7 Yaş…

78-81 AY1Oğlum bugün yedi yaşında.O hala benim küçüğüm olsa da, giderek bundan uzaklaşacağını bilmek, hafif bir burun sızlamasına sebep olmuyor değil 🙂 Ne kadar uzun bir süre olmuş bir önceki yazıdan bu yana diye düşünüyorum bir yandan, diğer yandan bakıyorum ki göz açıp kapama misali geçmiş koskoca yedi yıl. Bir bakıyorsun koca koca laflar ediyor, bir bakıyorsun en bebek haliyle sokuluveriyor. Sanki ondan önce başka bir yaşamım olmamış gibi hissediyorum…

Gelelim son altı ayda neler yapmış Yağız oğlan. Öncelikle okulun ikinci dönemi çok zor geçti bizde. Hatırlamak bile istemediğimden, çok da bahsetmek niyetinde değilim. Yağız doğduğundan beri geçirdiğim en zor yıldı. O da biz de çok yıprandık. Neyse ki geçti bitti.

Şubat ayında piyanoya başladı Yağız. Önce çok severek gidiyordu ancak şu sıralar ayak sürüyor diyebilirim. Odaklanma süresini arttırmak için başladığımızdan pes etmek istemiyorum ama böyle isteksiz olarak da ne kadar devam edebiliriz bilemiyorum.

Son zamanlarda en çok oynadığı oyuncak lego figürler. Hal böyle olunca evde her türlü figür mevcut. Özellikle süper kahramanlar sardı her yanımızı. Bizim zamanımızda bir tek Süperman vardı. Sonrasında da Spiderman ve Batman. Şimdi aklımda tutmam mümkün değil adlarını. Her gün bir yenisi ekleniyor literatürümüze 🙂

Okulla birlikte hayatımıza futbolda girdi maalesef. Eşim ve ben farklı takımları tuttuğumuzdan, Yağız’ı futbola kurban etmeyelim diye takım adlarını bile söylememiştik 🙂 Kreşe gittiğinde ilk öğrendiği onlar olmuştu. Bu sene ise teneffüslerde bolca oynadığından, futbolla yatıp kalkar oldu. Bayağı da ilerletti oynamasını. En azından hayatımızda olmayan spor böylece girmiş oldu diye avunuyoruz işte 🙂 Futbolcu albümü en değerli hazinesi oldu son zamanlarda. Rüyalarına bile giriyor. Kabus görmüş geçenlerde. Futbolcu albümü yırtılıyormuş 🙂 Eh bu merakı sürekli alevlendirmede kuzeni Kıvanç’ın etkisi de yadsınamaz 🙂

78-81 AY2

Bu yılda okulda satranç vardı. Yağız giderek daha çok seviyor ve evde de sürekli oynamak istiyor. Sayesinde bende biraz öğrendim. Ama doğru mu oynuyoruz bilemiyorum 🙂 Bir de Uno oynamak çok hoşuna gidiyor Yağız’ın. Hiç durmadan saatlerce oynayabilir oynasak 🙂 Ancak yenildiğinde çok da sevimli olmuyor maalesef 😛

Artık eskisi kadar resim yapmıyor Yağız. Yapsa da küçük kağıtlara yapıyor ve kayboluyor. Yeteneğini yönetemediğimiz için üzülüyorum. Keşke atölye tarzı bir yerler olsa devam edebileceği.

