Reggio Emilia Yöntemiyle Harika Çocuk Yetiştirmek

DSC07662-001İtalya’daki Reggio Emilia Anaokullarında bir süre öğretmenlik yaparak eğitim almış ve ardından bunu ABD’de uygulamış olan biri, Louise Boyd Cadwell. Deneyimlerini bir kitap yazarak bizlerle de paylaşmış.

İtalya’da bir kasaba olan Reggio Emilia’de, çocukların doğalarına uygun olarak doğmuş olan ve yerel yönetimler tarafından büyük oranda desteklenen bu sistem, bana göre her çocuğun hakkı olan bir yöntem.

Kitap Reggio Emilia’daki eğitimcilerin çocuklara bakış açılarını özetlemiş.

  • Çocuk bir başkahramandır.
  • Çocuk işbirliğine açıktır.
  • Çocuk iletişim kurar.
  • Çevre üçüncü öğretmendir.
  • Öğretmen bir arkadaş, besleyici bir kaynak ve rehberdir.
  • Öğretmen araştırmacıdır.
  • Dokimantasyon bir iletişim şeklidir.
  • Anne baba iş birlikçidir.

Yazar, İtalya’daki serüvenini hikayeleştirerek anlatmayı tercih etmiş ve bu kitabı daha okunulası kılmış. Hikaye, bu okullar hakkında izlediği bir slayt gösterisinden sonra, Reggio Emilia’de olma arzusuyla başlıyor. Öğretmen ve çocuklar arasındaki güçlü iletişimin dikkatini çektiğinden bahseden yazar, orada olma arzusunu da şöyle ifade etmiş:

Çocukların birbirlerine ve doğal çevrelerine yönelik anlayışlarını geliştirmek ve derinleştirmek için kilden heykel yapımını ve resmi, hareket ve ölçümü, drama ve dili nasıl kullandıklarına dair güçlü örnekler görmüştüm. Böyle bir öğrenme yöntemini mümkün kılmak, hayatım boyunca yaptığım çalışmaların en büyük amacıydı.

Reggio Emilia’deki Diana Okulu’na devam eden yazar, okuldaki günlük faaliyetlerden, okulun genel yapısından bahsetmiş. Reggio okullarında mekan önemli bir yer tutuyor. Ana avlu (piazza), atölye (atelier), iç bahçe, cam duvarlar ve bolca ışık. Okul ayrıca tertemiz bir mutfağa ve ev konforunda sofralara sahip. Ayrıca okul doğal objelerle de süslenmiş.

Öğretmenler (atelierista) yapacakları çalışmalarla ilgili derinlemesine konuşup karar veriyorlar. Yazarın iki öğretmeni izlerken ki düşünceleri şöyle ifade edilmiş:

Bu iki kadını izlemek muhteşem. İletişim kurarken sanki dans eder gibiler. Onbeş yıldır birlikte çalışıyorlar ve birbirlerini çok iyi tanıyorlar ancak üzerinde çalıştıkları materyaller her daim yeni, taptaze. Her an enerjikler, zihinleri daima canlı ve bu çalışma tarzı içlerine işlemiş. Fikirler üzerinde çalışıyorlar; çocukların fikirleri kurşun, renkli ve keçeli kalemlerle çizelgelere dökülmüş. Daha sonra çocukları, çizim yaparak ağaçlarla ilgili dile getirdikleri teorilerini sunmaları için çağırdılar ve onlara çizimleriyle ilgili sorular sordular.  Onlardan beraber çalışmalarını, birbirleriyle fikirlerini paylaşmalarını ve kişisel çalışma tarzları ile güçlü yanlarını bir araya getirmelerini istediler. Vea ve Marina’nın çalışma tarzı bu : Uyum ve işbirliği içinde derinlemesine çalışmak…

Diana Okullarında rutin olarak yapılan toplantılarda, öğrencilerini tek tek ele alarak durumları konuşup onları anlamaya çalışıyor ve sonraki aşamalarda yapacaklarını planlıyorlar, nasıl takip edeceklerine karar veriyorlar.

Çocuk eğitiminde yetişkinin rolü ise şu şekilde tarif edilmiş kitapta :

Yetişkin, bir taraftan çocuğun inisiyatifi eline almasına yardım ederken, diğer taraftan onun hayret duygusunu uyandırmalı, dikkatini canlı tutmalı ve onu yeni bir anlayış düzeyine çıkmasını sağlayacak ilişkiler kurmaya teşvik ederek çocuğun gelişimine katkıda bulunmalıydı.

Çevreyle ilişki içinde olma düşüncesi, Reggio Yöntemi’nin temel prensibi olduğu bildirilen kitapta, resmin de, Reggio yönteminin temellerinden biri olduğu görülüyor.

Sanırım bu yöntemin en etkileyici yanı, 5-6 çocuktan oluşturulan gruplarda, onların fikirlerini ifade edecekleri ortamların yaratılıyor olması:

Öğretmenin hedefi çocuklara ekolojik ya da biyolojik kavramlar “öğretmek” ya da sanat dersi vermek değil, onlara özgün fikirlerini geliştirebilmeleri için merak uyandırıcı ve destekleyici bir ortam hazırlamaktır.

Diana Okullarındaki öğretmenlerden biri olan Marina’ya göre çocukların “güzel ağaçlar” çizerken hayal güçlerini bu kadar iyi kullanabilmelerinin sebebi, doğal ortamda ağaçlarla kurdukları yakınlıktır.

