamış

Bütün umudunu bana bağlamış

Müziği bana o öğretti

Rap’i bile bana o sevdirdi

Her şarkıyı söylerim

Güzel de dans ederim

Arkanıza yaslanmak yok

Siz de benimle dans edin

Bay Hynde her türlü malzemeden müzik yapılacağını gösterir çocuklara.

Ayrıca o ay televizyonu kapatma ayıdır. Bu ayın şerefine bir piyes düzenleyeceklerini söyler Bay Hynde. Piyes Güzel ve Çirkin’dir. Güzel Andrea, Çirkin ise A.J. olacaktır. A.J. sonunda öpüşme olacağını öğrenince yapmak istemez ama Bay Hynde onu ikna eder. Neyse ki piyes öpüşmeden biter.

Ancak sonunda Bay Hynde bir müzik yarışmasına katılmak için okuldan ayrılır. Müzik yarışmasında birinci olan Bay Hynde okula dönmeyince, müzik derslerine yeniden Bay Loring girmeye başlar. Yeni bir müzik öğretmeni bulana kadar ona katlanmak zorunda kalacaklar. Ama bu hiç kolay olmayacak 🙂

Kitap6964. Ah Şu Büyükler : Bu kitabın ilk hikayesi “Güzeller Güzeli Bayan Cooney“. Emily matematik dersinde hastalanıp kusunca, okul hemşiresi Bayan Cooney’nin yanına gönderilir. Matematik dersinden kaçmak isteyen A.J.’de hasta numarası yaparak aynı yolu izler. Ama bir başka nedeni daha vardır. Bayan Cooney çok güzeldir 🙂 Bayan Cooney’nin odasına gittiğinde, A.J.’in hasta olduğuna pek inanmaz ve ondan farklı şeyler yapmasını ister. Burnunun üzerinde cetvel taşımak, tavuk gibi gıdaklamak şeklinde 🙂 Öğle arasında büyük sırrını en yakın arkadaşları Ryan ve Michael ile paylaşır:

“Ben büyüyünce Bayan Cooney ile evleneceğim.”

İşin kötü tarafı aynı anda Ryan ve Michael’de Bayan Cooney’e aşık olurlar 🙂 Bayan Cooney beslenme üzerine bilgiler vermek üzere sınıfa geldiğinde, A.J.’in dikkat çekmek için yaptıkları bardağı taşırır ve sınıftan atılır.

Bayan Cooney’nin sürekli öğrenciler hakkında bilgiler toplaması, başta Andrea olmak üzere çocukları şüphelendirir ve onun dünyayı ele geçirmek isteyenlere hizmet eden bir casus olabileceğini düşünürler. Akşam okula gelerek onu gözetlemeye karar verirler. Ancak olay A.J.’in pencere pervazından düşmesiyle sonuçlanır. Bayan Cooney A.J.’i evine bırakırken, A.J. ona, onunla evlenemeyeceğini, vatanıyla onun arasında bir tercih yapması gerektiğini söyler. Bayan Cooney ise, bir şekilde bununla yaşamaya devam edebileceğini söyler. Ama hiç kolay olmayacaktır 🙂

Kitap697

İkinci hikaye “Bayan Lagrange İle Yemek Savaşı“. A.J. ve arkadaşları Kusmukoryumda (yemekhaneye böyle diyorlar) yemek yerken ortalığı savaş alanına çevirince, yemekhane sorumlusu artık dayanamayarak istifa eder ve yeni bir sorumlu bulunması gerekir. Bu arada okulları bölgenin en temiz okulu seçildiğinden, okulun kurucusu Ella Mentry, sonraki hafta gelerek ödül verecektir. Bayan Daisy onlardan, Ella Mentry için mektup yazmalarını ister.

Yeni yemekhane sorumlusu bir Fransız olan Bayan Lagrange’dir.  Yemeklerle çok da arası olmayan A.J., Fransız yemeklerinden de çok hoşlanmadı. Bayan Lagrange’in patates püresi üzerine yazdığı NYO’nun ne demek olduğunu ve gerçek yemekhane sorumlusunu dondurucuda saklayıp saklamadığını öğrenmek için tekrar okula dönüp dondurucuyu kontrol etmek istemelerinin ardından, hepsi içeride kilitli kalır. Neyse ki Bayan Lagrange hala oradadır ve onları kurtarır. NYO’nun anlamının Ne Yersen Osundur olduğunu öğrenen A.J., yiyeceklerin Bayan Lagrange tarafından hazırlandığı, Andrea’nın doğum günü partisine davet edilir 🙂 İşin kötüsü davetli olan tek oğlan çocuğu odur 🙂 Eh haliyle Andrea’nın doğumgünü partisini mahveder. Ertesi gün kusmukoryumda bundan bahsederken, kusmukoryum da savaş alanına döner. Bir yemek savaşı başlamışken, Ella Mentry kapıdan girer. Her ne kadar en temiz okul ödülünü kaybetseler de, Ella Menry’nin de katılmasıyla müthiş eğlenirler 🙂 Ödülü belki seneye alırlar ama bu hiç kolay olmayacak 🙂

