Çocuğunuza Sınır Koyma

DSC02124-001Bu kitap öyle çok kişi tarafından önerildi ki, okumasam olmazdı.

Hiçbir kitaptan mucize beklemiyorum elbet. Ancak hepsinin benim anneliğime bir şekilde katkısı olduğuna inanıyorum. Bu kitaptan okuduklarımın ne kadarını uygulayabilirim bilmiyorum. Ama en azından bazı davranışların neden olduğunu ve de yalnız olmadığımı anlıyorum.

Bu kitabı tek cümle ile özetlemek gerekseydi söylenebilecek olan, sınırların bir çocuk için ne denli önemli olduğudur.

Sınırlar, çocukların hem kendilerini hem de yaşadıkları ortamı kavramalarını sağlar; onlara keşif ve öğrenme fırsatı sunar.

sözleriyle başlıyor kitap. Çocukların yaşadıkları dünyayı anlayabilmeleri için sınırlara ihtiyaç duyduğunun anlatıldığı kitap da, bunun nedenleri üzerinde duruluyor. Sınırların çocukların araştırma yapmasını sağladığı, onaylanan davranışların yolunu ve ilişkileri belirlediği, büyümenin ölçüsü olduğu ve güvenlik sağladığı anlatılıyor:

Çocuklar büyür ve değişir. Değiştikçe de daha çok özgürlük, ayrıcalık ve sorumluluk yüklenmeye hazır hale gelirler. Çocuklar; çevrelerini keşfetmeye, becerilerini geliştirmeye, yeni yetenekler kazanmaya ve bağımsız olmaya fırsat bulmalıdır. Onların işi budur. Bizim işimizde bu normal gelişim sürecini engellemeden, onlara destek olacak sınırlar koymaktır.

Sınırları sınıflara ayıran yazar, çok kısıtlayıcı olan sınırların (aşırı kontrol) öğrenme ve sorumluluk kazanmayı engellediği gibi isyana da yol açtığını; çok geniş olan sınırların (yetersiz kontrol) ise, gene öğrenme ve sorumluluk kazanmayı engelleyerek, aşırı denemeye teşvik ettiğini; gene tutarsız sınırların ise (karışık kontrol) öğrenme ve sorumluluk kazanmayı engelleyerek, deneme ve isyanı körüklediğini söylüyor. Kitapta söylenen şu :

Çocuklar yaşadıkları ortamın kurallarını anlamayı isterler. Kendilerinden ne beklendiğini, kontrolün kimde olduğunu, ne kadar ileri gidebileceklerini ve fazla ileri gittiklerinde neler olacağını bilmek isterler.

Tüm bunlar göz önüne alındığında, öğrenmeyi ve sorumluluk kazanmayı arttıran, işbirliğini yüreklendiren dengeli sınırların en doğru yöntem olduğu söyleniyor.

Çocuklar büyürken; sağlıklı keşiflere izin verecek kadar geniş, güvenlik sağlayacak ve sorumluluk öğretecek kadar kısıtlı, büyüme değişimlerine izin verecek kadar esnek sınırlar koyulmalıdır.

denen kitap, bunların nasıl yapılacağına ilişkin bilgiler veriyor. Öncelikle sözlerimizin davranışlarımızla desteklenmesi gerektiği, böyle olduğunda çocukların kurallar ve beklentilerle ilgili net mesajlar alacağını söylüyor.

Yazar bahsettiği üç eğitim modelini aşağıdaki şekilde numaralandırmış :

  • Yumuşak Yaklaşım ⇒Sınırsız Özgürlük ⇒İkna Ederek Sorun Çözme ⇒Kazanan-Kaybeden
  • Demokratik Yaklaşım ⇒Sınırlı Özgürlük ⇒İşbirliği ve Sorumluluk ile Sorun Çözme ⇒Kazanan-Kazanan
  • Cezacı Yaklaşım ⇒Özgürlüksüz Sınırlar ⇒Güç ile Sorun Çözme ⇒Kazanan-Kaybeden

Tüm bu yaklaşımları tek tek ele alarak örneklerin verildiği kitapta, cezacı yaklaşımın çocukların sorumluluk alma ve öğrenme fırsatlarını yok ettiği söylenirken, sınırları olmayan özgürlüğün ise demokrasi değil anarşi olduğundan bahsediliyor. Çocuklarımızın, davranışlarının sonucuna katlanmalarına engel olursak, öğrenmelerine de engel olmuş olacağımızdan söz ediliyor.

Demokratik yaklaşım yanlış davranışı durdurur, sorumluluk öğretir, onaylanan davranışlarla ilgili kuralları net bir şekilde iletmemizi sağlar. En iyisi de bu yaklaşım bize duygular incinmeden, ilişkiler hasar görmeden ya da güç savaşlarına girilmeden amacımıza ulaşma fırsatı verir.

diye tanımlanan yaklaşımda, kuralların nasıl konması gerektiğinden de bahsediliyor:

Küçük çocuğunuza açıklama yapmayı seçtiyseniz bunu, kuralları çiğnemesine izin vermeden önce yapmalısınız. Açıklamayı yanlış davranış sırasında yaparsanız sınırların test edilmesine ve pazarlığa açık olduğunuza dair bir mesaj iletmiş olursunuz.

