Bir Demet Öykü…

Kitap135Herkesin bir öyküsü vardır muhakkak. Dinlersen sana kendisini anlatır. Bu kitapların isimleri de, insanı kendine çağırıyor. Gel diyor, sana fısıldayacaklarım var. Ve herşeyi öyküleştirmeyi seven Yağız için bulunmaz kaynaklar.

Yaş grubu büyük olduğundan almakta tereddüt ettiğimiz bu kitaplar, yaşadığımız yere gelen yegane çocuk kitaplarından olunca, bir alıp deneyelim istedik. Daha sistematik olarak anlatılabilecek olayların içerisine duygu katılmasıyla, çok farklı bir yapıya bürünmüş olan bu kitapları Yağız oğlan çok sevdi. Hatta, “merak ediyorum depremlerin nasıl olduğunu” gibi yönlendirmelerle, bize çok sayıda …öykü aldırdı. “Bir Dinozorun Öyküsü“nden bahsetmiştim daha önce. Şimdi gelelim diğer öyküleri dinlemeye…

  • Kitap123İlk İnsanların Öyküsü : Öykü 950.000 yıl önce Avrupa kıtasında başlıyor. O dönemde yaşayan hayvanlar resmedilmiş. Bundan 100.000 yıl sonrasına geçildiğinde bugünkü insanlara benzemeyen ilk insanlar, kendilerini aslan saldırısından ellerindeki ateşlerle koruyorlar. Günümüzden 500.000 yıl öncesine gelindiğinde ise insanlar hala mağaralarda barınıyor. Yaptıkları çeşitli aletlerle avlanıyor ve eti pişirerek yiyorlar. Bu tarihten 400.000 yıl daha geçiyor ve bu sefer neandertal insanlar çıkıyor sahneye. Hayvan kürk ve derilerinden kıyafetleri var artık. Nasıl avlandıkları, cenazelerini nasıl gömdükleri resmedilmiş. Ardından günümüzden 35.000 yıl öncesine geliniyor ve artık neandertallerin yanına günümüz insanına benzeyen bir insan türü geliyor. 10.000 yıl daha geçtiğinde ise artık neandertaller yok ve mağarada insanlar yaşıyor. Müzik ve duvar resimleri hayatlarında. Bir 20.000 yıl daha geçtiğinde, artık insanlar çadırlarda yaşıyor ve çiftçilik yapıyorlar.  Sonrasında neredeyse günümüze geliniyor ve bir okul gezisinde, ilk insanların yaşadığı mağara bulunuyor. Ardından bölgeye arkeologlar geliyor ve mağara, o zamanın canlandırıldığı bir müzeye dönüştürülüyor. Kitabın sonunda da bir sözlük bulunuyor. Kitabın çizimleri de olabildiğince ayrıntılı. Her sayfada bulunan yarasaların peşine düşmek, Yağız’ın çok hoşuna gidiyor. Bir çocuk kitabı olarak insanlık tarihi çok güzel anlatılmış. Benim de öğrendiğim çok şey oldu bu kitaptan.

Kitap124

  • Kitap133Bir Şehrin Öyküsü : Binlerce yıl önce Avrupa’da bir nehir kıyısında kurulan yerleşim yerinin, nasıl bir şehre dönüştüğünün hikayesi bu kitap. M.S. 120 yılında Romalılar bu bölgeye gelir ve eski köy kalıntılarının üzerine kale, surlar ve evler inşa edilir. Giderek kasaba ticaret sayesinde büyür. 500 yıl sonra Romalılar kasabayı terkeder ve kasaba eski ihtişamını kaybeder. Kuzey Avrupa’dan gelen barbar bir topluluk, kalıntıların yanına yeni bir köy kurar. Yıl 870’e geldiğinde topraklar vikinglere aittir artık. Viking gemileri ticaretle uğraşmak üzere açılmaktadır. Yıl 1270 olduğunda, bölge son derece hareketli bir yer olmuştur. Viking kulübelerinin yerini daha büyük, sağlam, ahşap iskeletli evler alır. Muhteşem bir kale de inşa edilir. 1600’lü yılların ortasına gelindiğinde ise, şehir oldukça kalabalıklaşmış ve konforlu evler inşa edilmiştir. O sırada şehirde bir yangın başlar. Yangın kontrol edilemez ve tüm şehir kül olur. Yıl 1770 olduğunda ise, şehir yeniden kurulmuş ve işlek bir ticaret merkezi haline gelmiştir. Yüzyıl daha geçtiğinde endüstri çağı başlar. Fabrikalar, demiryolları kurulur. Yıl 1940’a gelindiğinde İkinci Dünya Savaşı patlak verir. Şehir hava saldırısına uğrar. Binalar yerle bir olur. Savaş sonrası şehir yeniden inşa edilir. Artık limanında yarış tekneleri ve yatlar demirlenmiştir. Bu kitap da oldukça ayrıntılı olarak resimlenmiş ve her sayfada gizli bir fırıncı mevcut. Güzel bir Avrupa Şehir tarihi turu 🙂