Kitap694

5. Pazartesi Gelmese!: Bu cildin ilk hikayesi “Bayan Lazar Neler Yapar!” Bayan Lazar okulun temizlik görevlisidir ve süper kahraman gibi bir şeydir 🙂 Hikaye, A.J.’in sifonu çekmesiyle tuvaletin taşması üzerine Bayan Lazar’ın gelip, sorunu çözmesi ile başlar. Ardından Emily’nin topunu çatıya atan A.J., bu sorunu çözmesi için de Bayan Lazar’dan yardım alır. Düz duvara tırmanıp topu aldığında, tüm öğrenciler tezahürat yapar. Bayan Lazar’a öğrencilerin gösterdiği büyük ilgiden dolayı okul müdürü Bay Klutz’un kıskandığını ve bunalıma girdiğini düşünen Andrea, bunu arkadaşlarıyla paylaşır ve bir plan yaparlar. Bayan Lazar’ın izin gününde bir problem çıkarır ve Bay Klutz’un çözmesini sağlarlarsa, bunun ona iyi geleceğini düşünürler. Andrea’nın beslenme çantasını çatıya atan A.J., Bay Klutz’dan yardım ister. Bay Klutz çatıya tırmanıp çantayı alır ama işler umulduğu gibi gitmez ve Bay Klutz inemez. Bunun üzerine izin gününde olmasına rağmen Bayan Lazar’ı çağırırlar ve o Bay Klutz’u kurtarır. Bayan Lazar gene kahraman olmuştur 🙂

Kitap695

Kitabın ikinci hikayesi “Karşınızda Bay Docker!“.  Bir bilim adamı olan seksen yaşındaki Bay Docker, okulda bilim dersleri vermeye başlar. En sevdiği malzeme ise patatestir. Bay Docker bir deney sırasında saçlarını ateşe verir, okul gezisinde böcek yer ve bir yandan da öğrencilerin meraklarını uyarmaya çalışır.

Bu arada Anrea, A.J.’in açılımını öğrenmişti ve söylemekle tehdit eder. A.J., Andrea’ya kibar davranmak zorundadır ki kimseye söylemesin.

A.J. ve arkadaşları, her zaman ki gibi Bay Docker’dan da şüphelenince gizlice evini gözetlemeye giderler. Bay Docker garajdadır ve patates gücüyle çalışan bir otomobil yapmaktadır. İsmi ise Patamobil. Bilim birden A.J.’in ilgisini çekmeye başlar ve ertesi gün okula bir sürü neden sorusuyla gelir. Ancak sorularıyla Bay Docker’ı o kadar çok bunaltır ki, sonunda okuldan kaçırır. Andrea ise bunun A.J.’in suçu olduğunu söyleyince tartışma çıkar. Andrea’nın kafasına patates püresini atması ise büyük hatadır. Adrea kalkar, iskemleye çıkar ve:

“Hey millet!” diye bağırdı. Bir duyurum var! Ben A.J.’in açılımını biliyorum! Arlo Jervis!”

Koşarak eve giden A.J. hayatı boyunca evden çıkmamaya karar verir. Belki o zaman adını unuturlar 🙂

Kitap6786. Çocuk Olmak Ne Zor! : Kitabın ilk hikayesi “Bayan Kormel Normal Değil!”. Bu sefer ki kahramanımız servis şoförü Bayan Kormel. Bayan Kormel’in kendine özgü bir dili var. “Bingıl bö”, merhaba demek örneğin. O gün servise bindiklerinde, okul müdürü Bay Klutz arayarak, yeni başlayacak “çıplak bir çocuğu” da almalarını ister. Serviste çocuğun çıplak olması üzerine bir hayli konuşulur. Bu arada Bayan Kormel’in adresi bulması kolay olmaz. Okula geç kalacaklardır. Evi bulduklarında çocuğun gitmiş olduğunu görürler. Dönüş yolunda, A.J.in oyuncağı yüzünden patlayan lastik, biten telefon şarjı gibi aksilikler yüzünden, bir hayli telaşlandılar. En son olarak otobüs yoldan da çıkıp hendeğe saplanınca, çocukların itmesiyle kurtulabilirler. Okula ulaştıklarında son ders zili çalar ve okul biter. O arada çıplak çocukla tanışırlar ama Bay Klutz’un dediği “çaylak çocuk” tur. Kulaktan kulağa çıplak olmuştur ve de öyle kalır. Artık onun adı Çıplak Çocuk Mel’dir 🙂