Yazara göre geleneksel öğretmen rolünden farklı olarak Reggio Emilia’de, öğretmenin rolü, yerinde ve yoruma açık sorular ile çocukları düşünmeye ve fikirlerini ortaya koymaya teşvik etmektir. Çocukların her birinin tartışmaya katılmasını sağlamakla görevli olan öğretmen, onlardan doğru cevaplar vermelerini beklemediği gibi, doğru cevapları da söylemez. Önemli olanın cevap değil, onu arama süreci olduğuna inanır. Müfredatın merkezine yerleştirilen bu sohbetlerdeki amaç, çocuklardaki eleştirel ve yaratıcı düşünme kabiliyetini en iyi biçimde geliştirmek, çocuklar arasında iş birliğini, iletişimi ve uzlaşmayı teşvik etmek ve çocukların dünyaya ve dünyada olup bitenlere dair doğal merakını değerlendirmektir.

Çocuklara neden doğru cevapların verilmesinden kaçınılması gerektiğine ilişkin, “Sihrin Kullanımı” kitabının yazarı Bruno Betteheim söyledikleri ise şöyle:

Çocuklar soyut düşünme yeteneğine sahip olmadıklarından gerçekçi açıklamalar onlar için çoğu zaman bir şey ifade etmez.  Çocuğa bilimsel olarak doğru cevaplar veren yetişkin, bir şeyleri netleştirdiğini düşünürken aslında çocuğun kafasını karıştırır ve çocuk kendini bertaraf edilmiş hisseder…Çocuk cevabı kabul etse bile doğru soruyu sorup sormadığından şüphe duymaya başlar.

Yazar, Reggio Emilia’ de stajını tamamladıktan sonra ülkesine dönerek, yöntemi uygulamaya geçirir. Kitapta çocuklarla yapılacak başarılı sohbetler için ipuçları da verilmiş.

Kitaba göre yetişkinlikteki yaratıcılığımızın temelinde, çocuklukta doğa ile kurduğumuz tabi bağ ve şiirsel izlenimler yatar. Bu kapsamda, yeni okulda çocuklara bir bahçe projesi verilir. Her aşamasına katıldıkları bu proje, onların doğal çevre ile ilişkilerini güçlendirmiş ve hep birlikte sevmeyi öğrendikleri doğal ortamda güçlü bir mekan duygusu geliştirmelerini sağlamıştır. Ayrıca çocuklar ektikleri bitkilerin büyümesini günbegün resimledikleri bitki günlükleri tutmuşlar. Velilerinde dahil olduğu ve yaz tatilinde de devam eden bu proje sayesinde, onların doğa ile güçlü bağlar geliştirmeleri için duydukları temel ihtiyacı besleyip desteklenmesinin amaçlandığı; onlara kendi dünyalarını oluşturmaları için mekanlar bulmalarında yardımcı olunması, birlikte toprağı kazmak, rüzgarla yarışmak ya da yıldızları seyretmek için zaman bulunması gerektiği söyleniyor.

Reggio Emilia’de belediye, bütçesinin %12 sini anaokullarını finanse etmek için kullanıyormuş ki bu da, eğitime verilen önemin derecesini önümüze seriyor.

Yazar son söz olarak Reggio Emilia hakkında şöyle söylemiş:

Reggio Emilia anaokullarında, her çocuk sınırsız bir yetenek, yaratıcılık ve zekaya sahip bireyler olarak görülüyor. Öğretmenlerin görevi ise bu özellikleri desteklemek ve çocukların sınırlarını zorlayıp gelişimlerine yardımcı olmak. Reggio okullarındaki çocukların kendilerini ve dış dünyayı daha fazla keşfetmelerini sağlayacak merak ve isteğin uyandırılma şekli buna örnek teşkil ediyor. Reggio eğitimcilerinden çocuklara farklı bir açıdan yaklaşmayı, hem çocuklardan hem de öğretmenler olarak kendimizden daha fazlasını beklemeyi ve bütünsel bir gelişim için fırsatlar yaratmayı öğrenebiliriz.

Özetle bu kitaptan Reggio Emilia Yöntemi ile ilgili olarak öğrendiklerimi şu şekilde sıralayabilirim :

  • Bu sistem, çocuğun kendini sanatla, dille ifadesi üzerine kurulmuş.
  • Amacı doğruları öğretmek yerine, araştırma yöntemlerini özümseterek kendi doğrularına ulaşmalarını sağlamak
  • Sistemin belli adımları takip eden herhangi bir çalışma planı yok.
  • Öğretmen yeterliliği çok önemli, sistem bunun üzerinden işliyor.
  • Mekanın görselliği, ışığı, kullanışlılığı önemli faktörler.
  • Ailelerin sisteme dahil olması isteniyor.
  • Yaşayarak öğrenme temeline dayalı.
  • Çocuğu dinlemek ve söylediklerine değer vermek esas.
  • Doğayla iç içe bir yöntem.

Tüm diğer alternatif eğitim sistemlerinde olduğu gibi, Reggio Emilia’de çocuğa saygı duyan bir yöntem. Sanırım bu yöntemlere ulaşamasak da yapabileceğimiz şeyler var. Onları dinlemek, söylediklerini önemsemek ve hayal güçlerine hayran olmak gibi…

Bu da benim züğürt tesellim olsun 🙂

NOT :  Reggio Emilia Okulları hakkında daha geniş bilgi için Alternatif Okullar sitesini inceleyebilirsiniz.

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to Reggio Emilia Yöntemiyle Harika Çocuk Yetiştirmek

  1. Geri bildirim: Çocuğunuza Sınır Koyma | Oğlumu Büyütürken

  2. Geri bildirim: Çocuğunuza Sınır Koyma 2 | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: Çocuk-Kendin Olma Özgürlüğü | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s