Ravensburger- Neden, Niçin, Nasıl?

Kitap293Mikado Yayınları’ndan arayıp da bana bu seti satmaya çalıştıklarında, başımdan atmak için onca çabaladım. Öyle ya buna çok benzer bir set almıştım onlardan. Minikler Serisi vardı zaten. Bunlarda o sete benziyor diye düşündüm. Hem zaten renkleri falan biliyordu Yağız. Ne gerek vardı?  Ama telefondaki ses öyle ikna ediciydi ki, aldım gitti 🙂

Kitaplar elime geçtiğinde ise, almış olmaktan dolayı memnun oldum. Tahminlerimin aksine hiçte basit değillerdi. Ansiklopedi niteliğindeki bu kitaplar, tam Yağız’ın sevdiği tarzdalardı ve ondanda tam not aldılar. Her sayfada farklı bir soru soruluyor ve ona cevap niteliğinde metinler yazılıyor. Kitabın yapısı ise karton kitap ve açılır kapaklar şeklinde. Çizimleri de oldukça güzel ve ayrıntılı. Bir de her kitapta farklı bir anlatıcı var ve Yağız en çok onların konuşmalarını seviyor. Şimdilerde her akşam okuyacağımız kitapların arasına biri mutlaka giriyor 🙂 Gelelim onlardan bahsetmeye :

Kitap300Hava Durumu : Bu kitabın anlatıcısı Kurbağa Profesör. Hava durumu nedir? diye başlıyor kitap. Neden mevsimler vardır? sorusuyla devam ediyor ve çocukların anlayacağı şekilde açıklanıyor. Rüzgar nedir, neden eser, bulutlar nereden gelir, neden yağmur yağar, kar nereden gelir, sis, çiy ve kırağı nedir cevabını vermiş:

Sis, çiy ve kırağı bulutlarda değil, yeryüzünde oluşan yağışlardır.

Fırtına koptuğunda neler olur sorusunun bir bölümü de şöyle yanıtlanmış:

Şimşek veya yıldırım, her yere ve bazende insanların üzerine düşebilir. Bu yüzden fırtınalı havalarda en iyisi hemen eve gitmektir. Ev ve binaların yıldırımsavarları olur. Bunlar şimşeği tehlike yaratmadan yere indirebilen metal direklerdir. Aynı şekilde kapalı araba, tren ve uçaklarda da emniyette olunur. Yıldırım, kapalı metal örtülerine giremez.

Kitap301Kurbağa profesörde nasıl gökkuşağı yapabileceğinin reçetesini vermiş 🙂

Bak, sen kendin bir gökkuşağı yapabilirsin! Pencere kenarına bir bardağa su koy ve camın önüne büyük beyaz bir kağıt yatır. (Unutma sadece güneşli havada başarılı olursun)

Hava durumunun nasıl tahmin edildiği ve televizyonda nasıl yayınlandığı sorularını ise hava haritası takip etmiş. İnsanların, hava durumunu enerjiye döndürmede nasıl kullanıldığını açıklayarak sona gelmiş kitap.

Kitap298Hayvanat Bahçesi : Sanırım  serinin en sevdiğim kitabı bu. Hayal gibi bir hayvanat bahçesi resmedilmiş. Bu sefer ki anlatıcımız yavru kanguru ve annesi. Hayvanat bahçesinde gezintiye çıkıyorlar ve bizlere bölümleri tanıtıyorlar. Çizimler öyle ayrıntılı ki, bir sayfada uzun süre vakit geçirmek mümkün. Hayvanların burada yaşadığı alanlardan bahsedilirken, bazı hayvanların daha iyi gözlenebilmesi için yapılan hileler anlatılmış. Hiçbir hayvan kafeslere mahkum edilmeden, daha yaşanılası alanlar yaratılmış. Hayvanlara kimlerin baktığı, yemeklerinin nasıl hazırlandığı, yem bulma oyunları, farklı iklimlerden gelen hayvanlar için hazırlanan özel bölümler anlatılmış. Hayvanların hayvanat bahçesine nasıl geldikleri de şu şekilde açıklanmış:

Gergedanı maymunla takas etmek isteriz! Hayvanat bahçeleri kendi aralarında hayvanları değiştirir ve satın alır. Eğer bir hayvanat bahçesi yeni bir hayvan türünü büyütmek veya benzer türden bir hayvan ilave etmek isterse, diğer hayvanat bahçelerindeki iş arkadaşlarıyla iletişime geçer.

