Oğlum artık 2,5 yaşında. O doğmadan önce, çocukların en sevimli olduğunu düşündüğüm yaşta şimdi. Sürekli konuşuyor, bir şeyler anlatıyor. Hayal gücü inanılmaz. Oyuncaklarından kendine bir dünya kuruyor.
Mümkün olduğunca az oyuncak almaya çalışsak da, her zaman kendimize engel olamıyoruz maalesef. Çocuğuna hiç oyuncak almamayı tercih eden aileler var. Bunu nasıl becerebiliyorlar bilemiyorum. Bahçeli bir evde doğayla içiçe yaşıyor olsaydık belki mümkün olabilirdi. Ama apartman hayatında bu çok mümkün görünmüyor.
Gene de oyuncak seçerken dikkat etmeye çalıştığım şeyler var. Hareketli, sesli ve ışıklı oyuncaklar almıyorum mesela. Plastik almamaya, alırsam da kalitelilerini seçmeye çalışıyorum. Elimden geldiğince ahşap oyuncakları tercih ediyorum. Henüz çizgi film karakterlerinden haberi olmayan oğlumu, onlardan mümkün olduğunca korumaya çalışıyorum. Silah gibi şiddeti çağrıştıran oyuncaklar almıyorum. Yağız’ın da oyuncakçıda herhangi bir talebinin olmaması işimizi kolaylaştırıyor.
Bu yazıda son altı aydır oynadığı yeni oyuncaklarını not etmek istiyorum.
Ahşap Arabalar : Kendimi bildim bileli ahşabın sıcaklığı beni hep çekmiştir. Bana kalsa Yağız’a sadece ahşap oyuncaklar alırdım. Neden bu kadar sevdiğimi, geçenlerde Anne-log bloğunun sevimli Mira’sına gelen oyuncaklara iliştirilmiş notu okuduğumda anladım.
“Düşlerini – kurgularını gerçeklikle – oyunla buluşturup özgür kılmasına yardım etsin
bu ağaçtan oyuncaklar…
Özü olan ağacın ve ağacın çevresinde bulunmuş tüm canlıların hissini versin kızınıza…
Parçaları bütün içinde algılamayı deneyimletsin ve sevdirsin sevmeyi…”
Ne güzel söylemiş Oyuncak Mu…
Görüldüğü gibi arabalara olan ilgisi devam ediyor oğluşumun. En azından ahşap olmaları daha sevimli kılıyor onları
Tangram : Yağız’ın yapbozlara ilgisini gördükçe, hayal gücünü geliştireceğini düşünerek aldım bu tangramı. Ardından Asliberry bloğunda tangramın faydalarıyla ilgili bir yazı okudum. Dikkat eksikliği tedavisinde ilaç dışı yöntemler arasında Tangram’ın yurt dışında çok fazla kullanıldığından bahsediliyor. Gerçi biz henüz amacına uygun kullanamıyoruz. Sadece ahşap bloklarıyla kombin ederek şekiller üretiyoruz.
Dünya Haritası Yapbozu : Bu dünya haritası yapbozunu alırken, Yağız’ın küçük hayvanlarıyla üzerinde oynayacağını düşünmüştük. Ama o kısa sürede bölge bölge çıkarıp yeniden takmaya başladı. Uzun süre elinden düşürmedi. Sayesinde kıta ve okyanusları öğrendiği gibi, çok sevdiği hayvanların yaşadığı bölgeleri de iyice pekiştirmiş oldu
Eğlen-Öğren : Oyuncak gurubuna dahil edilmeli mi bilemiyorum ama, arabada Yağız’ı oyalayacak bir şeyler ararken imdadımıza yetişti. Yaş grubuna uymasa da, kolayca yanımızda taşıyabileceğimiz için bir deneyelim istedik. Yağız, her sayfasını okuttu bize. Şimdilerde ise kendi sorup kendi cevaplıyor. Bu kadar hoşuna gittiğine göre devamını da almalı en kısa zamanda.
- Küçük Hayvanlar : İşte budur. Oğlumun son zamanlardaki favori oyuncakları bunlar. Yağız’ın hayvanlara olan ilgisinden sık sık bahsediyorum. Sabah evden vedalaşarak çıkıyor onlarla. Akşam ise hayvanlarım beni özlemiştir diye giriyor.
