Datça

TATİL 20164

Datça yıllardır görmek istediğim bir yerdi. Taa 30 yıl önce gitmek istemiş ama yolu kötü olduğunu duyup vazgeçmiştik. Bu sefer ne olursa olsun Eski Datça’yı görmeden dönmek istemedim.

Kolajlar30

Eski Datça demek Can YÜCEL demekti esasen benim için. Can Şenliklerinde orada olmak isterdim ama olmadı. Çok sıcak bir günde orada olduğumuzdan keyifle dolaşamamış olsak ta, sokağında dolaşmak, köy kahvesinde oturmak iyi geldi 🙂

TATİL 20166

Söylenilene göre burada ağırlarmış misafirlerini Can Baba. “Orhanın Yeri”ne gidin geliyorum dermiş. Bizde bilmeden girivermişiz oraya soluklanmaya. Bahçesince bir koca ağaç, baş köşesinde de her daim Can YÜCEL…

ESKİ DATÇA

Tam da düşündüğüm gibi salaş bir mekan burası. Köy kahvesi özelliğini kaybetmemiş.

Kolajlar33

Eski Datça küçük bir alana sıkışmış. Bir ay çiziyorsunuz ve bitiveriyor. Keşke buradaki mimari bozulmadan büyüyebilmeyi başarabilseymiş Datça.

Kolajlar31

Buradan ayrılıp Datça Merkeze gittiğimiz de ise çok farklı, karmaşık bir kent bekliyordu bizi. Karşımdaki kent, Foça gibi kimliğini korumaktan çok uzakta ve beklediğimden kalabalıktı.

TATİL 20167

Belki de sorun, Datça’ya benim yıllardır yüklediğim anlamlardaydı. Bir yeri ne kadar çok hayal ederseniz, o kadar hayal kırıklığını da çağırıyorsunuz.

Kolajlar34

Datça’ya sadece iki gün için uğradığımızdan ve son anda karar verdiğimizden, önce kendimize kalacak bir yer ayarladık. Antalyalı Han Otel adında merkezde bir yer bulduk. Yeni restore edildiğinden odaları güzeldi. Ama ortalarda kimseler görünmediğinden biraz terk edilmiş havası aldığımız doğrudur 🙂  Sonrada kenti keşfe çıktık. Yöresel ürünler satılan pek çok mekan vardı. Badem, zeytinyağı ve bunlardan üretilen ürünlerden geçilmiyordu her yer. Ama biz dönüşte alırız diye düşünerek çok takılmadık. Dönüşte ise uğrayacağımız yeri kaçırıverdik 😛 Sen git Datça’ya kadar ve badem almadan gel 🙂 Neyse ki badem kahvesi içmiştim de içimde kalmadı 🙂

Geniş bir sahili var Datça’nın. Kum olduğundan güzel görünüyordu ama biz giremedik. Kısıtlı zamanda çok yer görmek için tekne turuna çıkmayı tercih ettik.

Kolajlar35

Sahil boyunca pek çok mekan mevcut. Meydana hakim de güzel bir ağaç var. Akşam bir müzik grubu çalıyordu bu meydanda. Ama Yağız’ın uykusu geldiğinden dinleyemedik.

Kolajlar36

Yağız için tatil demek, bol bol dondurma yemek demek 🙂 O yüzden gittiğimiz yerde en çok dondurmacıları biliyoruz biz. Burada da bulduk hemen bir tane gerçek dondurmacı.

Kolajlar37

Tekne turu için birkaç alternatif vardı. En uzunu Knidos Turu’nu tercih ettik biz. Ancak öyle sıcaktı ki, Knidos’un sadece etrafından dolaşmayı göze alabildik. Yağız,  sahile yanaştığımız için sadece burada girebildi denize.

Kolajlar38

Bozburun’da da gördüğümüz bu meyve kaktüs inciriymiş. İçi çok çekirdekli olsa da, gayet lezzetliydi. Çekirdekli meyvelerden hoşlanmayan Yağız bile iki tane yedi.

Kolajlar39

Kumların vücuduna yapışmasından rahatsız olsa da, kendi isteğiyle girdi denize Yağız oğlan. Hatta başka yerlerde sahile yanaşmadığımıza üzüldü. Tekneden girmeye de cesaret edemedi. Henüz kafasını denize sokmasa da, oda olacak inşallah 🙂

Knidos turunda Palamutbükü, İnceburun ve Akvaryum’da vardı. Birkaç yerde daha durdu ama isimleri aklımda kalmamış. Merak ettiğim birkaç bük daha vardı ama oraları görmek imkanımız olmadı maalesef.

Bu tatilde bol bol balık yiyen Yağız, artık kendi başına kılçıklarını temizlemeyi de büyük ölçüde başarıyor. Buna en çok sevinecek kişi babası sanırım 🙂

Kolajlar40

Datça’da akşamları sahil, lokantaların masalarıyla doluyor. Işıklandırma ise ayrı bir güzellik katıyor ortama. Ben istediğim gibi güzel fotoğraflar çekemediğimden yansıtamadım nasıl olduğunu ama sanırım Datça’da en beğendiğim şey oldu bu.

Uzun gidiş ve dönüş yolunda bolca kitap okuduk Yağız’la. Birazda uyudu ve sorunsuzca atlattık yolculuğu. Bu tatilin Yağız kitapları, Roverandom, Hayalperest ve Hurin’in Çocukları oldu. Ben keyifle okudum, o da keyifle dinledi…

Bu yıl ki tatilde böylece sona erdi. Bakalım seneye bizi hangi rota bekler?

İlgili Yazılar :

 

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Gezi, Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to Datça

  1. Geri bildirim: Bozburun 2017 | Oğlumu Büyütürken

  2. Geri bildirim: Yollarda; Söğüt, Selimiye, Akyaka… | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: Didim-Akbük 2017 | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s