Kitap299Hayvanat bahçesindeki altyapı çalışmalarından da bahsedilmiş. Ağaçların sağlıklı kalabilmesi için yapılanlardan nehrin dibindeki altyapıya, su aygırlarının havuzlarındaki arıtma sisteminden, camların temizliğine, yapılanlar açıklanmış. Hayvanlar hastalandıklarında hangi ortamda ve ne şekilde tedavi edildikleri de ayrıntılarıyla resimlenmiş. Sonunda da piyonlarla oynanılan bir oyun eklenmiş ki Yağız onu çok sevdi 🙂

Kitap298Saat ve Zaman : Bu kitaptaki anlatıcımız bir çalar saat 🙂 Neden herşey zamanın etrafında döner sorusuyla başlıyor ve gece-gündüzün anlatımıyla devam ediyor. Neden yaz ve kış var sayfasında, mevsimlerle ilgili güzel bir çember var ve ayrıntılı şekilde gün ve gecenin uzunluklarından bahsedilmiş. Ayın ve haftanın günlerinin anlatılırken, bir yandan da eski saatlerden söz edilmiş. Mısırlı su saati, Çin ateş saati, mum saati, kum saati gibi. Ama Yağız’ı en çok eğlendiren en eski saat, Horoz 🙂

Kitabın içinde akrep ve yelkovanı hareket edebilen bir saat mevcut. Bu haliyle saat öğretmekte bir hayli eğlenceli hale dönüşmüş. Dakikalar, çeyrek ve yarım saatler, örneklerle verilmiş. Kitap dijital saatleri de unutmamış 🙂

Dünyadaki saat farklılıklarından da bahsedilmiş:

24 zaman dilimi, görünmeyen ve tarih değiştirme çizgisi denilen sınırda birleşir. Bu çizgi büyük okyanustan geçer. Gelinen yöne bağlı olarak bir gün kazanılır veya kaybedilir. Örneğin, doğudan Salı günü gelirken orası birden Pazartesi olur; çünkü orada yeni gün henüz başlamamıştır.

Kitap295

Bu kitap sayesinde bende, dünyanın en doğru ölçen 4 atom saatinin, Almanya’nın Braunschweig şehrinde bulunduğunu öğrenmiş oldum 🙂

Zamanın yaşa -çocukluk, yetişkinlik, yaşlılık- göre nasıl farklı algılanabildiğinden bahsederek veda etmiş çalar saat 🙂

Kitap296Yiyeceklerimiz : Neden yemek yeriz ve bir şeyler içeriz? sorusuyla başlıyor bu kitap. Sonra da besim piramidiyle devam ediyor. Yağız’ın en sevdiği bölümle yani 🙂 Aslında çocuklara çok fazla şey öğretmemek mi gerekli ne 😛 Kahvaltı da çok ekmek yememesi için uyardığım Yağız, bana cevap vermeye tenezzül etmeden, gidip bu kitabı getirdi ve en altta ekmeklerin olduğu -yani en fazla tüketilmesi gerekenlerin bulunduğu katta-besin piramidini gösterdi bana 🙂 Yani cevabı bilimsel olarak veriyor çocuk 😛

Bu kitabın anlatıcısı yaramaz bir kız çocuğu. Adı Derya. Vücudumuzda yemeğin yolculuğunu Derya’nın bir günlük macerasıyla resimlenmiş. Eskiden insanların neler yediği, ilk ekmeği nasıl yaptığı anlatılmış :

İlk çağlardan bu yana ekmek en önemli besin kaynaklarındandır. İnsan vücudunun ihtiyacı olan besinlerin çoğunu barındırır. Tahılların ezilmesi ve öğütülmesi zor ve yorucu bir işlemdir. Bundan kurtulmak için insanlar, zamanla rüzgar ve suyun gücünden faydalanarak öğütme işlemini yapmayı keşfetti. Su değirmeniyle tahıllardan un yapılmaya başlandı.

