Yağız’ın Eğitim Serüveni :-)

57-061Yağız doğduğundan beri “onu hayata nasıl daha iyi hazırlarım” sorusu derdim oldu benim. Sanırım çoğu anne bu kaygıyı taşıyor ki, çeşitli platformlarda bu konuda pek çok soru alıyorum. Doğduğundan beri bu amaca ulaşabilmek için neler yapmışım diye merak edenler oluyor. Bende herkese tek tek cevap vermeye çalışmak yerine bir yazı yazayım istedim.

Böyle bir giriş yapınca, sanılmasın ki bu konuda bir eğitimim var, ya da en doğruyu yaptığımı düşünüyorum. Ben sadece, Yağız doğduktan sonra okuduklarım içinden, bana doğru gelenleri, oğlumu yormadan uygulamaya çalıştım. Sonuçta bunlardan ne kadar kazanım elde ettiğimizi de bilmem mümkün değil. Bunlar yapılmasaydı da belki oğlum aynı niteliklere sahip olacaktı. Hayat, olmadı baştan deme şansı vermediği için bize, elimden gelenin en iyisini yapmaya çabalıyorum bende. Aslında yaptıklarımızı farklı zamanlarda burada paylaştım hep. Bu bir toparlama yazısı olsun o zaman.

Oğlum olup da, bu konudaki farkındalığım artınca, öyle donanımlı aileler gördüm ki şaştım kaldım. Hiçbir şeyi tesadüfen yapmayan, her şeyi enine boyuna araştıran, dünyadaki akımları takip eden ve de bunlardan kendisine yol haritası çizenler, Başka Bir Okul Mümkün deyip, veli inisiyatifli okullar açmak için kolları sıvayan, elini taşın altına koyanlar gördüm. Tüm bunlardan sonra benim yaptıklarım, birkaç kitap, dergi, oyundan öteye gitmiyor 😦

Özellikle ilk iki yıl evde olunca, bu zamana en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştım. İşe başladığımda ise bu konuda ne kadar haklı olduğumu görmüş oldum. Çalışan bir annenin çocuğuna ayıracak o kadar az vakti kalıyor ki, bu çok üzücü 😦

Bir bebekle bütün günü yalnız geçiriyorsanız, öpücük, gülücük, şarkı, ninni arasında sıkışıp kalmanız ve sürekli kendinizi tekrar etmeniz işten bile değil. Hele ki benim gibi fazla da konuşkan değilseniz. Televizyonda açmadığım için, kuzenimin, Yağız’ın konuşma öğrenemeyeceği endişesi gerçek olabilirdi. Tabi kitapları farketmeseydik 🙂

Oğlumun kitaplarla ilişkisinin iyi olmasını istiyordum hep. Ancak böyle güzel kitapların olduğunu farketmemişim hiç. İlk kitabını beş aylık olduğunda almıştım yanlış hatırlamıyorsam. Bir tek resim üzerinde bile uzun süre konuşabildiğimizi farkettiğimde, elinde tutabileceği bir şeylerin ilgisini çekeceğini düşündüm. Ve onun için hayvan ve meyve resimleri çizdim. Sonradan farkettim ki bu konuda satılan güzel kartlar varmış. Onlardan da edindim arkasından. Gene de kendim hazırlamış olmaktan da mutluluk duydum 🙂 Oğlum uzun zaman elinden düşürmedi bu kartları. Hatta hala oynadığı oluyor. 0-1 Yaş arası için hazırlanmış siyah-beyaz Monozebra kartları varmış. Sonradan öğrendim 🙂

kart

YAZILANArdından kitaplarla ilişkimiz başladı. İlk kitapları kartondandı. Elinde taşıyabileceği ve pencereli olanlar favorisiydi. Uzun zaman Mify’siz evden çıkamaz olduk 🙂

Ama tabi o aylarda bebeklerin birebir okuduklarınızı dinlemesini beklemeyin. Resimler hakkında konuşmak, ses tonunu değiştirerek taklitler yapmak, farklı dokularla karşılaşmak hoşlarına giden. Bir de kesinlikle siz sevmelisiniz okuduklarınızı. O enerji bebeğe muhakkak geçiyor.

