8 Yaş…

93-96 AY1Ne zaman Yağız’ın gelişimi ile ilgili yazı yazmaya başlasam, önce eskilere bir göz atarım. Onları okurken, nasıl da geçmiş bunca zaman diye düşünürüm. Gözüme küçük gelir halleri, ve ben o hallere takılırım. Böylece hep bir buruklukla, geçmişe özlemle başlarım yeni yazıma. Bu seferde durum değişmedi. Nasılda geçmiş sekiz koca yıl diyerekten…

Her zamanki gibi melankolik hallerden sıyrılıp, son altı aya bir göz atayım ben en iyisi 🙂

Yağız’ın üçüncü piyano hocasıyla çok iyi başladığından bahsetmiştim. Ama havalar ısındıkça gitmek istemedi. Gününü bölüyormuş piyanoya gitmek 😛 Böylece piyano macerası sona erdi. Kim bilir belki birkaç yıl sonra yeniden deneyebiliriz.

Son altı ayın Yağız adına en önemli olayı sanırım sınıf arkadaşının bizim apartmana taşınmasıydı. Bunun onu ne kadar mutlu ettiği öyle belli ki. Ama başlarda okul açıkken fazla görüşememelerine üzülüyordu. Ne anlamı var ki o zaman aynı sitede oturmanın diye söylenip duruyordu 🙂 Onu sitedeki diğer çocuklarla tanıştırmak, sabah servise birlikte biniyor olmak mutlu etti. Ne güzel çocuk olmak, arkadaş bulmak ve de küçük mutluluklar…

Yeni okulunda ilk senesini bitirdi oğlum. Son aylar daha rahat, gezmeli tozmalı geçti biraz. Özellikle düzenledikleri futbol turnuvası çok motive edici oldu okula gitmek açısından. Sonuç olarak da karneden çok, törende aldığı futbol madalyası mutlu etti onu. Yaz için yapması gereken tatil ödevleri olmasa daha da mutlu olabilirdi 🙂

93-96 AY3

Tatili her seneki gibi annemlerde geçiyor Yağız’ın. Sabahtan bırakıyoruz. Kuzenleri Kıvanç, Çağıl ve Öykü ile kah dargın kah barışık akşamı ediyorlar. Bolca da futbol oynamakla geçiyor günleri. Önce annemlerde, eve gelince de parkta. Bu yıl ilk defa parka tek başına inmesine izin veriyoruz. O da eve gelmek bilmiyor 🙂 Sitede bir arkadaş grubu oluştu. Çoğunluk futbol oynuyorlar. Bazen de kutu oyunu oynuyor ya da sohbet ediyorlar. Anlayacağınız bu yaz Yağız için çok keyifli geçiyor 🙂

93-96 AY4

Uzun zamandır video çekmediğimi farkedince, onun için bu yıl en önemli şeyi çekeyim istedim ve halı sahada futbol oynarken kaydettim 🙂

Yağız’ın tablete olan düşkünlüğü aramızda sık sık gerilimli anlar yaşanmasına sebep oluyor. Sadece haftasonu veriyoruz gerçi ama o zamanda elinden bırakmak istemiyor. Birkaç oyun yüklemesine izin verince bağımlılık yaptı resmen. Bu durumu değiştirmek ne kadar mümkün olabilecek bilemiyorum. Sanırım tüm çocuklar da bu sorun yaşanıyor. Eh biz yetişkin olarak elimizden düşüremediğimiz teknolojik aletleri düşününce çok da kızmamak lazım sanırım.93-96 AY6.JPG

Yağız’a diş fırçalama alışkanlığı kazandıramadık bir türlü. Fırça midesini bulandırıyor ağzına soktuğunda. Her ne kadar abur cubur yemese de, diş muayenesinde ağzında 8 çürük tespit edildi. Üçü çekim, beşi dolgu olması gerektiği söylendi ama biz sadece ikisini büyük mücadelelerle çektirebildik. Bir çekim ve de dolgular kaldı. Biz yorulduk, Yağız yıprandı ve pes ettik. Ağrı yapana kadar bekleyeceğiz artık. Bu sürede 5 dişi daha düştü Yağız’ın. Toplamda 7 dişi düşmüş ve 2 dişi çekilmiş oldu.

