Anneler ve Oğulları İçin Bir Fincan Huzur

DSC02477-001Bu kitap, Yağız daha bebekken, bir alışveriş merkezinde hediye olarak verilmişti bana. Yıllar oldu. Ancak okuyabildim.

İçinde anne ve oğullarına yönelik elli hikaye var. İçi ısıtan, gözleri yaşartan cinsten öyküler bunlar. Eskiden de bu kadar sulugöz müydüm hatırlamıyorum. Ama anne olduktan sonra, biraz ağlak oldum sanırım 🙂

Bu hikayeler, bir kız çocuğu olarak büyüyen bizler için, erkek çocuğumuz olduğunda, bilmediğimiz bir dünyaya adım atmamız nedeniyle, kendimizi ne kadar yabancı hissettiğimiz konusunda yalnız olmadığımızı gösteriyor. Bir de ilerde bugünleri ne çok özleyeceğimiz hususunda farkındalık yaşamamızı sağlıyor 🙂

Tüm hikayelerden bahsetmek zor. Ama birkaçını anlatmak isterim.

“Buzlar” adlı hikayede, sürekli buz kalıplarını boş bırakan oğluna fena halde patlayan annenin, oğluyla konuştuklarından sonraki pişmanlığı anlatılıyor.

“Beni dinle anne. Beni bir dinle tamam  mı? Bak şimdi. Ben hiç tutuklanmadım, Uyuşturucu kullanmıyorum. Sigara içmiyorum. Hiç alkollü araba kullanmadım. Nerede olduğumu size hep bildiriyorum. Bir kızı hamile bıraktığım hiç olmadı. Alt tarafı buz yüzünden niye bu kadar sinirlendiğini anlayamıyorum!”

“Seninle bir anlaşma yapalım. Sen saydığın şeylere özen göstermeye devam et, bundan sonra buzlarla ben ilgilenirim.”

Bazen bardağın dolu tarafını görmekte zorlandığımızın hikayesi bu…

“Kaya Gibi” adlı hikayede ise, oğlunun ceza evinde kalmasına izin veren bir annenin, yıllar boyu yaşadığı vicdan azabını anlatıyor. Uzun zaman omuzlarında taşıdığı bu yükü, oğlu 33 yaşına geldiğinde ona söylediği bir kelime ile indiriyor.

“Eğer öyle yapmasaydın, sonum ne olurdu bilmiyorum”

Bazen herşeye rağmen zor kararlar almak gerekiyor. Mutsuz olmayı göze almak pahasına olsa bile…

“Öteki Kadın” adlı hikayede ise, 4 yaşındaki oğlunun, öğretmeni hayatına girdikten sonra, hayatındaki en önemli kadın olma özelliğini kaybediyor olmayı kabullenme sancılarını anlatılıyor 🙂

“Bağlar” adlı öyküde, hasta olan oğlunun yanında güçlü kalmaya çalışan anneyi, “Sınır Sularını Geçmek” de, oğluna liseyi bitirme hediyesi olarak planladığı, zorlu nehir gezisinde, onun büyüdüğünü ve artık yuvadan uçacağını gözlemleyen, ne kadar zorlu olsa da, seyahatin bitmesini istemeyen bir anneyi anlatıyor.

Yani tüm farklılıklarına, yaramazlıklarına rağmen, anne ve oğulların sıradan sevgi dolu öyküleri bunlar. Bazılarını Yağız’la beraber okuduk.

Peki bu kitap bana ne hissettirdi? Beş yılı geride bıraktığımız oğlumla, aslında başbaşa sayılı zamanımız olduğu ve her anını doyasıya yaşamamız gerektiğini. Bir kaç yıl sonra, ben birlikte zaman geçirmek istediğimde, onun bana ayıracak fazlaca zamanı olmayacak belki.

Keşke dememek için, zamanı iyi kullanmak gerek sanırım…

İlgili Yazılar :

 

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to Anneler ve Oğulları İçin Bir Fincan Huzur

  1. ÇocuklaGezerizBiz dedi ki:

    Teşekkürler paylaşımın için. Benimki 12 yaşa geldi zamanımız azalıyor giderek:)

    • yagizlahayat dedi ki:

      Kendi adıma, öncelikleri iyi planlamam gerektiğini düşünüyorum. Ama evde işler biriktiğinde bunu yapamıyorum bir türlü 😦 Ama bir şeyler yapmalı, bunu biliyorum.
      12 Yaş, artık arkadaşlar öncelik olmaya başlamıştır bile 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s