Hiperaktivite ve Hayat

DSC04648-001Ülke olarak zor günlerden geçiyoruz. Hal böyle olunca gözümüz kulağımız medyada. Başka şeylerle uğraşmak imkansız hale geldi. Ancak bu durum çok sağlıklı değil. Hayat devam ediyor ve bizim de normalleşmemiz lazım. Bu düşünceyle daha önce yazıp bir türlü düzenleyemediğim yazının son halini verebildim. Artık bu kafayla ne kadar düzenleyebildiysem…

Hiperaktivite denilince, hep aklıma yerinde duramayan, ele avuca sığmayan çocuklar gelirdi benim. Bu kitabı okuyunca farkettim ki durum pek benim düşündüğüm gibi değil.

Kitap ebeveynler ve çocukların ortak okuyabileceği şekilde dizayn edilmiş. Her bölüm, önce ebeveynler için yazılmış not, ardından ortak okunacak bir hikaye, sonrasında da hikaye hakkında nasıl konuşabileceğine dair ipuçları içeriyor.

Kitaba önsöz yazan Yankı Yazgan, DEHB’yi şöyle tanımlamış:

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) mutluluğun ortaya çıkmasını ve özgüveninin inşasını engelleyici gelişimsel bir sorundur.

Kitaptaki ilk öykü: Düzen Ülkesi’nin polislerini kim uyandıracak? Bu öyküde iki ülkeden bahsediliyor. Düzen Ülkesi ve Karmaşa Ülkesi. Her şeyin çok düzenli, temiz, nazik olduğu Düzen Ülkesi’nde risk almak, hata yapmak imkansızdır. Bu durum hayatı biraz sıkıcı yapar.

Karmaşa Ülkesi ise bunun tam tersidir. Kimse sorumluluklarını yerine getirmez, seslerini yükseltir, faytonlar devrilir. Orada her şeyi düzenleyen polisler yoktur. Buna rağmen herkes özgür ruhlu ve eğlencelidir. Anı yaşarlar.

Bu iki ülke pek anlaşamaz. Düzen Ülkesi, Karmaşa Ülkesi ile sürekli dalga geçer. Bundan usanan Karmaşa Ülkesi, Cadı Pasaklı’dan yardım ister. Pasaklı’da Düzen Ülkesi polislerinin uyuyakalmalarını sağlar. Birkaç gün sonra düzen bozulmaya başlar. Kral çare bulamayınca bir büyü yapıldığından şüphelenerek Karmaşa Ülkesi’ne elçi gönderir. Pasaklı sayesinde bir sorunu ortak çözmeyi başarınca birlikte iyi işler çıkarabildiklerini görüp yardımlaşmaya karar verirler. Düzen Ülkesi, Karmaşa Ülkesi’nde bir Polis Merkezi kurulmasına yardım eder ve sonrasında, iki ülkenin prens ve prensesinin evlenmesiyle Birliktelik Ülkesi kurulur.

Hikaye bittiğinde ebeveynlere, bu öykü konusunda çocuklara nasıl sorular yönlendirilmesi gerektiği hususunda ipuçları veriliyor ve çocuklara da bazı örnek çalışmalar yapmaları söyleniyor. Örneğin masalla ilgili bir resim çizmek gibi.

Takip eden bölümde, yazar, beyinde uyuyan polis tanımını neden kullandığını açıklıyor. Bu tanımlamanın iyimser bir tanım olduğunu, içinde olumsuzluk barındırmadığından tercih ettiğini söylerken, DEHB’li çocukların beyinlerindeki polis uyuduğunda neler olduğunu şöyle tanımlamış:

İlgilerini çekmeyen konularda çalışmakta zorlanırlar. Bu nedenle de ödevlerini yapmak veya ev işlerine yardım etmek istemezler. Pek düzenli ve temiz sayılmazlar, sürekli bir şeylerini kaybederler.  Zaman kavramları yok gibidir; davranışlarının sonuçlarını düşünmezler. Dikkatlerini vermekte veya beklemekte zorlanırlar. Bazen davranışlarını ve duygularını bile kontrol edemezler. Ama aynı zamanda Karmaşa Ülkesi’nde yaşayanların iyi özelliklerini de taşırlar; içlerinden geldiği gibi davranırlar ve başkalarının kendileri hakkında ne söyleyeceğini düşünmeden her anı dolu dolu yaşarlar. Cesur ve yaratıcıdırlar, şaşırtıcı ve eğlencelidirler, en önemlisi iyi kalpli ve cömerttirler.

