Babamı İki Japon Balığı İle Değiş Tokuş Ettiğim Gün

kitap540Bu kitap beni çizimleriyle kendine çekti. İsmi de dikkatimi çekmedi değil 🙂 Yağız’a gelince anlam veremedi yazılanlara. İnsan niye değiştirmek istesin ki en değerlisini 🙂

Kitap, evde gazete okumaktan başka bir şeyle ilgilenmeyen bir babanın, çeşitli nesnelerle değiştirilmesini içeriyor. Ha varlığı ha yokluğu misali 🙂

Bir annenin, oğlunu ve ondan küçük olan kızını evde babalarıyla bırakıp alışverişe gitmesiyle başlıyor kitap. O sırada eve gelen arkadaşı Nathan’ın elinde iki japon balığı vardır ve isterse değiş tokuş edebileceğini söyler. Ancak değişim için önerdiği hiçbir şeyi kabul etmez Nathan. Sonunda ona babasını teklif eder. Çok memnun olmasa da kabul eder arkadaşı ve babasını alıp gider. Anne eve döndüğünde babayı sorar ama o sürekli oyalamaya çalışır. Bu arada söylemesin diye kardeşini de bağlamıştır. Sonunda anne, kız kardeşi bulur ve olanları öğrenir. Çok sinirlenen anne (sinirlendiği ona genç adam demesinden bellidir) hemen fanusu ellerine tutuşturur ve çocukları babalarını geri almaları için gönderir. Ancak babaları artık Nathan’da değildir. kitap541Onu bir elektro gitar karşılığında değiştirmiştir. Elektro gitarı alır ve onu değişen arkadaşına yollanırlar. Ancak oradan da ellerine bir goril maskesi tutuşturulur. Bir sonraki durakta ise Galveston adında kocaman bir tavşan. Sonraki arkadaşlarının evi için bir hayli yol yürümeleri gerekir ama sonunda vardıklarında tüm aile Galveston’u gördüklerine mutlu olmuşlardır. Nihayet babası da oradadır:

Orada küçük bir tavşan kafesi vardı ve tavşan kafesinin yanında da her tarafı kümes teliyle çevrili küçük bir bahçe vardı. Babam tellerle çevrili bahçenin içinde, çimlerin üzerinde oturuyor, gazetesini okuyor ve bir havuç yiyordu. Biraz yalnız görünüyordu ve pantolonunun her yerinde çimen vardı.

Sonunda, hala gazete okumakta olan babayı alıp düşerler yola 🙂 Eve dönünce anne, babayı zorla banyoya sokar ve oğlana da bir daha babasını hiçbir şeyle değiştirmeyeceği konusunda yemin ettirir. Ancak kardeşini değiştirmemek konusunda söz vermemiştir…

kitap542Kitapta iki kardeşin atışmalarına da bolca yer verilmiş. Bu kitabın fikri, yazarın oğluna uyku vaktini hatırlattığı bir gün, “Keşke bir babam olmasaydı, keşke japon balıklarım olsaydı” demesiyle beliriverir 🙂

Kitabın çizimleri karanlık olmasına rağmen, farklı bir şekilde sizi içine çekiyor. Yazı karakteri de kötü ama sanki başka türlüsü yakışmazmış gibi bu kitaba. İncelemek için pek çok ayrıntının olduğu kitabın tasarımı gayet başarılı anlayacağınız. Bu başarı yazardan çok çizere ait sanırım 🙂

Eh bu kitabı okuyan baba varsa ayağını denk alsın derim ben. Ne olur ne olmaz 🙂

Bir Dolap Kitap, henüz Türkçe’ye çevrilmediği günlerde bahsetmiş bu kitaptan. Belki de onlar sayesinde şuan elimizde 🙂 TIK TIK

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s