Sevginin Fazlası

DSC01758-001“Bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.” Çok sevdiğim bir kitap bu sözle başlar. Ama gerçek hayatta böyle bir şey yoktur. Her kitap bana bir şeyler katıyor ama hiç birinden bir mucize beklentim yok. Gene de ilmek ilmek fikirlerimi örmelerini, hayata başka bir yandan bakmamı sağlamalarını, içimdeki sorulara cevap olmalarını seviyorum.

Bu kitapta aslında, hissettiğimiz şeyleri yeniden fısıldıyor kulağımıza. Çocuklarımızı sevmek adına, onlara verdiğimiz zararlardan bahsediyor. Kitabın giriş bölümünde ana-baba olmak şöyle tarif ediliyor:

Ana baba olmak, zamanı, kaynakları ve enerjiyi bu amaç uğruna adamaya istekli olmak demektir. İnsanın kendi içine bakıp, devam etmeye yetecek kadar sevgi bulması demektir. Hiç de kolay bir iş olmayan sabır duygusunu geliştirmek demektir. Doğru kararlar vermeyi, sınırları belirlemeyi, çocukları mutlu ve sağlıklı bir hayata doğru yönlendirmeyi öğrenmek demektir. Pek çok iyi niyetli ve sevgi dolu ana babanın endişelenmeye başladığı nokta da işte budur.

Kitaptaki temel fikir ne fazla kontrollü ne de aşırı hoşgörülü olarak sevmenin çocuklara yararı olmadığı yönünde. İki ucunda olumsuz yönlerinden örneklerle bahsedilmiş ve ara yöntemler üzerinde durulmuş. Sorunun sevgiden değil, ana babaların sevgi adına yaptıkları seçimlerden kaynaklandığı belirtilmiş.

Aşırı sevmek çeşitli bölümler halinde incelenmiş kitapta. Aşırı Koruma, Kurtarıcılık, Aşırı Hoşgörü,  Aşırı Kontrol gibi pek çok başlık altında irdelenmiş sevme olgusu.

Aşırı korumacı ailelerde, hataların güç ve beceri geliştiren bir öğrenme süreci olarak kabul edilmeyip, çocukların hata yapmalarının engellendiği, bunun ise ürkek ve sinirli olmalarına neden olduğu söylenmiş.

Sürekli olarak çocuğunu zor durumdan kurtaran ailelerin ise (evde unutulan ödevi okula götürmek gibi) sorumluluk sahibi olmayı öğrenmelerini engelledikleri ifade edilmiş.

Ana babaların çocukların yerine seçim yapmak yerine, onların kendi seçimlerinin sonuçlarını ve bunlardan öğrendiklerini keşfetmeleri için ortam sağlamalarının yüreklendirici olacağı dile getirilmiş.

Maddi olanaklarla şımartılan çocukların ise, ana babaların, onların tüm isteklerini yerine getirmek zorunda olduğunu düşünecekleri söylenmiş.

Aşırı övgünün sakıncalarından da bahsedilen kitapta, bunun kendine güvenen yaratıcı gençler yerine, övgü bağımlıları yarattığı ifade edilmiş.

Başarının, mutlu ve topluma katkıda bulunan bireyler yetiştirmek olarak tanımlandığı kitap da:

Mükemmel olmama cesareti, kendinize ve çocuklarınıza verebileceğiniz en iyi armağandır. Çocuklarınız sizi örnek alarak hatalar yapmanın, hatalardan ders almanın ve onları mümkün olduğunca düzeltmenin doğru olduğunu öğrenirler. Bugün yaptıklarınızın uzun vadeli sonuçlarını anlamak, size o an için “sevgisiz” görünebilen ancak çocuklarınız açısından çok yararlı seçimler yapmanızı sağlayacak.

sözleriyle, bizi değişime davet etmiş.  Kitapta ayrıca “yansıtıcı dinleme” nin önemi vurgulanmış ve bunun müdahale etmeden dinlemek demek olduğu, çocuğunuz anlaşıldığını tam olarak hissedene dek, söylediği her sözü ona yansıtarak onun duygularını onaylamanın gerektiği söylenmiş. Çocuğun isteklerine cevap verirken, ne, neden, nasıl sorularını yargılamadan, anlamaya çalışarak yönelttiğinizde ve çocuğun bu sürece etkin katılımı ile kendisi için en iyi olanı kendinin seçmesinin sağlanmasının etkili olacağı ifade edilmiş.

