Beni de Bedenimi de Seviyorum!

IMG_9042-001Kadınlar, bebek sahibi olduklarında, sırayla pek çok kaygıya sahip oluyorlar. En azından benim ve etrafımdaki kadınların böyle oldu. İlk önce nasıl emecek, sonra gazı nasıl çıkacak, nasıl uyuyacak, ne yiyecek, nasıl yiyecek, nasıl tuvalete alışacak, okula nasıl gidecek, hangi okul seçilecek, ödevler nasıl yapılacak, ödevler yapılmalı mı :-)… Her yaşta yeni kaygılar yükleniyor omuzlarımıza. Daha da önümüzde pek çoğu var.

Ama şimdi buradayız işte. Cinsel eğitim nasıl, ne zaman ve kim tarafından verilecek? Vermesek olmaz mı? Bu cinsellik hakkında pek konuşulmayan, ancak kulaktan kulağa öğrenilebilen bir toplum için bir hayli hassas bir konu aslında. Kendisiyle konuşulmayan bir nesil olarak bizim içinde konuşması zor bir konu bu haliyle. Ama neyse ki bizi yönlendirebilecek kitaplar var. Daha önce taciz ekseninde okuduğum ve burada bahsettiğim bir takım kitaplar oldu. Çocuğun Cinsel Eğitimi ve Tacizden Korunma Rehberi bunlardan biri. Bedenim Bana Ait! ve Sır Versem Saklar mısın? bu konuda güzel çocuk kitaplarından. Henüz bahsetmediğim ve soru sormadığı için Yağız’a henüz okumadığımÇocuklar İçin Cinsel Eğitim Öyküleri” kitabı da bu konudaki aydınlatıcı kitaplardan. Ayrıca anatomi bilgisi içeren “İnsan Vücudu Tiyatrosu” tarzı kitaplarda mevcut.

Şimdi ise elimde, Rayka Kumru’nun yazmış olduğu, daha pozitif bir bakış açısıyla, çocuğa bedenini sevmeyi ve özel bölgeleri öğretmeyi amaçlayan “Beni de Bedenimi de Seviyorum” kitabı var. Anladığım kadarıyla bu kitabın devamı da gelecek. İlk kitapta sadece beden tanıma ele alınmış. Bir ebeveyn, bir de çocuk kitabı olarak hazırlanmış. Öncelikle ebeveyn kitabından bahsedeyim biraz.

Kitabın yazarı bir seksolog. Türkiye’de bu alanda çalışan başka kimse var mı bilmiyorum. En sağlıklı kapsamlı cinsel eğitimin seks-pozitif bakış açısıyla aktarılan olduğunu söyleyen yazar, bu bakış açısının her zaman bilimsel ve yeni bilgilerin aktarımını ve tartışılmasını amaçladığını belirtiyor. Cinsellik eğitiminin her an her yerde verilebileceğini, illa ki özel zamanlar ayrılması gerekmediğini, hayatın akışı içerisinde konuşulabileceğini söylüyor.

Kitap benim doğru bildiğim bir yanlışı düzeltiyor:

Soru sormayan çocuklar da soran çocuklar kadar doğru anatomi bilgisi ve özel bölgelerle alakalı temel bilgilere sahip olmaya ihtiyaç duyar. Soru sormuyor olmaları, merak etmedikleri ya da bu konular hakkında konuşmamaları gerektiği anlamına gelmez.

Tabi ki, yazar bunların gelişimlerine uygun zamanlarda verilmesi gerektiğini de vurguluyor. Soru soran çocuklarda ise sadece sorusunun cevabı verilerek, fazla ayrıntıya girip kafasını karıştırmamak gerektiğini söyleyen yazar, önemli olanın cinselliğe ve bedene dair konuların normalleştirilmesi olduğunu belirtirken, azar azar da olsa sık sık konuşulmasını salık veriyor. Çocuğun sorduğu soruyu bilmemek ya da ona nasıl anlatılacağına karar verememek durumlarında, çocuğa bilmediğinizi, bunu araştırıp döneceğinizi söylememizi öneriyor.

Ülkemizde cinsel organlara verilen farklı isimler olduğunu söyleyen yazar, çocuklara anatomi bilgisi verilirken, doğru bilimsel adların (penis, vulva, testis gibi)  kullanılmasının öneminden bahsetmiş. Tıpkı kol, bacak, burun gibi, özel bölgelerin de bu şekilde normalleştirilmesi gerektiği vurgulanmış.

