35 Ay…

Hastalık ve huysuzluklarla dolu bir ayı geride bırakarak 35 aylık oldu oğlum. Her hastalık çocukların huyunu biraz değiştirirmiş ya, öyle olduğunu ummak istiyorum. Ya da oğluna huysuzluğu yakıştıramayan bir anne olarak hastalıkları bahane ediyorumdur, bilemiyorum. Her sabah evden ağlayarak çıkıp, her akşam ağlayarak uyumasını açıklayacak başka şey bulamıyorum. Ya da buluyorum da bir çözümüm yok. Evde olmak, bizimle vakit geçirmek istiyor ama buna imkanlar el vermiyor. Sabah ağlatarak evden çıkarmak beni mahvediyor. Neden daha üç yaşına gelmemiş oğlum her sabah evden çıkıp annesinden ayrılmak zorunda olsun ki. Neden hayata bu kadar erken atılmak gerekiyor ki. Seçimlerimizi ne kadar doğru yapıyor, ne için neleri feda ediyoruz. Bu düşünceler beni çok zorluyor ve mutsuz ediyor. Neyse ki haftaya 15 gün izin kullanacağım. Sanırım sadece onun değil benimde onunla olmaya ihtiyacım var. Bakalım bu süreçte oğlum  ne tepkiler verecek.

İlk burun akıntısıyla başlayan hastalığı ateşle devam etti oğlumun. Ardından sabahları çapaklı gözlerini açamadığından ve de temizlememize izin vermediğinden “gözlerim görmüyo” diye ağladı. Bir sonraki aşama da vücudunda kızarıklıklar çıktı ve üzerinde beyaz kabarcıklar oluştu. Doktora gittiğimizde geçtiği için alerjik olabileceğini söyledi ama günlerce öğleden sonra başlayıp sabaha kadar sürdü kızarıklıklar ve bu uyku düzenini de etkiledi. Tam olarak ne zaman atlatır ve huysuzluğu da beraberinde gider mi göreceğiz 🙂 Ama öyle olmasını şiddetle umuyoruz 🙂

Bu ay tam afacan çocuk profilindeydi Yağız oğlan. Defalarca düştü. Yüzü morluklarda doldu. Bacakları yara bere içinde hala. Koşma oynama denmez ki çocuğa. Sanırım sakarlığı da benden miras. Ben daha büyük hallerimde düşme maceralarımı anlatsam roman olur.  Yoldaki direği göremeyip gözlüğümü ortadan ikiye ayırmışlığım bile var benim 🙂

Bu ayda en çok Kıvanç’la eğlendi oğlum. Birlikteyken herşeye gülüyor ve çok eğleniyorlar. Tabi kavga da ediyorlar sık sık. Ama dilinden düşmüyor heran. Kıvanç şöyle dedi, böyle baktı, şunu yaptı …

Bu ay da en çok küçük arabalarla oynadı oğlum. Hatta babasıyla internette gördükleri itfaiye arabaları gibi koleksiyon yapmaya bile karar verdiler. Ben tam mevsimindeyken oğluma bir bisiklet almayı çok istedim. Pek çok denge bisikleti araştırdım ama Yağız’a hiçbirini beğendiremedim. Gerçi boyu öyle uzamış ki denge bisikletlerine uzun geldi. Bisikletçideki ölçüye göre 105 cm. olmuş ki, zaten onlarda 105 cm.e kadar kullanılabiliyormuş. Diğerlerini ise denetmeyi bile beceremedik. Sanırım güvende hissetmediğinden reddediyor binmeyi.

Birde evdeki tüm yırtıcı hayvanlar vejetaryen oldular sonunda 🙂 Aslan, kaplan, puma gibi hayvanlarını zebra, zürafa, geyik, keçi gibi hayvanlara yaklaştırmıyor. Ya da fille dolaşıyorlar ki, onları korusun 🙂 Daha da ısrarcı olurlarsa şövalye giriyor araya ve hepsini dağıtıyor. Peki onlar ne yiyecek dediğimizde de “ot yesinley” diyor 🙂

Artık tüm konuşmalara katılmak istiyor. Konuştuğumuz herşeyi anlamak istiyor ve sürekli soruyor. Bazende anne hadi konuşalım diye sohbet etmek istiyor. Bu aydan birkaç Yağız repliği aşağıda:

♥ Sabah anneannesine bırakırken:

  • Yağız : Anne sende anneannemde kal.
  • Anne : İşe gitmem lazım oğlum, kalamam
  • Yağız : Ama ben seni çok özlüyorum 😦

♥ Banyodan sonra babasının dizine yatar ve babası da saçlarını okşar.