Bir sonraki beraber okunacak metin Hayat Restoranı menüsü. Burada insanların karakterlerinden menüler oluşturulmuş. Örneğin “Hafif baharatlı karışık Düzen Ülkesi-Karmaşa Ülkesi tabağı”. Bu menülerde yer alan insan tiplerinin nasıl olduğu anlatılarak çevremizdeki insanların hangi kategoriye girdikleri sorulmuş. Bunlardan bahisle DEHB’lilerin üçe ayrıldığı söylenmiş:

  • Dalgınlar
  • Tutbo Motorlular
  • Turbo Motorlu Dalgınlar

DEHB hakkında en yaygın olan 10 yanlış düşünceye de yer verilen kitapta, bunlar açıklanmış. Ben sadece başlıklarını yazmakla yetineceğim:

  1. DEHB’li çocuklar evde iyi bir eğitim almamışlardır.
  2. DEHB’li olduğu çocuğa söylenmemelidir.
  3. Çocukta DEHB olduğunu kimse bilmemelidir.
  4. DEHB’li bir çocuk hastadır.
  5. DEHB’li çocuklar diğer çocuklar kadar zeki değildir.
  6. DEHB’li çocuklar tembeldir.
  7. DEHB’li çocuklar bilerek başkalarını rahatsız eder ve sinirlendirirler.
  8. DEHB’li çocukları tedavi etmenin bir anlamı yoktur, çünkü onlar büyüyünce bu sorun kendiliğinden düzelecektir.
  9. DEHB’li bir çocuk asla değişmez ve hiçbir şeyde başarılı olamaz.
  10. DEHB’li çocuklar “normal” çocuklar haline getirilmelidir.

DEHB’lilerin bu özelliklerini kalıtım yoluyla ailelerinden aldıkları söylenilen kitapta, beyinlerinin özellikleri, beynin ön bölümünde bulunduğu varsayılan polisin görevlerinden bahsedilerek tanımlanmış.

DEHB’lilerin en önemli özellikleri ise şöyle sıralanmış:

  1. Süper dikkatli veya dağınık dikkatli olmak: İlgilerini çekmeyen alanlarda dikkatlerini toplayamamalarına rağmen, ilgi alanlarında yaşıtlarından çok daha iyi odaklanmaları söz konusu.
  2. Dağınık düşünceli olmak: Beyindeki polisi uyanık tutmaya çalışan DEHB’li, bunu başarabilmek için sürekli etrafını izler ancak gördüğü şey sürekli sıkıcı gelmeye başladığından hemen başka bir düşünceye geçer. Çoğu insan bir kerede birşey yapabilirken, DEHB’liler birçok işi bir arada yapabilirler.
  3. Düşünmeden hareket etmek: Düşünmeden konuşmak, hareket etmek, soru cevaplamak gibi dürtüsel davranırlar. Bunun  sayesinde cesur, eğlenceli, doğaldırlar ve her şeyi olduğu gibi kabul ederler.
  4. Turbo motorlu olmak: DEHB’lilerin birçoğu çok enerjiktir, bazıları ise sürekli konuşur. Enerjileri neredeyse sınırsızdır ve yorulmak bilmezler.

Bu özelliklerin hepsi ya da bir kısmı bir kişide toplanabilir. Tüm bu özelliklerin yanında, çevrelerini çok iyi algılayabilirler.  Bazıları kokulara duyarlıyken bazılarının teni çok hassastır. tişörtün etiketinden, çorabın dikişinden, kuma dokunmak, çimde yürümek, kirlenmek ve ıslanmaktan rahatsız olabilirler. Kimsenin duymadığı sesleri duyar, tat alma duyusunun çok hassas olması nedeniyle aynı yiyecekleri yemek isterler. Keskin gözleri sayesinde kimsenin görmediği detayları görürler.

