57 Ay…

H54-57 AY6er pazartesi bu hafta nasıl geçecek diye başlıyoruz güne. Oysa bir bakıyoruz ki gelivermiş cuma. Böylece Yağız’la da geçivermiş bir üç ay daha ve oğlumun 5 yaşına sadece üç ayı kalmış.

Beni tanıyanlar bilir, biraz geçmişte yaşarım. Öyle olunca da, oğlum büyüdükçe hüzünleniyorum. Birlikte geçirdiğimiz ilk iki yılına özlem duyuyorum. Biraz daha çocuk kalsın, biraz daha benim kalsın istiyorum 🙂

Gelelim son üç ayında neler yapmış oğluşum. Gerçi ara ara yazdığım yazılarda anlatıyorum hepsini ama bu da bir toparlama ve fotoğraf ekleme yazısı olsun 🙂

Kreşin ikinci dönemi keyifle başladı Yağız için. Okulu çok özlediğini söyleyerek gitti. Hatta bahçede arkadaşlarını görürse bizi öpmeyi geçiştiriveriyor. Bugün öpmeyim yoksa geç kalabilirim diyor 🙂

Bazı akşamlar en ufak şeyleri bahane ederek ağladığı oluyor Yağız’ın. Bunun yanımızda kendini güvende hissettiği için bir stres boşaltımı olduğunu düşünmek istiyorum. Beni anlamıyorsunuz gibi kelimeler söylüyor ki, ikimizde çok üzülüyoruz. Neler geçiyor o küçücük yüreğinden bir anlayabilsek 😦

54-57 AY7

Ama genelde neşeli bir çocuk Yağız. Hatta komik 🙂 Gerçi bu yüzünü sanırım sadece eşim ve ben görüyoruz 🙂 Öyle herkese yanaşan bir çocuk değil çünkü. Son yaşanan olaylara bakınca, öyle olması mutlu ediyor aslında beni. Eh anne ve baba olarak da çok sıcakkanlı insanlar sayılmayız 🙂

Son üç ayda Yağız ilk kez 23 Nisan gösterisine katıldı. Tavşan oldu 🙂 Bir de ilk kez sinemaya gitti. Öyle çok sevdi ki sinema işini, bunu kullanmaya dair hain planlarım var 🙂 Bir daha sinemaya gidebilmek için biraz gayret göstermesi gerekecek Yağız oğlanın 🙂

54-57 AY8

Durmadan konuşup duran oğlumun diyaloglarını not etmekte zorlanıyorum artık. Ama birkaç tane yazayım son günlere dair :

♥ Yağız’la oynadığımız bir hayvan bilmece oyunu var. Kutudan çıngıraklı yılanı çeker ve tarif eder :

  • Yağız : Çıngıra çıngıra gider 🙂

♥ Ara sıra kardeş özlemi sarıyor oğlumu:

  • Yağız : Anne biğ kağdeşim olsun çok istiyoğum. Ama Kıvanç’ın ki gibi sevimli olsun, yağamaz olmasın 🙂 (Çağıl gibi olmasın yani :-))

♥ Sabah bizi uyandırmaya çalışır:

  • Yağız: Karnım acıktı kalkın, ü-ürüü-üüü 🙂

♥ Kendisini uyutmaya çalışırken küstüğü babasına :

  • Yağız : Baba sen şu ilerde yat.
  • Baba: Neden?
  • Yağız : Küsünce orda yatılıyo ya

Bu sıralar sürekli farkındalığımızı arttırmaya çalışıyor 🙂

  • Yağız : Farkındaysan anne, ben seni çok seviyoğum 🙂

♥ Babası Yağız’ı konuşturmaya çalışır :

  • Baba : Anneler gününe ne alacaksın?
  • Yağız : Bunu sana asla söylemem. Sır bu sır
  • Baba : Ama parayı nerden alacaksın o zaman
  • Yağız : Bişey almıcam ki, yapıcam 🙂

