Küçük Findus Kaybolunca

Kitap143Bugünlerde ne ülkenin hali hal, ne de bizim evin. Bu ortamda ama az ama çok hepimiz payımıza düşen bedelleri ödüyoruz. Ben inanırım ki her durumdan öğrenilecek bir ders vardır. Ve çoğu zaman dibe vurmadan çıkılmaz yüzeye. Ama hayat devam ediyor işte. Hele evinizde bir çocuk varsa, kendini dinlemeye pek de vakit kalmıyor, iyi ki kalmıyor…

Ankara’daki Ankamall D&R’ı hiç sevmem. Çok kalabalıktır her zaman. Kitap raflarının arası çok dardır, oturacak yer yoktur ve görevlilerden yardım almanız neredeyse imkansızdır. Ama eğer Ankamall’deysek başka da şansımız yoktur kitap almak için. Neyse ki bazen güzel kitaplar bulabiliyoruz da yaşadığımız sıkıntıları unutuyoruz.

Gene bir Ankamall turunda Yağız iki kitap bulup geldi yanıma. Birisi “Kapı Komşumuz Korsanlar” diğeri “Küçük Findus Kaybolunca”. Yalnızca birini alabileceğimizi, diğerini internetten sipariş vereceğimi söylediğimde ise Findus’u tercih etti oğlum. Yağız’ın raflar arasında bulduğu Findus’ta böylece girdi hayatımıza… O gün bugündür kitap tavsiyesi isteyenlere söylediğim ilk kitaplar arasında kendileri. Öylesine sevdik yani.

Karikatür tarzı çizimleri olabildiğine eğlenceli olan bu kitap, sırf resimleri üzerine konuşmak için bile alınabilir. Çocukların çok eğleneceği komik ayrıntılar mevcut. Evin her köşesinden çıkan küçük yaratıklarda cabası. Gelelim hikayemize…

Yaşlı Pettson ve kedisi Findus’un hikayesi bu. Serinin ilk kitabı olduğundan Findus hikayesini anlatmasını istiyor Pettson’dan ve oda baştan başlıyor anlatmaya.

Kitap145

Yalnız yaşayan Pettson, arada tavuklarıyla sohbet etse de, genelde sohbetin ortasında bırakıp gittiklerinden, birkaç komşusu dışında çene çalacak kimsesi yoktur. Bir gün komşusu Beda Andersson, ona bir yavru kedi getirir arkadaş olsun diye. Adı Findus’tur. Artık her anı birlikte geçirirler. Pettson aklına gelen herşeyi anlatır. Çocukluğunu, patateslerin nasıl yetiştiğini, gazetede okuduğu makaleleri, öyküleri. Ve Findus’un konuşuyor olmasını çok ister. Ve birgün gazetedeki palyaçonun pantolonunu göstererek “bende böyle bir pantolon istiyorum” der Findus. Sonunda konuşmuştur ve hayat artık daha eğlenceli olacaktır 🙂 Durmadan konuşan Findus eve neşe getirmiştir. Ancak evden hiç çıkmamıştır. Bir sabah uyandığında Pettson onu bulamaz. Marangozhaneye, odunluğa, kümese bakar ama yoktur. Findus bir keşfe çıkmıştır ve evin döşemeleri altından yolu bahçeye düşer.  Bahçede ilk kez gördüğü porsuğun canavar olduğunu düşündüğünden, eski bir sandığın içine saklanır. Evdeki küçük canlılar olan cicalar da sandığın içine gelir ve sürekli ağlayan Findus’a yardım etmeye karar verirler. Pettson’ın eşyalarının yerini değiştirerek, onun Findus’u bulmasını sağlarlar. Pettson’ı gören Findus çok sevinir ve hemen eve dönmek ister. Ama Pettson, artık etrafa göz atması ve kendine gizlenecek yerler bulması gerektiğini söyler Findus’a. Böylece bahçenin her köşesinde gezinmenin zevkine varır. Ardından mutfağa kahvaltıya geçerler ve Pettson, ayakkabıları, çorapları ve pantolon askısını dışarı çıkaranın o olup olmadığını sorar:

“Hayır, onları dışarı ben saçmadım!” dedi Findus: “Bana yardımcı olan cicalar saçtı. Benim arkadaşlarım. Onlarda burada yaşıyor.”

“Öyle mi?” dedi Pettson. Biraz şaşırmıştı : “Eğer sen öyle diyorsan öyledir herhalde. O zaman kendimi yalnız hissetmeme gerek yok, değil mi? Bu kadar komşum, tavuklarım ve şu senin arkadaşların cicalar varken! Tabi bir de minik kedim!”

Kitap144Bir de arkaplanda kendi hallerinde tavukların hikayeleri var ki çok keyifli 🙂 Bu kitap göze sokmadan pek çok güzel şey anlatıyor. Pettson olabildiğince saygılı tavuklara, Findus’a, diğer hayvanlara. Ve her sorunu yumuşacık halleden bir hali var. Olabildiğince uzun metinleri olmasına rağmen hiç sıkmıyor kitap. Bir solukta okunuveriyor.

Bu kitabın başka serileri de mevcut ve biz hepsinden aldık tabi 🙂 Hepsi de çok iyimser, güler yüzlü kitaplar. Sırayla onları da anlatacağım ama kim bilir ne zaman…

Bir Dolap Kitap’ta radyo yayınında bahsetmiş. Ben kaçırmışım daha önce, siz kaçırmayın 🙂 Bir TIK lütfen 🙂

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı ve , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to Küçük Findus Kaybolunca

  1. Geri bildirim: Tilki Avı | Oğlumu Büyütürken

  2. Geri bildirim: Doğum Günü Pastası | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: Pettson Çadır Kuruyor ve Bloğum 4 Yaşında… | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s