5,5 Yaş…

63-66 AY5Bir üç ayı daha geride  bıraktık oğlumla. Neler yaptığımızı yazmak için düşünmeye başladığımda farkettim ki, aklıma birşey gelmiyor. Bu da sanırım günlerimizin nasıl da birbirinin aynı geçtiğini gösteriyor. Sabah bir koşu evden çıkıyor ve Yağız’ı anneme bırakıyoruz. Orada Çağıl’la biraz oynayıp, biraz kavga ederek 🙂 öğleni buluyor ve servisle ana okuluna gidiyor. Okulda bizim hiç bilmediğimiz bir hayatı var. Arkadaşları ile olmayı seviyor. Yeni şeyler öğreniyor. Öğrendiklerini yeri geldikçe bize aktarıyor. Örneğin apartmana girdiğimizde “acelemiz var mı?” diye soruyor. Yoksa merdiveni kullanmalıymışız. Gerçi kendisi sürekli merdiven kullanıyor 🙂 Akşam eve geldiğimizde ise genelde ben mutfağa yemek hazırlığına geçiyorum, oda babasıyla oynuyor biraz. Zaten daha eğlenceli olduğundan babasıyla oynamayı tercih ediyor genelde. Gün boyu bizim paylaştığımız zaman dilimi ise uyku öncesi kitap rutini. Haftasonları da benzer şekilde geçiyor. Ev işlerine öyle çok zaman gidiyor ki, hepsi Yağız’dan çalınıyor gibi. Böyle düşünmek beni oldukça üzüyor. Bazen de okuduklarımdan, önemli olanın onun tek başına geçirdiği zaman dilimi olduğunu hatırlıyor ve kendimi rahatlatmaya çalışıyorum.

Zaman ilerliyor. Birkaç yıl sonra, belki de benimle zaman geçirmeyi tercih etmeyecek oğlumla, daha mutlu anlar biriktirmeliyim. Bunu biliyor ancak bir şey yapamıyorum 😦 Hayatında bir şeyler eksik kalıyor mu düşüncesinden kurtulamıyorum bir türlü. Keşke bir ölçme merkezi olsa ve bunun oğlumdaki yansımasını öğrenebilsem.

63-66 AY7Ne zaman fotoğrafını çekmeye çalışsam, şekilden şekle giren oğlumun düzgün bir pozunu yakalamam mucize gibi 🙂 Kıyafetlerden de pek hoşlanmayan oğlum, son zamanlarda gömlek yelek giymeye, eve gelince giysilerini değiştirmeye başladı. Bunun sebebi babaya benzeme arzusu mu yoksa büyümenin bir başka aşaması mı bilemedim. Ancak tüm düğmeler kapalı olacak, yoksa kıyamet kopuyor 😛 Aşağıda kendi seçip giydiği ve ilk kez poz vermeye razı olduğu fotoğraflarını görüyorsunuz.

63-66 AY8Aslında ara ara yazdığım yazılar nedeniyle de, pek bahsedecek şey kalmıyor. Mesela oğlum ilk kez şiir okudu 10 Kasımda, ve ben bundan bahsettim. Sonra karnesini aldı ve onu da yazdım 🙂 Oyunlarından, kitaplarından bahsediyorum sık sık. Hatta blog kitap bloğu gibi oldu 🙂

Neyse ki bahsetmediğim birşey kalmış 🙂 Yağız’ın sınıfında yeni yıl için pasta yaptık. Her ne kadar pandispanya ve kremasını evde yapıp götürsem de, süslemeye hazır hale gelene kadar bir hayli sabırsızlandı çocuklar. Sonunda biri kardan adamlı iki pasta çıktı ortaya ve çocuklar süsledi. Sonra da afiyetle yedik 🙂 Ardından öğretmenlerinin hazırladığı sürprizlerle bir hayli eğlendiler. Ailelerinden izin almadığımdan pek fotoğraf paylaşmak istemesem de, alttaki kareler de bir fikir veriyor mutluluklarına 🙂