Kitap134

  • Kitap125Kayıp Maya Şehrinin Öyküsü : MÖ 1000 yılında, Orta Amerika’nın yağmur ormanlarında başlıyor öykü. Dere kenarına bulunan kulübelerde yaşayan insanlar, av ve çiftçilikle geçiniyor, tekneler inşa edip kumaş dokuyorlar. 1000 yıl sonra, köyün yakınlarında büyük bir şehir kurulmuş. Maya halkı tanrıları için piramid tapınaklar inşa ediyorlar. Aradan 600 yıl geçtiğinde, yeni hükümdar için yeni piramidler yapılırken, bir yandan da dikilitaşlar inşa ediliyor. Şehirde büyük ve zengin pazarlar kuruluyor. MS 755’e gelindiğinde, komşu maya şehirlerinden askerler geliyor savaşmaya. Amaçları köle olarak çalıştıracak esirler bulmak ve tanrılara kurban edecek insanları yakalamak. Tanrılara sunmak üzere hazırlanan soylu esirler, bir dini törenle resmedilirken, rahiplerin hazırladığı ritüel resmedilmiş. Bu dönemde bahisler eşliğinde top oyunları da düzenleniyor. Ama yenilenlerin kurban edilme olasılığı var 🙂 Yıl MS 910 olduğunda, yıllarca süren savaşlar sonucu şehir eski ihtişamını kaybetmiş durumda. Bundan 600 yıl sonra ise, İspanyol askerleri gelir ve eski şehrin biraz uzağına yerleşirler. Bu sırada eski şehri de yeniden orman ele geçirir. 1895 yılında ise, arkeologlardan oluşan bir ekip eski Maya şehirlerini araştırır ve bu kayıp şehri bulur. Binalar restore edilir ve ziyaretçilere açılır. Kitabın sonunda Aztekler ve İnkalarla ilgili bilgiler verilmiş. Ayrıca her sayfada papağanı olan bir çocuk gizlenmiş 🙂

Kitap126

  • Kitap121Vahşi Batı’nın Öyküsü :Hikayemiz MS 600 yılında Kızılderililerin buffalo sürülerini avlamasıyla başlıyor. Mızraklarla ve yaya olarak bu işi yapmaları epey zor oluyor. 1200 yıl sonra, aynı topraklarda İspanyolların getirdikleri atlar kızılderililerin en değerli varlıkları olmuş. Mızraklar, yaylar ve okların yanı sıra artık hayatlarında tüfekler de var. Ayrıca bir kızılderili kampındaki günlük yaşam resmedilmiş. 40 yıl sonra ise, bir grup beyaz yerleşimci batıya doğru ilerliyor. Kızılderililerin saldırısına uğramaktan korksalar da bir yandan da onlarla alışveriş yapıyorlar. 20 yıl daha geçtiğinde, gelenler Büyük Düzlükler’de evlerini kuruyorlar. Ancak halklarının güvenliğinden ve yaşam tarzlarının geleceğinden endişe duyan kızılderililerin saldırısına uğruyorlar. Ama Amerikan Süvari Birliğinden bir grup asker çifliktekileri kurtarıyor. Birkaç yıl içinde bu bölge hızla gelişerek kasabaya dönüşüyor. Bu sırada demiryolu inşaatı sürüyor. 1870 de demiyolunun tamamlanmasıyla kasaba çok işlek bir merkeze dönüşüyor. Oteller, barlar, dans salonları inşa ediliyor. Kasabadaki günlük yaşam resimlenmiş. 30 yıl daha geçtiğinde ise kasaba, canlı bir şehre dönüşmüş. Cadde ışıkları, telefon ağları, elektrikli aletler ve otomobiller mevcut. Günümüze gelindiğinde ise, şehrin kıyısına Vahşi Batı temalı bir lunapark oluşturulmuş. Ziyaretçiler geçen zamanı yaşamaya geliyorlar buraya. Kitabın sonunda o döneme ilişkin bir de sözlük yer alıyor. Tahmin edersiniz ki Yağız bu kitabı çok seviyor. Hele ki Vahşi Batı figürleri de bize katılırsa 🙂

