7,5 Yaş…

87-90-ay5Şu yandaki resme baktıkça inanamıyorum. Gözlerimin önünde hangi ara bu kadar büyüdü benim küçük oğlum. O bugün 7.5 yaşını doldurdu. Giderek yüzü oturuyor ve günden güne çocukluktan sıyrılıyor gibi.

Oysa ben ona doyamıyorum. Onunla geçirebildiğim vakit o kadar az ki. Onlarda hep bir yapılması gereken işler listesiyle geçiyor. Ödevlerini kontrol et, yemeğini hazırla, banyosunu ayarla. Tüm bunlardan bize kalan sadece uyku öncesi kitap okuma ritüelimiz. Bazen insan her şeyi sorguluyor. Neleri nelere tercih ediyoruz acaba? Bir bakacağım ki koca adam olmuş. Elimizde biriken bir avuç anı, birkaç fotoğraf karesi.

Gene karamsarlığım üzerimde görüldüğü üzere 🙂 Neyse, biz gelelim oğlum son altı ayda neler yapmış. Aslında pek çoğundan bahsettim. Doğumgününü, tatilimizi, oyunlarını yazmışım. Kitaplarını da yazıyorum ara ara ama onları dönemsel olarak yazmaya yetişemiyorum. Son altı aydır okuduklarına sıra gelmedi daha. Artık uzun soluklu kitaplar okuyoruz. Ama hala ben okuyorum 🙂

Ancak son altı ayın bizim için en önemli gelişmesini yazmadım. Biraz olgunlaşsın diye bekledim. Yeni okulunda ilk dönemini tamamladığına göre artık gönül rahatlığıyla yazabilirim. Geçen yıl yaşadığımız sıkıntılardan sonra Yağız’ın okulunu değiştirdik bu yıl. Yağız’ın nasıl karşılayacağından çok endişeleniyorduk ama ilk söylediğimizde oğlum, “olsun anne ben oradaki arkadaşlarımı da severim” dedi. Ben ise sorun olmadan atlattığıma mı sevineyim, yoksa demek ki oğlumun ihtiyacı olan buymuş, neden daha önce yapmadım diye mi üzüleyim bilemedim. Okula gittiği ilk günde, bize beklememize gerek olmadığını söyleyerek gönderdi.

84-87-ay6Arkadaş problemi yaşamadı hiç. Zaten bu yaşlarda gruplaşma olmayacağını söylemişti görüştüğümüz uzmanlar. Öyle de oldu. Yeni arkadaşları da hemen aralarına aldılar oğlumu. Okuldan sonra etüde kaldığından, ödev sorunu da çok yaşamadık. Kontrol kısmı bizi bunaltsa da, geçen yılla karşılaştırılamayacak bir rahatlık yaşadık. Tabi bunda büyümüş olmasının da etkisi olabilir. Bir de tabi benim sistemle çatışmayı bırakmış olmamın da etkisi var bunda. Şuan bulunduğum yerde, ödevsiz, testsiz bir okul hayal. Don Kişot gibi davranmam hepimizi yıpratıyor. Biz de düzene uymak zorunda kaldık anlayacağınız.

Okuldaki futbol kursuna gitmek istedi bu yıl Yağız. Üç ay devam etti. Bu da okula bağlanmasında etkili oldu diyebilirim. Kurs iptal olunca da kendi isteğiyle tenise başladı. Ben de bu seçimden dolayı gayet mutlu oldum 🙂 Sağımız solumuz futbol oldu evde. Bu da bir dönem deyip sabırla geçmesini bekliyoruz. Konuştuğumuz başka konu kalmadı neredeyse. Sayesinde Barcelona’da oynayan tüm oyuncuları sayabilecek kıvama geldim 🙂 Sahi kaç yaşa kadar sürüyor bu futbol aşkı?

