5 Yaş 9 Ay…

66-69 AY6 Yaşa üç ay kalmışken, Yağız’dan haberlerle bir kez daha buradayım 🙂

Açıp eski videolarını izliyorum sık sık oğlumun. Nasıl bu kadar çabuk büyüdüğüne inanamıyorum. Hep geçmişte yaşamak belki benimkisi ama, özlem duyuyorum o günlere. Yarım yarım konuşmalar, hayret edişler, mutlu gülücükler. Bazen hala kucağıma bir kıvrılışı, boynuma bir sarılışı var, neyse ki diyorum hala bebeğim o benim.

Oyuna doyamıyor oğlum. Hele ki babasıyla olunca. Kıkır kıkır gülüyor sürekli. Oysa babasını tanıyanlar bilir, gayet ciddi bir adamdır 🙂 Ama Yağız’a göre, o dünyanın en komik insanı 🙂 Benimle oynarken de, babası gibi komiklikler yapmamı istiyor sürekli. Gece olmasın istiyor, hiç uyumasın, sabah kalkar kalkmaz masal başlasın 🙂

66-69 AY1Birkaç ay önce, Yağız’ın gece olmamasını istediği başka bir sebep çıktı ortaya. Kötü hayaller. Bir gece uyandı ve hayalinde korktuğunu söyledi. Rüyaya hayal diyor Yağız. Sonra ki günler onun için zor geçti. Rüyasında gördüğü şeyleri çizmeyi korkarım gerekçesiyle reddetti. Ben gene de görmediğim nesneleri komikleştirmeye çalıştım. Yatma vakti yaklaştıkça huzursuzlandı. Oyun oynamak bile istemedi. “Hiçbir şey beni rahatlatmıyor” dedi. Yatağı yerine kanepede okuduk kitabımızı ve uyuyakalınca yatırdık. Birkaç gece uyanıp yanımıza geldi. Çok korktuğu belliydi. “Neden olabilir anne, ne yapabilirim” diye sordu sürekli. Haftasonları birkaç çizgi film izlemesine izin veriyorduk. Aralarında Scooby doo da vardı. Ondan korkmuş olabileceğini düşündüm. Bir süre için çizgi filmlere, korkabileceği kitap ve oyunlara ara verdik. Ne kadar korktuğu bunlara hiç itiraz etmemesinden de belliydi. Hatta okuldaki Keloğlan Müzikaline gitmeyi kesinlikle reddetti. Defalarca “anne ne olur izin verme” dedi. Sanki zorla gönderecekmişim gibi. Birkaç gecede uyanıp beni çağırdı ve uyuyana kadar yanında kaldım. Sonrasında “gördüklerinin palyaço şapkası olsa, kırmızı burun taksa ne kadar komik olurdu” dediğimde, önce buna güldü ama sonrasında “ama anne bazen gerçekten korkunç oluyor, gülemiyorum” dedi. Neyse ki bu günlerde geçmiş gibi. Çocuğunun derdine çözüm bulamaması ne kadar da çaresiz hissettiriyor insanı 😦

Bazı günler Yağız kendini çok kötü hissediyor 🙂 İyi hissedebilmesi için, benim onunla hemen oynamam ya da gezmeye gider gibi giyinmesi gerekiyor. O zaman iyileşiveriyor 🙂 Son zamanlardaki gömlek sevdamıza kravat da eklendi ve tam oldu. Dışarda giymesine izin vermediğimden de, eve gelince işe gider gibi giyiniyor ve sonrada benim asistanım oluyor 🙂

66-69 AY2

Yağız’ın ateşle imtihanına yenik düştük geçenlerde. Kendi kendine düşmesine alıştığımız ateş düşmedi bir türlü. 39.1 ölçtükten sonra hala yükselmeye devam etti ve sabaha kadar da düşmedi. Ertesi gün doktora gittiğimizde ilk antibiyotiğimizle döndük eve 😦 Bu arada kalbini de tekrar kontrol ettirdik Yağız’ın ve üfürümün geçtiği haberiyle mutlu olduk 🙂

Oğlum 23 kilo ve 123 cm oldu. Son zamanlardaki en sevdiği yemekleri şöyle sıralıyor :

1-Pizza (anne yapımı)

2- Makarna

3- Bakla

4- Kabak

5- Yumurtalı ıspanak 🙂

Geçen sene ağzını sürmediği yemekler bu sene favorileri oldu. Umutsuzluğa kapılmamak lazım sanırım yemek konusunda 🙂 Sonrasında köfte balık falan geliyor ama ben onları duymamayı tercih ediyorum 😛

Oğlumun ilkokul kaydını da yaptırdık bu arada. Hayal ettiğimiz gibi bir okul bulmak, yaşadığımız yerde imkansız olsa da, seçenekler arasında en iyisini seçmeye çalıştık. Dilerim oğlumun içindeki merak duygusunu öldürmeyecek bir okul yaşantısı olur.

Yağız’la ikimiz birden oynadığımızda değmeyin keyfine. Dileğim gerçek oldu diyor 🙂 En büyük dileği üçümüzün birlikte bir şey yapmasıymış 🙂 Ve evet, hala hayatının odak noktası oyun. Gözlerini açtığı andan, kapattığı ana kadar 🙂 Son zamanlarda en çok legolarla oynuyor. Bir de son bir haftadır okul çıkışı parkta oynuyor biraz. Enerjisini atması için ona iyi geliyor. Bana da kitap okumak için kısa da olsa biraz zaman dilimi ortaya çıkıyor:-)

Yağız oğlan büyüdü de, ilk ödevini hazırladı. Dünya ve hayvanlar hakkında arkadaşlarına sunum yaptı. Bundan bahsetmiştim. Sonrasında 23 Nisan gösterileri oldu.

66-69 AY4

Elimizdeki video kaydı çok iyi olmasa da, gösteri sonrası 10. Yıl Marşı çok iyiydi. Sanırsınız Yağız rock konserinde 🙂

Fazla not alamamış olsam da, son üç aydan birkaç diyalog ekleyeyim:

♥ 66-69 AY3Yağız : Anne akşam eve gelince ilk önce benle biraz oynar mısın? 😦

♥ Yağız : Anne ben ev çocuğu olmak istiyorum. (ev hanımına atıfla)

♥ Babası Yağız’a dondurma alır:

  • Baba : Annen kızarsa dondurma yediğin için?
  • Yağız : Ama sen aldın
  • Baba : Sen de istemeseydin?
  • Yağız (Biraz sıkıntılı) : Of bu havada neden dondurma satarlar ki? Hiç olur mu?

♥ Yağız sınıfla postaneye gidecektir. Babası pulu nasıl yapıştıracağını anlatır:

  • Baba: Pulun arkasını yalayıp zarfa yapıştıracaksın.
  • Yağız: Öğretmenim öğretir.
  • Baba : Bende söylüyorum işte bana güvenmiyor musun?
  • Yağız : Hiç mantıklı değil 😛

♥ Anneye davranış tablosu hazırladı. Çocuğuma bağırmadığım da boyayabilecekmişim 😛

Günler günleri, aylar ayları kovalıyor ve biz yaş alırken Yağız büyüyor. Bize de yaşam döngüsüne boyun eğmek ve anın tadını çıkarmaya çalışmak kalıyor.

Tüm zorluklarına sorumluluklarına rağmen anne olmak güzel şey 🙂

İlgili Yazılar :

 

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Ay Ay Gelişim, bebek gelişimi, Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to 5 Yaş 9 Ay…

  1. Geri bildirim: 6,5 Yaş… | Oğlumu Büyütürken

  2. Geri bildirim: 7,5 Yaş… | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s