4 Yaşında Yağız Nelerle Oynar?

oyuncak22Oğlum için yazdığım oyun&oyuncak yazılarını geri dönüp okuduğumda, onun zaman içindeki değişimlerini takip edebiliyorum. Dönem dönem nelere ilgi duyuyor, neleri geri plana atıyor görebiliyorum.

Evren bloğunda “Korkunç Çocuklar” başlıklı çok güzel bir yazı kaleme aldı geçenlerde. Her yazısı gibi bunu da bir solukta okudum. Orada paylaştığı, Evrimbilimci Peter Gray’in bir makalesinden yaptığı çevirinin bir bölümünü buraya yazmak istiyorum izniyle :

“Oyun oynamak, öğrenmektir. Oyunda çocuklar, hayatın en önemli derslerini öğrenirler, okullarda öğretilemeyen derslerini. Bu dersleri iyi öğrenmek için, çocukların çok fazla oyuna ihtiyacı vardır — çok ve çok daha fazlasına, yetişkinlerin müdahelesi olmadan.”

Ne yazık ki günümüz çocuklarının, serbest oyun oynamaya pek vakitleri yok 😦 Tabi ortamları da. Belki biz yetişkinlerde bunun için gereken çabayı göstermiyoruz ve çocuklarımız dört duvar arasında, çekirdek aile kıvamında ve de tepemizde büyüyorlar 🙂

Dört yaşını geçtiği şu günlerde, Yağız’ın tüm derdi savaş oyunları 😦 Sen yıllarca hiç silah alma çocuğa, sonra karşına böyle çıksın. Nerede hata yaptım ben Allah’ım 🙂 Korsanlar, şövalyeler sardı dört bir yanımızı. Sabah uyanıyor ve daha gözlerini ovuştururken pelerinini takmamı ve babasının kartondan  yaptığı kılıcı istiyor. Sonra da kah korsan oluyor, kah şövalye, kah he-man 🙂 Tabi bizlerde bir şekilde dahil olmak durumunda kalıyoruz. İlk hangimiz kaçacağız evden merakla bekliyorum 🙂

48-51 AY9

Şaka bir yana, bir şekilde korsanlar, şövalyeler, silahlardan daha masum geliyor sanırım bize de. Böyle olunca da, çocuğun merakını oyuncak ve kitaplarla artırıyoruz. Hani artık yaşamıyorlar ya bu şekilde, nostalji gibi birşey 🙂 Gene mi kandırıyorum kendimi bilemiyorum.

Bu kadar iç dökmeden sonra gelelim son dönem neyle oynar bu Yağız Oğlan :

oyuncak17

  • Korsanlar : Tatile giderken bir oyuncakçı da karşılaştığım bu seti almasam olmazdı 🙂 Diğer oyuncak yazılarımı okuduysanız, Safari ltd. i ne kadar sevdiğimizi bilirsiniz. Oyuncak tüplerinden, daha önce hiç görmediğim bu seti görünce bayıldım. Neyse ki Yağız’a gösterdiğimde oda bayıldı, yoksa ne yapardım 🙂  Şimdi kendime alsam olmaz, koca kadın 🙂 Hemen aldık ve tüm tatil boyunca elinden düşürmedi oğlum. Çeşitli şekillerde 9 korsan, 1 küçük gemi, hazine sandığının başında bir iskelet ve de 1 top bulunan tüpte ki figürlerin en ince ayrıntıları düşünülmüş. Ve böylece Yağız daha önce ilgi duymadığı korsanlarla ilgilenmeye başladı 🙂 Burada bitti mi, tabi ki hayır. Bundan sonra gelsin korsanlı oyuncaklar, gitsin korsan kitapları 🙂

oyuncak16

 

  • Korsan Gemisi : Hiç ben alırım da babası geri durur mu 🙂 Eh bu korsanlara da büyük bir gemi lazımdı değil mi ama 🙂 Hem legodan olursa biraz daha masum da olur. Böylece Koray itinayla inşa etti ve bu gemi de girdi evimize, baş köşede yerini aldı.  Gerçi ben bu tarz oyuncaklara pek yüz vermiyorum. Çocuk kendisi yapıp bozamayacaksa, lego lego olmaz ki 🙂 İşte sakın bozma nidaları arasında oynamaya çalışıyor yavrucuğum 🙂  Şaka bir yana epey de seviyor.
  • oyuncak14Lego : Hah işte lego dediğin böyle olur 🙂 Her ne kadar bu figürleri biz yapmış olsak da, bunları bozup yapabiliyor ve yeni tasarımlar üretebiliyor Yağız oğlan. Birkaç ay öncesinde daha ilgiyle oynuyordu gerçi legolarla. Son oyuncak yazımda da belirtmiştim. Ama biz yapınca bozmasına kıyamadığımızdan mıdır nedir azaldı biraz ilgisi. Bir de “az çoktur” diye bir söz vardır ya çok sevdiğim ama uygulayamadığım; sevdiğini gördükçe bir kaç takım lego daha aldık. Ama bu sefer tek bir takımken ki ilgi kayboluverdi. Bu da bize ders olsun 🙂

oyuncak18

  • Mıknatıslı Yapboz : Uzun yolda çocukları oyalamak ne zordur bilirsiniz. Bu oyuncakta Tchibo’dan Yağız’a, bu amaçla alındı ve gayet işe yaradı. Hatta arabadan inince otelde bile elinden bırakmadı. İçinde çeşit çeşit araç parçaları var. Kah otobüs, kah gemi, kah vinç yapabiliyorsunuz. Özellikle arabalara düşkün çocuklar çok sevecektir. Teneke kutuda çeşitli arkaplanlar mevcut ve kalın mıknatıslı kartonla dilediğiniz aracı yerleştiriyorsunuz mekana.