On ikili setler halinde satılan bu hayvanlar, gerek üzerinde sağlığa zararlı boya kullanılmadığının belirtilmesi, gerek kokusuz olması, gerekse şekillerinin aslına uygun olması nedeniyle bizim de içimize sindi.
Şuan Kuzey Amerika, Yağmur Ormanları ve Çöl Hayvanları var koleksiyonumuzda. Ama Safari Ltd. in çok fazla seçeneği mevcut. Yağız’ın sıradaki istekleri Afrika Hayvanları, Galapagos Adası, Avustralya ve Kutuplar
Buradaki hayvanların yerine geçmek en büyük eğlencesi. Kırmızı çorap ve kırmızı sweat giydiğinde “ok zehiri kurbağası oldum ben” diyor. Ardından hemen yeşil birşeyler giyip kırmızı gözlü ağaç kurbağası olmak istiyor
Bir yandan da hayvanlar arası demokrasiyi sağlamaya çalışıyor. Puma ve elki alıyor eline örneğin ve pumadan hesap soruyor “neden arkadaşına vuruyorsun?” diye
Hal böyle olunca, en azından bir süre oyuncak seçmek için uğraşmayacağa benziyoruz. Yağız sıkılana kadar birkaç set daha edinmeyi planlıyoruz.

Oğlum sayesinde bizimde hayvanlar hakkındaki genel kültürümüz giderek artıyor. Bakalım sayesinde daha neler öğreneceğiz?
Tüm bu oyuncaklarının yanında hala ahşap bloklarıyla, legolarıyla ve arabalarıyla zevkle oynuyor oğlum. Ama olmazsa olmazları dergi ve kitapları.
Bir de dans etmek ve masal anlatmak hoşuna gidiyor son günlerde.
Artık tam bir oyun çocuğu oldu Yağız. Afacan gülümsemesiyle kah küçük aslan oluyor, kah jaguar, kah kutup ayısı. Yavaşça yaklaşıp saldırıya geçiyor. O sevimliliğine bakıp aldanmamak gerekiyor. Çünkü hedefteki ceylan sizseniz dişlerinin tadına bakmak istemezsiniz
İlgili Yazılar :





Biz bugünlerde Tunaya tencere tavadan başka oyuncak beğendiremiyoruz.Özellikler hayvanlar ve dünya haritası yapbozunun çocuklar için çok eğitici olduğunu düşünüyorum.
Bir yaş civarı Yağız’ın da en sevdiği oyuncaklar kap-kacaktı. Akıllı Bebekler Akademisi kitabında da oyun önerileri içerisinde bunlar yazınca, açıyordum dolabı, seçiyordu oynayacağı tencereyi
Sanırım bebekler hep benzer dönemlerden geçiyorlar.
Merhabalar,
Bu küçük hayvanlar serilerini nerden aldığınızı öğrenebilir miyim?
Hiç hatırlamıyorum bunlardan gördüğümü oyuncakçılarda.
Büyük oyuncakçıların hepsinde var. Uzun tüp şeklinde kutularda satılıyor. Biz Joker’den almıştık sanırım. Ama başka yerlerde de gördüm. Alışveriş sitelerinde de bazen kampanyaları yapılıyor.
Dünya haritasına bayıldım
Aslında hepsi sınırları olmayan, kendi kurgulamasına olanak sağlayan oyuncaklar… çok güzeller
Beğenmene sevindim. Sevgiler Mira ve Ada’ya…
Oyuncaklarin hepsi cok guzel! Bizimki varsa yoksa pretend play, oyun yazip bize karakter rolleri verip oynatiyor. Ben sahsen Tangram hayraniyim, bayildim Tangrama.
Tülinsu çok yaratıcı
Eminim çok eğleniyordur. Bizimki de bize kutup ayısı, timsah, gazel gibi roller dağıtıp konuşturtuyor
Daha insani roller istiyorum bende bir an önce 
Tangram fikrini de yanılmıyorsam senin bir yazında, legoların çok da yaratıcı olmadığını yazman üzerine düşünürken bulmuştum