Buğdaydan neler yapıldığı, pirinç ve mısırın nasıl büyüdüğü, neyin nerede yetiştiği, baklagiller, meyve ve sebze çeşitlerinin neler olduğu, gıdaların nasıl konserve edileceği, ithal meyvelerin nereden geldiği sorularına yanıtlar verilmiş.

Kitap297Balık kroketlerinin nasıl yapıldığından da bahsedilmiş ama tahmin edersiniz ki ben bu bölümden pek hoşlanmadım 😛 Tabi ki salamın nereden geldiği sorusundan da 🙂

Sütten neler yapılabileceği ve de en çok neler yemekten hoşlanacağımız konularına da birer bölüm ayrılmış. Japonların çiğ balık yemekten hoşlandığı, Afrika’da mango, ananas ve papaya yetiştiği, Avustralya’nın yerli halkının böcekle beslendiğinin belirtildiği, başka ülkelerde nasıl yemek yenir bölümüyle bitirilmiş kitap.

Kitap304Dünyamız : Bu kitabın anlatıcısı birden fazla. Sevimli yeşil uzaylılar 🙂 Dünyaya geliyor ve incelemeler yapıyorlar.

Kitapta genel bilgilerin ardından dünyanın nasıl oluştuğu ile ilgili tahminlerden söz edilmiş.

Toz tanelerinden büyük bir bulut oluştuğu ve bu bulutun sıkılaşarak bir küreye dönüştüğü tahmin ediliyor.

Bu birleşim yaşanırken, toz parçacıkları ısınmaya başlayarak ilk önce sıcak bir kürenin oluştuğu düşünülüyor.

Zamanla bu küre soğumaya başlamış ve tıpkı sıcak bir muhallebide oluşan kaymak tabakası gibi dünya yüzeyinde de yer kabuğu oluşmuş.

Dünya soğumaya devam ederken yer kabuğu da sertleşmiş. Bin yıldan fazla süre yağmur yağmış ve denizler, göller ve denizler oluşmuş.

İlk olarak denizin altında canlılar oluşmaya başlamış. Bunlar daha sonra bitkilere dönüşmüş.

Bitkiler büyüyünce hayvanlarda gelişmeye başlamış. İlk hayvanlar suda yaşayan hayvanlardır. Daha sonra yeryüzünde de hayvanlar yaşamaya başlamış.

Kitap305Dağların nasıl oluştuğu, yanardağların neden püskürdüğü, neden deprem olduğu, doğa şekillerinin nasıl oluştuğu sorularına yanıt arayan uzaylılar, toprağın ne olduğunu, yeraltı kaynaklarının neler olduğunu inceliyorlar. Denizler hakkındaki bölümde ise okyanuslar ve denizin derinliklerindeki olanlar konu edilmiş. Dünyanın çeşitli bölgelerindeki hava durumu, hayvanların ve insanların yaşadığı bölgelerden söz edilen kitap, dünyanın nasıl korunacağı ile ilgili önerilerle sona ermiş.