Hayvanlara ilgisi hep oldu oğlumun. Emekleyerek gidip, bizim National Geographic dergilerini alıp, sayfalarını karıştırırken buluyorduk sabahları uyandığımızda. Sonra bizim parmaklarımızı tutup merak ettiği şeyleri sormaya başladı. Biz de anlamaz demedik, merakını beslemeye çalıştık. Bu arada da yaşına uygun dergi arayışına girdik. O sırada Meraklı Minik dergisi ile karşılaşmış olmamız büyük şanstı elbet. Her ne kadar 3-6 yaş dese de, 1 yaşından sonra düzenli olarak aldık. Oğlum o dergiden hem çok şey öğrendi, hem de çok eğlendi.

Kitap87-001

Pek yaratıcı bir anne olmadığımdan, Adım Adım dergisi de bizim bu aylarda çok işimize yaradı. 9 aylıkken almaya başladığımız bu dergiyi 4 yaşına kadar sürdürdük. Bu derginin seviyesinin düşük ya da yüksek olduğunu düşünen ya da bu fiyata değmeyeceğine inanan pek çok aile de var elbet. Ama bu dergi olmasaydı, ben bu kadar basite indirgeyemezdim olayları. Yani aldığıma hiç pişman olmadım.

Kitap32

Bu arada ben pek çok kitap okuyordum. Montessori hiç duymadığım bir şeydi mesela. Bu metodu evde uygulayan annelerden olamadım maalesef ama öğretilerine kulak vermeye çalıştım.

Akıllı Bebekler Akademisi’ni ilk okuduğumda ise hemen uygulamak istedim. Öyle ya, söylediği zamanı geçirmiştim bile. Ben kitabı bitirip materyalleri hazırlayana kadar bir süre daha geçti. Çok düzenli uygulayamasam da, çocukların fotoğrafik hafızasına hayran oldum. Bir süre kartları düzenli gösterebildim ama yeterli değildi. Gene de o süre içerisinde, kitabın söylediği asıl amaca hizmet edebildiğimi umuyorum. Yağız’ın beynindeki farklı nöronları çalıştırabilmiş olmayı diliyorum.

oyuncak44

Üç yaşına kadar geliştirilemeyen beyin hücrelerinin öldüğünü öğrendiğimde, telaşa kapılmadım diyemem. Ne yazık ki, 0-3 yaş bebeklerin hiç birşey anlamadıkları bir dönem olarak algılanıp, yeterince ilgilenilmeden geçiyor ülkemde. Oysa ne çok şey öğreniyorlar bu sürede. Hiç bilmedikleri bir dili çözüp konuşuyorlar, kalkıp yürüyorlar. Biz ise onların becerilerini küçümsüyoruz.

3-5 yaş, çocukların birden fazla farklı dili öğrenebilecekleri bir dönemmiş. Bende bunu kaçırmak istemedim ve bir takım ingilizce kitaplar edindim. İşe dönüş vaktine kadar da, bir hayli üzerinde durduk oğlumla. Çok severek ilgilendi ve verdiğim bazı komutları anlamaya başladı. Ama şu sıralar, arada hikaye kitabı okumanın ötesine geçemiyoruz. Gene de kelimelerin pek çoğunu hatırlıyor olması beni hayrete düşürüyor ve yeterince değerlendirememiş olmama hayıflanıyorum.

Tüm bunları yaparken, oğlumun yapılanlara bunca ilgi göstermesindeki en büyük etkenin televizyondan uzak olmasına bağlıyorum. Bu konudaki fikirlerimi daha önce yazmıştım. Oğlum 28 aylık olana kadar hiçbir şekilde televizyon izlemedi. Sadece birkaç şarkı ya da 3-5 dakikalık animasyon izlemişliği vardır bilgisayardan. Ben işe başladığımda da, annem elinden geldiğince korudu. 4 yaşına gelip de kreşe başladığından bu güne kadar ise, sadece okulda ve de anneannede kısıtlı olarak izliyor. Keşke bunlar da hiç olmasaydı. Evde hala televizyonu açmasak da, hafta sonları bilgisayardan belgesel ya da çizgi film izliyor kısıtlı bir süre.