♥ Sabah uyandırmaya çalışan babasına:

  • Yağız : Ben öyle uyanmam
  • Baba: Nasıl uyanırsın?
  • Yağız : Masalla uyanırım 🙂

♥ Yeni öğrendiği kelimeleri bizim üzerimizde test etmeye bayılıyor :

  • Yağız : Umrumda değilsin anne 🙂

54-57 AY9

Sonunda bahar geldi. Yağız’da her fırsatta parkta oynamak istiyor. Okuldan gelince eve sokmak biraz güç oluyor böylece. Ama geçen yıla göre bir hayli çevre edinmiş oğlum. Birkaçıyla serviste birlikte geliyorlar ve bize bile bakmadan parka fırlıyorlar. Bizden ayrı bir hayatı daha var artık oğlumun. Biz ancak anlattığı kadar içindeyiz 😦

Son zamanlarda top oynamaktan da keyif alır oldu oğlum. Babasıyla futbol oynuyor evde. O hep gol atıyor ama babası sürekli faul yapma derdinde 🙂 Bir de kreşte folklor oynuyorlar. Ama Yağız pek hoşlanmıyor şuan. “Dön dön dön, eşini bul eşini bul eşini bul, çok sıkıcı” diyor sürekli. Ama müzikle oynadıklarında hoşuna gideceğini düşünüyorum.

54-57 AY10Yağız’ı silahlardan ne kadar uzak tutmaya çalışsam da, iç güdüsel midir, arkadaş etkisi midir bilmem, aklı fikri süper kahramanlarda, silahlarda. Okuldan gönderilen notlar eve bükülüp kılıç yapılmış halde geliyor mesela. Oklavanın kenarlarına mandal takılarak harika kılıçlara dönüşüyor. Poşet mandalları ise uzun zamandır tabanca niyetine kullanılıyor bizim evde. Örümcek Adam, He-man, Iron-man derken son günlerdeki favorisi ise Ninja Kaplumbağalar. Bakalım bu sevda ne kadar sürecek?

Onunla kendimizi vererek oynadığımızda öyle mutlu oluyor ki oğlum, gözlerinde ki ışıltı herşeye değer. Ama her zaman olamıyor ve bu bana suçluluk olarak geri dönüyor. Doğru olan ne bilemiyorum ama ondan çalarak kitap okuduğum anlarda bile bir huzursuzluk kaplıyor içimi. Mantığım, kendime de vakit ayırmam ve Yağız’ın da bunu kabullenmesi gerektiğini söylüyor. Kalbimse bunu onaylamıyor. İşte böyle deneye yanıla büyüyoruz birlikte. Nasıl biri olacağını, bunda etkimizin ne ölçüde bulunacağını öyle merak ediyorum ki…

54-57 AY11Yağız’dan haberler şimdilik bu kadar. Bir daha ki sefere beş yaşında olacak benim oğlum 🙂

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Ay Ay Gelişim, bebek gelişimi, Uncategorized içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

6 Responses to 57 Ay…

  1. fadime dedi ki:

    Merhaba , ben okul oncesı öğretmenliği okuyorum yavru ahtapot olmak cok zor adlı hikayeyi final odevım olan tv şeridinde anlatmak ıstıyorum. By kitabın tum sayfalarına sizden ulasmam mümkünmü acaba?

    • yagizlahayat dedi ki:

      Merhaba
      Kitabın tüm sayfalarını paylaşmanın çok etik olmayacağını düşünüyorum. Yazarı Sara Şahinkanat’a ulaşabilirseniz, sanırım ondan istemeniz daha doğru olacaktır. Sevgiler.

  2. Geri bildirim: 5 Yaş… | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: 5 Yaş 3 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  4. Geri bildirim: 5,5 Yaş… | Oğlumu Büyütürken

  5. Geri bildirim: 5 Yaş 9 Ay… | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s