Kitap302Hastanede Neler Olur? : Bu kitap çok güzel bir hastane çizimiyle başlıyor. Açılan kapaklar sayesinde çok eğlenceli bir hastane turuna çıkıyorsunuz. Anlatıcısı da beyaz önlüklü bir palyaço 🙂

Hastanede gideceğin yeri gösteren tabelaları okumaktan, orada kalırken ihtiyacın olan şeylere kadar ayrıntılı bilgiler verilmiş. Hastanede kimlerin hangi aletlerle muayene ettikleri anlatılırken, hastane odalarının nasıl olduğu da resimlenmiş. Hemşirelerin görevleri, hastanede kalırken nasıl vakit geçirileceği çok güzel çizimlerle anlatılmış. Tabi ki ülkemizde böyle hastaneler görebilmek hayal gibi.

Çocuklar nerede dünyaya gelir bölümünde, ultrasondan doğuma kadar olayların süreci anlatılmış. Kemikler nasıl iyileşir sorusu ise, röntgen çekiminden, alçıya, ardından fizik tedavi sürecine kadar resimlerle gösterilmiş. Ameliyathaneden bahsedilen bölümde:

Doktor, hemşire ve hasta bakıcılar ameliyathaneye girmeden önce kıyafetlerini değiştirir ve temiz ameliyathane kıyafetlerini giyer. Sadece bu kıyafetlerle ameliyathaneye girebilirler. Hastalara ameliyata girmeden önce narkoz ilacı verilerek uyumaları sağlanır.

diye başlayarak, bir ameliyatın aşamaları ve sonrasında olanlar anlatılmış.

Kitap303Doktor ve hemşirelere yardım eden asistanlar, psikologlar, laboratuvar teknisyenlerinin neler yaptıklarından bahsedilen bölümün ardından da, hastanede çalışan aşçı, teknisyen, temizlik elemanı gibi kişilerden söz edilmiş. Hastaların ne zaman evlerine gidecekleri bölümüyle hastanedeki tur sonlanmış. Ardından ise çocuklar için ilk yardım tavsiyeleriyle kitap bitirilmiş.

Kitap308Çocuk Doktoru Ziyareti : Bu kitabın anlatıcısı da yaramaz bir kız çocuğu ve kedisi. Neden çocuk doktoruna gideriz sorusuyla başlıyor kitap.

Sağlıklı kalmak, dengede kalmaya çalışmak gibidir. Attığın her adımda dengeni korumaya çalışırsın. Bazen dengeni kaybedip sendeleyebilirsin veya yere düşebilirsin. O zaman tekrar ayağa kalkıp, tekrar dengeni kurarsın.

Bir muayenehanenin bekleme odası resimlenmiş. Rutin kontroller ayrıntılı olarak resimlenirken, çocuklara karşılaşabilecekleri durumlarla ilgili farkındalık sağlanmış. Muayene odasında neler olduğu, doktor tarafından ne çeşit kontroller yapılabileceği resimlenmiş. Soğuk algınlığının nasıl geçeceği, kan örneğiyle neler yapılabileceği, ultrason ve röntgen çekimlerinin nasıl yapıldığı, alerji testleri resimlenmiş.

Kitap309Göz muayenesi, diş doktoruna neden gidileceği ve diş fırçalamanın nasıl yapılması gerekiği anlatılırken, kullanılan aletler de tek tek tanıtılmış. Son sayfada ise acil durumlarda yapılacak müdahalelerle ilgili bir teste yer verilmiş.

Kitap306Renkleri Keşfediyoruz : Bol renkli bir sokak görüntüsüyle başlıyor kitap. Anlatıcıları gene yaramaz kız çocuğu ve kedi 🙂

Boya çeşitlerinden bahsedilen kitapta, renklerin nasıl elde edileceği anlatılırken, bir kitabın renklendirilme aşamalarından bahsedilmiş. Yani kitap hiç de benim düşündüğüm gibi basit değilmiş 🙂

Renklerin nasıl yapıldığından bahsedilen sayfalarda oldukça ilginç bilgilere yer verilmiş.  Örneğin mürdüm renginin bir salyangozdan elde edildiği ve Eski Roma İmparatoru Sezar’ın, kendisinden başkasının bu rengi giymesini yasakladığı, mavi rengin kumaşta kalıcı olabilmesi için alkol ve idrar kullanıldığı, Hint sarısının inek idrarından yapıldığı gibi. Geceleri renklerin nereye gittiği, domatesin neden kırmızı olduğu gibi sorular sorulup cevaplanmış:

