Filozof Bebek

DSC07661-001Bu kitabı alalı uzun zaman olmuş, unutmuşum bir köşede. Zaten okunmayı bekleyen öyle çok kitap var ki. Bitirene kadar yeni kitap almamaya kararlıyım bu sefer 🙂 Kitap, 5 yaşa kadar olan dönemi kapsadığından, henüz bitmeden yakalayım istedim kuyruğundan 🙂

Bu kitaptaki tüm deney ve savların arkasında tek bir büyük ve genel fikir var. İnsanlar başka her türlü yaratıktan daha fazla değiştirme gücüne sahiptirler. Çevremizi, diğer insanları ve kendimizi değiştiririz. Çocuklar ve çocukluk dönemi nasıl değiştiğimizi anlamamıza katkıda bulunurlar. Değiştiğimiz gerçeği de çocukların neden öyle olduklarını açıklar -hatta çocukluğun neden var olduğunu da.

sözleriyle başlıyor kitap. Çocukluk kavramını ise şöyle açıklıyor yazar :

Çocuklar, insan türünün Araştırma ve Geliştirme bölümüdür. Onlar insanlığın beyin gücüdür. Yetişkinler üretim ve pazarlama ile uğraşırlar. Çocuklar keşfederler, biz uygularız.

Ayrıca, oyunun, düş kurma ve öğrenmenin canlı bir görüntüsü olarak, çocuğun imzası olduğunu belirten yazar kitaptan beklenmesi gerekenleri şöyle tanımlıyor :

Bu kitapta anlatılanlar, ebeveynlerin çocuklarını daha iyi uyutmalarına, iyi okullara yollamalarına, mutlu bir yetişkin yaşamı sağlamalarına katkıda bulunmaz. Umarım ki ebeveyn olanların ve olmayanların, çocukluğun zenginliğini ve önemini yeni bir biçimde anlamalarını sağlar.

Kitap geçmişten günümüze, çeşitli filozofların çocuklarla ilgili çıkarsamalarına da yer vermiş sıkça :

Yerleşik Sigmund Freud ve Jean Paget’in kuramlarına göre bebekler ve küçük çocuklar yalnızca şimdi ve burada olanı düşünürler -anlık algılar, deneyler ve duyumlar.

Kitap, çocuklar hakkında pek çok soru sormuş ve yanıtlamaya çalışmış. Örneğin, çocuklar neden rol yaparlar, bebek olmak nasıl bir şeydir, bağlılık ve kimlik, ahlakın kökenleri, hayali arkadaşlar gibi pek çok başlık içeren kitap, gerek eski araştırmalarla, gerek günümüzde yapılan deneylerle, sorulara cevap bulmaya çalışmış. Sürekli olarak çocukların hayal gücüne vurgu yapan yazar:

Roman yazarları için çocukluğun algılama özgürlüğünü, yetişkinliğin disipliniyle birleştiriyorlar diyebilirsiniz.

diye belirtmiş. Ayrıca yazar, yapılan çeşitli deneyler sonucunda, hayali oyunun, çocuğa, olanakları araştırmada yardımcı olması gibi, araştırıcı oyunlarında dünyayı öğrenmelerini sağladığını ve erken çağda oyunu ders dışı bırakmak isteyen eğitim biçimlerinden vazgeçilmesi gerektiğini vurgulamış.

IQ üzerine yapılan araştırmalardan da bahseden kitap, IQ’nun zengin ailelerde yetişen çocuklarda kalıtımla daha çok aktarıldığını gözlemlediklerini, fakir ailelerde yetişen çocuklarda ise genin IQ üzerine etkisinin neredeyse olmadığını söylemiş ve bunun nedenleri üzerinde durulmuş. Bu durumun, sosyal çevrenin bizi daha çok şekillendirmesi sonucunda ortaya çıktığı belirtilmiş.

Ebeveynlerin çocukları etkiledikleri kadar, çocuklarında ebeveynleri etkilediklerinin keşfedildiği söylenilen kitapta, örneğin doğası gereği üzüntülü olan bir bebeğin, üzüntülü olan anneyi izleyip bunu doğal olarak algıladığından ve annesini daha da mutsuz yaptığından bahsedilmiş. Modern ebeveynlik hakkında da doğru tespitlerde bulunmuş yazar:

Birçok zamanda ve yerde çocuk yetiştirmek sıradan bir iştir. Ancak modern ebeveynler bunu öğrenilmesi gereken özel bir iş olarak algılıyorlar ve çocuk da aşılması gereken bir sınav olarak ortaya çıkıyor.

Çocukların mutlu bir geleceğe sahip olmalarını garantileyemeyeceğimizi söyleyen yazar, en azından mutlu bir geçmiş sağlayabileceğimizi söylemiş. Ve bununda yetişkinlik çağını etkileyebileceğine dikkat çekmiş ve çocukluklarını mutlu geçiren yetişkinlerin daha başarılı ve sorunsuz olma olasılıklarının yüksek olacağını belirterek konuyu şöyle bağlamış:

Mutlu çocuklukta bir tür bağışıklık yer alır. Bu hastalıklara veya felaketlere karşı olan bir bağışıklık değildir.  Bu içsel bir bağışıklıktır.Değişim ve dönüşüm insanın değişmez özellikleridir. Ama ebeveyn olarak en azından çocuklarımıza mutlu bir çocukluk yaşatabiliriz. Bu onlar için kesinlikle bir armağan olacaktır.

Yazar, eski yanlış inanışlar ve modern bilimin bunları yalanlamasından da örnekler vermiş. Ahlakın kökenleri bölümünde, inanılanın aksine;

Çocuklar doğdukları andan itibaren empati sahibidirler. Başkalarını tanır, onları anlar ve duygularını paylaşırlar. Aslında, kendilerini başkalarının yerine koyarlar. Bir yaşındakiler istem dışı ve içi eylemleri ayırt edebilirler. Fedakarca davranabilirler. Üç yaşındakiler etik anlayış, özen ve merhamet gösterme duygularına sahiptirler.

diyor. Bebeklerin kurallarla ilişkilerine de değinen yazar, insanlardaki taklit yapma durumunun, kural izleme içgüdüsüne bağlı olduğunu, 3 yaşındaki çocukların, kuralların değiştirilebileceğini ama o an geçerli olan kurala uyulması gerektiğini bildiklerini söylüyor.

Açıkçası ben bu kitabı biraz zor okudum. Kendimi konuların içerisine dahil etmekte zorlandım. O yüzden anlatımım da kopuk kopuk oldu. Ama yazdıklarım, kitap hakkında bir fikir vermiştir sanırım gene de.

Gelsin şimdi sıradaki kitap 🙂

İlgili Yazılar :

 

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Filozof Bebek

  1. Geri bildirim: Anneler ve Oğulları İçin Bir Fincan Huzur | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s