Kitap679

Kitabın ikinci hikayesi “Robot Bayan Tood!”.Kitabın kahramanı yedek öğretmen Bayan Tood. Bayan Daisy hasta olduğundan onun yerine derse gelir. İşin ilginç yanı Bayan Tood aynı Adrea’ya benzemektedir. A.J. yedek öğretmenlerin rahatsız edilmeleri gerektiğini düşünür ve sürekli bir şeyler yapar. Bayan Tood ise bunları not eder.

Bu arada Andrea ayrıcalıklı ve yetenekliler programına seçilir. A.J. onunla fazlaca alay ettikten sonra kendisinin de seçildiğini öğrenir 🙂 A.J. sonunda Bayan Tood’u kaçırmayı başarınca, yazdığı notlara bakar ve onun karakteri olduğu bir çocuk kitabı yazdığını farkeder. O sırada Bayan Daisy sınıfa girer. Yoksa çok şey bildiği için Bayan Tood’u mu öldürmüştür?

Kitap6807. Şeker İster misin? : Bu bölümün ilk hikayesi “Bayan Patty ve Garip Evi”. Bu sefer ki hikayenin kahramanı, okulun sekreteri olan Bayan Patty. Bayan Patty Cadılar Bayramını çok seviyor ve işte yılın o zamanı gelip çattı. Ertesi gün 31 Ekim’dir ve tüm okul kostümleriyle gelirler. Bayan Patty A.J.’e okuldan sonra ona da uğramasını, pek çok şekeri olduğunu söyler ve adresini verir. Okul çıkışı Ryan, A.J. ve Michael, ilk kez aileleri olmadan şeker toplamaya giderler. Kendilerine en çok şeker toplayabilecekleri bir rota çizerler. Bayan Patty’yi en sona bırakırlar. Hava kararmıştır ve Bayan Patty’nin bahsettiği “Cadılar Bayramı Canavarı” akıllarını karıştırmıştır. Tam evin önüne geldiklerinde Emily ve Andrea’da oradadır. Bayan Patty’nin evi ise ürkütücü görünüyordur. Bayan Patty onlara şekerlerin bodrumda olduğunu ve oraya inmeleri gerektiğini söyler. Korka korka inerler ve orada sınıftan başka çocuklar da görürler. O sırada sandıktan, kafasını elinde tutan bir mumya çıkar ve tüm şekerleri ister. Hepsi korkuyla şekerlerini verir. O sırada Bay Klutz Fransa Kralı 14. Louise kılığında ortaya çıkar ve kılıcıyla mumyayı yener. Tüm şekerleri tekrar çocuklara verir. Kafalarında birçok soruyla kalan şekerleri evlerine götürürler.

Kitap681

Kitabın ikinci hikayesi “Bayan Holly ile Mutlu Bayramlar“. Bu sefer ki kahramanımız İspanyolca Öğretmeni Bayan Holly. Okulda bayramlarla ilgili bir gösteri yapılacaktır. Noel, Hanuka, Kwanzaa… Hafta boyu bu bayramlarla ilgili bilgiler verilir. Hristiyanların Noel’i, Yahudilerin Hanuka’sı ve Afro-Amerikanların kutladığı Kwanza. A.J., Michael ve Ryan set ekibini oluştururlar. Bu sırada hediye çekilişi yapılır ve A.J.’e Emily çıkar. Ona japon balığı alır fakat verdiğinde ölmüştür. Gösteri güzel geçer ama en sonunda Bay Klutz’u Noel Baba kılığında sahneye indirirken A.J.’in ipi takılır ve hediyeler sahneye dökülür. Bay Klutz ise boruda takılı kalır. A.J. ve arkadaşları oradan koşarak uzaklaşırlar 🙂

Kitap6828. Bugün Okula Gitmesem?: Kitabın ilk hikayesi “Bay Macky Başkan Gibi” O gün okula çılgın hayvanlar getirme günüdür ve çıplak çocuk Mel gelinciğini getirir. Adı Bay Kıpır’dır. Ayrıca ertesi gün başkanlar günüdür. Bay Macky Abraham Lincoln kılığında sınıfa gelip bundan bahseder ve herkesin bir başkan seçip onun kılığına girmesi ve hakkında rapor hazırlamasını ister.

Ertesi gün Bay Macky, pek çok başkanın kılığına girerek sınıfa gelir ve tanıtımlarını yapar.

