Kaygılı Çocuğa Yardım

DSC04647-001Bazen çocukların korkularını ilgi isteği ya da şımarıklık olarak algıladığımız zamanlar oluyor. Belki de sıklıkla böyle düşünüyoruz. Bunun sonucu olarak da, onlara yeterince ulaşamıyoruz ya da, çocuğun gözünde duygularını önemsemediğimiz izlenimi oluşturuyoruz.

Tabi kaygı sadece çocukta olan bir durum değil. Çoğunlukla da biz kaygılarımızı onlara geçiriyoruz. Bu kitap bunlarla nasıl baş edebileceğimizi anlatmış. Böyle kitaplar ebeveyne öyle çok yapması gereken şey yüklüyor ki, önce kendi içimizdeki çocuğu tedavi etmeliyiz sanırım.

Kitap kaygıyı şu şekilde tarif etmiş:

Kaygı, gerçek bir kişisel acının belirtisi olup, bir ilgi çekme eylemi ya da yolu değildir. Kaygı, çocukların yaşamlarında belirgin aksamalara neden olabilir: okul başarılarını düşürebilir, arkadaşlık kurmalarını engelleyebilir ve tüm aileyi etkileyebilir. Ayrıca bazı durumlarda, çocukluk çağındaki kaygı, daha ciddi sorunlara -uyuşturucu ve alkol kullanımına, depresyona ve hatta intihara- yol açabilir.

Kitapta dört farklı çocuk ve onların birbirinden farklı kaygıları örnek olarak verilmiş. Bunlar:

Talya : 9 yaşında ve sudan korkuyor.

Sonat: 12 yaşında ve öz güveni yok.

Melisa : 7 yaşında ve annesini kaybetme endişesi taşıyor.

Nart : 10 yaşında ve pek çok şey için endişe duyuyor.(Dersler, sağlık, mikroplar vs.)

Kitapta, çocukluk korkularından bahsedilmiş ve bu korkuların ne zaman sorun haline gelecekleri şu şekilde ifade edilmiş:

Kaygılı çocukların, diğer çocukların korkularından daha aşırı ve daha belirgin hale gelmiş olağan endişelere sahip oldukları düşünülebilir.

Kaygının çocukları ne şekilde etkileyebileceğinden bahseden yazar, daha az arkadaş edinme, akademik başarı düşüklüğü, sınav başarısızlığı gibi sonuçlar doğurabileceği, genelde büyüdükçe bu durumun değişeceği ancak bazılarının kaygılı erişkinler olabileceğini söylemiş. Bu erişkinlerin ise, uyuşturucu ve alkol kullanmaya, işsiz kalmaya, depresyona ve intihara meyilli olabileceklerinden söz edilmiş.

Kaygılı çocuk davranışları ise şöyle tarif edilmiş:

Kaygılı çocuk yerinde duramaz, dolaşıp durur, ağlar, bir şeye sarılır ya da titrer.

Kitapta kaygı şekillerinden sözedilirken, ardından kaygıyı yaratan etkenlerden bahsedilmiş. Kaygının kalıtımsal olduğunun neredeyse kesin olduğu ancak çocuğa tepki gösterme yönteminiz ya da  çocuğu ele alış biçiminiz de çocuğun kaygılı olmasında rol oynayabileceğinden söz edilmiş. Kaygılı çocukların, dünyanın tehlikeli bir yer olduğuna inandıkları söylenirken bununla mücadele yöntemleri de aşağıdaki şekilde tabloya dökülmüş:

Kaygıyı Sürdüren Etken Yardım Etme Tekniği
Aşırı düşünme Gerçekçi düşünme
Başa çıkma güçlüğü Gevşeme
Koruyucu anne babalık Çocuk yönetim becerileri
Kaçınma davranışları Gerçeklik deneyleri
Başkalarıyla ilişki güçlüğü Sosyal beceriler
İtilip kakılma Kendine güven

Kitap bir program dahilinde çocuğun kaygısını fark etmesi ve bunun önüne geçmek için çalışmasını içeriyor. Bunun için çeşitli aşamalar ve bu sırada kullanacağı tablolar verilmiş. Ben o kadar ayrıntıya girmek istemediğimden -ve belki de yapamayacağımı düşündüğümden- sadece anlatmakla yetineceğim. Bu programı yürütürken dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle belirtmiş yazar :