Değişikliklere de ayak uydurmakta zorlanan DEHB’liler yeni şeylere alışmak için uzun zamana ihtiyaçları vardır. Ayrıca sakar ve dağınık olmaları işten bile değildir.

Kitabın üçüncü bölümünde, DEHB’lilerin zihinlerini ve duygularını anlayabilmemiz için onların kendilerini nasıl gördüklerini, ne hissettiklerini, davranış ve öğrenme zorluklarına nasıl tepki verdikleri anlatılmış. Bunun içinde iki çocuk ve pedagogla görüşmeleri hikayelenmiş.

Dördüncü bölüm ise bu konuda ne yapabileceğimizi içeriyor. Öncelikle ebevenynlerin kaçınması gerekenler, çocuklarına sorumluluk vermemek ve çocuğun uyuyan polisi kendi başına uyandırmasını ummak olarak belirtilmiş. Yapılması gerekenlerse şöyle sıralanmış :

  1. Çocuğunuzla ilgili düşüncelerinizi değiştirin. DEHB’liler hakkında öğrendiklerinizden sonra, tembellikten, asilikten ya da kötülükten yaptıklarını düşündüğünüz şeylerin öyle olmadığını anlayın.
  2. Çocuğunuzun özbilincini güçlendirmek için, dikkat eksikliğinin hangi durumlarda ortaya çıktığını ona gösterin.
  3. Çocuğunuzu daha az eleştirin. Unutmayın ki olumsuz eleştirileriniz çocuğunuzun ruhuna işler, özgüveninin ve özsaygısının yavaş yavaş zedelenmesine sebep olur.
  4. Çocuğunuzu olumlu yönde güçlendirebilmek amacıyla, onun yaptığı en ufak işi bile övün. Araştırmalara göre olumlu anlamda destek vermek, DEHB’lilerin davranışlarını düzeltmelerinde, azarlamaya veya cezalandırmaya kıyasla daha etkilidir.

Kitap DEHB’lilerin yaptıkları bazı şeylerin kendi hataları olmadığını söylese de, sorumluluğunu üstlenmeleri gerektiğini, bunun onları daha iyi hissettireceğini söylüyor.

ANNE KİTAP5Yazar sorumlulukları gökkuşağının renkleriyle ifade etmiş ve her rengin temsil ettiği durumları açıklamış.

KIRMIZI: DEHB Konusunda Uzmanlaşın: Bu renk DEHB konusunda merak edilen, öğrenilmesi gereken her şeyi sorup, kendini tanımayı ifade ediyor.

TURUNCU: İşleri Önceden Planlayın: Son dakikada yaşanan aksiliklerin olmaması için, herşeyi planlamayı (ertesi gün ne giyeceğini, ev ödevini yapmayı zamanlamaya bırakmayı, ertesi gün erken kalkmak için erken yatması gerektiğini vs) ifade ediyor.

SARI: Arkadaşlarınızdan Biraz Yardım Alın: Bazen başkalarının beynindeki polisi ödünç almak (sıra arkadaşını düzenli biri seçmek ve kendisini uyarmasını istemek gibi), ebeveynlerinden önemli şeyleri hatırlatmasını istemeyi ifade ediyor.

YEŞİL: Size Yardım Etmeye Çalışan Uzmanlarla İşbirliği Yapın: DEHB’lilere yardım edebilecek, çocuk nörologları, çocuk psikiyatristleri, meslek uzmanları, çocuk psikologları, terapistler, destekleyici öğretmenler ve geri bildirim ve beyin gücü terapistlerinin faydalı olabilmesi için, çocuğun işbirliği yapmasının önemini ifade ediyor.

MAVİ: Sakin Olun: DEHB’liler için sakin olmanın önemini ifade ediyor. Onların yanlarında bir yakınlarının olmadığı hallerde nasıl sakinleşebileceklerinin yollarını maddelendiriyor.

  • Nefes Almak: Gergin, endişeli veya korkmuş hissetme durumunda veya kişinin kendini frenlemesinin mümkün olmadığı durumlarda işe yarayan nefes alma için şu ipucu verilmiş:

Bu nefes alıştırmalarının sizi rahatlatmasını istiyorsanız, nefesinizi içinize çektiğinizden daha yavaş bir şekilde vermelisiniz!