Yağız bu sene ilk defa bir gece annemde kaldı. Akşam bizde oradaydık ama bizimle dönmek istemedi. Simay ablası da kalınca, çok eğlenmiş Yağız oğlan 🙂 Bu tek başına kalabiliyor olma bir cesaret getirdi oğluma ve Didim’e giden babasına takıldı bu sefer de 🙂 Dedesi ve babaannesini yazlığa götüren babası “hadi sende gel” deyince hemen kabul etti ve beş gün babası ile tatil yaptı. Denize iyice alışmış orada. Bu sene tatilimiz daha kolay geçecek gibi görünüyor 🙂 Dönüşte ise otobüsle gelmişler ve yol boyu oyun oynamış 🙂 Zaten en merak ettiği kısmı da buydu 🙂 O benden, bende ondan ilk defa bu kadar ayrılmış olduk böylece. Hep böyle güzel ayrılıklarımız olsun inşallah. Ne yalan söyleyeyim buna benim de ihtiyacım varmış 🙂

93-96 AY2

Yağız yaz geldiğinden beri bizi yemek yüzünden çok zorluyor. Bunda parkta oynayıp yorgun argın gelmesinin de etkisi var sanırım. O yorgunlukla yemek yemek istemiyor. Meyve ya da dondurma tarzı yiyecekler istiyor hep. Gerçi bu sıcaklarda da en cazipleri onlar 🙂 Ve hiç değişmeyen tutkusu su. Yağız kadar çok su içen pek kimseyi tanımıyorum ben. Şu sıralar en sevdiği içecek kefir sanırım sudan sonra. Tabi evde limonata, vişne suyu ya da erik suyu yaptığımda değmeyin keyfine 🙂 Sorunsuzca yediği sebze sanırım şu sıralar kabak ve barbunya. Onun dışındakiler olmasa da olur 🙂 Şuan 136 cm ve 28  kilogram. 6 ay öncesine göre 2 cm uzamış ve sadece 1 kg almış. Annem duymasın 🙂

RAMAZAN BAYRAMI

Gelelim son altı aydan aklımda kalan birkaç diyaloğa:

♥ Uyurken ellerini yanaklarıma yapıştırır:

  • Yağız: Anne sana dokunmak beni çok rahatlatıyo. Kendimi güvende hissediyorum

♥ Benim kitabıma bakar:

  • Yağız: En güzel kitaplar Pegasus’un.
  • Anne : Sen yayınevlerini biliyor musun?
  • Yağız: Biliyorum tabi der ve evdeki pegasus kitaplarını sayar 😛

♥ Uyku öncesi sohbeti:

  • Anne: Hadi annecim uyu artık
  • Yağız : Ben senin annen miyim, neden bana hep annecim diyorsun?

(Gizli gizli çocuk gelişimi yazıları okuduğundan şüpheleniyorum :-))

♥ Yağız’dan hayat dersleri: 

  • Yağız : Anne beni mi seviyosun kendini mi?
  • Anne: Seni
  • Yağız: Babamı mı seviyosun kendini mi?
  • Anne: Babanı
  • Yağız : Çağılı mı seviyosun kendini mi?
  • Anne : Çağıl’ı
  • Yağız : Ama olmaz ki hiç kendini sıraya sokmuyosun.

♥ Asansörde komşu ile konuşup indikten sonra:

  • Yağız : 5 yaşındaki kızı hiç teşekkür etmeyi bilmiyo. Ona kapıyı tutuyorum teşekkür bile etmiyo. Hatta gülmüyo bile. Şöyle kraliçe gibi geçiyo. Yüzü bile oynamıyo. (Bir de nasıl geçtiğini taklit ediyor. Kırdı beni gülmekten 🙂 Hem de 2 kere yapmış. Ah şu kızlar 🙂

♥ Sanırım biraz arkadaşsız kaldığı bir gün: 

  • Yağız: Anne babamla sen 7-8 yaşında olsaydınız benim en iyi arkadaşım olurdunuz.

♥ Kar tatili sonrası:

  • Baba : Yağız yarın okul açılıyor.
  • Yağız : Belki kar yağar ne biliyosun 😛

Umut dünyası işte 🙂

BABALAR GÜNÜ

8 Yaş sanırım çocuk gelişiminde bir dönüm noktası. 7 Yaşın faveranlarının bitip, erken ergenliğe girmeden yaşanacak bir kaç sakin yılımız olacak uzmanlara göre 🙂 Bu bizde ne şekilde tezahür eder yaşayıp göreceğiz. Gülüşünü soldurmadan birlikte büyürken, aynı anda da sınırları olduğunu öğretmeye çalışmak; ne zor şey bir insan yetiştirmek…

93-96 AY5

Canım oğlum, ben, bir ve tek kalarak, sadece seninle varolmayarak kendimi bulma çabasındayım bir süredir. Yavaş yavaş ayrışma zamanımız geliyor. Omuzlarına sevginin yükünü yüklemeden, bağımlı olmadan, birbirinin sınırlarına saygılı bir aile olabilmek dileğim. Aramızdaki tek bağ, sevgi bağı olsun…

Seni sevdiğimi hep aklında tut…

İlgili Yazılar :

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Ay Ay Gelişim, Uncategorized içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

5 Responses to 8 Yaş…

  1. Geri bildirim: 8,5 Yaş… | Oğlumu Büyütürken

  2. Geri bildirim: 9 Yaş… | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: 10 Yaş… | Oğlumu Büyütürken

  4. Geri bildirim: 11 Yaş… | Oğlumu Büyütürken

  5. Geri bildirim: 12 Yaş… | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s