78-81 AY3

Son zamanlarda sırf meyve suyu ve meyvelerle yaşıyor oğlum. Erik, vişne, şeftali suyu yapıyorum o yüzden sürekli. Yemek yemekte sorun yaşıyoruz ama. Sanki giderek çeşitliliği azaltıyor. Okul açıkken annemlerde bir şeyler atıştırıp geldiğinden yemek istemiyordu, şimdi de sıcaklardan hep soğuk şeyleri tercih ediyor. Sebze olarak mücver hala favorisi. Onun dışında semizotu, taze fasulye yiyor ama çok istekli değil. Ama sürekli açım diyerek geziyor evde. Kah kuruyemiş yiyor, kah meyveli yoğurt, kah süt, meyve suyu. Oyun alanında yiyeceği şeyler olsun istiyor, sofrada vakit geçmesin hiç 🙂 Ev yapımı kurabiyeler hala en favorileri. Şuan boyu 130 cm, kilosu 27 kg. Son 6 ayda 2 kilo almış ve 2 cm uzamış 🙂

Giyim tercihleri de geçen yıla göre değişti. Gömlek, kumaş pantolon artık hayatında yok. Sürekli kot pantolon giymek istiyor. Geçen yıl hiç giymediği şortlarda bu senenin yıldızı oldu. Yaz geldiğinden beri ilk tercihi şort ve tişört. Bir ara şapkasız çıkmazken şuan hiç takmıyor diyebilirim. En çok tercih ettiği şey ise forma 😛 İtiraf ediyorum, başka şeyler de giysin diye birkaç hafta yıkamadığım oluyor 🙂

Mayıs ayında okulda düşüp kolunu ağrıtmış Yağız. Ama kimseye söyleyememiş 😛 Bir çocuk o ağrıyla nasıl saatlerce bekler hala anlayabilmiş değilim ve düşündükçe üzülüyorum. Eve gelip de anneme söylediğinde acile götürdük. O akşam bir sargı yapıp ertesi gün ortopediye getirmemizi istediler. Dirseğinde çatlak olduğundan alçıya alındı. Hem de sol kolu olduğundan okula da gidemedi birkaç gün. Giyinip soyunmak ne zormuş alçıyla görmüş olduk. Neyse ki bir hafta sonra alındı alçı.

81-84 AY

Bu sırada okuma bayramı için yaptıkları çalışmalara da düzenli katılamadı. Neyse ki fazla sorun olmadı. Yıl boyunca çalıştıkları folklor ve diğer gösterileri yaptılar bize. Ortam gösteri için pek uygun olmayınca, hepimiz ayakta izlemek durumunda kaldık görebilmek için. Bunca kargaşada gene iyi yaptı çocuklar 🙂 Yağız için en önemli şey arkadaşlarıyla birlikte olmasıydı. Oradan oraya koşturarak oldukça eğlendi neyse ki.

OKUMA BAYRAMI 4 Haziranda benim ilk göz ağrım, Yağız’ın komutanı 🙂 yeğenim Sena’nın düğünü vardı. Güzeller güzeli bir gelin oldu. Onu Kars’a uğurlamanın hüznünü yaşadık. Umarım kendi gibi güzel bir hayatı olur. Düğünde en çok eğlenenler Yağız ve Kıvanç’tı kanımca. Kendi başlarına takıldılar ve çok eğlendiler 🙂

SENA DÜĞÜN

Okulun son haftası bir servis rezaleti yaşadık. Bir yıl boyunca anneannesine bırakılan oğlumu, kendini ifade etmesine izin vermeden azarlayan bir servis şoförü yüzünden, kimse olmayan evimize bırakılıp gitmesini kim bana mazur gösterebilir bilmiyorum. 1-1,5 saat oğlumun kapıda yaşadığı korkuyu mu anlatayım, bizim onu bulamamaktan yaşadığımız endişeyi mi, bir özür dilemek yerine kendini haklı gören şoförü mü yoksa kendini tamamen olayın dışında tutup sorumluluk almayan okul yönetimini mi? Maalesef insanlar yeterlilikleri olmayan konularda, göç yolda düzülür mantığıyla yürümekten hiç çekinmiyorlar. Ama mevzu çocuk olunca, bunun nelere sebep olabileceğini bir durup düşünmek lazım. Umarım bir daha böyle bir olay yaşamayız.