 

  • oyuncak19Şövalyeler : Evde ki şövalyeleri az geldi gözümüze, çeşit çeşit nedenler bularak bunları da ekleyiverdik. Maazallah başka bir çocuğa şövalye aldığımda bile el koyuyor babası, bu Yağız’ın olsun diye 🙂 Eh böyle babası olunca sırtı yere gelmez oğlumun 🙂 Hele o, bir de mavi ve de şaha kalkabiliyorsa 🙂 Ama bunların birbirleriyle savaşmalarına gönlü razı olmuyor oğlumun. Onlarla sohbet ediyor, plan kuruyor ama birbirlerine dokunmuyorlar. Bununla avunabilir miyim 🙂

oyuncak20

  • İnsan Figürleri : Eh bunca şövalyeye emir verecek bir kral, ona eşlik edecek bir kraliçe ve de kah iyi kah kötü role bürünecek bir cadı da olmazsa, kurulan oyunlar yarım kalırdı değil mi 🙂 Bunlarda doğumgünü bahane edilip itinayla alınıverdiler oğluma tarafımdan 🙂 Nedense hiç şaşırmadı. Zaten böyle bir ihtiyacın hasıl olduğunu sık sık dile getiriyordu kendisi. Çok da sevdi. Ne hayaller, ne öyküler, ne oyunlar kuruyor bunlarla görmelisiniz. Eh, mağazada ilk insanı görünce de, Mağara Bebeği kitabını canlandırmaya pek uygun olacağını düşündük. Öyle ya mamut ve kılıç dişli kaplan pek bir yalnızlardı. Onları avlayacak biri olsa fena mı 🙂
  • oyuncak21Dinozorlar : Dinozor sevdası son zamanlarda biraz dizginlendiyse de, hala devam ediyor. Eh dinozor çağında sadece karada mı yaşıyorlardı? Bunun yüzeni var, uçanı var. Gerçi bunlar dinozor değil, o dönem yaşayan sürüngenlermiş ama olsun. Yağız dinozor olduklarını söylüyor. Önce uçan pterezor geldi evimize, ardından da yüzen plesiosaurus. Gerçi bir de bu plesiasaurusa saldıran bir yüzen daha varmış. Tek başına yüz yüz nereye kadar. Biraz atraksiyon lazım değil mi ama. Bir daha sürpriz yapmak istersek, babası o dinozoru, bende bir ejderha alsam iyi olurmuş 🙂

Eh arada doğumgünü hediyeleri de olduğunu düşünecek olursak, fazla abartmış sayılmayız değil mi 🙂

Tüm bunlar bir yana, son günlerde, babasının yaptığı kartondan kılıç bir yana Yağız için. Bir tanesini pazarda kaybedince, öyle çok ağladı ki babası yenisini yapmak zorunda kaldı. Olayı günden güne abartıyor. Artık pelerin ve kılıcını kreşe ulaştığımızda arabada bırakıyor, akşam sakın unutmayın diye tembihleyerek. Geçenlerde ise olayı abartarak yemeğe gitti öylece. Ne olacak halimiz bilmem 🙂 Görevleri de dağıtıveriyor:

“Anne ben şövalye pğensim, sen kğaliçe babam da kğal”

Gönlümün siyah atlı prensi benim 🙂 (Adı Yağız olunca beyaz atlı olmayı kabul etmiyor da kendileri)

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı oyun, Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

10 Responses to 4 Yaşında Yağız Nelerle Oynar?

  1. Geri bildirim: 51 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  2. Geri bildirim: Korsanlar… | Oğlumu Büyütürken

  3. Geri bildirim: Kapı Komşumuz Korsanlar | Oğlumu Büyütürken

  4. Geri bildirim: 4,5 Yaşında Yağız Nelerle Oynar? | Oğlumu Büyütürken

  5. Geri bildirim: Rumeli Hisarı Maketi :-) | Oğlumu Büyütürken

  6. Geri bildirim: Oda Düzeni | Oğlumu Büyütürken

  7. Geri bildirim: 5 Yaşında Yağız Nelerle Oynar? | Oğlumu Büyütürken

  8. Geri bildirim: Beş Yılın En İyi Beş Oyuncağı :-) | Oğlumu Büyütürken

  9. Geri bildirim: Yağız’ın Eğitim Serüveni :-) | Oğlumu Büyütürken

  10. Geri bildirim: 6 Yaşında Yağız Nelerle Oynar? | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s