84-87-ay5

Yağız oğlan geçen yıl başladığı piyanoya, çok da istekli olmadan devam ediyor. Geçen hafta 3. öğretmenine başladı. Öğretmen değişimlerinden hoşlanmıyor ve zor alışıyor. Çok istekli olmadığından henüz bir piyano da almadık. Ama ilk konserine çıktı 🙂 Buna cesaret gösterdiği için gurur duyuyorum oğlumla. Söylediğine göre hiç de heyecanlanmamış 🙂

87-90-ay6

Yağız şuan 27 kilo ve 134 cm. Son 6 ayda hiç kilo almamış ama 4 cm. uzamış. İki süt dişi düştü bu süreçte. Diş Perisi yastık altına kağıt para bırakınca tüm inandırıcılığını kaybetti bu arada 🙂 Bozuk para koymak lazımmış. Paramı bana iade etti 🙂

Okulda kahvaltı olmadığından, çok erken saatte kahvaltı yapması gerekiyor bu sene Yağız’ın. Haliyle canı istemiyor. Ama yapması gerektiğini düşündüğünden bir şeyler yemek istiyor. Gerek karanlıkta uyanmak zorunda olması gerekse erken saatte kahvaltı yapma zorunluluğu ve de servise yetişme telaşıyla iyice geriliyoruz bazı günler. Neyse ki son zamanlarda daha hafif atlatmanın bir yolunu bulduk. Kahvaltı yaparken ona kitap okursam daha uyumlu oluyor Yağız. Tabi bu beni zorluyor biraz. Bende ondan erken kahvaltımı yapmaya başladım o yüzden. Bakalım ne kadar devam edeceğiz böyle. Son zamanlarda sorunsuzca yiyebildiği tek şey müsli. Bu da benim çok içime sinmiyor. Ekstra kuruyemiş, kuru meyve ekliyorum ki biraz daha besleyici olsun. Okulda aralarda ya da etüdde yemesi içinde, genelde hurma arası ceviz, mandalina, bazende kek, muffin koyuyorum. Bu sıralar en çok yediği şey mandalina. Karnabahar köftesi hala en sevdiği yiyecek. Yatmadan önce de bir elma yiyor düzenli olarak. Şükür ki abur cubur olayı hala yok denecek kadar az. Markete gittiğinde tek istediği meyveli kefir bu anlamda. Okulda haftada bir gün kantin günü. Onda da sadece süt aldığını söylüyor. Akşamları uyuması neredeyse 10’u bulmaya başladı kaç zamandır. En az bir saat kitap okuyoruz. Öyle olunca da uykusunu yeterince alamıyor. Bunu erkene çekmenin bir yolunu bulmalıyım.

Bu yaşa kadar uzak tuttuğumuz bilgisayar oyunlarına ilk adımını da geçenlerde attı Yağız. FUT17 diye bir oyun. Sadece kadro kuruyor diye izin verdik ama durmadan oynamak istemesi sorun yaratıyor. Hafta sonları birkaç saat tablet izni var ve o son zamanlarda tamamını bununla dolduruyor. Bunu biraz kırabilir miyim diye ben de Genç Matematikçiler diye bir oyun yükledim. Aslında onu da sevdi ama futbol başka tabi onun için 🙂 Büyüyünce futbolcu olacağının hayallerini kuruyor kolay mı 🙂

84-87-ay7

Yağız’ın yatağı iyiden iyiye küçük gelmeye başlamıştı ne zamandır. Sonunda odasına büyük bir yatak koyduk. Tabi biraz sıkıştı oda. Ama Yağız bu haliyle daha çok sevdiğini söylüyor. Ancak acilen yeni kitaplık almalıyız. Kitaplar üst üste ne zamandır. En son yatağın altındaki oyuncak çekmecesi de doldu kitaplarla .

87-90-ay3

Bu kış bolca kar yağdı. Ben bundan çok hoşlanmasam da, hele bir de kar tatili olunca çocuklar çok sevindi tabi. Yağız’da nasibini aldı bundan. Biraz parkta biraz da annemlerin bahçesinde tadını çıkardı.