Bir çocuğun gelişimindeki en büyük etkenlerden biri de oyun elbet. Biz de onu mümkün olduğunca sesli, ışıklı oyuncaklardan uzak tutmaya, hayallerini besleyecek tarz seçimler yapmaya çalıştık. Bu konuda da pek çok kez yazdığımdan detaya girmiyorum. Ancak şunu da söylemeliyim ki, sadece oyuncak alıp, çocuğu onunla baş başa bırakmak pek işe yaramıyor. Birlikte oynamak çok önemli. En azından o talep ettiği sürece. Zaten genelde bizim bir şey yapmamıza gerek kalmadan Yağız repliklerimizi söylüyor 🙂 Ama bunca oyun kurmasında babasının etkisi de yadsınamaz.

Resim ise, çocukların kendini en iyi ifade yöntemi. Yağız’a boya ve kalem vererek, müdahale etmemeye çalıştım. Boyama kitaplarını eve sokmamaya çaba gösterdim ve birkaç kaçak dışında başardım 🙂

4-4.jpg

Beslenme tarzı da, çocuğun zeka gelişimine etkili muhakkak ki. Bu konuda ben, pek çok kişiye göre abartılı bir hassasiyet gösteriyorum. Tabi ki benim asıl endişem sağlık açısından. Mesela doktor muayenehanesinde çocuğuma şeker ikram edilmesini hiç bir şekilde mantığım kabul etmiyor. Bebekliğinden beri Yağız’ı her türlü abur cuburdan uzak tutma adına savaş veriyorum her platformda 🙂 Keşke yetişkinler biraz daha bilinçli olup, çocuklara verdikleri zararın farkında olsalar. Hiç cips girmemiş bir evde çocuk nasıl cips istiyorum diye tutturabilir ki! Çocuk eğitiminde hiç bir şey öğrenemediysem şunu öğrendim ki, bir kereden çok şey olur.

Aslına bakarsanız eğitmek için çok da çabalamadım oğlumu. Belki hayatı doğallığında yaşayabiliyor olsak, bunlara da gerek kalmazdı. En çok kitabı önemsedim. Yağız’da kitaplarla hayaller kurunca, bolca aldım, okuduk, eğlendik, öğrendik.

1-2-3-4-5 derken geldik ilkokulun kıyıcığına. Bu sene ki 1. sınıf çocuklarını gördükçe beni aldı bir telaş. Oğlum daha rahat bir geçiş yapabilsin, konsantrasyonunu uzun süre sağlayabilsin diye arayışa geçtim. Bundandır ki Miniyup’la tanışmam. Yoksa üstün başarılar beklentim olduğundan değil. Hatta hiç ödev vermeyecek bir öğretmen arayışına gireceğim seneye. Ama bulabileceğime pek sanmıyorum. Öğrenmenin eğlenceli bir şey olduğuna inancını kaybetmesinden korkuyorum bu süreçte. Umarım doğru kişi çıkar karşımıza.

Kitap290

Tüm bu süreçte oğlumun ilgilerini, nelerden hoşlandığını takip edip ona göre yönlendirdik yaptıklarımızı. Yapamadığım için en çok üzüldüğüm şey ise onu yeterince dışarı çıkaramamış, serbest oyun fırsatları sunamamış olmam. Doğayla daha iç içe geçirsin isterdim çocukluğunun. Olmadı 😦

Bunlar bizim yapabildiklerimiz oğlumla yolculuğumuzda. Ben inanıyorum ki herkesin bir hikayesi, şartlarına göre oluşturabildiği bir düzeni var. Bir şeyleri araştırırken, kişi kendi kişiliğine ve çocuğunun tercihlerine göre çizmeli yolunu. Eğer yapılanlar ne ebeveyni ne de çocuğu mutlu etmiyorsa, doğru gitmeyen bir şeyler vardır illa ki…

Hiç bir zaman tek bir doğru ve de o doğruya giden tek bir yöntem yoktur. Umarım bizim yöntem ve doğrular konusundaki seçimlerimiz, uzun vadede oğlumuzu mutlu, ne istediğini bilen ve sorumluluk sahibi bir yetişkine dönüştürür. Hayatı başa sarma şansımız yok çünkü…

İlgili Yazılar : 

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Eğitim, Uncategorized içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to Yağız’ın Eğitim Serüveni :-)

  1. Bike dedi ki:

    Çocuk yetiştirme tarzımız çok benzeşiyor Fatoş 🙂 Benim gibi blogunu sonradan takip etmeye başlayanlar için ne güzel bir derleme olmuş.

  2. Geri bildirim: Çocuklar İçin Masallarla Satranç | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: Ödev Sorunsalı | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s