Arkadaşlık

Kitap138Yağız henüz bir yaşındayken girdi bu kitap kütüphanesine. Babası başka kitap bulamadığı bir sefer almış gelmiş. Uzun süre sadece resimlerine baktık. Şimdilerde ise sık sık okuyoruz.

Bu kitap anaokuluna yeni başlayan çocuklara yönelik hazırlanmış. Belli başlı arkadaşlık problemleri üzerine hikayeler var. Hikayelerin anlatıcıları ise bir kuş ailesi 🙂 Susam ve Badem adında iki kardeş olan yavru kuşlar, onların arkadaşlık hakkındaki sorunları ve onlara hikayelerle örnekler veren aile büyükleri 🙂 Hikayeler arasında yumuşak bir geçiş yapmayı sağlamış bu yöntem ve güzel olmuş.

İlk hikaye “En İyi Arkadaş Nedir” sorusu üzerine anlatılmış. Mutsuz bir prens, günlerden birgün kendine bir arkadaş bulur ve onunla tüm derdini, sevincini paylaşır. Ama birgün arkadaşı hastalanır ve prens çare aramaya çok uzak yerlere gider. Çare bulamadığından dönmeye cesaret edemez ama gittiği bilgenin söyledikleri, arkadaşıyla geçirecekleri hergünün değerini bilmesi gerektiğini anlatır. Hemen saraya döner. O yokken arkadaşının iyileştiğini görür ve mutlu olur 🙂

İkinci hikaye ise Badem’in arkadaşı Biber’i kimseyle paylaşmak istememesi üzerine dedesi tarafından anlatılır. “Arkadaşım Sadece Benim Olabilir mi?” konulu hikaye ise şöyle:

Bir sinek kuşu ile, kuşlarla oynamayı çok seven kedinin öyküsü bu. Sinek kuşunun kimseyle oynamasına tahammül edemeyen kedi onu bayıltarak kafese kapatır. Uyandığında kendini kafeste bulan sinek kuşu çok mutsuz olur. Kedi çok uğraşır onu güldürmek için ama başaramaz. Sonunda kuş ondan ormana gidip arkadaşlarına ne kadar mutlu olduğunu anlatmasını söyler. Kedi memnuniyetle gider ve sinek kuşunun ne kadar mutlu olduğunu anlatır. Kuşlardan biri bu sırada yere düşer. Kedi dönüp olanları anlattığında ise sinek kuşu da yere düşer. Öldüğünü sanan kedi üzüntüyle kafesten çıkardığında ise uçup gider. Arkadaşının verdiği fikir sayesinde özgürlüğüne kavuşmuştur 🙂

Çok sıkıcı olduğunu düşünen Badem’e, dedesinin anlattığı “Neden Kimse Benimle Arkadaş Olmak İstemiyor?” konulu hikaye ise şöyle :

Koca Karın adında yalnız yaşayan bir maymunun, karnı yüzünden herkesin onunla alay edeceğini düşündüğünden hiç arkadaş edinememesi, gene onun gibi düşünen kaplumbağa Koca Sırt ile karşılaşmasıyla sona erer. Birlikte öyle iyi vakit geçirirler ki, diğer hayvanların neden evden çıkmadıklarını düşünmeye başlarlar. Herkesi buluşturabilmek için büyük bir parti organize ederler. Çekine çekine gelen davetliler, Koca Burun, Koca Kafa, Koca Ayak, Koca Göbek ve Koca Hortum, hepsinin hem çok benzer hem de çok farklı olduğunu görerek mutlu olurlar. Bunca zaman özelliklerine takılıp da tek başlarına yaşadıklarına pişman olurlar 🙂

Kitap139

Bu sefer ki üzgün kuş Susam. Arkadaşı Nane’nin artık onunla oynamak istememesi üzerine ağlayan Susam’a, babaannesi tarafından “Arkadaşlığımı Sürdürmek İçin Ne Yapmalıyım?” konulu hikaye anlatılıyor :

İtu ve Yoko adında iki küçük eskimonun öyküsü bu. Çok iyi arkadaş olup herşeyi birlikte yapan kızlar, zamanla birbirlerinden uzaklaşmaya başlarlar. Bu duruma çok üzülen Yoko, halasına giderek yardım ister. Halası, Büyük Fok’un yanına gidip üç tel bıyık koparmasını ister. Yoko çok uzaktaki Büyük Fok’u bulur ama ondan bıyık koparmak o kadar da kolay değildir. Yoko günlerce foku izler ve onun hoşuna gidecek şeyleri ısrarcı olmadan yapar. Sonunda fok, üç tel bıyık verir Yoko’ya. Bunları halasına götüren Yoko, bıyıkları ateşe atan halasına çok kızar. Halası ise, Büyük Fok’tan bıyığını almayı başardığına göre, arkadaşını geri kazanmasının çok kolay olacağını söyler ona.