63-66 AY10

Yağız Aralık ayı içinde birkaç gün boyunca ateşlendi. İlaç vermemeye başladığımdan beri, ilk kez ateşi birkaç gün sürdü ve doğru mu yapıyorum konusunda beni sorgulamaya götürdü. Ateş konusunda beni en ikna eden yazı, Çokbilmiş’in “Ateşi Nasıl Düşürüyorsun? Hastalık Sırasında Yükselen Vücut Isısı Düşürülmeli Mi?” başlıklı yazısı. Birkaç gün okula da gidemedi ama neyse ki daha sonra toparladı. Onu ilaçsız geçiştirebilsek de arkasından ben hastalandım ve günlerce yüksek ateş ve ömrümde yaşamadığım ağrılar çektim. Neredeyse 15 gün boyunca yattım ve zor toparladım. Bu süreçte Yağız benimle vakit geçirebilmek için çareler aramaya başladı. Hasta olduğum için çok üzüldüğünü söyledi durdu ve yatarak oynanacak oyunlar seçti benim için. Rutin diye küçümsediğim şeyin, aslında çok da kötü olmadığını görmüş oldum bende 🙂

Giderek daha çok sorgulayan, araştıran bir çocuğa dönüşüyor Yağız oğlan. Bize açıklamakta zorlandığımız sorular soruyor. Ya da ona söylediğimiz bir şeye çok mantıklı cevaplar verebiliyor. Örneğin simit yiyen Yağız’a, dökmeden yemesini söyleyen babasına, “Ama simit kırıntılı bir şey” diye cevap veriyor. Nasıl dökmeyecek ki çocuk 🙂 Ya da çalışmayan annelere ne dendiğini sorduğunda “ev hanımı” cevabım üzerine, “peki çalışmayan erkeklere ne denir?” diye soruyor. Tabi ki ciddi ciddi 🙂

63-66 AY9Aslında ay içinde, ilginç diyaloglarını not ediyordum ama, son üç ayda hiçbir şey yazmamışım. Diyaloglar uzadıkça not etmek zor olduğundan belki.

Yağız oğlan masallarda yaşamaya devam ediyor. Her an bir masal içinde rol dağılımı yapıyor ve başlıyoruz oynamaya. Bu bizim için bazen oldukça sıkıcı olabiliyor. Yemekte bile oynanacak bir şeyler buluyor. Hep oyun, hep oyun diye itiraz ettiğimizde de, “ne olacaktı ki ben daha çocuğum” diye savunuyor kendini 🙂

5.5 yaşındaki oğlum, 23 kilo ve 121 cm. Uzun bir yetişkin olacak sanırım. Hala hayatında abur cubura yer yok. Evde yapılan pastaları saymazsak sağlıklı besleniyor diyebilirim. Özellikle sevmediği bir yemek söyleyemem. Bir şekilde farklı usulde sunulduğunda yiyor. Mesela pırasayı yemek olarak yemiyor ama börek içinde bayılıyor. Tabi ki daha az yemeği tercih ettikleri var. Et balık seviyor maalesef 😦 Hatta lokantada et geldiğinde “işte hayat bu” demişliği var. Köftenin, hayvanların ölmesi sonucu yapılmadığına beni ikna etmeye çalışıyor bu aralar 🙂 Karnabahar köftesi, nohut, kuruyemişler hala favorisi. Kitap okurken mutlaka elma yiyor. Evdeysek kahvaltısını gayet iyi yapıyor. İçecek olarak süt ya da portakal suyunu tercih ediyor. Nadiren ayran içtiği ya da soda yudumladığı oluyor. Ev yapımı meyve sularını da pek tercih etmiyor. İçinde şeker olduğundan bende ısrar etmiyorum. Henüz hazır içeceklerin tadına bakmış değil. En azından benim kontrolümdeyken 🙂

63-66 AY6

Aralıksız konuşmasıyla bazen bizi bezdirse de, böyle uyuyup kalmıyor mu, içim sıcacık oluyor ve hala bebek kalan bir yanı olduğuna şükrediyorum.

Bu yaşta kalsak biraz böyle…

İlgili Yazılar :

 

 

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Ay Ay Gelişim, Uncategorized içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to 5,5 Yaş…

  1. Geri bildirim: 5 Yaş 9 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  2. Geri bildirim: 6,5 Yaş… | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: 7,5 Yaş… | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s