41 Ay…

39-42 AY

Canım oğlum aramıza katılalı tam 41 ay oldu bugün. Ona baktığımda nasıl bu kadar büyüdüğüne inanamıyorum. Sanki hep kaçırdığım bir şeyler var gibi. Onunla daha çok vakit geçirebilmek istiyorum. O yanımdayken başka şeylerle uğraştığımda duyduğum suçluluk normal midir yoksa hastalıklı bir durum mudur karar veremiyorum 🙂

Birkaç haftadır uyku problemi yaşıyoruz Yağız’la. Her zaman 9.00-9.30 arası uykuya dalan oğlum giderek bu süreyi uzatıyor. Önce benimle başlıyor. Kitap okuyup yatıyoruz ve ardından acıkıyor, susuyor, benim güzel uyutamadığıma karar verip babasını istiyor. Anlattırdığı birkaç masaldan sonra, -ki masalda o gün hangi karakterlerin olacağına kendisi karar veriyor. “İki mavi balina, bi çetmerme (ispermeçet) balinası ve bi köpek balığı olsun” gibi :-)- uykuya geçmeye başlayan babasını, “yavaşladın, yanlış söylüyosun” diye uyarıyor ve sonunda onu uyutup kendisi de sızıyor. Bu arada saatte 11.00’i buluyor. Sanırım eski saatine dönebilmesi için öğle uykularını kaldırmak gerekiyor artık.

Bir de kötü bir alışkanlık edindi son günlerde Yağız oğlan. Parmaklarını sürekli ağzına götürüyor. Parmak emme gibi değil. Temizlemek için yapıyor gibi ama alışkanlık oldu. Farkına bile varmıyor. Uyardığımızda ise daha çok yapıyor. Belki tepki vermemeliyiz ama bizde bunu başaramıyoruz. Kronikleşmeden vazgeçirmenin bir yolunu bulmamız lazım ama nasıl?

Büyüyor oğlum. Daha aklı başında konuşmalar yapıyor ve bizim sözlerimizdeki mantık hatalarına itiraz ediyor. Bir de tehditlere hiç pabuç bırakmıyor. Hemen blöfü görüyor:-) Ne kurduğu uzun cümleleri aklımda tutabiliyorum artık, ne uydurduğu hikayeleri ne de kendi kendine kurduğu oyunlardaki hayvanlara yaptırdığı diyalogları. Daha uzun süre tek başına oynayabiliyor ve kitaplarını daha çok irdeliyor. Örneğin dün akşam “Mağara Bebeği” kitabı üzerine bir saatten fazla konuştuk belki. Zaten ezberlemiş olduğu kitabın nedenini, niçinini sorguluyor. Bazen kayıt cihazı alsam diyorum hatta gizli gizli çekebilmek için 🙂 Kamerayı görünce susuyor çünkü.

39-42 AY1

Şimdi gelelim bu aydan yakalayabildiklerime 🙂

♥ Eline küçük kara kaplumbağasını alıp babasının yanına gider:

  • Yağız : Baba bak bu suda yüzebiliyomuş, altında ööle yazıyo.
  • Baba : O kara kaplumbağası oğlum, yüzemez.
  • Yağız : Baba gel, gel. (Deniz olarak belirlediği bölgeye giderek, kaplumbağayı yüzdürmeye başlar) Baaak yüzebiliyomuş, şaşırdın demi 🙂

♥ Annenin Yağız’ın fikrini alası tutar:

  • Anne :Yağız’cım kestane yapayım mı?
  • Yağız : Hıı hıı , iyi oluğ 🙂

♥ Köpekler Bale Yapmaz kitabını görünce ilk tepkisi :

  • Yağız : Ama bu köpek bale yapıyooo
  • Kitabı okumaya devam eder : Anne ben yanlışı buldum. Köpekler hiç öyle yüğüy mü? Veeğ bakiyim başka yanlış vaa mı?

♥ Oyuncakçıda uzun zamandır dinozor isteyen Yağız’a

  • Babası : Yağız sana bu T-rex den alalım mı?
  • Yağız : Ama o et yiyo. Dağ keçisine saldığabiliğ. (Evdeki hayvanları için endişelendi ama bir yandan da istiyor)
  • Baba : Yok saldırmaz
  • Yağız : Hıı, tamam. Dağ keçisini aslandan koğuğ o zaman.

♥ Yağız arabadaki kutup ayısına T-rexi gösterir.

  • Anne kutup ayısına (Herşeyle konuşur oldum bu arada :-)) : T-rexle anlaştık, evdeki hayvanlara saldırmıcak
  • Yağız : Yooook, sevimlileğe saldığmıcak, yığtıcılağa saldığabiliğ 🙂 (Evdeki yırtıcıları vay haline :-))

♥ Dışarıdan ses gelir :

  • Baba : Acaba mamut mu geldi ki?
  • Yağız ağlayarak anneye gider: Ühüüü, anne mamutlağ eski çağda yaşağlağ di mi? Babam mamut geldi diyo ühüüüü

♥ Ankara’dan dönerken arabada annesini bunaltan Yağız’a:

  • Anne : Şimdi benzinlikte dursun baban, öne geçicem ben. Sen burada yalnız otur.
  • Yağız : Baba benzinlikte dur, şu annem öne geçsin. Dur baba dur.

(Her zaman geçmeyim diye geri adım atarken, bu sefer yetti artık, bıktım tehditten dedi heralde :-))

♥ Bilgisayarda bir türlü açılmayan videoya kızar ve konuşur kendi kendine :

  • Yağız : Sana kızıyoğum, çünkü açılmıyosun 🙂

♥ Uyutmaya çalışan annesine :

  • Yağız : Benim kaanım acıktı.
  • Anne : Şimdi uyku zamanı, yemek yenmez.
  • Yağız : Ama yemezsem huysuzlanığım 🙂

♥ Anneyle bir türlü uyuyamaz.

  • Yağız : Sen kötü uyutuyosun, babam gelsin. O çok güzel uyutuyoğ

Annenin canına minnet 🙂

  • Baba : Ama masal anlatınca hemen uyuyacaksın
  • Yağız : Ben seni uyutabiliğim 🙂

♥ Arabadaki oyuncak ayıyla konuşur :

  • Yağız : Bana çok oyuncak geldi.
  • Ayı (Tabiki anne) : Ama senin zaten çok oyuncağın vardı
  • Yağız : Ama ben almıyoğum ki, baba alıyo. Babam çok yağamaz 🙂

♥ Yılbaşı akşamı :

  • Baba: Yemeğini yemezsen Noel Baba sana hediye getirmeyecekmiş.
  • Yağız : Getiğmesin. Benim zaten çok oyuncağım vağ dimi. Başka çocuklağa götüğsün 🙂

İşte böyle. Bir yılı daha geride bıraktık oğlumla. Birlikte devam ediyoruz büyümeye, öğrenmeye.

41. ayında 41 kere maşaallah benim bebeğime 🙂

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Ay Ay Gelişim, bebek gelişimi, Uncategorized içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

2 Responses to 41 Ay…

  1. kadriye dedi ki:

    maşallah allah nazardan korusun.yine çok güzel anlatmışsın. zaman çok hızlı çocuklarımın büyümesi benim de geri sayımım gibi gelir onlar büyüyor bizden eksiliyor:))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s