Rada ve Şakacı Şövalye

Kitap464Bu kitabı, Yağız gibi resim yapmaktan çok hoşlanan ve de harika resimler yapan Alp’in, annesi önerdi. Yağız’ın da seveceğini söylerken hiç de haksız değilmiş.

Kitap, Janbaras Utku adında bir çocuğun, 3,5-5 yaşları arasında yaptığı çizimlerden ve anlattığı öykülerden oluşuyor. Kitabın yazarları Janbaras’ı resimleri hakkında konuşturup notlar alıyor ve sonra da en sade haliyle yazıya döküyorlar.

Rada adında bir çocuk, elinde çok sevdiği papirüsüyle uyuyakalıyor ve kitap onun rüyalarından oluşuyor. Önce piramitler arasında dolaşan Rada, Şakacı Şövalye’nin rüyalar alemini karıştırdığını öğrenince, gemisine atlayıp yola çıkıyor. Şakacı Şövalye’yi nerede bulacağını bilemeyen Rada’ya deniz kızı yardım ediyor:

“Kaptan Rada, cesur Rada

Şakacı Şövalye buralarda

Bulmak istersen onu

Gideceğin yer Dinazorlar Vadisi’nin sonu.”

Kitap465

Dinazorlar Vadisi’nde duvarlara çizilmiş resimleri görünce Şakacı’nın yakınlarda olduğunu anlıyor. Mağara insanlarıyla karşılaşınca, onları oraya Şakacı’nın getirdiğini anlıyor. Denize açılıp kayıp uygarlık Atlantis’e gidiyor. Bu seferde onu iyi kalpli 🙂 köpekbalığı, Şakacı’nın mercan kayalıklarına saklandığını söyleyerek uyarıyor. Orada Şakacı’nın yardımcıları Suska ve Julgar’la karşılaşıyor ama onlarda yaşanan karmaşalardan üzülmüş görünüyorlar. O sırada Şakacı’da geliyor:

“Kaptan Rada, cesur Rada

Karmaşalar bitmedi daha

Güneş Kale’dir benim yerim

Yeni şakalarımı görmeye beklerim.”

Rada onu takip ettiyse de Güneş Kale’de karşılaştığı tek kişinin, Şakacı’nın oraya götürüp bıraktığı Mısırlı bir asker olduğunu görüyor. Onu evine götürdüğünde, kapkara bir gergedan karşılıyor onları. Sonra kendini evinin bahçesinde bulan Rada’yı orada bir viking çocuk bekliyor. Ona Şakacı’nın kötü biri olmadığını söyleyerek gemisine biniyor. O sırada Zaman Baba çıkageliyor ve ona karışıklıklardan endişelenmemesini ve hayal kurmaktan vazgeçmemesini öğütlüyor.

Şakacı Şövalye’yi bulamasa da Rada’nın keyfi yerine geldi.

Rüya görmek ne de güzeldi.

Rada dünyayı düşündü.

Dünya çok büyüktü.

Rada uzayı düşündü.

Uzay dünyadan da büyüktü.

Rada astronot olduğunu, uzaydan dünyaya baktığını hayal etti.

Bu sırada Zaman Baba bir kez daha GONG’ladı.

GONG!

Kitap466

Kitap çizimlerindeki ayrıntılarıyla olduğu kadar (ki bu ayrıntılar içinde bir birikim gerektiği çok açık) tasarımıyla da çok başarılı. Kitabın genelinde nasıl bir iyimserlik hakim, farketmemek mümkün değil. Ve bu yaşta bu yeteneğe şapka çıkarmamak elde değil. Elbette yeteneğine saygı duyan bir ailesinin olması ve çocuğun hissettiği önemsenme duygusunun sıcaklığı da paha biçilemez.

Yağız’ın yorumu ise, bende yapıyorum zaten böyle kitap 🙂 Farkı ise, onları bastıracak bir annesinin olmaması :-))

Keşke tüm çocukların çocuklukları böyle resimlerle ve iyimser hikayelerle dolu dolu geçebilse… Henüz zamanları varken hayaller aleminde yaşamayı sürdürseler keyifle…

Yazıyı bitirip Bir Dolap Kitap’da var mı acaba diye kontrol ettiğimde, Banu’nun da radyo programında bahsettiğini farkettim 🙂 Arada kaçırabiliyorum demek ki böyle güzel kitapları 🙂 TIK TIK

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s