Kitap122

  • Kitap131Bir Depremin Öyküsü : 3000 yıl önce Japonya’da bir adada başlıyor hikaye. Bir grup avcı yüksek bir yamaçtayken, deprem olur. Ancak bu sefer ki her zamankinden farklı olarak, büyük dalgaların da beraberinde gelmesiyle sahildeki köylerini su altında bırakır. Aradan yüzyıllar geçer ve köy, işlek bir şehre dönüşür. Özel yöntemlerle depreme dayanıklı binalar inşa edilmiştir. Günümüze gelindiğinde ise, şehir modern bir metropole dönüşmüştür. Geleneksel binaların yerini çelik ve camdan yapılma binalar almıştır. Havada bir gerilim vardır ve hayvanlar huzursuzdur. Aynı gün büyük bir deprem olur. Pek çok bina yıkılır. Sokaklarda dehşet bir görüntü vardır. Aynı anda bir evin içi de resmedilir. Havada uçan insan ve eşyalar ürkütücüdür. Şehrin farklı bölgelerinde deprem anında yaşananlar dehşet vericidir. Çöken binaların altında kalan insanları kurtarmak için itfaiyeciler ve ilk yardım ekipleri canla başla çalışır. Deniz kenarındaki insanlar da dev dalgaları görürler. Tsunami dev gemileri sahile fırlatmaktadır. Gece olduğunda depremin etkileri hala sürmektedir. Depremin üzerinden birkaç yıl geçtiğinde yaşanan korkunç olayları belgelemek için bir müze kurulur. Kitabın her sayfasında gizli bir japon shikoku cinsi köpek ve arkasında da depremlerin oluşumu ile ilgili bilgiler mevcut.

Kitap132

  • Kitap127Bir Volkanın Öyküsü : Bu Pompei’nin hikayesi. Günümüzden 25.000 yıl önce, Avrupa Buzul Çağı’nın pençesinde iken, daha sonra Vezüv adını alacak olan volkan patlar. MÖ 500 yılına gelindiğinde, buzul çağı sona ermiştir. Güney İtalya’da yaz artık güneşli ve ılıktır. Vezüv’ün yakınlarında, bereketli topraklarda Etrükslerin hükümdarlığı sürmektedir. Tarih MS 79, 24 Ağustos’a geldiğinde, artık bir Roma şehri olan Pompei’de işlek bir sabahtır. Hayvanlar huzursuzdur ve Vezüv yakınlarındaki bir çiftçi, toprakta bir kabarma görerek, Pompei’ye gidip olanları anlatır. O sırada büyük bir patlama olur. Kısa sürede sünger taşları ve kül her yeri kaplamıştır. İnsanlar eşyalarını toplayarak şehri terk eder. Ertesi gün gürültülü bir patlama olur ve volkanik külden bir nehir şehre doğru akar. Pompei tamamen yok olur. Bir yıl sonra, Pompei hala o kül yığını altındadır. Ancak ilginçtir ki, volkanik topraklar oldukça verimlidir. Birkaç yıl sonra topraktan çiçekler fışkıracaktır. Aradan 1000 yıldan fazla zaman geçtiğinde, henüz yeni şehirler kurulmayan bu bölgede çiftlikler vardır. Yıl 1785’e gelindiğinde ise, Vezüv’ün yakınlarında antik bir şehrin keşfedildiği haberleri üzerine, Avrupa’nın pek çok bölgesinden ziyaretçiler gelir. İnsanlar hatıra olarak bulabildikleri kalıntılardan götürmeye başlarlar. 100 yıl sonra ise, şehri ortaya çıkarmak üzere arkeologlar gelir. Bu aşamadan sonra kalıntılar bilimsel olarak kayıt altına alınır. Günümüzde ise her yıl iki milyon kişi Pompei’yi ziyarete gelip, eski günleri hayal etmeye çalışıyor. Kitabın son bölümü ise, volkanlar hakkında bilgilere ayrılmış.