Başkanlar günü tatildir ama A.J. inanılmayacak bir şey yapar o gün. Bir başkan seçer ve harika bir ödev hazırlar. Çünkü Andrea Young’dan daha iyi ödev hazırlayabileceğini göstermek istiyordur. Ertesi gün okula giderler ama Bay Kıpır kafesinden kaçınca kargaşa çıkar. Zar zor toparlanıp sınıfa girerler ve başkanlar hakkındaki tanıtıma başlarlar. Ama Emiliy anlatırken, silindir şapkası oynamaya başlar ve Bay Kıpır kafasına pisler 🙂

Sıra A.J.’e geldiğinde, hazırladığı ödevi yani Benjamin Franklin’in hayatını anlatır. Çok beğenileceğinden emindir ama herkesin yüzünde garip bir ifade vardır. Ardından Andrea konuşur:

“Benjamin Franklin başkan değil ki, kaz kafalı.”

Ve A.J. koşarak sınıftan çıkar. Belki gelecek sene başkanlar gününde, herkes olayı unutunca geri dönebilir ama bu hiç kolay olmayacak 🙂

Kitap683

Kitabın ikinci hikayesi “Bayan Coco ve Şiirleri“. Bayan Coco okulun ayrıcalıklı yetenek öğretmeni ve Bayan Dasy’nin sınıfından A.J. ve Adrea bu sınıfa dahiller. Bu ayın Ulusal Şiir Ayı olduğunu söyleyen Bayan Coco, A.J. ve Andrea’dan şiir yazmalarını ister. Bay Klutz ise sınıfa gelerek, ulusal şiir ayı boyunca bin şiir yazmaları halinde okula bir şair davet edeceğini söyler. Üstelik Bayan Daisy’de her gün bir şiir yazma ödevi verir.Şiirlerde uyak ve anlamın şart olmadığını öğrenen A.J. kolay bir yol bulur. Kartları havaya fırlatır ve rast gelenleri birleştirerek şiir oluşturur 🙂 Bayan Coco ise bu şiirlere bayılır. A.J. şiir yazamayanlara bu şiirleri, öğle yemeği paraları karşılığında satarak bir hayli zengin olur 🙂 Bin şiiri tamamladıklarında Bay Klutz sözünü tutar ve okula bir şairi davet eder. Bu, eski müzik öğretmenleri Bay Hynde’dan başkası değildir. Bütün çocuklar coşkuyla dans ederler. Ancak sınıftaki oğlanların halsizliğinden şüphelenen Bayan Daisy, A.J.’in yemek paralarını aldığını anlar. A.J. ise koşarak oradan uzaklaşır 🙂

Kitap690

9. Bir Sürprizim Var!: Bu cildin ilk hikayesi “Bayan Suki Çok Öfkeli”. İlk önce kütüphane görevlisi Bayan Roopy olmak üzere, resim, müzik ve bilgisayar öğretmenleri sırayla Bayan Suki Kabuki ile ilgili faaliyetler yaptırırlar. A.J.’e tuhaf gelen bu durum sonunda aydınlanır. Ünlü bir çocuk kitabı yazarı olan Bayan Suki, üç hafta sonra okula gelecektir. Ayrıca üç hafta sonra bir de fotoğrafçı gelecektir okula.

Ondan sonraki üç hafta, Bayan Suki’nin gelişine hazırlanmakla geçer. Afiş hazırlanır, kitapları okunur, akrostiş yazılır ve beklenen gün gelip çatar. Bayan Suki Japonya’dan, kendine verilen Ahududu Ödülünü almak için gelmiştir ve bu arada birkaç okula uğrayacaktır. Esasen yağmur ormanlarında yaşayan Bayan Suki, Korkusuz Doğan adındaki kitabının kahramanı olan Rappy adlı doğanı da yanında getirmiştir. Konuşma iyi geçse de, çocuklar sorularıyla Bayan Suki’yi bunaltırlar. Sonra fotoğraf çekimi başlar. Ancak çekim sırasında Emily’nin aynasndan kendi yansımasını gören Rappy çılgına döner ve Emily’ye saldırır. Büyük bir kargaşa çıkar. Bay Klutz sonunda doğanı yakalamayı başarır ama hem ahududu ödülü parçalanmış, hem doğan yaralanmış hem de tüm bunlara Milli Eğitim Bakanı Dr. Carbles şahit olmuştur. Belki her şey düzelir ama bu hiç kolay olmayacak 🙂

Kitap691

Kitabın ikinci hikayesi “Bayan Yonkers Bilgisayar Delisi!“. Bu sefer ki kahramanımız bilgisayar öğretmeni Bayan Yonkers. Milli Eğitim Bakanı okulu 21. yüzyıla taşımayı planlar ve bu kapsamda bilgisayar dersi konur programa. Ayrıca obezite ile mücadele kapsamında okulda gazoz ve şeker yasaklanır. Oğlanlar bundan pek hoşlanmaz.