Gelelim yaz tatiline. Yağız annemlerde geçiriyor tatilini. Kıvanç’la beraberler tüm gün. Biraz onlarda, biraz annemlerde, biraz bahçede zaman geçiriyorlar ve doymuyorlar oyuna 🙂 Üstüne gelip bir de parkta oynamak istiyor Yağız. Bizim izinlerde iptal olunca tatil böyle devam edecek görünüyor 😛 Arada tatil kitabından yapıp, kitap okumak gözünde büyüyor. Bakalım yeni sene nasıl başlayacak.

Artık çok da not edemiyorum Yağız’ın söylediklerini. Bu son dönemden sadece birkaç replik aşağıda :

♥ Spora takık olduğu bir dönemde :

  • Yağız : Anne bence insanlar yüklerini sırtlarında taşımalılar. Arabayla taşıyınca bir tek elleri bi de kafaları çalışıyo. Vücutları çalışamıyo. Olmaz ki 😛

♥ Zor sorular bunlar:

  • Yağız: Anne Allah’ta bir varlık olduğuna göre onu kim yaratmış?

♥ Yağıza yeni aldığım, “babamı 2 japon balığıyla değiştirdiğim gün” kitabını verince:

  • Yağız : Niye değiştiriyo ki en değerlisini?
  • Anne : Nasıl yani (Birden en değerlisi babası diye korkuya kapılan anne)
  • Yağız : Anne baba en değerli şeylerdir, neden değiştiriyo?
  • Anne : (Ohh rahatladım:-))

♥ Tuvalet temizliğini tek başına yapabilince el çırpar gülerek:

  • Anne : Mutlu oldun değil mi?
  • Yağız: Hayır sadece memnun oldum 🙂

Tuvaletini temizlemek neden mutlu etsin ki haklı çocuğum 🙂

♥ Okumak için, “Neden okula gitmek zorundayım?” kitabını elimize alınca:

  • Yağız: Hah işte cevabını en çok merak ettiğim soru 🙂

♥ Kolu çatladığı için okula alçı ile gidinde:

  • Anne : Okul nasıl geçti?
  • Yağız : Yemekhaneye gidince bir gaygara kopardılar, geçmiş olsun geçmiş olsun diye. Hepsi yardım etmek istedi.
  • Anne : Etselerdi oğlum
  • Yağız : Nasıl taşısınlar 2 tane, ben kendim taşıdım. Bir de T. bana para vermeye çalıştı, ben almadım ama A. aldı 😛

Bir altı ay daha böyle geçti. Yağız tek başına büyüyor gibi. Birlikte olduğumuz anlarda ya yapılması gereken şeyleri yapıyoruz, ya bunlar için mücadele ediyoruz, ya da birbirimize hakimiyet kurmaya çalışıyoruz. Hep zamansızlığı suçluyorum bu durumda. Ama acaba öyle mi? Yoksa bu bahanemiz mi aslında? İnsan isterse, her durumda mutlu, huzurlu, ilgili olmayı başarabilir mi? Peki öyleyse biz nerede hata yapıyoruz?

Sorular, keşkeler, acabalar… Biter mi acaba bu vicdan azabı? Bakalım önümüzdeki altı ayda bizi neler bekliyor?

Tüm zorluklara, yorgunluklara karşı iyi ki doğmuşsun çocuk. Sen olmasan nasıl bilebilirdim ki ben, yüreğin dışarıda atması ne demek; karşılıksız sevmek, en önemlisi karşılıksız sevilmek ne demek? Bana yaşattığın bu duygular olmasa eksik kalırmışım ben. Belki o zaman bunu hissetmezdim ama şimdi biliyorum. Ben seninle tamamlanıyorum…

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Ay Ay Gelişim, bebek gelişimi, Uncategorized içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to 7 Yaş…

  1. Geri bildirim: Yağız’ın 7. Doğum Günü… | Oğlumu Büyütürken

  2. Geri bildirim: 7,5 Yaş… | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s