Kitap altı çizilerek okunacak pek çok bölüme sahip. Ben burada mümkün olduğunca özet olarak vermek istiyorum. Örneğin aşırı hoşgörü ve aşırı kontrolün uzun vadede çocuğunuza zararları maddeler halinde anlatılmış. Ayrıca aşırı seven ve sağlıklı seven anne baba tutumlarının karşılaştırıldığı bir tablo da mevcut. Ama bunları tek tek yazmayacağım.

Yazar, bu kitabın en önemli mesajını ise şöyle tanımlamış:

Sizlere uzun menzilli ana babalık yapmanın önemini göstermek.

Kitapta olması gereken disiplinin içerisinde sevecenlik ve kararlılık bulunmalı diyor ve:

Sevecenlik çocuğa saygı gösterir, kararlılık ise yapılması gerekli olan şeye saygı gösterir.

ifadelerine yer veriyor. Ayrıca istikrarın öneminden bahsedilerek şöyle deniyor:

Çocuklar huysuzluk ettiklerinde ve ana babaları en sonunda boyun eğdiğinde, ana babalar çocuklarına “hayır”ın aslında hayır anlamına gelmediğini öğretmiş olurlar.

Aşırı hoşgörü başlığı altında, çocukların kendi televizyonlarının olmasına izin vermenin bağlantı kopukluğunu artırdığını ve bu şekilde çocukları baştan atarak, onlarda bunalım, aşırı şişmanlık, korku ve şiddete yönelik davranışların oluştuğuna dair araştırmaların olduğundan söz edilmiş.

Çocuklara makul sınırlar belirlemede,onların bu sürece dahil olmasının sonuç alma açısından daha etkin olduğu belirtilmiş ve kurallar çocuklara öz disiplin, sorumluluk, işbirliği, toplumsal ilgi ve sorun çözme becerileri gibi önemli yaşam becerilerini öğrenmek üzere konulduğunda işe yarayacağı ifade edilmiş. Çocukları bu sürece dahil etme, kuralların uygulanabilirliğini kontrol edebilme hususunda bir çok öneri üzerinde durulmuş.

Suçluluk duygusu üzerine de ayrı bir bölüm var kitapta. Çeşitli nedenlerle duyduğumuz suçluluğun, kendimizi aslında iyi hissederken kötüymüş gibi davranma biçimindeki maskemiz olduğunu söylemiş ve böylece de değişmekten kaçmanın bahanesi olduğunu vurgulamış. Yapmamız gerekenin ise bu duygudan kurtulup yaptığımız şeyi güven ve tatminle yapmanın daha üretken bir davranış olacağı söylenmiş.

Ana babaların neden işe yaramayan şeyleri yapmayı sürdürdükleri başlığı altında, çeşitli üniversitelerde yapılan araştırmalar sonucu, cezalandırmanın, ödüllerin ve aşırı hoşgörünün uzun vadeli sonuçlarının incelendiği ve hiçbirinin uzun vadede olumlu sonuçlar vermediğinin kesin olarak kanıtlandığı belirtilmiş.

Kitap da bir çocuğun kişiliğinin 4 yaşından 5 yaşına kadar şekillendiği konusunda çocuk gelişimi uzmanlarının hem fikir oldukları söylenmiş. Bu bende, son üç aylık dilime girmiş olmanın endişesini yarattı resmen 🙂

Yazar çocuğun özgürleşmesini, sütten kesme süreci olarak tanımlamış ve bunun sancılı da olsa olması gerektiğini anlatmış.

Unutmayın, doğru şeyi yapmak, her zaman o an için iyiymiş gibi gelmez.

Karakter eğitimi bahsinde ise şöyle söylemiş yazar:

Karakter, aşırı sevilen çocukların çoğunda eksik olan şeylerden biridir. Bu çocuklar karakterlerini geliştirmekten çok, genellikle benmerkezcilik, bencillik ve isyankarlık gibi “karakteristik” özelliklerini geliştirirler. Sıklıkla fazla ilgi isteyen, tatminsiz, zayıf ya da itici ve etkisiz bireylere dönüşürler.

Ait olma ve önem duygusunun çocuklara verilebilmesinin gereğinden de bahsedilen kitap da, bu duygu ne kadar fazla olursa, çocuğun yanlış yollara o kadar az sapacağı ve o kadar fazla öz güven ve öz disipline sahip olacağı söylenmiş.