Bayan Yonkers, bilgisayarın elektrik üretimini, bir çarkı döndürerek sağlamakta, her şeye uzaktan kumanda yapmakta ve kaplumbağası Hızlı’nın üzerine bağladığı kamera ile, web sitesinden onu takip etmektedir. Emily çarkı döndürmeye çalışırken, vidalar çıkar ve Emily yere düşer. Bu arada da kaplumbağa ortadan kaybolur.

Ertesi gün okuldaki abur cubur makinaları toplanır. A.J. evden abur cubur getirir ama kapıdaki abur cubur dedektörüne yakalanır 🙂 Tabi ki bu da Bayan Docker’ın icadıydı. A.J. bu duruma çok üzgün olduğunu söyleyince, Bayan Dockers bu seferde abur cubur dönüştürücü icat eder 🙂 Hem de sağlıklısından.

Ertesi gün Bayan Dockers yerine, kendine benzer yaptığı robot girer derse. Ancak A.J. öyle sorular sorar ki sonunda robotun devreleri yanar 🙂 Bayan Dockers robotu imha etmek zorunda kalınca çok üzülür. Neyse ki o arada kaplumbağa Hızlı ortaya çıkar da, Bayan Dockers yeniden neşelenir.

Kitap68410. Aramızda Kalsın: Kitabın ilk hikayesi “Dr.Carbles Çok Acımasız“. Bay Klutz şükran günü yaklaşırken çocukları konferans salonuna toplar ve adı Gulu olan bir hindi ile tanıştırır. Eğer her sınıf şükran günü için bir gösteri hazırlarsa, hindi ile evleneceğini söyler. Ancak o sırada hindi kaçar ve ortalık karışır. Aynı anda salona Milli Eğitim Bakanı Dr. Carbles girer. Her geldiğinde okulda bir karmaşa ile karşılaştığından, sonunda dayanamaz ve Bay Klutz’u kovar. Çocuklar bu duruma çok üzülürler. Hele ki yeni müdürün Dr.Carbles olacağını duyduklarında 🙂 Dr.Carbles okulda disiplin eksiği olduğunu düşünmektedir. Askeri üniformayla gelir ve pek çok yeni kural koyar. Artık okula üniformayla gelecekleri de bunlardan biridir. Andrea, Emily, A.J., Michael, Ryan ve Mel, Bay Klutz’un nasıl olduğunu görmek için evine ziyarete giderler. Bay Klutz’u salonun ortasına bir kaykay rampası kurmuş ve kaykay yaparken bulurlar. Keyfi yerinde görünüyordur. Bu arada Dr.Carble’la birlikte okuduklarını ve aralarında yıllardır süren bir anlaşmazlık olduğunu öğrenirler. Bu arada Dr.Carbles’ın da peruk taktığını söyler Bay Klutz.

Ertesi gün Dr.Carbles’ı protesto etmeye başlarlar ama Dr.Carbes bir tankla gelerek protestocuları dağıtır 🙂 Bay Klutz’un çocuklara peruk kullandığını söylediğini öğrenen Dr.Carbles çok sinirlenir ve Bay Klutz’a meydan okumak için spor salonuna koca bir kaykay rampası kurdurur.İkisi yarışırken ortada çarpışırlar. Bu sırada salona yeni Milli Eğitim Bakanı Bayan Hanney girer. Düzeni sağlamak için gelen Dr.Carbles’ın yaptıklarını görünce onu kovar. Ve okulun müdürü yeniden Bay Klutz olur 🙂

Kitap685

Kitabın ikinci hikayesi “Bay Louie ve Aşk İksiri“. A.J., Michael ve Ryan okula giderken, hangisinin okuldan daha çok nefret ettiği konusunda tartışırlar. Onlara kulak misafiri olan trafik görevlisi Bay Louie, nefretin çok kötü olduğu, onun yerine aşkı kullanmalarını söyler. Okula gittiklerinde bir sürprizle karşılaşırlar. Konferans salonunda toplanmalarını isteyen Bay Klutz, Bay Louie’yi takdim eder ve gelecek hafta kutlanacak olan Sevgililer Günü için Bay Louie’den yardım alacaklarını söyler.

