51 Ay…

48-51 AY10

Üç ay geçmiş, en son yazdığım günlüğün üzerinden. Ara ara yazılar yazsam da, gene de şöyle bir toparlamak istedim. Ne çok şey sığmış şu üç aya…

Bu sürede oğlumun hayatında yeni bir dönem başladı. Güvenli kollardan uçup, hayata bir adım attı. Artık onun bizden bağımsız bir yaşamı var. Ancak onun anlattığı kadar bilebiliyoruz neler yaşadığını. İlk günler zor olsa da, düşündüğümden kolay alıştı kreşe. Hayalimdeki kreş değil elbet gittiği. Ama insan faktörüne de çok inanıyorum ben. Her ne kadar arada abur cubur yedirseler, televizyon izletseler, boyama sayfası verseler de, sevecen bir öğretmeni var. İlk görüşte içim ısındı benim. Sanırım Yağız’da seviyor. O yüzden artık çok da irdelemek istemiyorum.

Kreşteki arkadaşlarından henüz fazla bahsetmiyor Yağız oğlan, ancak kızlara karşı bir tepki oluşmuş durumda 🙂 Onlar benim arkadaşım değil deyip duruyor. Oyunlarına almıyorlarmış benim oğlumu. Halbuki evcilik oynarken baba olması lazım, abi olması lazımmm, değil mi ama 🙂 Ah kızlar ah 🙂

Sabahları hala biraz zor ayrılıyoruz kreşin kapısından. Evden de zor çıkınca geriliyoruz genelde. Buna bir çözüm bulmazsak, epeyce yıpranacağız ailecek 😦 Bazen ona ulaşamadığımız anlar oluyor. Hırçınlaşıyor, bağırıyor, razı edilemiyor. Bunda bizim de gerektiği kadar sakin kalamamamızın etkisi var muhakkak. Kalbim başka şeyler hissederken, dilim başkasını söylüyor. Mecburiyetler, yorgunluk, yetememezlik yıpratıyor beni. Bu böyle devam etmemeli ama nasıl bilemiyorum.

48-51 AY11

Yağız’ın son zamanlardaki en büyük zevki şövalye olmak ve masal anlatmak. Hayal dünyası uçsuz, bucaksız. Bunda okuduğumuz kitapların olduğu kadar, babasının anlattığı hikayelerin de etkisi var sanırım. Ama biz onun bu hayallerine yetişmekte zorlanıyoruz artık. Bir an önce daha sakin ve sessiz oynanacak bir oyun bulmalıyız 🙂

Bir süredir iştahı da gayet iyi Yağız’ın. Bunda kreşte fazla birşey yemiyor olması da etkili sanırım 🙂 Ama eve girer girmez durmaksızın bir şeyler yiyor. Sabah erken kalkabilirsek kreşe gitmeden kahvaltı ediyor. Kreşte kahvaltı olsa da, bu pek tercih ettiğim bir kahvaltı değil ne yazık ki. Eve geldiğinde de, yemeğini, meyvesini, kuruyemişini yiyor. Sanırım kilo da aldı. Tartıya son çıktığında 17.8 kg.ı gösteriyordu ibre.

Öyle çok konuşuyor ki Yağız oğlan, artık kaydetmek pek mümkün olmuyor. Ama birkaç örnek yazayım istiyorum genede :

 Sabahtan beri kendisiyle oynayan anneye :

  • Yağız : Sizden bi daha olsaydı. Babamdan senden. Temizlik yapardı, zor işleri o yapardı. Sende benle oynardın 🙂

48-51 AY12♥ Babasından masal anlatmasını ister:

  • Baba : Şuan hiç masal havamda değilim
  • Yağız : Kendine anlatmayacaksın ki, bana anlatacaksın 🙂

♥ Akşam yatarken :

  • Yağız : Anne ben okulda hep senden (seni demek istedi sanırım) düşünüyoğum

♥ Ara ara kreşle ilgili birşeyler söyler (ismi tam anlayamadım):

  • Yağız : Anne, Efe’nin sevgilisi vağmış. Sevgili kötü bişey mi?
  • Anne : ???

♥ Babası Yağız’ın küçüklük videolarını seyrettiğini söyler:

  • Yağız : Annee ben de izleyim, o zaman yoktum ya, bilmiyoğum 🙂

♥ Tam uyuturken :

  • Yağız : Anne ben öğğetmenime alışamadım, ağkadaşlağıma da alışamadım 😦

Bebekliğinde bile çok fazla ninniye itibar etmeyen oğlum, bir süredir her gece kitap okuduktan sonra, “bana uzun biğ ninni anlat anne” diyor ve Evren’in ninnisini istiyor. Uyuyana kadar da tekrar etmemi tembihleyerek kapıyor gözlerini. İyi ki yazmış Evren bu ninniyi 🙂

İşte böyle son üç aydan aklımda kalanlar. Küçüklüğü asla kabul etmeyen oğlum büyüyor. Ve biz ona bazen kızsak ta, o bizi çatı kadar, altı kadar, dünya kadar, sekoya kadar çok seviyor 🙂

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Ay Ay Gelişim, Uncategorized içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

9 Responses to 51 Ay…

  1. Ayça dedi ki:

    Rüzgar da söylüyor öyle ve çok üzülüyorum. Baba senden iki tane olsaydı biri işe giderdi diye. Baba cumartesi bazen pazarları da çalışıyor ya:( Bu ninni çok güzel hakikaten…

  2. Evren dedi ki:

    Güzel gözlü, güzel sözlü, güzel gülüşlü Yağız oğlan, bir tanesin sen 🙂

  3. Geri bildirim: 4,5 Yaş… | Oğlumu Büyütürken

  4. Geri bildirim: 57 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  5. Geri bildirim: 5 Yaş… | Oğlumu Büyütürken

  6. Geri bildirim: 5 Yaş 3 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  7. Geri bildirim: 5,5 Yaş… | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s