87-091

Artık eskisi kadar not edemesem de, son 6 ayda Yağız’ın diyaloglarından birkaçını yazayım:

♥ Yağız’ın yeni okuluyla ilgili ilk yorumu:

  • Yağız :Anne G., A.dan daha iyiymiş.
  • Anne: Ne bakımdan?
  • Yağız: Arkadaşlar daha iyi, okul daha güzel, yemekler daha iyi 🙂

♥ Derin konular bunlar 😦

  • Yağız : Anne sence Allah’ı mı daha çok sevmeliyiz yoksa babamızı mı?
  • Anne : Sence?
  • Yağız : Bence Allah’ı.
  • Yağız : Anne bazıları için hayat zor di mi?
  • Anne : Neden öyle dedin.
  • Yağız : F.’ın babası yok mesela (yeni sınıfında bir arkadaşının babası ölmüş, bu girizgah onun için sanırım :-(( )

♥ Kendimize güvenimiz tam 🙂

  • Yağız: Benim matematiğim çok iyi ama en çok hayat bilgisini seviyorum 😛

♥ Görmekle olmaz, katkı sunmak lazım 🙂

  • Anne : Hadi kalk oğlum kahvaltı hazır
  • Yağız : Anne dur güzel bir rüya yapıyorum 🙂

♥ Futbol kursu ile ilgili sohbet:

  • Anne : Futbolda iyi misin?
  • Yağız : Bazılarına göre iyiyimdir, bazılarına göre kötüyümdür 🙂

♥ Doğumgünüm için hazırladığı resimli yazıdan: (İmla hataları Yağız’a ait :-))

  • İyi ki dodun

Anne seni çok seviyorum. Sen beni dünyaya getirdin. Dünyaya ve Allah’a çok teşekür ederim. Böyle annem olduğu için. Çünkü o bütün annelerden iyisin.

♥ Uyumadan önce:

  • Yağız : Anne sen hiç ölme. Hep annem ol. Ben öyle istiyorum.

♥ Her gece yeni sevgi dereceleri buluyor:

  • Yağız :Anne seni ne kadar çok seviyorum biliyor musun?
  • Anne : Biliyorum dünyadaki tüm formalar kadar (birgün önce öyle söylemişti)
  • Yağız : Dünyadaki tüm kitaplar kadar. Ama hepsi, bizdekiler, okuldakiler, kütüphanedekiler. Yok yok içindeki kelimeler kadar.
  • Anne : Bende seni yıldızlar kadar seviyorum.
  • Yağız : Aslında duygularımı anlatamıyorum. (Kelimeler kifayetsiz kalıyor tonunda :-))

♥ İtinayla anne kitap okumaya razı edilir :

  • Yağız : Anne meyvemi yerken bana kitapla eşlik etmeye ne dersin?

♥ Bu aralar keyfi yerindeyse söylediklerime şöyle yanıt veriyor 🙂

  • Yağız : “Emredersiniz Kraliçem” 

ilginin-6Bugün, can dostum Özlem’in güzel kızı Ilgın’ın doğumgünüydü. 30 yıllık dostluk bizimkisi. Şimdi çocuklarımız arkadaşlar. Keşke daha sık bir araya gelme şansları olsa. Eve dönerken Yağız, keşke aynı apartmanda otursaydık Ilgın’la diyordu. Ah Özlem Teyzesi, duy sesimizi 🙂

87-90-ay7Böyle böyle aylar ayları, yıllar yılları kovalıyor. Onunla daha çok anı biriktirmek istiyorum ama bazen elden gelmiyor. İlerde bu günleri nasıl hatırlayacak merak ediyorum. Bazen gerçekten çaresiz kaldığımız anlar oluyor. Ona ulaşmakta güçlük çekiyoruz. Travmasız çocukluk ne kadar mümkündür bilemiyorum ama dilerim onu en az hasarla ulaştırırız yetişkinliğe. Ne kadar başarırız bilemesem de çabamız bu yönde. Belki bunları okur da, iyi niyetten kurtarırız ha, ne dersiniz 🙂

İlgili Yazılar :

 

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Ay Ay Gelişim, bebek gelişimi, Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s