  • Endişe duymak olağandır; birçok çocuk bunu yaşar.
  • Siz ve çocuğunuz bu programı birlikte yürüteceksiniz. Siz, programın her aşamasına dahilsiniz.
  • Çocuğunuz, istemediği hiçbir şeyi yapmaya zorlanmayacaktır.
  • Yeni beceriler, küçük aşamalar halinde kazanılacaktır.
  • Program zevkli olup, bazı ödüllerde kazandırabilecektir.
anne-kitap6

Düşünce ve Duygu Bağlantısı

Kaygının çocuğun bedenini, düşüncelerini ve davranışlarını nasıl etkilediği ve bunları nasıl anlayacağı hakkında yapılabileceklerden bahsedilen kitapta, endişesini 0-10 arasında derecelendirmeyi ve düşünce ve duygular arasındaki bağlantıları anlayabilmesinin önemi vurgulanmış.

Kaygıyı yenmenin en iyi yolunun gerçekçi düşünmeyi öğrenmekten geçtiğini söyleyen yazar:

Daha gerçekçi düşünmeyi öğrenmek, erişkin ya da çocuk olsun, bir insanın endişeyi yenmesine yardımcı olan çok faydalı bir taktiktir.

demektedir. Bir insanın bir durum ya da olay karşısındaki duygularını belirleyenin, o durum ya da olay hakkındaki kanıları olduğunu söylerken bazı davranış kalıplarını şöyle ifade etmiş:

Endişeli ya da stresli olan insanların çoğu, düşünürken iki hata yapma eğilimindedir. Birincisi, kötü olayların meydana gelme olasılığını abartırlar. İkincisi ise, korkulan olayların sonuçlarının korkunç ya da dayanılmaz olacağını varsayarlar.

anne-kitap7

Düşünce ve Duygu Bağlantısı

Düşünceleri değiştirmenin anahtarının, yeni düşüncelere gerçekten inanmak olduğu ve bunun nasıl yapılabileceği ile ilgili açıklamalar yapılan kitapta, bunun sonucu olarak birinci olasılığın endişelendiğiniz kötü olayın gerçekte o kadar kötü olmadığını hızla anlayacak olmamız; diğer olasılık ise, başka bir kanıya daha varmanız ve bunun için de yeni kanıtlar bulmanızın gerekeceği olduğu söylenmektedir.

Çocuklara gerçekçi düşünmenin nasıl öğretileceği konusunda örnekler üzerinde durulmuş ve onlara dedektif gibi ipuçlarını takip etmeleri yönünde telkin vermenin işe yarayacağı ifade edilmiş.

anne-kitap8

Dedektif Gibi Düşünme Çalışması

Kaygıyla başedebilmek için gevşemenin önemi de vurgulanan kitapta bunun nasıl olabileceği anlatılmış:

 Çocuğun gevşemeyi öğrenmek için kullanabileceği çeşitli yöntemler vardır. Bunlar, gevşetici ve huzur verici müzik dinleme, meditasyon, gevşetici hayal kurma, kas gevşetme egzersizleri, derin nefes alma egzersizleri, yoga ve masajdır. 

Çocuklara gevşeme egzersizlerinin nasıl öğretilebileceği de anlatılmış. En uygun zamanın yatmadan önce olduğu söylenirken, gevşeme egzersizinin çocuğun dikkatini verebileceği bir zamanda yapılması gereğinin öneminden bahsedilmiş.

Çocuğun endişesini gidermek için kullanılan yanlış yöntemlerden de bahsedilmiş kitapta. Aşırı derecede güvence vermek, aşırı müdahaleci olmak, kaçınmaya izin ya da cesaret vermek ve çocuğa karşı sabırsız olmak.

Ne yazık ki, kaygılı bir çocuğa verilen güvence, dibi delik bir kaba konulan su gibidir. Çok az etki sağladığı gibi, giderek daha çok güvence vermek zorunda kalırsınız.

Öyleyse çocuk sizden yardım ya da güvence istediğinde ne yapmanız gerekir? En iyi yöntem, çocuğun yanıtları her zaman sizden beklemesi yerine, kendisinin bulmasına yardımcı olmaktır.

