43 Ay…

DSC08309-1Yandaki fotoğrafa baktığımda oğlumun ne kadar büyüdüğünü görüyorum. Bu beni hüzünlendiriyor. Onunla olamadığım her an için, o ilgimi çekmeye çalışırken yapmak zorunda olduğum şeyleri yetiştirme telaşında olduğum için, ona vakit ayıramadığımda huysuzluğunu görüp, bir de acısını ondan çıkardığım için çok kızıyorum kendime. Nedense bugünlerde daha da çok… Oysa onun daha çok küçük olduğunu, ihtiyacı olan tek şeyin ona ayıracağım biraz zaman olduğunu biliyorum. Ama gerek işte, gerek evde bir türlü bitmeyen işler beni öylesine asabileştirdi ki, elimde değil sakin olmak. Sanırım bir tatile ihtiyacım var benim 😦

Havalar ısınmaya başladı bu ay. Bu yüzden de park sezonunu açtı Yağız Oğlan. Artık daha girişgen oldu. Hemen laf atıyor çevresindeki çocuklara ve çok daha eğleniyor oynarken. Ve hiç susmuyor. Hep anlatacak birşeyleri var. Onu öyle bıcır bıcır görmek çok keyifli.

Bu aralar büyüme olgusuyla çok içli dışlı Yağız. Herşeyi kendi yapma derdinde. Ben abiyim diyor da başka birşey demiyor 🙂 Merdivenlerden önden önden iniyor. Her an yanımızdan kayboluveriyor. Ama canı biraz şımarmak isterse de hemen “ben bebek oluyum, sen anne ol” diyerek rolünü bir güzel oynuyor 🙂 Bir de korkuyor. Geceleri uyanıp, karanlıktan korktuğunu söyleyerek ağladığı oluyor 😦 O zaman sakinleştirip tekrar uyutmak zaman alıyor biraz.

Birkaç gün önce dişlerine flor-vernik sürüldü ikinci kez. İlkinden daha kolay olsa da, gene de bir hayli uğraştırdı bizi. Uzun süre ağzını kapatamadı. Altı ay sonra tekrar gideceğiz. O zaman tüm dinozorlarını götürecek hekim ablasına. Şimdilik heyecanla bekliyor gideceği günü, bakalım 🙂

Bu ay dinozorlarla yatıp kalktık resmen. Çeşit çeşit dinozorlar girdi hayatımıza. En çok dinozorlu kitaplar okundu. O söylenmesi zor isimler ezberlendi. Hala da öğrenilecek çok şey var haklarında. Bakalım ne kadar sürecek bu merak…

42-45 AY   İyiden iyiye sohbet eder olan oğlum, konuşmalarıyla bizi hayrete düşürüyor genelde. Ama ben bunları kaydedecek zaman bulamıyorum pek.

 Resim yaptığı kağıdı uzatır:

  • Yağız : Alın şunu, düşme halinde 🙂

♥ Uyuyalım diyen annesine:

  • Yağız : Kitap okumucak mıyız? Okumazsak ben yağalanığım, yataktan düşeğim 🙂

♥ Ona kızdığımızda:

  • Yağız : “ben çok üzgünüm” diye ağlıyor 😦

♥ Arabada giderken balıkçı tezgahında gördüğü balığı, kutup ayısına gösterir:

  • Yağız : Bak som balığı
  • Kutup Ayısı (Tabi ki seslendiren gene anne 🙂 ) : Ah olsa da yesem, acıktım.
  • Yağız : Ama o geeçek, sen oyuncaksın. Ondan yeesen ağzın kiğleniğ.

♥ Sabah evden çıkarken sarılır ve:

  • Yağız : Annecim seni çok özlücem.

Bir de hikayeler anlatıyor. Sonunu beğenmediği masalları yeniden düzenliyor. Zaten bizim evde doğru şekilde anlatılmayan Hansel ile Gratel, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler gibi klasikler, iyiden iyiye farklılaşıyor Yağız’ın yorumlarıyla. Oyuncaklarıyla, kitaplarındaki kahramanlarıyla konuşuyor. Örneğin yeni kitabındaki Anton karakterini, Mozart kitabındaki Anton’la tanıştırıyor, ikinizde Anton’sunuz diye. Ya da sorular soruyor ve cevaplamalarını bekliyor. Dünyası öylesine saf ki, tüm çocukların olduğu gibi 🙂

Ah yavrum, annen biraz daha sabırlı olsa, sen biraz daha yavaş büyüsen; annen sana doysa, sen çocukluğuna doysan…

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Ay Ay Gelişim, bebek gelişimi, Uncategorized içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

10 Responses to 43 Ay…

  1. Ya Rüzgar bana da böyle hayvanlarına dublaj yaptırıyor. Sonra “iyi de sen oyuncaksın, nasıl konuşursun” diye beni salak konumuna düşürüyor 😀 Dışarıdan bir gören olsa, bir anneye bak bir de çocuğa diyecek 🙂

  2. Bayılıyorum sizi okumaya ve çok şey öğreniyorum. Oğlum 18 aylık ve başladım sizden öğrendiğim bilgiler ile ona İngilizce öğretmeye. Şimdilik kocaman gözlerle bana bakıp ne oldu bu kadına diye anlamaya çalışıyor. Yağız’ın kitaplığına da baktım bazılarını D&R’da buldum bazılarını bulamadım. İngilizce kitapları genelde nerden alıyorsunuz? Dünya güzeli yavrunuza da sevgiler.

    • yagizlahayat dedi ki:

      Ne güzel sözler bunlar. Böyle şeyler duydukça yazma şevki geliyor bana da. Sağolun yazdığınız için. Ben ingilizce kitaplarını genelde Arkadaş Kitabevinden alıyorum. Ankara’daki mağazadan alıyorum ben ama onların da internet sayfaları mevcut. Özellikle sorduğunuz bir kitap varsa, onu nerden aldığımı da söyleyebilirim.
      Öpüyorum Deniz Oğlan’ı kocaman 🙂

  3. pınar dedi ki:

    bende size flor-verniki niçin yaptırdığınızı sorucaktım.benim kızımın dişleri [3 yaşında olmasına rağmen ] çürümeye başladı.acaba sizinde mi böyle bir sıkıntınız var?

    • yagizlahayat dedi ki:

      Merhaba,

      Bizim böyle bir sıkıntımız yok şimdilik. Zaten olmaması için bir önlem flor-vernik. Çalıştığım üniversitenin diş hekimliği fakültesindeki hocaların önerisi ile yaptırdım. İlkini yaptırdığımızda dişleri henüz tamamlanmamıştı. Şimdi 2. sini yaptırdık. 6 ay sonra yeniden yapılacak.

  4. Geri bildirim: 44 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  5. Geri bildirim: 45 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  6. Geri bildirim: 46 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  7. Geri bildirim: 47 Ay… | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s