  • Yağız : Ben yattım anne
  • Anne : Yat oğlum
  • Yağız : Babam beni seviyo anne
  • Baba : Ben seni hep çok seviyorum oğlum
  • Yağız : Bende seni çok seviyoyum
  • Anneye döner : Seni de çok seviyoyum 🙂

♥ Elindeki sarı ve kırmızı oyun hamurlarını göstererek:

  • Yağız : Anne bu hamuy hamuylayı kayıştıyıyımmı?
  • Anne: Yok oğlum ayrı ayrı oyna
  • Yağız : Ama öyle çok güzel oluyo. Sen sevmiyosun ama ben seviyoyum öyle yapmayı 🙂

♥ Mutfaktaki annesini çağırır:

  • Yağız : Anne odamda oynayalım
  • Anne : Ben yemek hazrlıcam annecim
  • Yağız : Babam hazırlasın
  • Anne : Baba yemek yapmayı bilmiyo
  • Yağız : Bi denesin anne, bi denesin 🙂

♥ Kıvanç’ın henüz altı aylık olan kardeşi Öykü Yağız’ın yüzüne dokunur. Yağız bağırmaya başlar: Kıvaaaanç, Öykü bana dokundu, Öykü beni seviyooo 🙂

Konuşmalarından da anlaşılacağı gibi oğlum bu sıralar sevgi olgusuyla çok ilgili. Sürekli bizi ne kadar çok sevdiğini söylüyor. Bu yaşın genel özelliği midir bu bilemiyorum. Ama umarım öyle değildir ve hep sevgisini rahatlıkla ifade eden bir çocuk olur.

İşte böyle. Şaka maka üç yaşına sadece bir ay kaldı. Tüm yorgunluklara, hastalıklara, huysuzluklara rağmen iyi ki hayatımda. Kollarını boynuma dolayıp seni çok seviyorum annecim diyor ya, işte diyorum bu sevgi her şeye değer…

İlgili Yazılar :

Reklamlar

About yagizlahayat

4 Ağustos 2009 dan beri hayatımın yeni bir amacı var. Bu blog afacan oğlum Yağız'a ilk doğumgünü hediyesidir.
Bu yazı Ay Ay Gelişim, bebek gelişimi, Uncategorized içinde yayınlandı ve , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

19 Responses to 35 Ay…

  1. Cigdem dedi ki:

    Merhabalar, yeni kesfettim blogunuzu, cok güzel. Sanirim ayni/cok benzer virütik hastaliktan biz de atlattik (hala atlatiyoruz hatta, bitmeyen bir öksürügümüz kaldi, ama seffaf burun akintisi, gözde konjiktivit, kizariklik, huzursuzluk/kötü uyku ayni), gecmis olsun, ve bizde de krese giderken zorlanma, bana bagimlilikta artislar var, cok paralellik gördüm, hastalik mi dönemsel mi diye sorguluyordum ben de bu aralar:). Uamrim kisa zamanda tamamen atlatir hastaligi.

  2. Banu Bingor dedi ki:

    🙂 Gülümseyerek okudum. Ve en çok “Bir denesin anne, bir denesin” deyişini sevdim. Umarım ömrü boyunca deneyimlemeye açık bir insan olur Yağız. Ve umarım alerji geçicidir. Sağlıkla büyüsün. Sevgiler…

  3. evren dedi ki:

    Heey, yürü be Yağız! Ne güzel demiş, bir denesin diye. Önyargısız olması ne güzel 🙂 Size çok kolay gelsin, eminim tatil hepinize çok iyi gelecektir. Sevgiler…

    • yagizlahayat dedi ki:

      Sağolasın Evren. Sizin tatilde iyi geçiyordur umarım. Yoksa döndünüz mü? Yazılardan tam anlayamasam da, İstanbul’da güzel eğlenmişsiniz haberini aldım 🙂

  4. Ruzgarli Gunler ve Geceler dedi ki:

    Off, çalışan anneyi en çok yoran haller bunlar aslında. Ama bu da bir dönem biliyor musun? (hastalıkla alakası yok yani, üzgünüm 🙂 ) Gün geliyor, yaşamsal zorunlulukları anlamaya başlıyorlar. Her şey gibi, geçiyor…

  5. NİHAL dedi ki:

    1 YILA KADAR AYLIK DENİLİR AMA 1 YILDAN SONRA AYLIK DEMENİN BİR ANLAMI YOK.İNANIN ÇOK SAÇMA OKURKENDE KÖTÜ DURUYOR 35 AYLIK. 1 BUÇUK YAŞINDAN DERSENİZ DAHA ŞİRİN DURACAKTIR İYİ GÜNLER …

  6. NİHAL dedi ki:

    1 BUÇUKTA DEĞİLMİŞ 3 MÜŞ 😀 DAHADA KÖTÜ

  7. Ayça dedi ki:

    Geçmiş olsun Yağız’a. Kocaman adam oldular yahu. Bu arada ne zaman, kimde GAP şapkası görsem aklıma Yağız geliyor. Onunla bütünleşti benim için:) Vee ben de “denesin” diyaloguna bayıldım. Öperim…

  8. Geri bildirim: 3 Yaş… | Oğlumu Büyütürken

  9. Geri bildirim: 37 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  10. Geri bildirim: 38 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  11. Geri bildirim: 39 Ay… | Oğlumu Büyütürken

  12. Geri bildirim: 40 Ay… | Oğlumu Büyütürken

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s