Tüm hafta derslerde sevgililer günü konusu işlendikten sonra beklenen gün gelir. Bay Louie’nin düzenlediği programda tüm öğretmenler sahne alır. O sırada Bay Louie, A.J.’e bir sır verir. Çeşmeden akan suya aşk iksiri katmıştır ve ne yazık ki A.J. bu sudan içmiştir. Veee A.J. içinde garip bir şeyler hissederek Andrea’yı öper 🙂 Suda aşk iksiri olduğunu duyan herkes öpüşmeye başlar.

Ertesi gün Andrea, Bayan Daisy ile Bay Macky’nin aşık olduğunu söyler. A.J. buna inanmasa da, Bay Macky sınıfa gelerek Bayan Daisy’yi öptüğünde inanmak zorunda kalır. Üstelik pazar günü de evleneceklerdir. A.J. bunun aşk issiri yüzünden olduğunu düşündüğünden, hafta boyunca onları vazgeçirmeye çalışır. Sonunda kilise önünde protesto gösterileri yaparlar ama işe yaramaz. En sonunda nikaha itirazı olan var mı diye sorulduğunda itiraz ederek aslında aşık olmadıklarını, aşk iksiri yüzünden öyle olduğunu düşündüklerini söyler. Ama bu arada nikahı kıyan Bay Louie bunun bir şaka olduğunu, aslında aşk iksiri diye birşey olmadığını söyler. Bu da demek oluyor ki, A.J. Andrea’yı istediği için öpmüştür. Bu korkunçtur, hemen kaçıp Antartika’ya penguenlerin yanına gitmesi gerekmektedir 🙂

Kitap68611. Yine mi Okul Gezisi: Bu kitabın ilk hikayesi “Bayan Krup Çok Garip!”. A.J.’in sınıfı doğal tarih müzesine bir gezi düzenlerler. Üstelik yatılı olacağından uyku tulumlarını da yanlarına almışlardır. Müzede yanlarına yaklaşan tibet sığırı ise, müze görevlisi Bayan Krup’dur. Müzeyi çocuklara gezdirmekle görevlidir. O sırada müze kapanır, ışıklar söner ve Bayan Krup her birine bir fener verir ve kayıp T-rex’i aramaya çıkarlar. Sonunda T-rex’i bulur ve onunla bir hayli eğlenirler. Dinozorlar müthiştir.

Müzede pek çok canlı ve farklı hayvan da vardır. Bayan Krup onları tanıtır çocuklara. Tıslayan hamamböceğini kim eline alacak diye sorduğunda, A.J. almak zorunda kalır. Yoksa arkadaşları Andrea’ya aşık olduğunu düşüneceklerdir 🙂 Hamamböceği A.J.’in elinden kayar ve bir panik oluşur. Öğretmenler onları başka odaya alır. Biraz film izler ve uyku tulumlarına girerler. Öğretmenlerin horlamasından uyuyamayan A.J., Michael, Andrea ve Emily şeker makinasından şeker almaya giderler ama makina şeker vermez. Ama üzerinde şeker kutuları vardır ve tıka basa yerler. Oradan hayvanlara bakmaya inerler ve penguenleri görürler. A.J.’in en sevdiği hayvanlar penguenlerdir. Ardından gizli odaya girerler ve orada Bayan Krup’la karşılaşırlar. Bayan Krup tahnitçi olduğundan bahseder ve onlara bir projesinden bahseder. Bir kaka sergisi 🙂 Bayan Krup onlara kaka hakkında müthiş şeyler anlatır ve sonra uyku tulumlarına götürür. Tam uykuya dalmışken bir tıslama sesiyle uyanırlar ve ardından Emily’nin çığlığı duyulur. Hamamböceği uyku tulumunun içindedir. Gene bir kargaşa yaşanır. Neyse ki sonunda kahvaltı ederler ve müze açılır. Hepsine Genç Doğa Sevenler diploması verirler.

Kitap687 Bu kitabın ikinci hikayesi “Okula Dönüş“. Bu sefer anlatıcı Andrea ve tahmin edileceği gibi Yağız bundan çok hoşlanmadı 🙂 A.J.’in tersine Andrea okulu çok seviyor ve büyüdüğünde A.J. ile evleneceğini düşünüyor. Andrea bunları anlatırken kapı çalar ve A.J. ile ailesi gelir. Gittikleri tatil yerinde kasırga çıkmış ve erken dönmek zorunda kalmışlardır. Ama evlerini kiraya verdiklerinden otelde kalacaklarını söylerler. Ancak Andrea’nın annesi onları bırakmaz. A.J. Andrea’nın odasında kalacaktır 🙂 Bu arada Andrea her bölümde, okulu sevmesinin nedenlerini sıralar. Anneleri ile birlikte okul alışverişine giderler ve anneleri birbirlerini kaybetmemek için elele tutuşmalarını isterler. Bu A.J. için kabustur ve bu şekilde Ryan ve Michael’e yakalanırlar 🙂

