İlkokul Kitaplarına Başlarken…

Kitap657

Yağız’a uzun soluklu kitaplar okumaya tam olarak ne zaman başladım bilemiyorum. Sanırım 4 yaşındayken kendim için okuduğum Hobbit’i dinlemek istediğinde başlamıştık. Okulla birlikte ise resimli kitapların yerini almaya başladılar iyiden iyiye. Arada birkaç tane yazdığım olsa da, evdeki resimli kitapların anlatımını bir türlü bitiremediğimden, tam olarak geçemedim sevdiklerimizi yazmaya. Öyle ya, resimlilerin albenisinden kurtulmak mümkün değil. Şöyle bir Julia Donaldson, bir Sven Nordqvistbir Tülin Kozikoğlu alırsın eline, için kıpır kıpır olur. Hemen bir gülümseme kaplar yüzünü. İçin ısınıverir ve yazmadan duramazsın. Ama bu siyah beyaz bol yazılı kitaplar öyle değil. Okudukça aşka düşüyorsun, yudum yudum seviyorsun 🙂

Eh ilk görüşte aşk olmasa da, bir yandan da, zamanı geçmeden anlatmak istiyorum. Çünkü zaman geçtikçe bizde bıraktığı izlenimleri yeterince yansıtamayabiliyor, o ilk heyecanı yitirebiliyorum. Değil mi ki, en güzel sevda yudum yudum gelendir, işte bu kitaplar koyacak oğlumun yüreğine gerçek kitap sevdasını. Ben buna inanıyorum. O yüzden şöyle genel olarak bir giriş yapayım, sonra fırsat buldukça daha ayrıntılı bahsedeyim istiyorum.

Bu fotoğraftakiler en sevdiklerimiz. Okuduklarımız çok daha fazlası. Yağız’a doğduğundan beri her gece kitap okurum. Bu bizim en sevdiğimiz rutinimiz. Daha küçükken günün her anı kitapla geçerdi. 5 Aydan 5,5 Yaşa Oğlumun Kitap Serüveni yazımda bahsetmiştim bundan. Okuma yazma öğrense de bu durum değişmedi. Ben en çok kitapları sevmesini önemsiyorum. İlla ki okumayı sevmesini de getirecektir bu durum. Ama bunun için ısrar etmek, kitaplardan uzaklaştırabiliyor. İkimizde keyif aldığımıza göre, bir süre daha böyle devam ederiz. Hem zaten bende o kadar seviyorum ki çocuk kitaplarını, Yağız’a okumasam da kendime okumaya devam ederim 🙂

Bu kitapların ortak özelliği, hiçbirinin bir şeyler öğretme derdinde olmaması. Eğlencenin, maceranın, hayal gücünün, kendini tanımanın ön planda olduğu, didaktik anlatım tarzından uzak, ama bir şekilde içindeki iyiye dokunan kitaplar bunlar.

Gelelim kısaca bu kitaplara göz atmaya. Tartışmasız Yağız’ın en sevdiği seri, Dan Gutman’ın yazdığı “Bizim Okul Bi’Acayip!” Bir grup 2. sınıf öğrencisinin okulda geçen keyifli maceralarını içeren bu seri, zamane çocukluğuna çok uygun. Türkçeye çevrilmiş 12 kitabı var. Tabi ki bizde hepsi var 🙂 Kaç kere okuduğumuzu hatırlamıyorum.

Kitap669.jpg

Astrid Lindgren sevgisi ise açık ara önde bizde. Ne yazsa okuruz kıvamındayız. Yıllar önce yeğenim Sena’ya almıştım ilk kez Pippi Uzun Çorap’ı. Yıllar sonra oğluma almak ayrı bir hoşluk benim için. Macera tutkusu için Ronja ve Aslanyürekli Kardeşler, gülmek için Pippi, Şamatalı Köy vazgeçilmezlerimiz.

Kitap660

Kitap658

Asa Lind’i nasıl anlatsam bilemiyorum. İki yıl yolunu gözledim Kumkurdu’nun. Yayınevlerine yazdım, Nadir Kitapta aradım. Sonunda yeniden basıldı ve ben rahatladım. Nasıl naif, nasıl sıcacık öyküler. Bence sırf çocuklar değil, her anne babanın okuması gereken hikayeler bunlar. Zaten İskandinav Çocuk Edebiyatı kalbimde çok farklı bir yerde. Gerek Asa Lind, gerek Astrid Lindgren olsun öyle iç ısıtıcılar ki, coğrafyanın bunda etkisi olduğunu düşünüyorum. Bu konuda çok güzel bir yazı var şuracıkta:  Özgürlükçü Çocuk Edebiyatı Yaklaşımının Zirvesi: İskandinav Çocuk Edebiyatı . Okul öncesi resimli kitaplarımızda da bu konuda çok güzel örnekler mevcut. Vesta-Linnea ve Canavar Anne, Uyu Artık Vesta-Linnea!, Vesta-Linnea ve Sevgili Köpeği, Vesta-Linnea Çok Üzgün, Vesta-Linnea Ayışığında kitaplarının yazarı Tove Appelgren ya da Küçük Findus Kaybolunca, Tilki Avı, Doğum Günü Pastası,  Pettson Çadır Kuruyor kitaplarının yazarı Sven Nordqvist gibi yazarların bakış açıları gerçekten çok farklı. Öyle incelikle konuları işliyor ve farklı bakış açıları gösteriyorlar ki hayran olmamak elde değil.