Çocuğa bedeninin kendisine ait olduğu algısının verilmesinin öneminden de bahseden yazar, küçük yaşta zorla başkalarını öpmesi istenen, kucaklarına oturtulmaya zorlanan, penisini göstermesi istenen çocuklarda bu algının oluşmasının zorluğundan bahsedilmiş ve ihtiyaç halinde aileye güvenip yaşadıklarını anlatamayacakları vurgulanmış.

Kitapta, olumlu beden algısı oluşturmanın öneminden bahsedilirken bu konuda örneklerde verilmiş. Bir tanesini yazayım:

Onun boyu neden uzun?

Her insanın bedeni farklıdır. Bazıları uzun, bazıları daha zayıf olabilir, bazı insanlar da biraz daha geniş olabilir. Herkesin vücuduna saygı göstermeliyiz çünkü herkesin vücudu özeldir.

Çocukların, bizim özel bölgelerimizi görmek istediklerinde ise, herkesin kendine özel olduğu belirtilip, merakının çocuklara yönelik çizimlerle giderilmesi gerektiği, bunun mahremiyet eğitimi açısından önemli olduğu belirtilmiş.

Cinsel organlar, çıplaklık ve bedene dair konuların ailede ayıplık ile özdeşleştirilmesi halinde, bir istismar durumunda çocuğun, bunun kendi suçu olduğunu düşünerek söylemesine engel olacağını belirtilen kitapta, özel bölgelerin neden özel olduğunun çocuğa nasıl açıklanacağından da bahsedilmiş. Ayrıca, çocuk mastürbasyonunun çok sık görülen bir durum olduğu ve gösterdiğimiz tepkinin ceza olması durumunda da, istismar karşısında saklama yoluna gideceği belirtilmiş.

Bedensel engelli ya da henüz kendi başına gündelik ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz olan çocuklara, onlara temasta mutlaka izin alınması ve haber verilmesi gerektiğinin öneminin altını çizen yazar, bunun bedenine saygı duyulduğunu hissetmesi ve mahremiyet eğitimi açısından önemli olduğunu vurgulamış.

Beden algısı açısından, sürekli kilosuyla derdi olan bir ebeveyne sahip çocuğun da, model olarak öğreniyor olması neticesinde, sürekli kilosunu dert edebileceği söylenmiş. O yüzden, en azından çocukların yanında bedenimiz hakkında olumsuz söylemlerde bulunmasak iyi olur 🙂

ANNE KİTAP14.JPGÇocuklara kız ve erkek çocuklarının cinsel organlarından bahsederken, fazlalık ya da eksiklik olarak değil, farklı olarak anlatılması gerektiğini söyleyen yazar, sünnetin doğru kelimelerle anlatılmasının öneminden de bahsetmiş.

Cinsellik eğitiminin doğuştan itibaren kurulan iletişimle başlayacağı, ilk olarak doğru kelimelerin kullanılması gerektiği ve genelde ihmal edildiği üzere erkek çocuklarında bu eğitimi almaya ihtiyaç duydukları vurgulanan kitapta, sanılanın aksine cinsel eğitim almış çocukların cinselliği daha geç yaşta deneyimlediklerine ilişkin araştırmalardan bahsedilmiş.

Kitapta toplumsal cinsiyet rollerinin çocuklar üzerine baskı kurduğu durumlardan da sözedilmiş. Seçtiği oyuncak ya da renklerin çocuğun cinsel eğilimini belirlemeyeceği ve bunun bir baskı unsuru olarak kullanılmaması gerektiği vurgulanmış.

Kitapta bedenine ait hissetmeyen çocuklardan da bahsedilmiş. Hatta bunun için bir belgesel önerisinde bulunulmuş: “Benim Çocuğum“. Çocuğunuz ergenlik dönemine yaklaşırken hala böyle hissediyorsa profesyonel destek alınmasının önemi vurgulanmış:

Bu destek çocuğu bu histen arındırmayı hedeflememelidir. Bu hisleri anlamasına, kendini sağlıklı şekilde ifade edebilmesine, yalnız olmadığını anlamasına yardımcı olmak gerekir.

Kitapta interseks (hermofrodit) yani standart olmayan cinsel organla doğan çocuklardan bahsedilen bir kısım da var. Bu duruma yapılan müdahalelerin ne kadar riskli olabileceği söylenmiş. Bana, daha önce bu durumla ilgili okuduğum bir romanı hatırlattı söyledikleri. “Middlesex” kitabında bu şekilde doğan bir çocuğun öyküsü ve yaşadığı travmalardan bahsediliyordu.