  • Heykel Halinden Puding Haline Geçmek : Vücuttaki tüm kasları heykel gibi hissedene kadar iyice kasıp sonrada birden gevşetme halidir.
  • Keyifli Bir Gezinti Yapmak: Bu gerçekte olmasa da, sevilen bir yere yapılacak hayali bir gezi anlamına geliyor. Ancak önce nefes egzersizleri yapılması öneriliyor.
  • Trafik Lambası: Çok sinirlenildiğinde, aç veya yorgunken içindeki trafik lambasını devreye sokmayı ifade ediyor.

Kırmızı : Dur! Yavaşça 10’a kadar say veya iki kez derin nefes al.

Sarı : Hareketlerinin sonuçlarını hayal et.

Yeşil: Harekete geçmekte bir sorun yok.

MOR : Başarılı İnsanların Tavsiyelerine Güvenin: Çeşitli durumlar için önerilerde bulunulmuş:

  • DEHB’lilerin Bedenleri ve Beyinleri İçin Süper İpuçları
  • Okul İçin Süper İpuçları
  1. Öğretmeninizle aranızda nasıl iyi bir ilişki kurabilirsiniz?
  2. Dikkatinizi derse nasıl verebilirsiniz?
  3. Sınıfta can sıkıntısıyla nasıl başa çıkabilirsiniz?
  4. Ödevlerinizi tamamlamayı nasıl başarabilirsiniz?
  5. Sınavlara nasıl çalışmalısınız?
  6. Sınavlarda nasıl başarılı olabilirsiniz?
  7. Okulda nasıl arkadaş edinebilirsiniz?
  8. Daha tertipli ve planlı nasıl olabilirsiniz?
  • Aile Hayatı İçin Süper İpuçları
  1. Günü nasıl planlamalısınız?
  2. Gününüzü mükemmel bir şekilde bitirmek için ne yapmalısınız?
  3. Ailenizle ilişkinizi nasıl düzeltebilirsiniz?
  4. Unutmamanın gücü
  5. Hatalarınızı düzeltebilirsiniz
  • İyi Dostluklar İçin Süper İpuçları
  1. Arkadaşınızla nasıl konuşmalısınız?
  2. İnsanlar sizinle alay ettiklerinde, nasıl tepki vermelisiniz?
  3. Diğer çocukların arasına nasıl katılabilirsiniz?
  4. Arkadaşınızın evindeyken nasıl davranmalısınız?
  5. Bir arkadaşınız sizin evinize geldiğinde nasıl davranmalısınız?
  6. Arkadaşlıklarınızı nasıl koruyabilirsiniz?
  7. Yeni arkadaşlar nasıl edinebilirsiniz?
  • Kendinizi İyi Hissetmek İçin Süper İpuçları
  1. Kendinizi daha iyi hissetmek için neler yapabilirsiniz?

Tüm bu maddeler, alt maddelerle açıklanmış. Oldukça kapsamlı bir rehber niteliğinde.

Kitap, ebeveynler ve çocuklar için, uyuyan polisi uyandırmak adına verilen önerilerle son buluyor. Özellikle davranış düzeltme tablosu üzerinde duruluyor.

Tasarım olarak da göz dolduran kitap, çocuklara hitaben de yazılmış olması nedeniyle kolay okunuyor. Ancak hangi yaştan itibaren çocuklar yazılan önerileri dikkate alabilirler bilemiyorum.

Aslında kitapta verilen önerilerin tümü, herhangi bir sorunu olmayan çocuklara da uygulanabilir geldi bana. Az ya da çok, zaman zaman tüm çocukların karşılaşabileceği sorunlara çözüm önerileri olarak düşünülebilir.

Şimdi arkama yaslanmalı ve kitabı özümsemek için bir kere daha okumalıyım 🙂

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

5 Responses to Hiperaktivite ve Hayat

  1. Geri bildirim: Bütün-Beyinli Çocuk | Oğlumu Büyütürken

  2. Geri bildirim: Öfkelendiğinde… | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: Sabrımı Zorluyorsun! | Oğlumu Büyütürken

  4. Geri bildirim: Konuş ki Dinlesin Dinle ki Konuşsun | Oğlumu Büyütürken

  5. Geri bildirim: Işığın Yolu | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s