44 Ay…

42-45 AY11Oğlum bir ay daha büyürken bahar geldi sonunda. İçimiz kıpır kıpır. Hep dışarılarda olmak istiyoruz ama maalesef olamıyor.

Gene de hafta sonları atıyoruz kendimizi sokaklara. Yağız parkta oynuyor olabildiğince. Bazende babasıyla başbaşa takılıyorlar.

Büyüyor oğlum. Ancak bu günlerde biraz sancılı oluyor. Şimdiye kadar hiç olmadığı şekilde zor ayrılıyoruz sabahları. Yarım saat dil döktüğüm oluyor ama gene de ağlamasına engel olamıyorum. Bu ikimiz içinde oldukça yıpratıcı. Nerede yanlış yapıyorum bulamıyorum 😦

Yağız Oğlan 16.5 kg olmuş. İştahı giderek düzeliyor. Zaten kahvaltıyı her zaman iyi yapıyordu. Öğlenleri evdeyken genelde ara öğün kıvamında geçse de, akşam bizim yediklerimizden, sonrasında da meyve yiyor. Bu aralar armut favorisi. Düzenli olarak yemek istemediği pek birşey yok. Birgün sevmediğini söylediği şeyi daha sonra yiyebiliyor. Zararlı birşey yemedikçe, yediklerinin miktarına takılmamaya çalışıyorum. Bizde ki problem kendi yemek istememesi. Genelde yemek masasına bir sürü oyuncak ya da kitap geliyor ve onlarla oynarken benim yedirmemi istiyor. Hatta bir yandan da getirdiklerini konuşturmam gerekiyor 😦 Dinlediği cd’ler bile birbirleriyle konuşuyor. Acaba ne zaman bitecek benim çilem  🙂

Müzik hayatımızda hep olmasını istediğim birşey. Ancak bu güne kadar çok düzenli olarak rutinimize katamadım. Gerçi babam sayesinde tüm gün Mustafa Keser dinlediğinden Yağız’ın hayatında fazlasıyla var ama benim istediğim tarzda değil 🙂 Bir Dolap Kitap, küçük çekmeceleri Tayga geldikten sonra çok güzel bir bölüm eklediler dolaplarına. Müzik Çekmecesi. Onların önerileri ve yorum kısmındaki tavsiyeler sonucu pek çok güzel çocuk şarkısı girdi hayatımıza. Banu Kanıbelli’nin “Başka Dünya Yok” albümü ve Onur Erol’un cd’si son günlerde favorisi oldu oğlumun. Onları açıp dans ediyor, sonunda selam veriyor ve ben “kemenk” oldum diyor. Ne demekse o?

42-45 AY12Bu ay en çok dinozorlarla ve legolarla oynadı oğlum. Parçaları çok küçük olduğundan vermekte tereddüt ettiğimiz 4+ legoları çok sevdi. Önceleri bize yaptırırken, şimdi kendi tasarımlarını oluşturuyor. Ama söylediğine göre babası daha yaratıcıymış 🙂

Bu aydan birkaç diyalogda şöyle:

♥ Henüz uyuyan annesine :

  • Yağız : Anne ben içeği gidince seni çokk özledim.

♥ Kahvaltı sofrasında T-rex : Yağız neden sizin evde et pişmiyo, benim hep aç kalıyorum

  • Yağız : Çünkü annem et sevmiyo
  • T-rex : Ama neden ?
  • Yağız : Çünkü o vejeteeeyan 🙂

(Anne -baba dumur. Bende onu söylemek için konuşturuyordum t-rexi ama gerek kalmamış. O zaten biliyormuş)

♥ Yağız : Anne şuğaya çiçek-miçek yapağ mısın?

  • Anne : Çiçek yapayımda miçek ne?
  • Yağız: Oda biğ çiçek tüğü 🙂

♥ Sabah uyanınca:

  • Yağız : Babacın seni çok seviyoğum.
  • Baba : Bende seni çok seviyorum oğlum.
  • Yağız : Ben kendimi de çok seviyoğum 🙂
  • Baba : ???

♥ Uyumak üzere olan Yağız : Anne sen işe gidiyosun, beni de anneanneme bığakıyosun ya, ben seni çok özlüyoğum 😦

Bu ay Yağız’ı en mutlu eden şey dinozorları görmek oldu. Tabiat Tarihi Müzesi’ni günlerce dilinden düşürmedi. Oraya Kıvanç’la gitmenin hayallerini kurdu 🙂 Sanırım ondan daha mutlu eden şey ise Kıvanç’la oynamak. Arada küsseler de, birlikteyken nasıl neşeli oldukları görülmeye değer. Yağız’ın gözünde Kıvanç bir “süpeğ kaakaman” 🙂

Bahar gelmişken daha çok gezmeli. Tabi şuan dışarıda başlayan Nisan Yağmuru izin verirse…

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Ay Ay Gelişim, bebek gelişimi, Uncategorized içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

14 Responses to 44 Ay…

  1. Bu yarım yarım konuşmalara bayılıyorum. Küçük Adam Yağız 🙂
    Rüzgar’ın neden dinozorlara zerre kadar ilgisi yok acaba?

  2. kadriye dedi ki:

    yine çok güzel anlatmışsın. anlatım diline hayranım. sendeki bu not tutma alışkanlığı neden bende yok (: çok tembelim bu konuda nasıl başak burcuyum anlamadım . biraz ipucu versene sabırla nasıl devam ediyorsun:)

    • yagizlahayat dedi ki:

      Sağolasın. Beğenmene sevindim 🙂 Eh bende bir akrebim ve inatçıyım 🙂 Ondan devam ediyorum 🙂 Ama aslında bende yazarken bir hayli zorlanıyorum. Nurturia sağolsun. Diyalogları oraya kaydedince, sonrasında buraya kopyalaması çok sorun olmuyor. Nurturia’ya daha etkin kullan derim ben 🙂

  3. Mor dedi ki:

    Fatoş ne güzel kendini seven, kendisiyle barışık bir çocuk yetiştirmişsin! Bayıldım her zamanki gibi diyaloglarınıza. Nice mutlu, neşeli, sevgi dolu aylara…

  4. Merhaba Adım Adımla röportajınızla tanıdım sizi ve Yağızı iyi ki tanımışım diyorum . Bloguma da ekledim sizi sıklıkla bakıyorum blogunuza aslında okuduklarımla ilgili de sormak istediğim çok şey var-oldu . Ama çiçeği burnunda bir blogger olunca yorum yazmak bile çok zor gelmişti . Bundan sonra sık sık rahatsız edeceğim sizi 🙂 Yağız içinde daha nice 44 aylar diliyorum 🙂 Sevgilerle Burcu

  5. Geri bildirim: 45 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  6. Geri bildirim: 46 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  7. Geri bildirim: 47 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  8. Geri bildirim: 51 Ay… | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s