Kitapta aile toplantılarının öneminden sık sık bahsedilerek, çocuklara saygılı katılım ve anlamlı katkı yoluyla karakterlerinin gelişmeleri için güçlü bir kılavuz olacağı ifade edilmiş. Bu toplantıların nasıl, ne zaman yapılacağı, ne tür konular tartışılıp nasıl etkinlikler planlanacağı üzerinde durulmuş.

Sağlıklı sevgiyi, insana meydan okuyan ve zor bir dünyada başarılı olmaları için çocukları gerekli araç gereçlerle donatmak olarak tanımlayan kitapta bunun büyük sabır, kafa yorma ve öz disiplin gerektirdiği ifade edilmiş.

Çocukları oldukları gibi kabul etmenin öneminden de bahseden yazar, onların bir eşya değil armağan olduklarını, nasıl havayı değiştiremiyorsak, çocuklarımızı da olduklarından farklı hale getiremeyeceğimizi, onları olmak istedikleri kişiler olmaları için özgür bırakmanın, yapılabilecek en sevgi dolu şeylerden biri olduğunu belirtmiş.

Kişinin kendisine iyi bakmasının da çocuklara verdiği mesajlar üzerinde durularak, bunun bencillik değil bilgelik olduğu söylenmiş ve şöyle özetlenmiş:

Yaşama bakışınız, yaşamınızdaki önemli yetişkinlerle olan ilişkileriniz ancak çok önemli bir kişiyle olan ilişkiniz oranında sağlıklı olur. O kişi ise sizsiniz.

Çocuklarla bağ kurmanın önemini vurgulayan yazar, onlarla özel zaman geçirmenin, onları yargılamadan dinlemenin, kendi hayatımızın içine katmanın önemi üzerinde durmuş.

Çocukların para ile ilişkilerinin de ele alındığı kitapta, onlara harçlık vererek planlama yapmalarına olanak sağlanması gerektiğini söylemiş ancak yapılması gereken günlük işlerin harçlıklara bağlantılı hale getirilmesinin, cezalandırma, ödüllendirme, rüşvet ve saygısız manipülasyonun başka biçimlerine yönelik fırsatları ortaya çıkaracağı konusunda uyarmış.

Son olarak çocuklarımızı nasıl sevmemiz gerektiğini de şöyle ifade etmiş yazar :

Onları zor kararları verebilecek kadar, öğretecek, rehberlik edecek, yaşamla biraz boğuşmalarına izin verecek ve böylelikle yaşamı en iyi biçimde sürdürmeyi öğrenmelerini sağlayacak kadar çok sevin.

Özetle bu kitap çocuğuna saygı duy, onu dikkatle dinle, hareketlerinin uzun vadede etkilerini düşün, kararlara dahil et, hata yapmasına izin ver, ders almasına destek ol, onu olduğu gibi kabul et ve bunları sağlıklı sevgiyle yap diyor.

Bu kitabı okuduğum için mutluyum. Bazı durumlarda çizdiğim sınırları, bizi mutsuz ettiğinde sorguladığım anlar oluyor. Şimdi anlıyorum ki doğru yoldayım. Ama biraz öfke kontrolüne ve daha çok düşünmeye ihtiyacım var 😦

 

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Okumalarım, Uncategorized içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

10 Responses to Sevginin Fazlası

  1. Geri bildirim: Filozof Bebek | Oğlumu Büyütürken

  2. Geri bildirim: Anneler ve Oğulları İçin Bir Fincan Huzur | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: Reggio Emilia Yöntemiyle Harika Çocuk Yetiştirmek | Oğlumu Büyütürken

  4. Geri bildirim: Çocuğunuza Sınır Koyma | Oğlumu Büyütürken

  5. Geri bildirim: Çocuğunuza Sınır Koyma 2 | Oğlumu Büyütürken

  6. Geri bildirim: Çocuk-Kendin Olma Özgürlüğü | Oğlumu Büyütürken

  7. Geri bildirim: Çocuğunuzla İşbirliği Yapın! | Oğlumu Büyütürken

  8. Geri bildirim: Anne Baba ve Çocuk Arasında | Oğlumu Büyütürken

  9. Geri bildirim: Çocuğun Cinsel Eğitimi ve Tacizden Korunma Rehberi | Oğlumu Büyütürken

  10. Geri bildirim: Beni Ödülle Cezalandırma | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s