Çocuklarla girilen karşılıklı ve sonu olmayan çekişmeleri aile dansı olarak adlandıran yazar, bunları şematik olarak göstermiş ve şöyle tanımlamış :

Aile dansları; nesilden nesile geçen iletişim, problem çözme süreçlerinin yıkıcı modellerini oluşturur. Daima kurallar hakkında net olmayan ve etkisiz mesajlarla başlarlar. Öfke, direniş ve yanlış anlama ile kamçılanır ve çatışmalara, güç savaşlarına yol açar.

Çocuklara mesaj verirken asıl amacın o davranışta bulunan çocuğu değil, onaylanmayan davranışı reddetmek olduğu, bu yüzden vereceğimiz mesajın davranışı düzeltmeye yönelik olmaları, tavır, duygular ya da çocuğun değerine vurgu yapılmaması gerektiği bildirilirken, tüm bunları yaparken sesimizin tonunun çok önemli olduğu, yüksek sesin kontrol kaybı mesajı vereceği ifade edilmiş.

Çocuğa konulan sınırların etkin olabilmesi için, bir takım şartların yerine gelmesi gerektiğinden bahsedilmiş :

  • Anında tepki verme
  • Tutarlılık
  • Bağlantılı olma
  • Onaylanan davranışlara örnek oluşturma
  • Zaman sınırlamaları

Kuralları desteklemek için,  sonuçlara katlanmanın dört yolu anlatılmış. Doğal sonuçlar, mantıksal sonuçlar, mola süreci ve fiziksel kontrol. Kitapta mola sürecinden şu şekilde bahsedilmiş : 5 ila 20 dakika arasında değişen sürelerde olması gereken molanın öncelikle ne olduğunun çocuklara anlatılması, uygun bir mola yerinin tespit edilmesi ve alarm kurulması ve sınırlar zorlandığında ya da kurallar çiğnendiğinde mola sürecine geçilmesi gerektiği, mola sürecinden sonra yeni bir başlangıç yapılması ve molanın gerektiği uzunlukta olması hususları üzerinde durulmuş.

Ergenlerin sınırlarını düzenlemek, özgürlük ve sorumluluk arasında bir denge sağlamak demek olduğunun belirtildiği kitapta, aşırı kontrol ve tam bir kontrolsüzlük üzerine kurulan eğitim modelleri, özgürlükle sorumluluk arasında olması gereken dengeyi kuramayacağından bahsediliyor.

Kitapta ayrıca dikkat eksikliği olan çocuklara yönelik yapılması gerekenlerden de bahsedilen bir bölüm mevcut.

Ev işleri içinde bir bölüm ayrılmış kitapta. Ev işlerine yardım etmenin çocuklara sorumluluk duygusu aşılamanın yanında, ailenin bir parçası olarak hissetmesini sağlaması açısından da önemli olduğu söylenmiş. Ayrıca yaşlar itibariyle bir çocuğun hangi ev işlerini yapabileceğinin listesini vermiş ki, bu benim açımdan oldukça şaşırtıcı oldu 🙂

Ödevlerle ilgili olarak da, başarılı bir ödev sistemi yürütmenin anahtarının, çocuğun ya da öğretmeninin  işini yüklenmeden, üstünüze düşeni yapmanız gerektiği söylenmiş :

Ödev, alıştırma yapmak becerileri geliştirir. Sorumluluk, öz disiplin, bağımsızlık, azim ve zaman yönetimi kavramlarını öğretir.

Ödev sistemini, dengeli ve dengesiz olarak ayırıp gruplandıran kitap da, örnek ödev listelerine ve örnek olaylara yer verilmiş.

Ne kadar tutarlı olursanız, sözlerinizle davranışlarınız ne kadar uyumlu olursa çocuğunuz o kadar kısa sürede sözünüzü dinlemeyi öğrenir, sınırları zorlamaktan vazgeçer ve işbirliği yapar.

denilen kitapta, sınır koymaya yaşlar itibariyle nasıl başlanması gerektiği listelenmiş.

Özetle ben bu kitaptan ne öğrendim:

  • Olaylar karşısındaki tepkilerim her zaman aynı olmalı ve bunları oğlum önceden bilmeli,
  • Tepki verirken kesinlikle sakin olmalıyım -ki bu çok zor 😦 –
  • Süre verdiğimde bunu saat kurarak belirtmeliyim, az sonra, yarım saat sonra gibi çocukların anlayamayacağı ifadeler kullanmamalıyım ve sürelerde ceza gibi çok uzun olmamalı,
  • Sorun anında sınırların zorlanmasına izin vermemeliyim ama sınırların esnetilmesi konusunda da açık olmalıyım.

Bakalım bu kitaptan aklımda kalanları hayata geçirebilecek miyim? Ama daha bitmedi. Bu kitabın bir de 2. si var. Şimdi sıra onu okumakta 🙂

İlgili Yazılar :

 

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

8 Responses to Çocuğunuza Sınır Koyma

  1. Geri bildirim: Çocuğunuza Sınır Koyma 2 | Oğlumu Büyütürken

  2. Geri bildirim: Çocuk-Kendin Olma Özgürlüğü | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: Çocuğunuzla İşbirliği Yapın! | Oğlumu Büyütürken

  4. Geri bildirim: Anne Baba ve Çocuk Arasında | Oğlumu Büyütürken

  5. Geri bildirim: Çocuğun Cinsel Eğitimi ve Tacizden Korunma Rehberi | Oğlumu Büyütürken

  6. Geri bildirim: Beni Ödülle Cezalandırma | Oğlumu Büyütürken

  7. Geri bildirim: Konuş ki Dinlesin Dinle ki Konuşsun | Oğlumu Büyütürken

  8. Geri bildirim: Işığın Yolu | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s