Clementine, bana nasıl ebeveyn olunması gerektiğini, ön yargılardan nasıl sıyrılabileceğimizi gösterdi. Sara Pennypacker’ın yazdığı, gerek toplumsal roller, gerekse DEHB’li bir çocuğa nasıl yaklaşılacağı konusunda iç acıcı üç kitaplık bir seri bu. Ancak bu da benim peşine düştüğüm ve ancak Nadir Kitap‘tan bulabildiğim kitaplardan.

Kitap659

Afacan Beşler benim çocukluğum. Tüm harçlıklarımı onlara yatırırdım. Dili eski mi gelir diye endişe etsem de, hala öyle güzeller ki. Yağız’da bayılarak dinliyor. Enid Blyton’ın yazdığı bu seri bizim çocukluğumuza ait, şimdi rastlanmayacak türde öyküler ama olabildiğine heyecanlı. Dostluğun, kardeşliğin, güvenin ve maceranın en güzel örnekleriyle süslü.

Kitap665

Sempe-Goscinny’nin yarattığı Pıtırcık’ta tam 80 lerin çocukluğu gibi. Yazar anlatırken sahneler direkt gözünüzde canlanıyor. Hele o anne baba ilişkileri tam isabet 🙂 Yağız tek kelimeyle bayılıyor. Ben sürekli döverim, vururum ifadeleri yüzünden mesafeli olsam da, birkaç tane aldım şimdilik.

Kitap662

Büyük edebiyat eserlerinin, yeniden çocuklar için, gene ünlü yazarlar tarafından yorumlandığı “Hepsi Sana Miras” serisi, çocukları edebiyatla tanıştırmak için mükemmel hazırlanmış. Benim favorim “Gılgamış”, Yağız’ınki “Denizler Altında Yirmi Bin Fersah”. Yalnız tam olarak anlamak için biraz daha büyümek gerek sanırım. Seçilen eserler çok kolay anlaşılır şeyler değil ve bazıları fazla hüzünlü. Örneğin “Kral Lear”da öyle çok ağladı ki, “Suç ve Ceza”yı henüz okuyamadım Yağız’a.

Kitap667

Futbol seven çocuklar için “Gol” serisini şiddetle öneririm. Luigi Garlando’nun yazdığı bu serinin ilk kitabını Koray almıştı. Ben önce ön yargılıydım futbol olduğu için ama öyle güzel işlenmiş ki konu. Kazanmanın değil eğlence ve dostluğun ön planda olduğu, takımda kız oyuncuların da olması nedeniyle sırf erkek kitabı olmayan bir seri. Türkçeye çevrilmiş 5 kitabı var henüz.

Kitap661

Harry Potter deyince fazla söze gerek yok sanırım. İlk çıktığında gene yeğenime alıp, bir çırpıda okumuştum yıllar önce. Filmlerini de büyük keyifle izledim tabi. Şimdi özel baskısı çıktı ilk üçünün. Nasıl güzel anlatamam. J. K. Rowling’in hayal gücüne her defasında hayran oluyorum. Heyecanla okuyoruz Yağız’la da.

Kitap668

Roald Dahl kitaplarına çok güzel bir tanesiyle giriş yapmıştık. “Charlie’nin Çikolata Fabrikası“. Özel basım harika bir kitap. Bir diğeri ise “Matilda”. Roald Dahl’dan alacak çok kitap var daha.

Kitap664-001

Kitap663-001Bol gülmeli David Walliams kitapları “Bay Kokuşuk”, “Büyükannem Bir Gangster”, fantastik severler için “Zak”, “Cik”, “Marry Poppins”, kitap tutkunları ve bulmaca severler için “Bay Lemoncello’nun Kütüphanesinden Kaçış”, gerçek öyküler için “Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler”, ve canım “Hayalperest”.Kitap666

Genelde en sevdiğimiz kitapların baş karakterleri kızlar 🙂 Pippi Uzun Çorap, Ronja, Clementine, Matilda, Kıyıya Vuran Kız, Bay Kokuşuk, Asi Kızlara Uykudan Önce Hikayeler, Kumkurdu. Bu beni çok sevindiriyor tabi. İçimdeki kız çocuğuna hitap ediyor. Ama oğlum için erkek karakter derdine de düşüyorum bir yandan. Gerçi Yağız buna hiç takılmıyor. Bu da sevindiriyor beni. Neyse ki “Bizim Okul Bi’Acayip” ve “Aslanyürekli Kardeşler” bu açığı bayağı kapatıyor 🙂

Daha almak ve okumak istediğim öyle çok kitap var ki Yağız’a. Onu doğru yazarlarla buluşturmak, içindeki sevgiyi beslemek, okumayı bir ödev gibi görmemesini sağlamak, içinde bir ışık yakmak tüm amacım.

Daha önce de dediğim gibi, yatağının başucunda hep bir kitap olsun istiyorum…

İlgili Yazılar : 

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Eğitim, Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to İlkokul Kitaplarına Başlarken…

  1. makbule dedi ki:

    KESKE Bİ PROJE OLSA KİTAPLARI OKUYUP BİRBİRİMİZE GÖNDEREBİLSEK O KADAR ÇOK KİTAP VARKİ ALINACAK…

    Beğen

    • yagizlahayat dedi ki:

      Makbule Hanım göndermek büyük sıkıntı. Keşke her şehirde okuma salonları olsa kolay erişilebilen yerlerde. Masa sandalyeye bağlı kalmadan keyifle uzanıp okuyabilecek alanlar ve ödünç alma imkanları olsa. Aslında yurtdışında öyle güzel örnekleri var ki. Belediyeler bu konuya eğilse keşke. Bununla ilgili oluşumlar var ama tabi kişilere bağlı olunca yeterince yaygınlaşamıyor

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s