Kitap128

  • Kitap129Bir Uzay Görevinin Öyküsü : Mars’ta bulunan nehir yatakları yüzünden, bir zamanlar yaşamın var olduğu düşünülen gezegene, 2035 yılında insanlı bir uzay gemisi gönderilmesinin hayali kurulmuş bu kitapta. Farklı ülkelerden dört astronot seçiliyor. Altı ay gibi bir zamanda Mars’a ulaşmayı hedefliyorlar. Yolculuk sırasında astronotlar olabildiğine meşguller. Uzay mekiğinde ihtiyaçları olan her şey mevcut. Acil durumda birbirlerini ameliyat edecek düzenek bile var. Uzay gemisinin Mars yüzeyine inmesi ile ilgili detaylar verilmiş. Sonrasında kurulan yaşam modülü tüm ihtiyaçlar düşünülerek dizayn ediliyor. Hatta kendilerine bir bahçe oluşturarak sebze yetiştiriyorlar. Tüm atıklarda bir şekilde dönüştürülüyor. Bu süreçte Mars yüzeyinde pek çok araştırma yapıyorlar. 500 gün Mars’ta kaldıktan sonra dönüş başlıyor. Yolculuğun başlangıcından 2,5 yıl sonra yeniden Dünya’ya dönüyorlar. Dönüşte hemen bir karantina labaratuvarına alınan astronotlar, olası mikrop ve virüslere karşı kontrol ediliyorlar. Sonunda kameralar karşısına geçerek yaşadıklarını anlatıyorlar. Ancak bu soruların gerçek anlamda cevaplanabilmesi için insanların Mars’a gerçekten gitmelerini beklemek gerekiyor 🙂 Bu kitapta da her sayfada gizli bir oyuncak ayı mevcut. Sonunda ise Mars hakkında genel bilgiler.

Kitap130Tüm bu kitapları Yağız defalarca okuttu bize ve bir sürü soru sordu. Onun sayesinde öğrendiğimiz şeylere yenileri eklendi böylece. Merakı her daim taze tutabilmek ne güzel şey. Ve illa ki çocuk olmak, çocuk kalmak tabi…

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Uncategorized, Yağız'ın Kitaplığı içinde yayınlandı ve , , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

13 Responses to Bir Demet Öykü…

  1. Bu seri çok güzel bizde de 4-5 tane var hem fiyatları da çok uygun şimdiki çocuklar ne kadar şanslı arkeoloji ile ilgili özellikle çok güzel kitaplar var 🙂

    • yagizlahayat dedi ki:

      Biz bir de bunları Migros’un 23 Nisan indiriminden %50 indirimli almıştık 🙂 Gerçekten çok şanslılar. Ben bir yerlerden mitolojiye de girmek istiyorum aslında. Var mı önerebileceğin Yağız’ın yaşına uygun kitap ?

  2. emine dedi ki:

    yine çok güzel görünüyor kitaplar
    bir dolap kitap ve sayende bizimde gün geçtikçe artıyor kitaplarımız
    yalnız merak ediyorum bu kadar kitabı nasıl yerleştiriyorsun, önceden resimleri vardı hala aynı mı, değilse resimlerini ekler misin.

    • yagizlahayat dedi ki:

      Kitaplığımız hala aynı ama giderek oyuncak sepetleri dışarı çıkarak yerlerini kitaplara bırakmaya başladılar 🙂 İlk fırsatta son hallerini de eklerim . Faydam oluyorsa ne mutlu bana :-))

  3. Geri bildirim: Dünyayı Öğreniyorum | Oğlumu Büyütürken

  4. Geri bildirim: Bilgi Hazinesi | Oğlumu Büyütürken

  5. Geri bildirim: Atlaslar | Oğlumu Büyütürken

  6. Geri bildirim: Tübitak Kitapları 3 | Oğlumu Büyütürken

  7. Geri bildirim: Ravensburger- Neden, Niçin, Nasıl? | Oğlumu Büyütürken

  8. Geri bildirim: Bir Demet Öykü 2… | Oğlumu Büyütürken

  9. Geri bildirim: Keşfedin 2… | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s