Bir sonraki hikayede, Badem annesine, Üzüm’ün çok yaramaz olduğunu ve tüylerini çektiğini, ama kavga etmemek için birşey demediğini söyler. Annesi de ona “Arkadaşıma Hayır Diyebilir miyim?” konulu hikayeyi anlatır :

Bu çok bilindik bir hikaye aslında. İki arkadaş birlikte büyük bir yolculuğa çıkarlar. Ormandan geçerken birden ayının geldiğini görürler. Biri ağaca tırmanır ama diğeri aşağıda kalır. Ağaca tırmanan korku içinde titrerken arkadaşının yardım isteklerini kulaklarını tıkar. Aşağıda kalan ise ölü taklidi yaparak kurtulur. Ayı uzaklaşınca, zor zamanında yanında olmayan arkadaşını orada bırakarak uzaklaşır.

Son hikayede Badem’in Biber’in başka ülkeye taşınacak olması nedeniyle yaşadığı üzüntü üzerine dedesinin anlattığı, “Arkadaşım Giderse Bunu Nasıl Atlatırım?” konulu :

İki küçük şempanze olan Rimpi ve Sampi, çok iyi arkadaştırlar. Hayallerinin peşinden gitmeye karar verirler. 24 yaşına geldiklerinde -ki şempanzeler için yaşlı bir yaş- bir liste hazırlarlar. Günün birinde Sampi ölür ve Rimpi buna çok üzülür. Durmadan ağlar ve unutmak için sürekli uyur. Birgün rüyasında arkadaşını görür ve ona arkadaşlıkları nedeniyle kabul edildiği köyü gösterir. Orada çok mutlu olduğunu ve hayallerine inanması gerektiğini söyler. Uyandığında birlikte hazırladıkları listede yazılanları gerçekleştirmeye başlar Rimpi. Bunlardan biri de, hayvanat bahçesindeki tüm kafesleri açmaktır 🙂

Kitap140

İşte böyle. Arkadaşlık üzerine bilge kuşların hikayeleri bu kadar 🙂 Benimse söyleyeceğim birkaç kelimem daha var.

İnsanın hayattaki ilk gerçek seçimidir Arkadaş. Hayatı güzelleştirir, daha yaşanılası kılar. Bir bakarsınız şafak sökmüştür farketmeden dertleşmeler arasında. Bir bakarsınız görür görmez ağlamaya başlarsınız omuzunda. Bir bakarsınız gözlerinizden yaşlar gelmiştir gülmekten, neye güldüğünüzü bile farketmeden. Kimi zaman anne babanıza söyleyemediğiniz sırlarınızı emanet edersiniz. Sorgulamadan, yargılamadan dinleyeceğini bilirsiniz.

İçe dönük karakterimle benim öyle kalabalık arkadaş gruplarım olmadı hiç. Ama sağlam dostluklarım oldu. Beni hayal kırıklığına uğratan kimse olmadı dost dediklerimden, olduysa da unutmuşum. İnanırım ki en iyi dostluklar çocuklukta ve gençlikte edinilir. Hiç bir çıkarın farkında olunmadığı zamanlarda. Tabi istisnalar vardır her zaman.

Dilerim ki oğlumda şanslı olsun benim kadar. Şu dünyada derdine ortak olacak, mutluluğuyla mutlu olacak dostları olsun.

Tıpkı Melike Demirağ’ın şarkısındaki gibi…

Bir kıvılcım düşer önce, büyür yavaş yavaş
Bir bakarsın volkan olmuş, yanmışsın arkadaş
Dolduramaz boşluğunu ne ana ne gardaş
Bu en güzel, bu en sıcak duygudur arkadaş

Ortak olmak her sevince, her derde, kedere
Ve yürümek ömür boyu, beraberce, el ele
Olmasın hiç o ta içten gülen gözlerde yaş

Bir gün gelip, ayrılsak bile seninle arkadaş …

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

4 Responses to Arkadaşlık

  1. dilek dedi ki:

    Merhaba sizi eskiden takip etmiştim.ne olduysa birakmisim. Bu aksam kacirdigim yerleri okuyorum. Sanki eski bir dostu bulmusum gibi( belki ben biraz duygusal bir insanim yazdiklarinizin etkisiyle gözlerim dola dola okuyorum) oldu. Önümde not defterim alınacak kitapları yaziyorum.

  2. Geri bildirim: Neden Okula Gitmek Zorundayım? | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: Çocuk | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s