Kaygıyı gidermek için yararlı yöntemlerden de bahsetmiş kitap. Bunlar da şöyle:

  • Cesur ve kaygısız davranışları ödüllendirmek
  • İstemediğiniz davranışları görmezlikten gelmek

Bu yöntem her zaman dikkatle ve sadece belirli bir davranışa yönelik olarak kullanılmalıdır. Çocuğun, kendi genel karakterini değil, sadece yapmakta olduğu belirli bir davranışını beğenmediğinizi anlaması önemlidir.

  • Kaçmayı engellemek

Korkulan durumlardan kaçınan bir çocuk, kaygıyla başa çıkmayı, durumun gerçekten tehlikeli olmadığını ve kendisinin sandığından daha güçlü olduğunu asla öğrenemez.

  • Çocuğu anlamaya çalışmak

Çocuğu kaygılandıran şeyler hakkında onunla konuşurken, sakin ve rahat bir şekilde onu anladığınızı ifade edin.

  • Çocuğu yapıcı olmaya teşvik etmek

Siz çocuğun zorlukların üstesinden gelme ve sorunları çözme yeteneğine sahip olduğuna inanırsanız, çocuğun buna inanma olasılığı da artacaktır.

  • Cesur ve Kaygısız Davranış Modeli Göstermek

Çocuk korktuğu zaman yapılması gerekenler ise şöyle sıralanmış:

  1. Çocuğun söylediği şeyi özetleyin.
  2. Bu noktada çocuğun önündeki seçenekleri özetleyin.
  3. Çocuğun görevini üstlenmediğinizden emin olun.
  4. Çocuğun bulduğu her düşünce ya da yöntemi teker teker ele alın.
  5. Dedektif karakterini düşünmesi ve kullanması için çocuğu teşvik edin.
  6. Olumlu bir sonuç verme olasılığı en yüksek ve olumsuz bir sonuç verme olasılığı en düşük olan yöntemi seçmesi için çocuğu teşvik edin.

Korkularla yüzleşmenin öneminden de bahseden yazar, durumu şöyle açıklamış:

Korkulardan kaçınmak, kaygılı kanıları güçlendirir ve çocuğun bazı şeyleri yapmasını giderek zorlaştırır. Kaygılı çocukların çoğu, kaygı duydukları durumlardan kaçınmak için bazı yollar geliştirir. Bazen bu kaçınma yöntemleri, anne babanın farkedemeyeceği kadar zekice ve sıradan olabilir. Gerçeklik testi, çocuğun farklı davranış biçimlerini uygulamasına ve kaygılarıyla başedebileceğini öğrenmesine olanak sağlar.

anne-kitap10

Korkularla Mücadele Çalışması

Gerçeklik testinin nasıl uygulanacağı hakkında da örnekler verilmiş kitapta. Örneğin karanlıkta uyuyamayan çocuk için önce koridorda ışık yanarken uyuması, birkaç gün sonra diğer odadaki ışık yanarken uyuması gibi aşamalı olarak hedeflenen amaca ulaşmanın sağlanması söylenmiş. Alıştırma yapmanında önemi vurgulanmış ve kaygı büyük ölçüde giderilinceye kadar tekrarların sürmesi önerilmiş. Ayrıca çocuğa güvenme, endişeleri belli etmeme ve beklentileri netleştirme hususu vurgulanmış.

Gerçeklik testini çocuğa öğretirken önce, ne olduğunu açıklamak sonra ise korku ve endişelerini listelemek gerektiğini söyleyen yazar bir konuda ise ebeveynleri uyarmış:

Bazen çocuk korkularını ortaya koyamayabilir; hatta hiçbir sorunu olmadığını bile ileri sürebilir. Kaygılı çocukların sorunlarını yadsımak istemeleri sık karşılaşılan bir durumdur. Buna “iyi olmaya öykünme” denir ve çocuğun hem size hem de kendisine “mükemmel” görünme isteğinden kaynaklanır. Çocuğunuzun korkularını kabullenmekten kaçındığına inanıyorsanız, sakın başının etini yemeyin. Son zamanlarda yaşadığı bir iki olayı anımsatarak işe başlayın.