Evde sürekli kavga etmelerinden bıkan Andrea ve A.J.’in anneleri, onları kampa göndermeye karar verir. Ertesi gün kampa bırakıldıklarında orada sınıftan diğer arkadaşlarını görürler. A.J. kampın okula dönmeye hazırlık kampı olduğunu duyduğunda düşüp bayılır 🙂 Sonuç olarak Andrea’nın çok sevdiği, A.J.’in ise nefret ettiği bir kamp olur. Ancak kampın sonunda Andrea’nın katkılarıyla çok eğlenirler 🙂

Kitap68812. Çocuk Olmanın İlk Kuralı: Bu kitabın ilk hikayesi “Bayan Tole Tören Düzenliyor!”. Ryan’ın annesi Bayan Dole, okul aile birliğine başkan olur ve çocuklarla görüşmek ister. Yardımcısı ise Andrea’nın annesidir. Ryan annesinin duygusallığından kaçmak için masanın altına saklanır. Okul kapanmak üzere olduğundan, Bayan Tole, Bayan Daisy için hediye alınmasını önerir. Bayan Daisy ise 2. sınıfta eğlendikleri anları yazmalarını ister. Bu arada Bayan Dole’un okul sonu gösterileri için büyük planları vardır. O gün geldiğinde, küçük bir hayvanat bahçesi, bando takımı, havayi fişekler, Clinton, Bay Hyde, güvercinler gibi pek çok sürpriz vardı. Bayan Dole abartmıştı. Sonunda kepleri fırlatırken, meşale üzerine düşünce yangın çıkar. Kargaşa başlar. Bayan Dole ve Andrea’nın annesi saç saça başbaşa girer, itfaiye gelir ve bu arada Bayan Daisy bayılır. Ayıldığında ise bir bebeği olacağını söyler 🙂 Sonunda bebeğin isminin ne olacağı konusunda tartışmalarla okul biter.

Kitap689

Kitabın ikinci ve serinin son hikayesi ise “Bay Sunny Komik Biri!“. Yaz tatili gelmiştir ve A.J.’in en sevdiği mevsim yazdır. Bir sürü güzel özelliğinin dışında, üç ay boyunca Andrea Young’ı görmeyecek olmak müthiştir 🙂 Ailesi yaz için bir ev kiralamışlardır ve gider gitmez sahile giden A.J., kumdan kale yarışması yapılacağını öğrenir. Sahilde cankurtaran olan genç Bay Sunny, yapacağı kale için kum yığını oluşturuyordur ve müthiş biridir. Eve dönen A.J. bir sürprizle karşılaşır. Yazlık evlerini paylaşmak için okuldan bir arkadaşı ve ailesi geliyordur. Andrea Young 🙂 Buna engel olamayan A.J. kabullenmek zorunda kalır. Ertesi gün yanında bir bavul kitapla Andrea gelir. Birlikte sahile gittiklerinde Andrea, Bay Sunny’ye aşık olur.

A.J.’e bir sürpriz daha vardır. Arkadaşları Ryan, Michael ve Mel haftasonu için yazlık eve gelirler. A.J. onları kumsala götürür ve Bay Sunny ile tanıştırır. Bay Sunny kumdan kalesine hızla devam ediyor ve Andrea’da hayran hayran olu izleyip evlenme planları yapıyordur. Ancak Bay Sunny onunla konuşmadığı için hayal kırıklığına uğrar. A.J.’de boğuluyor numarası yapmasını, o zaman onu kurtarmaya geleceğini söyler. Ama tam numara yaparken köpekbalığı yaklaşınca, Bay Sunny onunla uğraşmaya gider. Andrea ise rol yapayım derken gerçeğe dönüşür. Onu kurtaran ise A.J. olur. Kıyıda ona suni teneffüs de yapmak zorunda olunca:

“Arlo!” dedi Andrea. “Hayatımı kurtardın! Seni seviyorum!”.

Iyyyyyyyyyyy!

O sırada Bay Sunny’de boğulmak üzeredir ve A.J. onu da kurtarır. O sırada Bay Granite parasailing yaparken kumdan kaleye saplanır ve onu mahveder. Bay Sunny ödül kazanıp Fransa’ya gidemeyeceği için çok üzülmüştür.

O sırada ilginç bir şey daha olur. Bay Granite bir yıl için Amerika’da ders vereceğini söyler. Hem de A.J.’lerin okulunda, hem de üçüncü sınıflara 🙂

Kitap669

Serinin Türkçeye çevrilen kısımları burada sona eriyor. Sanırım toplamda 21 kitap ama kalanı henüz çevrilmiş değil.