Kitabın son kısmında 0-2 yaş, 2-5 yaş, 5-7 yaş ve 7-9 yaş aralıklarındaki gelişimleri ve nasıl davranılması gerektiği hakkında bir bölüm de yer alıyor.

Kitap703.jpgSetin çocuklara yönelik kitabı ise, bedenin bölümleri, farklılıkları, farklılıkların güzelliği, cinsel organ isimlerinin söylenişinin normalleştirilmesi üzerine hazırlanmış.

Uzun bacaklarımı, kepçe kulaklarımı, çilli kollarımı, tombiş yanaklarımı…

Kıvır kıvır saçlarımı, kara kalın kaşlarımı, büyük ayaklarımı…

Hepsini seviyorum…

Kitapta özel bölgelere verilen isimlerin neler olduğundan bahsedilirken bunun yanında esas doğru olanların vulva ve penis olduğu belirtilmiş.

İstismara karşı Hayır denilmesi de vurgulanırken, farklılıkların güzelliğinden bahsedilmiş.

Ne ayıp,

ne garip,

ne de komik.

Onlar bana özel!

Ve onları çok seviyorum!

Kitap704

Kitap iki yaşından itibaren incelenebilecek nitelikte. Ancak biz biraz geç kalmışız anlaşılan 🙂 Yağız, bunda ayıp şeyler var diyerek bakmak istemedi :-))

Sahi, ayıp demeyecektik değil mi :-))

Şimdi gelelim ben bu setten ne öğrendim kısmına:

  • Çocuk sormasa da, cinsel eğitim almaya hakkı vardır.
  • Cinsel eğitim için özel bir zamana ihtiyaç yoktur. Yeri geldikçe az az bilgi vermek gerekir.
  • Cinsel organ isimlerini doğru şekilde söylemek ve bunu normalleştirmek gerekir.
  • Çocuğun sorularını karşılıksız bırakmamak önemlidir. Bilinmiyor ya da nasıl anlatılacağı konusunda tereddütler yaşanıyorsa, araştırıp dönüleceği söylenmelidir ve de gerçekten dönülmelidir.
  • Aşırı tepki ve ayıp şeklinde nitelendirmek, çocukların kendini suçlu hissetmesine ve istismar halinde anlatmamasına neden olur.
  • Vücuduyla barışık olması sağlanmalı. Bunun için önemli olan bizim vücudumuzla ilişkimizin nasıl olduğu.
  • Özel bölgelerin neden özel olduğu anlatılmalı ve gerekli durumlarda yaşına uygun çizimlerle açıklanmalı.
  • Bedenine saygı duyulduğunu hissettirmek için, müdahale halinde izin alınmalı ve haber verilmeli.

Kitap, bir oturuşta okuyup bitecek nitelikte. Gayet az ve öz şekilde, kafa karıştırmayacak biçimde hazırlanmış. Sanırım şuan baskısı yok ama yazarın instagram hesabından duyurduğu şekilde yeniden baskıya girmiş.

Sanırım, dışarıdan doğru yanlış bir şeyler öğrenmeden, en güvenilir ortamlarında doğruları öğrenmek ve merak ettiği her şey için ebeveynlerine güvenebileceklerini bilmelerini sağlamak sorumluluğumuz var çocuklarımıza karşı…

Güncelleme: Bu konudaki Evrim Ağacı’nın yazısı da okunmaya değer: Çocuklara Cinsellikten Nasıl Bahsedilmeli

Kitabın Künyesi :
IMG_9042-001Beni de Bedenimi de Seviyorum
Ebeveyn Kitabı
Yazan :Rayka Kumru
Yayınevi : Lyfecycle
Sayfa Sayısı : 52

img_9034Beni de Bedenimi de Seviyorum
Çocuk Kitabı
Yazan :Rayka Kumru
Resimleyen : 
Yayınevi : Lifecycle
Yaş Grubu: 2+
Not : Yazar Rayka Kumru'nun aktif olarak kullandığı ve çeşitli bilgiler 
verdiği bir instagram hesabı var. Takip etmenizi öneririm: @raykakumru

İlgili Yazılar :

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Okumalarım, Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Beni de Bedenimi de Seviyorum!

  1. Geri bildirim: Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler | Oğlumu Büyütürken

  2. Geri bildirim: Farklı Olmaya Cesaret Eden Erkek Çocuklarına Hikayeler | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s