Domates gün ışığındaki renklerin sadece kırmızı olanını yansıtır. Böylece onu kırmızı görürüz. Işığın direk renkleri domates tarafından sanki “yutulduğu” için geri kalan renkler görülmez. Yeşil bezelye sadece yeşil ışıkları geri verdiği için onu yeşil renkte görürüz. Beyaz bir nesne tüm ışıkları geri gönderdiği için de bu nesneyi beyaz olarak görürüz. Siyah tüm renkleri “yutar”, yani içine çeker. Renk göremeyiz.

Kitap307Renkleri nasıl görebildiğimiz ile ilgili görme hücrelerinin görevlerinden ve göz yanılsamalarından bahsedilmiş. Işık renkleri, mor ötesi renkler, kamuflaj renkler nelerdir anlatılmış. Gökyüzünün neden mavi olduğu, bazı hayvanların belirgin renklerinin sebebi, renklerin üzerimizdeki etkileri anlatılırken, bir renk paletiyle kitaba son verilmiş.

Bu set, benimde bilmediğim pek çok bilgiyi içeriyor. Her şeyin böylesine güzel anlatıldığı kitaplarla büyüyor şimdi ki çocuklar. Keşke benim çocukluğumda da olsaydı demeden edemiyorum.

Haberiniz olsun, çok donanımlı bir nesil geliyor 🙂

 İlgili Yazılar :

 

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı ve , , , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

9 Responses to Ravensburger- Neden, Niçin, Nasıl?

  1. nihal dedi ki:

    Sizden aldigim kitap tavsiyeleri ile şimdi çınar in bir sürü kitabı oldu sayenizde teşekkür etmek istedim benim vazgecilmezlerim tubitak yayınları birde hu mikado yayınları gerçekten çok güzel hazırlanmış oğlum 21 aylık daha ama bizden sürekli kitap okumamizi istiyor. Favorisi yine mikado yayinlarindan berenstain ayilari. Biliyorsunuzdur bu seriyi ama bizdende küçük bir tavsiye olsun. Sitenizden çok faydalandim ve faydalanmaya devam ediyorum kocaman bir teşekkür bizden size😊

    • yagizlahayat dedi ki:

      Böyle geri dönüşler beni çok mutlu ediyor Nihal Hanım. Teşekkür ederim yazdığınız için. Berenstain Ayıları’nın kitapları var bizde de. Yazmıştım onları da. Oğlunuz için de bu seriye benzer, gene Mikado Yayınlarının Minikler serisi var. O daha çok ilgisini çeker sanırım.
      Öpüyorum Çınar’ı 🙂

      • nihal dedi ki:

        Evet onuda biliyorum ama bu aralar okadar cok kitap aldik ki onları daha sonraki bir zamana birakicaz sanırım. Bu blogu digerlerinden ayıran en güzel yön şu kitap sevdaniz ☺ cok hosuma gidiyor gerçekten. yağız abisinin takipçisi çınar umarım iyi bir okuyucu olurlar ileride ikiside sevgiler

      • yagizlahayat dedi ki:

        Umarım öyle olurlar 🙂

  2. loveandsmile dedi ki:

    Ben de Tübitak ın ilk okuma serisine taktım bir tane var evde onu o kadar çok seviyor ki..diğerlerini de alıcam inşallah..ama bu da çok güzelmiş.. çok da açılmamam lazım bakalım karar vericem hangisini alıcama 🙂
    şimdiden mutlu 2015 diliyoruummmmm

  3. Geri bildirim: Bir Demet Öykü 2… | Oğlumu Büyütürken

  4. Geri bildirim: Keşfedin 2… | Oğlumu Büyütürken

  5. Geri bildirim: Keşfedin 3… | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s