Asla Neden Diye Sorma

kitap553Bu kitabı anlatmak biraz zor. Anlamak da öyle. Aslında belki de kitabı inceleyen herkes bir başka şey anlayacak bu kitaptan. En azından bizim evde öyle oldu 🙂

Benim hissettiğimse kitapta bir karanlık olduğu. Okurken içimi ürperttiği. İçinde bir gizem varmış hissi uyandırdığı.

Kitap yazısız kitap gibi neredeyse. Her sayfada bir cümle var ama asıl etkileyici olan şey resimleri.

Bu yaz şunları öğrendim:

diye başlayarak, her sayfada bir cümle ile öğrenilen şey ifade edilmiş. Kelimelerin resimlerle çok da ilgisi yok gibi.

Sakın çamaşır ipinde kırmızı çorap bırakayım deme.

cümlesinin karşısındaki resim, koskocaman kırmızı bir tavşan ve ondan korkarak kıyıya büzüşmüş iki küçük çocuk. Bu arada çamaşır ipinde kırmızı bir çorap teki ve çocuklara gözünü dikmiş bir karga var. Diğer resimlerde bu iki çocuğu gösteren çizimler.

kitap554

Sakın bir davette son zeytini yeme.

derken, takım elbiseli yırtıcı kuşların, son zeytini almaya çalışan çocuğa dikilen gözlerin ürkütücülüğü çok gerçek.

Küçük ve gösterişsiz bir şekilde çizilmiş olan karga her sayfada mevcut. Yıldızları toplamak isteyip elindeki kavanozu düşürdüğünde, gece eve ürkütücü yaratıklar dolduğunda, salyangoz ezerken ilerde patlama olduğunda hep orada bir yerlerde.

Çizimlerde robotlarda bol bol kullanılmış. Kah resmi geçit yapıyorlar, kah bir çileğin peşindeler, kah bir top oyunundalar.

Sonrasında büyük olanın hakimiyeti başlıyor. Önce evine giremiyor, sonra bahçeye. Ardından robotların önünde kavgaya tutuşuyorlar. Yenene taç veriyor kargalar. Sonrasında bir yere hapsoluyor küçük olan. Karanlık ve kargalar her yerde. Etrafta soğuk gri evler. Ama sonra büyük kurtarıyor küçüğü. Eve dönüyorlar bisikletle ve gene ürkütücü bir yoldan. Sonra natürmort bir resmin içine giriyorlar sanki. Ellerinde davul ve zurnayla. Sonra evde televizyon izleyip mısır yerken, duvarlarda önceki sayfalarda ki karşılaşılanların resimleri. Acaba hayal miydi hepsi?

kitap555

Dedim ya zor bir kitap bu. Ama sizi içine çekiyor. Tekrar tekrar bakmak istiyorsunuz. Resimlerde fırça darbeleri olabildiğine belirgin. Hiç bir yerde tek bir renk göremiyorsunuz ve tüm renkler neşesini kaybetmiş gibi. Renklerin düşüncelerinize yaptığı baskıyı hissediyorsunuz.

Üşüyorsunuz bu kitabı incelerken. Ama çokça da düşünüyorsunuz. Konuşmak için pek çok fırsat yaratıyorsunuz.

Yağız’a nasıl anlatacağım diye düşünürken, o kendi yolunu buldu. Belki de herşeyi anlatmak gerekmiyordur. Belki herkese farklı şeyler fısıldıyordur bazı kitaplar…

Bir Dolap Kitap’da da yer almış elbette. Ve onlarda benim gibi hissetmiş 🙂 Kitabı bir de Yıldıray’dan dinlemek için TIK TIK

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to Asla Neden Diye Sorma

  1. beril dedi ki:

    yaş sınırı var mı?

  2. Geri bildirim: Dünyanın En Büyük Çiçeği | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s