Bu kitabı kaç kez okuduk sayısını bilmiyorum. Sevmeyecek çocuk aklıma gelmiyor. Mutlaka alın okutun diyoruz biz. Pişman olmazsınız 🙂

Bu sefer kitap tanıtımında biraz farklı bir yol izlemek istedim. Bir tanıtım videosu çektim. Gerçi biraz heyecanlandım ve aklıma geldiği gibi konuştuğum için bahsetmek isteyip de unuttuğum şeyler oldu. Hem okumaya üşenenler için bir seçenek olsun istedim, hem de bloğa bir hareket gelsin 🙂 Bakalım beğenecek misiniz? Yorumlara fikrinizi yazarsanız, benim için de video çekip çekmeme kararımda yol gösterici olursunuz. Malum düzenleme için bir hayli uğraşıyorum 🙂

Kitapların Künyesi : 

img_90041- Öğretmenler Çıldırdı
Bizim Okul Bi’Acayip!
Yazan : Dan Gutman
Resimleyen : Jim Paillot
Çeviren : Andaç Oral
Epsilon Yayınları
7+
dsc049282- Dersimiz Şamata
Bizim Okul Bi’Acayip!
Yazan : Dan Gutman
Resimleyen : Jim Paillot
Çeviren : Andaç Oral
Epsilon Yayınları
7+
DSC051353- Eğlenmek Bizim de Hakkımız
Bizim Okul Bi’Acayip!
Yazan : Dan Gutman
Resimleyen : Jim Paillot
Çeviren : Andaç Oral
Epsilon Yayınları
7+
dsc049994- Ah Şu Büyükler!
Bizim Okul Bi’Acayip!
Yazan : Dan Gutman
Resimleyen : Jim Paillot
Çeviren : Andaç Oral
Epsilon Yayınları
7+
dsc049955- Pazartesi Gelmese!
Bizim Okul Bi’Acayip!
Yazan : Dan Gutman
Resimleyen : Jim Paillot
Çeviren : Andaç Oral
Epsilon Yayınları
7+
DSC051406- Çocuk Olmak Ne Zor!
Bizim Okul Bi’Acayip!
Yazan : Dan Gutman
Resimleyen : Jim Paillot
Çeviren : Andaç Oral
Epsilon Yayınları
7+
DSC051457- Şeker İster misin?
Bizim Okul Bi’Acayip!
Yazan : Dan Gutman
Resimleyen : Jim Paillot
Çeviren : Andaç Oral
Epsilon Yayınları
7+
DSC051508- Bugün Okula Gitmesem?
Bizim Okul Bi’Acayip!
Yazan : Dan Gutman
Resimleyen : Jim Paillot
Çeviren : Andaç Oral
Epsilon Yayınları
7+
DSC052449- Bir Sürprizim Var!
Bizim Okul Bi’Acayip!
Yazan : Dan Gutman
Resimleyen : Jim Paillot
Çeviren : Andaç Oral
Epsilon Yayınları
7+
DSC0515510- Aramızda Kalsın!
Bizim Okul Bi’Acayip!
Yazan : Dan Gutman
Resimleyen : Jim Paillot
Çeviren : Andaç Oral
Epsilon Yayınları
7+
DSC0516011- Yine mi Okul Gezisi!
Bizim Okul Bi’Acayip!
Yazan : Dan Gutman
Resimleyen : Jim Paillot
Çeviren : Andaç Oral
Epsilon Yayınları
7+
DSC0516612- Çocuk Olmanın Kuralı
Bizim Okul Bi’Acayip!
Yazan : Dan Gutman
Resimleyen : Jim Paillot
Çeviren : Andaç Oral
Epsilon Yayınları
7+

İlgili Yazılar : 

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Uncategorized, Yağız video, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı ve , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

11 Responses to Bizim Okul Bi’Acaip :-)

  1. Geri bildirim: İlkokul Kitaplarına Başlarken… | Oğlumu Büyütürken

  2. Geri bildirim: Kumkurdu | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: Pippi Uzunçorap | Oğlumu Büyütürken

  4. Geri bildirim: Şamatalı Köy | Oğlumu Büyütürken

  5. Geri bildirim: Ronja-Haydut Kızı | Oğlumu Büyütürken

  6. Geri bildirim: Güney Çayırı | Oğlumu Büyütürken

  7. Geri bildirim: Aslanyürekli Kardeşler | Oğlumu Büyütürken

  8. Onur Öztürk dedi ki:

    çok güzel olmuş ellerinize sağlık.

    Beğen

  9. Geri bildirim: Mio, Benim Mio’m | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s