Ardından ise ayrıntılı bir plan hazırlayıp buna göre ilerlemeyi, plan örnekleri vererek anlatmış kitap. Her basamak aşıldığında bir ödül belirlenmesi (maddi olmak zorunda değil) ve aşılır aşılmaz vakit geçirmeden çocuğa bu ödülün verilmesi gerektiği ve anne baba övgüsünün önemi vurgulanmış. Ayrıca tamamen kaygıdan uzak olmanın gerekli olmadığı, bazı durumlarda kaygının, gerçekçi, olağan ve başarı için gerekli olduğu da belirtilmiş. Gerçeklik testi sürecinde çocuğun zorlanabileceği, takılıp kaldığı durumlar olabileceği de söylenen kitapta, bu durum için yazılanlar ise şöyle ifade edilmiş:

Çocuğu sevdiğinizi ona göstermeye devam ettiğiniz sürece, çocuğu zorlamanız, onun sizden nefret etmesine ya da zihinsel olarak hırpalanmasına veya zarar görmesine neden olmaz.

Yazar kendine güvenmeyi şöyle tanımlamış:

Kendine güvenme, gereksinimlerini açıklama yeteneği, diğer insanlara karşı haklarını koruma ve olumlu bir sonuç üretecek şekilde bir şeye devam etme azmi demektir.

Kitapta sosyal beceriler beş ana başlıkta ele alınmış:

  1. Beden dili becerileri (göz teması, duruş, yüz ifadesi)
  2. Ses niteliği becerileri (ton ve perde, yükseklik, hız ve açıklık)
  3. Konuşma becerileri (selamlaşmak, tanışmak, konuşmayı başlatmak ve sürdürmek)
  4. Arkadaşlık becerileri (övgüde bulunmak, yardım önermek, davet etmek, katılmak için izin istemek)
  5. Kendine güven becerileri (yardım istemek, sataşma ve zorluğa karşı durabilmek)
anne-kitap11

Sosyal Beceri Tablosu (Yalnızca ilk sayfa)

Bu alanlar tek tek, bir tabloda ele alınmış. Yukarıda bu tablonun ilk sayfasına yer verdim. Örneğin göz teması ne demek, çocuktan beklenen ne, yapmaması gereken ne? Sonrasında ise sosyal becerilerin nasıl geliştirileceğine ilişkin bilgiler verilmiş. Sadece birkaç alanda zorluk çeken çocuklar için bu durum, hayatın içine yayılarak “raslantısal öğretim” şeklinde ele alınırken, daha yoğun öğretime gerek duyan çocuklar için, yönerge ve açıklama, beceriyi çalışma ve teşvik, tepkilerin yansıtılması ve son olarak övgü şeklinde planlanması gerektiği ifade edilmiş. Tüm bu alanların nasıl uygulanacağı örneklerle anlatılmış. Son olarak da sosyal becerilerle kaygı yönetim becerilerinin nasıl birleştirileceği ile bunları uygulamak için sosyal fırsatlar yakalamak gerektiği üzerinde durulmuş.

Bu kitap bana bilmediğim bir alanı gösterdi. Evet kaygı diye bir şeyin varlığını biliyordum elbette.  Aslında doğal bulduğumuz endişelerin pek çoğunun hayatı zorlaştırdığının da farkındaydım. Ancak bunu ele alıp çözebileceğimi düşünmemiştim. Peki ben bu kitaptan neler öğrendim:

  • Eşim ve bende kaygılıyız ve bunu oğlumuza geçiriyoruz. Önce kendimizden başlamalıyız.
  • Genelde şımarıklık olarak ele aldığımız pek çok durum aslında kaygı belirtisi.
  • Bunun için çaresiz değiliz, çözebilecek yöntemler var.
  • Kaygı durumu çözülmezse, çocuğu zor bir hayatın bekliyor olması muhtemel.
  • Ve çözülmeyen kaygının, ilerde başkalarının hayatına da etki edeceği ihtimali yüksek.

Tüm bunları okuduktan ve doğru yöntemleri öğrendikten sonra, bunları uygulama aşamasına geçebilecek miyim bilemiyorum. Bir kere daha aynı noktaya dönüyorum.

Bilmek ve yapabilmek öylesine farklı ki…

 

 

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Kaygılı Çocuğa Yardım

  1. Geri bildirim: Bütün-Beyinli Çocuk | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s